Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > İstanbul

İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 29-04-2005, 14:34   #16
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
maksat muhabbet olsun

haydarpaşa'nın toprağında birşey var herhalde, oraya gökdelen ekince doluverecek. bu kadar gökdelen yapıldı (merkezi yerlere de) neredeyse hepsi boş, hala ders almıyoruz...

şunu yapıyoruz:
o örnek aldığımız şehirlerde yaşanmış bazı aşamaları geçmeden hemen sonuca konuşuyoruz.

çünkü o aşamalar insanları heyecanlandırmıyor, sıkıcı geliyor büyük ihtimalle...
bu da akdeniz kanı damarlarımızda dolaştığı için yerimizde duramamamızdan kaynaklanıyor olmalı.

biz bu şehri bugüne kadar çok aşağıladık, osmanlı'nın duraklamasından beri birşeylere benzetmeye çalıştık... devrimlerle birlikte belki de türkiye cumhuriyeti istanbul için de birkaç karar almalıydı... o türkiye projesinin heyecanı yeteri kadar istanbul'a yansıyamadı malesef. türkiye'nin o dönemi istanbul'a etki yapacak kadar uzun sürmedi. 1920lerdeki türkiye projesinde en önemli şey mutfağı çalıştırmaktı. örnek almak ama kopya çekmemekti.

birazcık bu şehir ne istiyor, nelere ihtiyacı vardır kulak verseler, birazcık daha profesyonel olsalar şu çocuk ruhlarını bir kenara bıraksalar... olmaz mı acaba?

nedir farklı olan, neden dinlesinler ki istanbul'u?

en önemlisi istanbul'un coğrafi yapısı: tam ortasından dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı bir şekilde geniş ve aktif olarak kullanılan bir su yolu var. tepelerden oluşuyor. hepimiz biliyoruz, yaşayarak görüyoruz zaten bunları...

istanbul'da karşıdan karşıya geçmek araba ile artık gündüzleri bile büyük bir problem. teraziye koyarsak hala avrupa yakası asya yakasına göre iş merkezi olarak daha ağır basıyor. yani asya yakasından avrupa yakasına geçiş'e öncelik veren trafik düzenlemeleri yapılıyor gün boyunca. buna rağmen iki yönde de sürekli bir tıkanma var.

biz neyi konuşuyoruz? asya yakasında büyük bir iş merkezi alanı daha yaratmayı. bir merkez daha yaratmak. eğer bu plan çalışırsa toplamda nasıl bir tepki ile karşılaşacağız? kimse bunu umursamıyor mu?

peki ya istanbul derken hangi istanbul'u konuşuyoruz? yaklaşık sekiz farklı değişik sosyal ve fiziki özellikleri olan küçük şehirlerin birleşimi değil mi istanbul? 10 milyon insanın hayatını bire bir etkilemeyi konuşuyoruz.

ortadan ikiye ayrılmış olması ve doğu-batı doğrultusunda genişliyor olması zaten iyice birbirinden koparıyor şehri güngeçtikçe. bunun ne zararı oluyor? daha çok benzin yakıyoruz, daha çok araba alıyoruz, daha çok orman kesiyoruz... bu farklı bir boyutu ve engellenemez, planlanamayan bir genişleme var. bunları yaparken yaptığımız tek şey daha çok israf.

şimdi zaten doğu-batı doğrultusunda genişleyen şehre, erenköy'de, ikitelli'de ihtiyaca cevap vermek üzere gerçek iş merkezleri yapılırken, bu problemi çözmek yerine tam ortaya bir manhattan yapmayı konuşuyoruz.

manhattan'a tüp geçit olacak. nerden geliyor bu tüp geçit? açık hava müzesi, unutulmuş şehir: yarım adadan. arabayla nasıl gideriz bu manhattan'a? tramvay saçmalığı ile zaten kadıköy'ün kendinden geçmiş trafiğinin içinden mi?

bir insan evladı çıkıp da şehrin var olan gelişmesi ile nasıl bir bağlantı kuracaklarını, neyi çözmeyi düşündüklerini, neye alternatif oluşturduklarını anlatamaz mı?

