![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
| Anket Sonuçlarını Görüntüle: Galata’nın kentsel dönüşüm ve canlandırma projesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz? | |||
| Uygulandığı takdirde tarihi yerleşime canlılık getireceğini düşünüyorum |
|
87 | 50,29% |
| Uygulamada önerilen mevcut esnafın yerine butik oteller, kafeteryalar ve eğlence merkezleri fikrini inandırıcı ve hayata geçirilebilir olarak görmüyorum |
|
50 | 28,90% |
| Trafiğe kapatıldığı taktirde bölge ulaşımında sorun yaratacağını düşünüyorum |
|
10 | 5,78% |
| İlgilenmiyorum |
|
2 | 1,16% |
| Bu tip kentsel müdahaleleri doğru bulmuyorum |
|
24 | 13,87% |
| Oy verenler: 173. Bu ankette oy kullanamazsınız | |||
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#31 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Galatayi Galata yapan da bu iste. Onca eski atolye, dukkan, carikci vs arasinda bir anda Galata Kulesi cikiveriyor insanin karsisina, etrafina aha burasi Galata Kulesi'ne gider diye turistik naneler yapilirsa buyusu bozulur isin. Oldugu gibi kalmali bence. Zira sehirler dogal halleriyle sehirdirler, yoksa acikhava sergisi olarak adlandirilirlardi. Galata'da gece sokak cocuklari oynamali, orada yasayan fahiseler aksam bakkaldan peynir, cay almali, tipki bundan 50 sene once oldugu gibi, yoksa bir anda olay sun'ilesir ve bozuluverir.
|
|
|
|
|
|
#32 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2004
Mesaj: 3
|
Selam, Forum’a yeni üye oldum.
Galata Kentsel Dönüşümü olarak adlandırılan projenin müelliflerinden biri olarak konu hakkında daha önce gönderilmiş mesajlara dayanarak bazı açıklamalar yapmak yararlı olacak diye düşünüyorum. - Projenin tam adı ‘Space Syntax Modelinin Kentsel Dönüşüm Projelerinde Kullanılması; Galata Kulesi Çevresi ve Hendek Caddesi’nin Yeniden Geliştirilmesi, Yeni Bir İşlev Yüklenerek Şehirsel Yaşama Kazandırılması: Pilot Çalışma’dır. - Projenin temel amacı adından da anlaşılacağı üzere kentsel tasarım projelerinde Space Syntax Yöntemi’nin nasıl kullanılacağının uygulamalı olarak tanıtılmasıdır (Yöntem detayları için Bkz. www.spacesyntax.com). Yöntem günümüzde R.Foster, T.Farrell gibi mimar ve tasarımcılar tarafından yapı-sokak ilişkisini kurgulamak ve özellikle tarihsel şehir dokusu içinde düşünülen tasarım ve alternatiflerinin nasıl çalışacağının önceden test edilmesinde kullanılmaktadır (Ör. Millenium Bridge, Trafalgar Square). - Yöntemde yaya hareketliliği esastır. Bir anlamda “nerede hareket orada bereket” deyimi bilimsel çerçeveye oturtulmaktadır. Analiz aşamasında geleneksel analizlerin yanında yapılan yaya sayımlarıyla Karaköy Meydanı çevresinde ~25.000, İstiklal Caddesi Galatasaray’da 50.000, Tünel’e yakın kesimlerde 40-45.000, Şişhane Meydanı civarında 12-15.000 kişi/saat’lik yaya hareketliliği tespit edilmiştir. Bu değerler Galata Bölgesi içinde Yüksek Kaldırım – Galip Dede aksında 10.000’e, diğer alanlarda ise 2 – 5.000 kişi/saat’e kadar düşmektedir. Proje ile fonksiyon değişikliği ve şehirsel tasarım’a bağlı olarak Galata Meydanı ve B.Hendek Caddesi’nde 20.000 kişi/saat’lik bir yaya hareketliliğine ulaşılması hedeflenmiştir. Proje ile ilgili diğer detayları bu aşamada tartışmanın ileriki saflarına bırakarak yapılan kritiklere değinmek istiyorum. - Resimler: Çeşitli basın organlarına yansıyan cephe görüntüleri, birinci safhada projeyi yöneticilere tanıtmak amacıyla