bazı insanlar yolu artık kadıköy'e üsküdar'a düşmeden aylarca yaşayabiliyor. tarihi yarım adayı konuşmanın anlamı bile yok, ömründe yarımadaya ayağını basmamış o kadar çok istanbullu var ki. nereyi iş merkezi yapıyoruz biz? nasıl besliyoruz, nasıl kullanıyoruz bu gökdelenleri?

belki de benim aklım almıyor bu planları, benim eksikliğim.
o zaman da bu büyük projelerini bir iki satır arasında "herşey planlandı, para bekleniyor" tadında değil de bizi insan yerine koyarak adam gibi açıklasınlar, anlayalım.

elalemin ülkesinde sırf bu tip projeleri açıklamak için 1:200 ölçeğinde tüm şehir(!!!) inşa ediliyor, adım adım herşey açıklanıyor.

öylesine mi o kadar para veriyorlar bu işlere? kim parasını sokağa savurmak ister ki? talep var, şehirdeki insan birşeyler değiştirildiğinde hayatının kabusa dönüşebileceğini biliyor. önceden bilmek istiyor.

biz ise böyle haberleri okuduktan sonra gönül rahatlığı ile bir sonraki habere geçip en olmadı gökdelen forumlarına koşup kaç metre olur yüksekliği acaba bunu ağzımızın suları akarak takip ediyoruz.

kolay gelsin
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-04-2005, 14:48   #17
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-07-2004
Mesaj: 60
Bu da hemen bir sonraki günün (bugünün) haberi.

TCDD, Bayındırlık Bakanlığı'ndan onay geldiği anda çalışmaya başlayacak gibi gözüküyor. Peki İstanbullu'nun, projenin kapalı kapılar ardında geldiği şu aşamadan sonra yapabileceği hiçbir şey yok mu??
Pınar Gökbayrak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-04-2005, 15:13   #18
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
bir bölgeyi geliştirmek istemelerinde, yeni işlevler kazandırmalarında hiçbir problem yok ama sırf bu kısacık haberde bile 7 kez 7 sayısının kullanılmasına bakarsak, ne kadar yüzeysel bir şekilde bize de haberlerin ulaştığını da görebiliriz.

basının da sahip çıkması gerekiyor bu tip işlere birazcık af edersiniz ama popolarının üstünde oturup haberlerin onlara gelmesini beklemektense haberin garipliğine ve gelişindeki yamukluğa dikkat etmeleri gerekiyor.

birazcık sorgulasalar bilgi verseler...

ama kim takıyor ki zaten bütün bu isyan etmelerimizin bir anlam kazanması için şehirdeki insanların biraz umursuyor olması lazım ne olup ne bittiğini.

bağdat caddesi düzenlenirken biraz bilinçli bir inşa eden-kullanıcı diyaloğu gördük ama bu sefer çok büyük bir projeden bahsediliyor.

ben herhangi bir ilgilenen insan için şu bağlantıyı vereceğim.
http://www.ura.gov.sg/

singapur'da marina bay'in çevresinde aşağı manhattan büyüklüğünde bir sıfırdan inşa etme süreci yaşanıyor.

singapur'da URA binasında onlarca maket, onlarca video, onlarca sergi var bunu anlatan.

ha bizde böyle bir anlatımı yapacak kaynak yok mu? o zaman yiyebileceğimizden fazla lokma ısırmayalım, önce sağlıklı bir şekilde bunların altyapısını planlayalım, şehrin ihtiyaçlarını anlayalım, manhattan yaratmanın da zamanı gelecektir.

ayrıca "istanbulistanbul" "pizza!pizza!" kampanyaları gibi olmuş.. önemli birşey değil tabi.
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-05-2005, 21:54   #19
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
görünüşe göre ekşisözlük, arkitera'dan daha çok ilgileniyor haydarpaşa projesiyle.

mimarlar odası'nın bir açıklamasıyla karşılaştım sitedeyken buraya da getiriyorum.

Alıntı:
mimarlar odası'nın basın açıklaması:

haydarpasa icin acil duyuru ve cagri!

anadolu'nun istanbul'a giris kapisi olan tarihi haydarpasa gari ve
cevresi, anadolu cografyasinin insanlarina ve istanbullulara
kapatiliyor.

yuzyildir bir cogumuzun denizi ve istanbul'un o efsanevi siluetini
ilk kez gordugumuz, henuz gormemis olsak bile gorkemini o nahif
yerli filmlerden birinde mutlaka duyumsadigimiz anilarimizin mekâni
haydarpasa garini da icine alan yaklasik 1.000.000 m²lik
alan, "dunya ticaret merkezi" adi altinda; imf direktifleri ve
ekonominin borc odeme carkinin donmesi bahanesi ile dunyanin varsil
emlak piyasasi emrine sunuluyor.

5-10 milyar dolarlik bir nakit akisi icin; dunyanin en ozel
siluetine, her turlu yasa ve yonetmelik, bilimsel ve etik kurallar
hice sayilarak 7 adet gokdelen diken ve istanbul'un ve anadolu'nun
demiryolu ve deniz ulasimi baglantisini, daha onemlisi anilarini ve
tarihi-kulturel simgelerini yok eden bu ozellestirme projesinin:

dunya mirasi istanbul'un dogal tarihi ve kulturel zenginligine sahip
cikan ve bu degerlerin kisa sureli ekonomik cikarlar ugruna talan
edilmesine izin vermeyecek olanlarin dayanismasi ile
engellenebilecegini biliyoruz.

duyarli tum kurum ve kisileri, bu konuda karsilikli bilgi aktarmak,
dayanismamizi ve kararliligimizi ilan etmek uzere 13 mayis 2005 cuma
gunu saat 14.00'de yildiz sarayi dis karakol binasinda
duzenleyecegimiz basin toplantisina davet ediyoruz.

tmmob mimarlar odasi buyukkent subesi
insanlar bu projenin gerçekleşmemesi için kanının son damlasına kadar savaşacağını, kendini limana zincirleyeceğini filan söylüyor,

ortada bir iletişimsizlik var.

malesef yetkisi olanların acele ve sağlıklı bir şekilde proje üretmemelerinin yanında istanbul'a yapılacak her türlü yeni projenin tarihi dokuyu bozacağı gibi bir geçmiş tecrübeler yüzünden insanlarda haklı bir savunmaya geçme durumu da söz konusu.

bu proje önemsenmesi gerekmeyen bir hayal midir?
neden bu kadar sessiz kalıyoruz anlaşılır gibi değil,

yok mu böyle bir projenin haydarpaşa'da iyi yada kötü nasıl sonuçlar yaratacağını profesyonelce öngörebilen tartışmak isteyen şehir planlamacılarımız, mimarlarımız?

var olan bir plan var mı? bu yedi gökdelen yaklaşık olarak nerelerde yapılacak?

projeyi geliştiren insanlardan biri siz olsaydınız kırmızı çizgileriniz neler olurdu? haydarpaşa garı ve çevresinin farklı bir şekilde kullanımı için önerileriniz neler olurdu?

henüz proje hazırlayanlar bize bir bilgi sunabilecek düzeyde hazır değilse bile bir mimarlık forumunda konuşulacak, tartışılacak hiç mi birşey yok?
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-05-2005, 22:16   #20
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610


Merhaba orange,

Konuya duyarlı çağrınız için teşekkürler...İstanbul'un her tarihi zenginliği önce kendi halkına aittir ve benim düşüncelerime göre bu hak devredilemez...eğer gerçekleşecek projeler var ise bu projeler halkın kullanıma daimi olarak açık kalabilecek bağımsız projeler olmalıdır....ve Haydarpaşa böyle bir limanımızdır..!

İyi çalışmalar

asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-05-2005, 23:58   #21
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
merhaba asteria

acaba diyorum o meşhur editlemelerinizden birini haydarpaşa'ya da yapsanız da halkın kullanımına daimi olarak açık kalabilecek bağımsız projeleri biraz daha açmış olsak ?

haydarpaşa ve çevresini düzenlemek, yeni işlevler kazandırmak sanıyorum ki herhangi bir mimar için son derece heyecan verici bir proje.