hazırlanmış, mevcut durumu yansıtan görüntülerdir. Cephe önerileri üçüncü ve son safhada yapılmış ve henüz hiçbir basın organına yansımamıştır. - Turist: İstanbul’a 2020 yılında 10 milyon turist gelmesi amaçlanmakta, “Dünya Şehri”, “Kültür Başkenti” gibi sıfatlar kazandırılmaya çalışılmaktadır. Dünyadaki örnekleri, bu sıfatları kazanmış şehirlerde bunu destekleyen donatı, faaliyet ve hizmetlerin, şehir merkezlerinde ve özellikle tarihsel çekirdek içinde ve yakın çevresinde bulunduğunu göstermektedir. İstanbul için bu hedeflerin tutturulmasında yükü, Tarihi Yarımada ve Galata-Pera bölgelerinin çekeceğini söylemek kehanet sayılamaz. Bu yönde yapılan/yapılacak hazırlıkların sadece turiste yönelik olduğu da kanımca doğru bir teşhis değildir. Amaç ister turist, ister o şehrin sakinleri olsun insanların yaşam kalitesini arttırmaktır. - Gentrification; kentin yaşam dinamikleri içinde kendi kendine gerçekleşen bir süreçtir. Bir zamanlar şehir dışına kaçmak modaydı, şimdi şehir içinde yaşamak. Tarihsel doku ve yapı stoğunu halen içinde yaşayanlar – kullanıcılar koruyamıyorsa, yerlerine koruyanların gelmesinin ne gibi bir sakıncası olabilir? - Aydınlatma Malzemeleri: Hatırlarsanız 10 yıl kadar önce aydınlatma malzemeleri satıcıları sadece Şişhane Meydanı civarındaydı. Günümüzde ise depolarıyla, imalathaneleriyle neredeyse Perşembe Pazarı’ndaki hırdavatçılar kadar yer kaplıyorlar Galata Bölgesi’nde, çünkü bölgeyi “lonca” benzeri bir düşünceyle “pazarlama alanı” olarak görüyorlar. Showroom amaçlı kullanımı kısıtlama gibi bir düşüncemiz olmadı. Ancak depo, imalathane gibi kullanımların da bu dokuya uygun olduğunu herhalde kimse iddia edemez. “Haydi gidin” demek elbette mümkün değil ama proje ile bu tür fonksiyon kullanımlarını zorlaştıracak bazı tasarım kararları ve işletim modelleri önerdik. Kaldı ki yaptığımız soruşturmalar, özellikle mal akımlarındaki zorluklar nedeniyle, bu faaliyeti gösterenlerin de bölgede olmaktan çok memnun olmadıklarını gösterdi. - İTÜ’nün Rolü ve Katılım: Şehir planlama ve şehirsel tasarım “u z m a n l ı k” konusudur. Nasıl herhangi bir hastalık karşısında izleyeceği tedavi yöntemi için bir doktora ya da, bozulan televizyon için tamircinin işine karışılmıyorsa şehircilikle ilgili konular için de plancının (ister İTÜ’lü ister başka bir üniversiteli olsun) işine karışılmamalıdır. Türkiye’de planlama konularına halkın katılımı fanteziden başka bir şey değildir. Katılım için bu konularda evrensel değerlere sahip olmak gerekir. Galata gibi bir bölgede yaşayan halka “burada ne yapmak gerekir”, “ne istiyorsunuz” diye bir soru sorduğunuzda alacağınız yanıtları düşünürseniz neden her konuyu halka sormamak gerektiği ortaya çıkar. Şeffaflık ve bilgilendirme konusundaki düşüncelere ise tamamen katılıyorum. Projenin son safhasında tanıtım için Büyükşehir Belediyesi’ne oldukça detaylı bir web sayfası hazırladık, sanırım yakında sayfalarına koyarlar. - Projenin Kapsamı: Proje başlangıçta Galata Kulesi çevresi ve B.Hendek Caddesi olarak ortaya konulmuştu. Ancak kullanılan yöntem gereği Taksim, Tarlabaşı Bulvarı, Tophane ve Eminönü bölgesini de içinde alacak şekilde çalışmalar yapıldı. Sadece Galata Bölgesi için ise tasarım kararları geliştirildi. Tartışmanın gidişine göre bu tasarım kararlarına da ilerde değinilebilir. |
|
|
|
|
|
#33 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-04-2003
Mesaj: 37
|
koordinasyon..