ama burada bölgenin sırtına ağır bir yük vermeden önce biraz uzaklaşıp haydarpaşa'ya bakmak gerekir... ulaşım hala kafamda kocaman bir soru işareti, nasıl çözmeyi düşünüyorlar acaba? marmaray'ın başucunda olması metro hattına güvendikleri anlamına mı geliyor? tam olarak proje sınırlarını da bilmek gerekirdi birşey söylemek için, ömer yılmaz daha önce başka bir başlıkta çizmişti bir sınır hayal meyal hatırlıyorum... bölgenin kuzeyi şehrin donuk, sakin yerleri kışla ve marmara üniversitesi gibi büyük binalar var bir duvar gibi adeta. bu durumda sanki yapılmak istenen bu felç bölgeyi canlandırmak.

demek istediğim; tek sorun burada bir liman olması mı? istanbul burayı gerçekten iş merkezi olarak görmeye ihtiyaç duyuyor mu? yoksa olmuş olsun diye boş gökdelenler mi inşa ediyoruz yine...


bir müzeden bahsediliyor bu kadar büyük bir yapının ne kadarı müze olabilir marmaray'dan sonra? ne müzesi olur? gare d'orsay geliyor ilk olarak aklıma paris'de müzeye dönüşmüş bir gar olarak. haydarpaşa da gayet güzel olabilirdi ancak önemli bir müze olurdu herhalde boyutları yüzünden.


aslında limanın oradan kalkması ve yeni bir iş-şehir merkezinin gündeme gelmesi eğer istendiği şekilde sonuca ulaşırsa kadıköy meydanının büyük ölçüde pabucunun dama atılması anlamına gelir.. asya kıtasını azıcık daha da olsa, avrupa'ya yaklaştırmak gibi bir sonuç ortaya çıkarırdı herhalde.


şehrin şu anki ofis anlamında iş merkezlerinin bir bölümünün yukarıdaki resimde kırmızı x'ler olduğunu düşünürsek, yapılan bu kadar masraf aslında hoş bir manzaradan başka çok farklı birşey getirmeyecek gibi şehre. çünkü hali hazırda ihtiyaçtan dolayı inşa edilen şehir dışı iş merkezleri var...

bu kadar büyük bir yatırımın bir öneri yapması, elini masaya vurması, şehrin planlaması ile ilgili bir politika sunması gerekirdi...

şu ana kadar böyle birşey duymuş, görmüş değiliz. inşallah gelecektir.

tamam bazı insanların kulağına çok güzel geliyor gökdelenler ama, nasıl yaşanacak buralarda? kartondan yapılmış bir film seti yapmaksa amaç inşa etmeye gerek yok, sadece cepheleri yaparız uzaktan o da hoş bir görüntü vermeye yeter.
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-05-2005, 01:02   #22
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba orange,

Teşekkürler ....hatta, ne güzel bir kaç belge de edinmişsiniz biraz daha açıklayıcı olması için.. İşte sorunumuz burada başlıyor, kendimize gerçekleri yansıtan proje yaklaşımlarını edineceğimiz pafta ve tarafları malesef bulamıyoruz...Ölçek olarak çok büyük bir bölge ve iyi düşünülmesi halinde siz de takdir edersiniz ki nerede olursa olsun, karada, suda, havada...uzayda...koşulları uygunlaştırıldığı an her yerde proje yapılabilinir...teknoloji de buna çok rahat imkanlar sağlar...

Ancak, nedense İstanbul ve boğazları dünyanın en ilginç, benzersiz kara-su-tarih oluşumlarına sahip çok çok değerli bir bölgesi olmasına karşın, tüm otoriteler projeleri adeta halkın gözünden kaçırarak, açıklamasız, hızla ve üstü örtülü olarak bitirip halkı bir oldu-bitti ile karşı karşıya bırakmayı tercih eder alışkanlıklarını dayatıyorlar.

Haydarpaşa elbette sadece bir liman olduğu için değerli değil, başarılı bir müzeye dönüştürülebilir hatta başka fonksiyonlara da kucak açabilir...ama bölge için düşünülen değişim ne yazık ki her detayına ulaşmamıza izin verilemeyecek kadar geniş kapsamlı olabilir ....düzgün bilgi akışı olmazsa bizim ulaşacağımız hiçbir sonuç bizi rahatlatacak düzeyde olmayacak....ben bu gerekçeyle ancak projenin gerçek sahibi taraf olarak karşımda içtenlikle yanıtlamak üzere bulunuyorsa hiç çekinmeden o konuyu inceliyorum...

Bize yanıtlar verecek birileri olmalıydı...İskandinav ülkelerinde bir bölge için bir proje düşünüldüğünde neredeyse 12-18 ay öncesinden proje veya önerilen projeler bütün alternatif nitelikleriyle şehrin belediye binasında halkın ziyaret edip tek tek kare kare inceleyip oy kullanması için sergilenir ve hatta eğer itirazlar belli bir oranı aşıyorsa demokratik haklar neticesinde proje teklifleri tamamen uygulama önerisi olmaktan uzaklaştırılıyor....İşte bu sitemi İstanbul ve diğer büyük şehirlerimiz için uygulatmaktan özelllikle kaçınan yönetimlerimiz var...biz şu ana kadar büyük ölçüde bilgilendirilmiş ve belgelere arzu ettiğimiz anda ulaşabilir olmalıydık...ne yazık ki görünürde bunu bize teklif edecek bir yönetimimiz dahi yok..!!

Çok isterdim... hep beraber, İstanbul'umuzun bu çok değerli bölgesi için pafta pafta arkitera'da her yaştan, her profesyonel branştan, hatta farklı milletlerden dünya vatandaşlarıyla buraya yapılacak herşeyi tartışmayı ve buranın aynı zamanda bir Dünya mirasının parçası olduğunu gurur duyarak hissetmeyi...ancak bizi bundan dahi uzak tutan bir örtülü zihniyet var..şimdilik diye umuyorum, İstanbul halkının daimi bir farkındalık durumu olması gerekiyor çarpık dayatmalara karşı, nedense 'sürprizler' in ardı arkası hiç kesilmiyor...

Sanırım beni anlayacaksınız, eğer ben de benim görüşler üretmeme imkan verecek belgelere ulaşabilirsem belki de hep beraber bir 'edit' çalışması olabilir..

Şu an en kısa zamanda tüm ilgimi bekleyen, ve çok değerli olan bazı insanlara verdiğim bir sözü yerine getirmeye çalışıyor ve zamanımı o konuya ayırıyorum...bu nedenle tam vakıf olmadığım bir konuyu irdelemeye ne derece imkan bulurum bimiyorum...bunun için istemediğim halde size ilgisizmişim gibi görünmek istemem...çünki aksi doğru..size ve görüşlerinize, ve bir T.C. vatandaşı olarak savunmaya hazır olduğunuz bir konuda size tüm desteğimi vermeyi tercih ederim..her zaman, hiç şüpheniz olmasın...Türkiye'nin her unsuru benim için azami değerde...

Sizin gönderdiklerinizi inceleyeceğim... Israrcı duyarlılığınız takdire değer, herkesi bu enerjiyle görmek her zaman vatanım için en büyük arzum..

Size şimdilik görüşmek üzere diyorum....

ve başarılar diliyorum..

asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-05-2005, 01:44   #23
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
cevabınız için teşekkürler,
doğru tespitleriniz var şu anın fotoğrafını çok güzel çekmişsiniz mesajınızda...

aslında merak da kilit bir kelime bu konuda!!
şehirde yaşamak, şehirli olmak... meraklı olmak... dirsek dirseğe otobüslerde yolculuk ettiğin insanlarla yanyana sağlıklı bir ömür sürmek. şehir planlaması şehir planlamacısının işi değil sadece. bu yüzden singapur'da, iskandinav ülkelerinde karşılıklı bir ilişki var.

yoksa planlamacı istediği kadar kağıt üzerinde kusursuz bir plan yapsın, o kadar çok insanın hayatını asla bir çerçeve içine alamaz. modernistlerin bölge bölge çizgilerle böldüğü o şehirler bu yüzden hayata hiçbir zaman kağıtta olduğu gibi geçemedi.

bir tarafta mühendislerin eseri new york, modernistlerin şehir planlarını gerçeğe yakın bir şekle sokabilmiş tek şehir, diğer tarafta içgüdüsel adımlarla büyüyen doğal bir şehir, istanbul.

gerçekten çok sıkı tartışmalara, çok sıkı mimarlara, çok sıkı şehir planlamacılarına ihtiyacımız var. bugün de sahip olmadığımızdan değil. daha çok konuşmamız, tartışmamız lazım çünkü bugünkü ustaların da tecrübelerine ihtiyacımız var.

bu yüzden bu forum değerli, tek bir adres, yazmak, okumak, buluşmak kolay, bazen saçmalamak da oluyor neticede saçmalamalar eleniyor ve bilgi paylaşılıyor, öğrendiklerimiz sadece anlattıkça, paylaştıkça değer kazanıyor.