halka soralim demiyoruz biz de. böyle büyük ölcekli projelerin ayni anda birçok farkli mekanizmanin katilmasiyla gerçeklesir diyoruz. yani sadece belediye ve itü sehircilik kürsüsü degil. yani disiplinlerarasi koordinasyon. betonart dergisinin ilk sayisinda oslo'nun kentsel dönüsüm projesi için yazdigi yazida pinar gökbayrak bence cok güzel anlatmis durumu: "tasarimcilarin ilgisini çekmek için genellikle yarisma düzenlenerek secilen projelerin üzerinde, mimarlar, kentsel tasarimcilar, yatirimcilar, altyapi ve trafik mühendisleri ile birlikte çok yönlü bir calisma sistemi uygulanmaktadir. bu dönüstürme projelerinde yatirimin ciddi bir miktari güçlü ve gelismis altyapi sistemlerine aktarilmaktadir. dikkat çeken nokta, mimarligin tüm sistem içinde bir yapitasi oldugunun ve bu ciddi yatirimin ancak basarili bir disiplinlerarasi koordinasyonla uzun vadede ekonomiklik, kullanici memnuniyeti, kentsel yogunluk, kent merkeziyle iliski açilarindan iyi birsonuca tasiyabilineceginin farkinda olunmasidir..."
(devami için betonart sayi 1 pg.57) |
|
|
|
|
|
#34 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Eger Galata civarinda bir proje yapilacak ise bu is icin izin alinmasi gerekn zevat Galata esrafi olmalidir, sehirlilik bilinci ve demokrasi bunu gerektirir. Eger Galatalilar bu isten hoslanmazlarsa kimsenin boyle bir projeyi onlara dayatmaya hakki yoktur. Benim bu forumda girtlak patlattigim sey iste bu. Turkiye tarihi hep tepeden inme seylerin insanlara dayatilmasi ile ilgili trajedilerle doludur. Galata'ya el suruldugu an olayin buyusu bozulacaktir. Ortakoy'e donecektir. Ortakoy 1970'lerde hos, yapayliktan uzak, romantik bir yer iken biz efendim burayi sosyal bir kaynasma merkezi haline getirip turist cekecegiz vs laflarinin sonucunda su anki icler acisi hale gelmistir. Sehirler, ozellikle tarihi yerler, uzerlerinde oynanamamasi gereken yerlerdir. Yerel yonetim yerel yonetim deyip duyuyoruz: nedir yerel yonetim ? Oradakilerin kendi kaderleri icin karar vermesidir. Tabii tutup cok absurd kararlar verirlerse (Gokkafes turu projelere kalkisirlarsa) o zaman durdurulurlar o baska. Ama Galata'yi daha da turistiklestirmek, para icin insanin anasini satmasi gibi bir seydir, yapilmamalidir. Bu ulkede sehirciler ve mimarlar gercekten iyi seyler yapma pesinde kosan idealistler olsaydi ve belediyelere ciddi baski kurabilselerdi (politika yoluyla) Turkiye bu hale gelmezdi sehircilik yonunden.
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Eger Galata civarinda bir proje yapilacak ise bu is icin izin alinmasi gereken zevat Galata esrafi olmalidir, sehirlilik bilinci ve demokrasi bunu gerektirir. Eger Galatalilar bu isten hoslanmazlarsa kimsenin boyle bir projeyi onlara dayatmaya hakki yoktur. Benim bu forumda girtlak patlattigim sey iste bu. Turkiye tarihi hep tepeden inme seylerin insanlara dayatilmasi ile ilgili trajedilerle doludur. Galata'ya el suruldugu an olayin buyusu bozulacaktir. Ortakoy'e donecektir. Ortakoy 1970'lerde hos, yapayliktan uzak, romantik bir yer iken biz efendim burayi sosyal bir kaynasma merkezi haline getirip turist cekecegiz vs laflarinin sonucunda su anki icler acisi hale gelmistir. Sehirler, ozellikle tarihi yerler, uzerlerinde mimarlik fakultesi 3. sinif projesiymis gibi oynanamamasi gereken yerlerdir. Yerel yonetim yerel yonetim deyip duyuyoruz: nedir yerel yonetim ? Oradakilerin kendi kaderleri icin karar vermeleridir. Tabii tutup cok absurd kararlar verirlerse (Gokkafes turu projelere kalkisirlarsa) o zaman durdurulurlar o baska. Ama Galata'yi daha da turistiklestirmek, para icin insanin anasini satmasi gibi bir seydir, yapilmamalidir. Bu ulkede sehirciler ve mimarlar gercekten iyi seyler yapma pesinde kosan idealistler olsaydi ve belediyelere ciddi baski kurabilselerdi (politika yoluyla) Turkiye bu hale gelmezdi sehircilik yonunden.