şehirlerimizi yönetenler de bu yüzden bizimle planlarını paylaşmalı. paylaşmadıkları zaman da kapılarını çalıp biz talep etmeliyiz. kavga ederek de değil.

yoksa bu karmaşa sonsuza kadar böyle devam eder... kimse kazançlı çıkamaz, büyük umutlarla harcanan paraların karşılığı böyle bir ilişki içerisinde alınamaz.

şu anki tabloda şehirli ile seçilmiş yönetici arasındaki eğitimi bu olduğu için tek bilgili olan köprü biz isek, uzmanlığımıza, sorumluluğumuza sahip çıktığımız pek de söylenemez. protesto yazıları ile basın toplantıları yapmak değerli adımlar ama, bundan biraz daha fazlasını yapmalıyız sanırım.
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-08-2005, 19:14   #24
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 18-08-2005
Mesaj: 5
İstanbul'a yeni bir silüet biçmek, yüzyıllardan beri dünya kentlerinin en ihtişamlı, en görkemli ve de en ürpertici olanına, en muhteşem silüetine zaten sahip olan bir kente saygısızlık etmekten başka şey değildir. Bunu "modernizm" veyahut "beynelmilel ticaret ve gelişim" adına haklı çıkarmaya çalışanlar da budalalık sınavını geçmeye istidadı olan bir sonraki aşamada budalalığın üzerine çıkmayı planlayan aklıevvel şahıslardır. Bu projenin tamamen karşısındayız.

"Kentte kullanılmayan alanlar, hepsi de denize nazır. Buraları kullanabilir, ticaret merkezleri ve beş yıldızlı oteller dikebilir" fikriyatından daima tiksindim. Turizm ve gelişimin devamlılığını sağlamak adına eski sarayları, cezaevlerini otellere çevirmek benim en çok nefret ettiğim şey oldu. Sultanahmet Cezaevi'nin bir çeşit müzeye dönüştürülmesini arzu ederdim çünkü Türkiye'nin siyasal düşünce tarihiyle, özellikle muhalif düşüncenin çiçeklenmesiyle pek yakın ilişkileri vardı. Bu neden yapılmadı? Akılların alamayacağı paralarla burası da bir turistik merkez haline getirildi. Aynı durum daha evvelden Çırağan sarayı'nda yapıldı. Arada bir de canına okunan bir Şeref Stadı var ki yine Çırağan Sarayı yakınlarında, onun nasıl bir hunharlıkla yıkıldığını ne siz sual edin ne de ben açıklayayım. Aynı süreçler haydarpaşa Garı'nda da işleyecek. Doğrusu insanı aşağılayan, zenginlik ve servet yücelticisi, büyük sermayeye methiyeler düzmeye hazır, kompleks binaları ve plazaları, iş merkezlerini modernizmin nişanesi sayan bir 1990'lar liberali görüyorum Belediye'nin bu planına bakınca.

Turizm elbette gelişecek, elbette turistik tesisler inşa edilecek ve eskiyenler imar edilecek. Ancak bu kendine özgü dokusu olan bölgelere tecavüz etmek değil; tarihi değeri olan kasır ve sarayları otellere dönüştürmek hiç değil. Bunu planlı ve tarihi dokuyu zedelemeden yapmak mühim. Yoksa gözümüze sokulmaya çalışılan bir köylü kurnazlığı, bir liberal işbitiriciliği, enerjik bir belediye yönetimi maskesi ise lüzum yok; biz zaten Menderes'in Aksaray'a el atmasından beri görüyoruz bunları.
Holophernes offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 02-09-2005, 19:45   #25
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-06-2005
Mesaj: 66
[COLOR=DarkRed] Tamamen rezillik.
Bu bir şaka olsa gerek, 3. dünya ülkelerine özgü bir kopylama i. Uzakdoğudaki bazı küçük sömürge ülkelerindekinin aynısı. Bir kültürsüslük abidesi.
Biz İstanbullular olarak asla böyle bir satılmışlığa izin vermeyiz. Bu biraz 1918'de Karaköy-Kabataş önlerindeki işgal gemilerinin fotoğrafıyla aynı, hatta dahada beteri..
Küresel çetenin istilası bu. . Bu Süleymaniye'ye Sultanahme'te, Ayasofya'ya karşı bir lümpen saldırı.
Hepimizin böyle projelere, maketlere , hatta söylemlerine bile şddetle karşı çıkma zorunluluğumuz var!
Boğazdaki tek bir evin bile tarihi Amerikanın tüm tarihinden daha fazla...
Oraya hayran olanlar oraya giderler, burayı oraya benzetmezler, our biter
...[/color]
demirkartal offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-09-2005, 15:55   #26
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-06-2005
Mesaj: 66
[COLOR=Indigo] İstanbul'u Atlantik modeli şehirlere benzetmek hangi aklıevelin işi bilmiyorum ama bir an evel bu lümpenlere profosyonel mimarların bir cevap vermesi gerekir. [/color]
demirkartal offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-10-2005, 09:51   #27
Diyalog Konugu
 
Kayıt Tarihi: 01-10-2002
Mesaj: 82
Haydarpaşa Bir "Beyaz Fil"mi?

Haydarpaşa'da ki 1,000,000m2 liman arazisi neden tek parça olarak satışa sunuluyor?

Kent içinde bu kadar büyük bir boş alanı tek bir "Mega" proje olarak değerlendirmek şart mı?

Devlete ait olan (yani hepimizin sahip olduğu) bu kadar büyük bir alanın tek bir şahısa veya yatırımcı guruba satılması kentin çıkarına olmadığı gibi devletimizin de kasasına daha çok gelir getireceğini sanmıyorum.

Tabiki Tüpraş satışını sadece küresel yatırımcılara arz eden ve özellikle halka açmayan bir yaklaşımdan bahsediyoruz. Büyük pazarlıkların içinde büyük çıkarlar söz konusu.

Haydarpaşa projesini bir büyük "Beyaz Fil" gibi görüp, neye benziyeceğini, silüetini, mimarisini, tartışacağımıza tüm arazinin kentsel tasarımını yapıp daha küçük ada ve parselleri satışa sunsak daha az stress yaşamazmıyız?
Araziyi bir çok küçük değişik projelere bölerek, daha küçük yatırımcılara, daha geniş katılımı teşvik ederek pazarlamak kamu için daha yararlı olmazmı?

Silüeti için Manhattan'i örneğini alsak bile NY'de ki bu sınırlı adananın bir izgara planıyla tasarlanıp bölündüğünü fark ederiz. Bu ızgara planın içinde bir çok ada ve parsel belirlenmiş ve çok sayıda yatırımcının projesiyle ortaya dinamik ve monoton olmayan bir kent formu zamanla ortaya çıkmıştır. Tüm Manhattan'i Donald Trump satin alip projelendirseydi nasil bir felaket olacağını tahmin bile etmek istemezdik.

Haydarpaşa'da ki liman bölgesinin kentsel tasarımı yapılsa, satılması uygun görülen ada ve parsellerin dışında kalan tüm sokaklar, meydanlar, parklar,kıyı şeritleri tamamiyle halka açık ve kamuya ait kalabilir. Ayrıca kentsel tasarımı yapılmış yeni bir Haydarpaşa Semti (projesi diyemiyorum) değerlendikçe kentin küçük yatrımcılarına kazanç sağlar hemde belediyenin emlak gelirlerini artırır. Böyle bir özelleştirme yöntemi, hesabı yapılırsa, devlete, belediye'ye ve şahıslara daha yüksek gelir sağlıyacağından emin olabiliriz.
Çünkü planı ve alt yapısı yapılmış inşaat'a hazır emlağın değeri her zaman için ham olarak satılmasından daha yüksek kazanç sağlar. Sağlar çünkü yatırımcının riski küçülür ve azalan risk ile emlak'a olan talep artar.