|
|
|
|
|
|
#36 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Eger Galata civarinda bir proje yapilacak ise bu is icin izin alinmasi gereken zevat Galata esrafi olmalidir, sehirlilik bilinci ve demokrasi bunu gerektirir. Eger Galatalilar bu isten hoslanmazlarsa kimsenin boyle bir projeyi onlara dayatmaya hakki yoktur. Benim bu forumda girtlak patlattigim sey iste bu. Turkiye tarihi hep tepeden inme seylerin insanlara dayatilmasi ile ilgili trajedilerle doludur. Galata'ya el suruldugu an olayin buyusu bozulacaktir. Ortakoy'e donecektir. Ortakoy 1970'lerde hos, yapayliktan uzak, romantik bir yer iken biz efendim burayi sosyal bir kaynasma merkezi haline getirip turist cekecegiz vs laflarinin sonucunda su anki icler acisi hale gelmistir. Sehirler, ozellikle tarihi yerler, uzerlerinde mimarlik fakultesi 3. sinif projesiymis gibi oynanamamasi gereken yerlerdir. Yerel yonetim yerel yonetim deyip duyuyoruz: nedir yerel yonetim ? Oradakilerin kendi kaderleri icin karar vermeleridir. Tabii tutup cok absurd kararlar verirlerse (Gokkafes turu projelere kalkisirlarsa) o zaman durdurulurlar o baska. Ama Galata'yi daha da turistiklestirmek, para icin insanin anasini satmasi gibi bir seydir, yapilmamalidir. Bu ulkede sehirciler ve mimarlar gercekten iyi seyler yapma pesinde kosan idealistler olsaydi ve belediyelere ciddi baski kurabilselerdi (politika yoluyla) Turkiye bu hale gelmezdi sehircilik yonunden.
|
|
|
|
|
|
#37 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-02-2003
Mesaj: 82
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
"Tarihsel dokuyu halen icinde yasayanlar koruyamiyorsa" otomatik olarak diskriminasyon iceren bir ifade bence. Galata'nin tarihsel dokusunu olusturanlar toplumun ust kesimi degildir ki : fahiseler, berberler, hamamcilar, tamirciler, bakkallar olusturur tarihsel dokuyu (Cenevizliler artik pek kalmadi, onlari geciyorum) ve eger amac tarihsel dokuyu devam ettirmek ise bu isi en iyi yapacaklar da bu insanlardir. Tarihsel dokunun devami demek sosyolojik bir devam demektir mimari devam kadar. Parali kesimin fakir ama tarihi bir yere mudahale hakki yoktur, fikir beyan etme hakki vardir ama dogrudan elini oraya atma hakki yoktur (orada oturmadikca). AYRICA, Turkiye'de ust sinif addedilen parali sinif bir zamanlar kendi mekanlari olan Beyoglu'nu bile koruyamamislardir, boyle bir misyonu sirtlamaya kalkmamislardir. Simdi tutup Etiler'de oturan tuzu kuru bir mimarin Galata esrafinin yasam tarzina mudahale etmeye hakki yoktur. Bu durum bir Galata sakininin Akmerkez'de bomba patlatmasi ile teknik yonden tamamen paralel bir hareket olur.
|
|
|
|
|
|
#39 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 916
|
Yazıların bazıları sanki hiç dönüştürmeyelim, bazıları da tamamen dönüştürelim gibi yazılmış olmasına karşın tüm dönüşümlere hassas yaklaşılması gerektiği konusunda sanırım herkes hemfikir.