Pastayı bölmek ve paylaşmak biz mimarlar için de kazanç sağlar. Bir çok proje bir çok değişik mimara dağılır ve tek elden çıkmış monoton bir kentsel form yerine daha dinamik değişken ve organik bir kent formu elde edilebilir. Silüetini daha sonra tartışabiliriz.

Haydarpaşa, bir bütün olarak, tek bir yatırımcı guruba peş keş çekilmemesi kimleri kayba uğratabilir?

İşte bunu düşünmekte fayda var sanırım.
__________________
Kaya Arıkoğlu

En son Kaya Arikoglu tarafından düzenlendi : 01-10-2005 10:06.
Kaya Arikoglu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-10-2005, 11:28   #28
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 23-09-2005
Mesaj: 75
Unhappy Hayat kadını...

GAZETE başlıkları müjde verdi:
‘İstanbul’un çehresi değişecek...’
Nasıl olur?..
İnsan İstanbul’un çehresinin değişmesine sevinebilir mi?
Demek ki o eski ‘hayat kadınının’ başına bu da gelecekti.
Boğazına taktıkları iki boncuktan gerdanlıkla avunurken, rüzgár esince kötü parfümünün kokusu geliyor. devamı Hürriyet Gazetesi, Bekir Çoşkun
Mermaid offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 12:35   #29
Arkitera Üyesi
 
Didar_can'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-10-2005
Mesaj: 33
Alıntı:
Orijinal metin birhan tarafından gönderilmiş
Benim anlamadığım şu ki, bu tür yapılara hevesli olmak yetmiyor. Bu tür yapıların ciddi işletme maliyetleri de var. Bu maliyetleri karşılayacak kadar büyük şirketler de çok fazla değil ki. İçi boş kalacak binalar yapmanın, hem de bu işi ciddi maliyetlere yapmanın bence 2 sebebi olabilir. Birincisi yapılacak işten değil aracılık etmekten kar sağlayacak 3. şahıslar. Yada projeyi göstermelik olarak kullanıp kredi isteyecek olan yerel yönetimler. Yani amaç sonuçtan yararlanmak değil, amaca giderken yolda sebeplenmek. Malum İstanbulda yüksek katlı olupta mimarından, yer kaplamasına kadar %100 bizim elimizden çıkmış yapı yok. hepsinin avan projesi yurtdışı, inşası sırasında kullanılan malzemelerin büyük bir kısmı alınan kredilerin zorunluluğu olarak yurtdışı menşeili. Yoksa kimsenin öyle çok katlı bina meraklısı falan olduğunu sanmıyorum. Amaç üzüm yemek değil maalesef bağcıyı dövmek. Bir de bu gösterilen alanlar için düşünülen projeler nabız yoklama gibi geliyor bana. Kendilerine finansör veya her anlamda destekçi bulmak için yapılan üstü kapalı reklamlar.

Orjinal olmak varken kötü taklitçi olmayı anlamıyorum ben.
Verdiğiniz bilgi tek kelime ile mükemmel... Okuduktan sonra sürekli destekleyip olması gerektiğine inandığım kulerle ilgili düşüncemin duvarlarını yıktınız...
Didar_can offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 19:37   #30
chili
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
istanbul

finans merkezi
kültür başkenti
en stratejik şehir
vs vs vs vs
nutukları atıpda ondan sonra da , gokdelenler dolmasın be istemiyorum demek inanılmaz bir bilgisizliğin ve cehaletin göstergesidir die düşünüyorum .
tüm bu kavramlarım gereksinimleri vardır.
uğur tanyelinin dediği gibi
"tarlada gökdelen olmaz"
gökdelenler dolacak istanbula bunu istesenizde istemesenizde göreceksiniz , yüz yüze geleceksiniz , zamanında özgürlüklere karşı çıkmış günümüz 60-70 yaş civarı insanlar gibi sizlerde 70 li yaşlara gelince kafanızı kaldırmadan gidersiniz , görmek istemiyorsanız ..
bu muhabbet her geçtiğinde aklıma bir film gelir . azınlık raporu , hani şu tom cruse un oynadığı s.spelberg ün yönettiği filmde buna çok muazzam bir atıfda bulmuştu yönetmen , eee tabi anlayana
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 04:52.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175