Benim dikkatimi çeken birkaç nokta var. Birincisi Galata bölgesi olarak nereden bahsediyoruz. Sadece Galata kulesi çevresinden mi, Perşembe pazarından Taksime kadar olan bölgeden mi? Bölge bu durumda İstiklal caddesiyle birleşiyor ve dönüşümler bu alanda daha belirgin. Özhan Bey projeyi açıklamış, teşekkürler. Ama Projeyle ilgili cephe önerilerini nasıl getirdiklerini açıklamamış. Bir de halkın katılımı fantesizi sözü bana ağır geldi. Bu bölgede yaşayan halk dışında ben de sık sık oaraya giden halktan biriyim. Ayrıca Doris Rivieranın yazdığı gibi disiplinler arası bir koordinasyonun gerektiği de doğru. Birkaç şehirci ve bir bilgisayar programı da bence böyle bir dönüşüm için yeterli değil. |
|
|
|
|
|
#40 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Benim Galata'dan kastim Galata kulesi civari, belki biraz da kuleyi Ataturk Koprusu'ne baglayacak hayali cizgi uzerinde bulunan bolge ve tabii Galata yokusu ve asagi inerken sol tarafi.
|
|
|
|
|
|
#41 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2004
Mesaj: 3
|
- Öncelikle şunu bir daha hatırlatmakta yarar görüyorum. Proje temelde Space Syntax yönteminin uygulanmasını amaçlamaktadır. Bu çerçevede, bir kentsel dönüşüm projesinin uygulanmasının çok disiplinli bir süreç gerektirdiğinin bilincinde olmakla beraber, projenin hedefi nedeniyle konu ile doğrudan ilgili mimarlık, şehircilik gibi disiplinlerin katılımı İdarece yeterli görülmüştür.
Uygulama söz konusu olduğunda elbette imar hukuku, şehir sosyolojisi, ekonomi-finans, altyapı vb disiplinlerin katılımı söz konusu olacaktır. - Proje ile önerilen arazi kullanımları basın organlarında yansıtıldığı gibi sadece turizm, yeme-içme, finans vb kullanımları içermemektedir. Bu fonksiyonların tümüne birden haydi gidin demek elbette mümkün değildir. Ama depo, imalat gibi fonksiyonların uzaklaştırılmasıyla kullanımların konutları da içeren karma kullanımlara dönüşebileceği düşünülmüştür. Şehirlerin gelişim süreci içinde konut-ticaret, sanayi-açık alan, sanayi-ticaret gibi dönüşümler ağırlıktadır. Burada yapmaya çalıştığımız sanayi-konut(/ticaret), depo-konut(/ticaret) dönüşümleriyle karma kullanımı özendirmektir. Galata Bölgesi'nde -gentrification'a dayalı-bu tür dönüşümlerin başladığı da bir gerçektir. Örneğin Doğan Apartmanı'nda daire fiyatları 160 - 200.000 $ civarındadır. Bu fiyatların oluşmuş olması talebi gösterir. Galata Meydanı civarında restore edilen yapılar, çatı katları, Anemon Oteli, Fransız Sokağı hep bu dönüşümün sonuçlarıdır. Yabancıların mülk edinmesiyle ilgili yapılan yasal düzenleme ile bazı uluslararası yatırımcı/finansör kuruluşların Taksim-Perşembe Pazarı arasındaki bölgeye ilgi göstermeye başlamış olmaları, bu dönüşümün hızlanacağının işaretleri olarak yorumlanabilir. Galata Bölgesi olarak bakılırsa, böyle bir projeyi hayata geçirmek için şu anda orada oturanlardan izin almak gibi bir düşünce bence izlenebilecek bir yöntem olamaz. Bölge bir çöküntü bölgesidir. Genelleme yapmak belki doğru değil ama, bölgenin yapısıyla sokağıyla günümüze kadar gelebilmiş tarihi dokusunu oluşturanların şu anda orada oturanlar olduğunu söylemek pek mümkün değil sanırım. Bölge kültürel miras açısından çok değerli bir bölge olmasına rağmen onu gelecek nesillere aktaracak olanlar bugün içinde yaşayanlar değildir. Tarlabaşı Bulvarı ile Kasımpaşa-Dolapdere arasındaki üç mahallede -ki hem sosyo-ekonomik hem de tarihi doku olarak Galata'yla büyük benzerlik gösteriyor- tescilli sivil mimarlık örneklerinde oturanlar arasında yaptığımız bir alan araştırmasında; konutlarda oturanların tamamının en erken 1965-70'lerde İstanbul'a göç ettikleri, kiraları ucuz ve akrabalara yakın olduğu için o bölgede oturdukları, imkanları olsa bir an bile orada kalmayacakları ve evlerinin eski ve bakımsız olduğunu, yıkılıp yerine "modern" betonarme binaların yapılması gerektiğini düşündüklerini belirlemiştik. Galata'da yapılacak benzer bir araştırmada bundan farklı bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum. O nedenle önceki mesajımda da söylediğim gibi Tarihi Yarımada ve Galata gibi korunması - ama aynı zamanda yaşatılması - gereken bölgelerde koruma, yenileme, dönüşüm gibi girişimler halka sorarak uzmanına bırakılarak gerçekleştirilmelidir. - Proje alanı ile ilgili bir şemayı mesaja ekliyorum. |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
"Bölge kültürel miras açısından çok değerli bir bölge olmasına rağmen onu gelecek nesillere aktaracak olanlar bugün içinde yaşayanlar değildir. " Bu irkcilik iceren bir soylemdir. Bolgeyi gelecek nesillere aktaracak olanlar su anda orada yasayanlar degil 160.000 200.000 dolara orada daire satin alip sozumona bohem bir hayat yasayacak olanlar midir yani ? Oraya yerlesecek zengin Fransizlar, Turkler ve Italyanlar midir ?Eger su anda Galata'da yasayanlar binalari yikip yerine betonarme apartman yapmak istiyorlarsa buna tabii ki izin verilmez, boyle bir seyi dusunmek bile insanin tuylerini diken diken ediyor. O ayri dava. Ama orada yasayanlar oraya 1950'lerde gelmislerse 1950'lerde gelmisler ne olmus yani ? 2003'de bile gelmislerse ve orada oturuyorlarsa oturduklari yerin gelecegi hakkinda soz sahibi olmalidirlar. Bunun aksini dusunmek dupeduz irkciliktir. Ayrica fiyatlar yukseliyor diye sehrin guzel bir yerini birden yatirim yapilacak bir havuz olarak gormek pur kapitalist bir yaklasimdir ve sehre haksizlik etmektir.
|
|
|
|
|
|
#43 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 916
|
Ozhan Bey Space Syntax yöntemi uygulanması tam olarak nedir; projelendirmemi yoksa uygulamayı da içeriyor mu?
Bilgisayar programı bu projenin ne kadarında etkili, uamanlar ne kadarında etkili? Bir de Galata bölgesi çok önemli ve kendine has özellikleri olan bir bölge, böyle bir deneme için plot bölge olarak seçilmesi riskli değil mi? not: Galatada mülk fiyatlarını yükselten bölgeye müdahale eden çalışmalar değil, İstiklal caddesinden gelen baskı ve bölgenin gerçek değeri. Irkçılık suçlamasıda ilginç çünkü orada oturan insanlar evlerinden zenci ya da fakir oldukları için çıkartılmayacaklar. Sadece kiracı oldukları için binalar bakım yapıldığında kiralar yükselecek. |
|
|
|
|
|
#44 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2004
Mesaj: 36
|
Ama arguman o insanlarin oraya ait olmadiklari yonundeydi dikkatinizi cekerse. Kim kim oluyor da bir grup insanin sehrin bir yerine ait olmadigina karar veriyor ? Bu benim elestirdigim mesajda acik olarak soylenmisti. Tekrar ediyorum, "Bölge kültürel miras açısından çok değerli bir bölge olmasına rağmen onu gelecek nesillere aktaracak olanlar bugün içinde yaşayanlar değildir. " denmisti. Bu resmen insanlar arasinda diskriminasyon yapmaktir, pesin hukum icerir ve umarim boyle dusunen insanlar gunun birinde sehir icin karar verici bir mekanizmanin basina gecmezler cunku bunlar bir gun sunu da soyleyebilirler : "Ey Bagcilar halki ! mahalleleriniz onbes gun sonra bilmemne tarihinde ucaklardan atilacak Napalm bombalariyla yokedilecektir, bu onbes gun icinde esyalarinizi toplayip Istanbul sinirlari disina cikin ve geri donmeyin ! ". Sayin Ozhan ne dersiniz, ikinci dunya savasinda Almanlarin Varsova'da kurduklari yahudi gettosu gibi bir getto kuralim Galata'nin Anadolulu esrafi icin, sonra hepsini oraya dolduralim, sonra da trenlerle krematoryumlara nakledelim, va bene ? Boylece ne guzel Galata'da hep zengin bohemler oturur aksamlari teraslarinda saraplarini yudumlarlar, Galata da su estetik bilmez cahil "pisliklerden" kurtulmus olur....intesi ?
|
|
|
|
|
|
#45 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2004
Mesaj: 3
|
Alıntı:
Space Syntax tasarımda insan hareketlerini temel alan bir yöntemdir ve üç bileşeni vardır. Bunlar Aks Haritası, Mekansal Bütünleşme Analizi ve Doğal Hareketin Tahmini'dir. Aks haritası, bir bölge (çalışma alanı) içindeki herhangi bir sokağı düşündüğünüzde, sokak üzerinde görsel olarak çizilebilecek en uzun doğrusal çizgilerden (akslardan) oluşturulur. Mekansal bütünleşme, Space Syntax'ta kullanılan bazı bilgisayar programları ile çizilmiş olan bu çizgilerin birbiriyle ilişkilerini ortaya çıkarır (Galata için yaptığımız çalışmayı aşağıya ekliyorum; soldaki mevcut, sağdaki tasarım önerisinin test edilmesinin sonucu, kırmızıdan maviye renk değişimi bütünleşmenin azalmasını ifade ediyor. Doğal Hareket Tahmini'nde ise çalışma alanında çizilmiş olan her bir aks üzerindeki mevcut yaya hareketleri sayılarak, bu hareketlerin, yapılacak tasarımdan nasıl etkileneceği belirlenmeye çalışılır. Yöntem, tasarım alternatiflerinin yaya hareket dokusu üzerindeki etkilerini belirleyen bir "araç"tır. Yöntemin beklenen sonucu, çizilebilen en uzun aksların en fazla yayayı çekeceği şeklindedir. Böylece tasarım konusu eğer bir binaysa girişler en fazla yayaya göre şekillendirilir, bir şehir dokusu ise, eğer belirgin bir tek aks yoksa bu aksın oluşturulmasına çalışılır. Bu tür aksların bulunmadığı şehir dokularının (özellikle tarihi - organik dokuda) süreç içinde çöküntü bölgelerine dönüştüğüne dair örnekler vardır. Doku içerisinde böyle bir aks yaratılabilirse, o akstan başlayarak bir canlanma sağlanabilmektedir. Yöntem önce de dediğim gibi sadece bir araçtır. Tasarım ve tabii ki uygulama konunun uzmanı kişiler tarafından yapılmaktadır. Uygulama örnekleriyle ilgili www.spacesyntax.com adresinde ilginç örnekler bulunabilir. Pilot proje için Galata'nın seçilmiş olmasına gelince... Doğrusu çalışma alanını biz seçmiş değiliz. Bu alan Süleymaniye, Zeyrek ve Fener-Balat Projelerinden sonra gündeme geldi. Beyoğlu Belediyesi daha önce Tarlabaşı Bulvarı çevresiyle ilgili bazı çalışmaların içindeydi (deprem - dönüşüm ağırlıklı olarak), İ.B.Ş.B.'da Galata'yı çalışma alanı olarak belirlemiş, biz de ilk aşama olarak projeye dahil edildik. Yöntem, örneklere bakacak olursanız tarihi doku dönüşümlerinde oldukça sık kullanılan bir yöntem, o nedenle Galata'nın seçilmesinin çok da hatalı bir seçim olduğunu şahsen düşünmüyorum. Notunuzdaki tespitlerinizle ilgili olarak düşüncelerim şu şekilde, İstiklal Caddesi'nin bir baskı unsuru olduğuna katılıyorum. Bundan 5 sene önce Taksim-Galatasaray arasında görülen kalabalık günümüzde Tünel'e kadar kaymış durumda, Galata'yı da etkilediği söylenebilir. Ama yapılan müdahalalerin de her zaman etkisi olmaktadır. Örneğin Fener-Balat'ta AB Projesinden önceki fiyatlar uygulamaya başlanmasıyla 5 katına çıkmıştır. Benzer bir artışa Zeyrek civarında da rastlanmaktadır. Süleymaniye Bölgesi'nde ise henüz herhangi bir uygulama olmadığı için fiyatlarda bir oynamaya da rastlanmamaktadır. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|