![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
Mimar İhsan Bilgin
Amsterdam ve Berlin'in modernleşme öyküsünü anlatıyor Garanti Galeri 'de (GG) halen devam eden Modernliğin İki Yüzü: Amsterdam-Berlin adlı serginin küratörü Yüksek Mimar Prof. Dr. İhsan Bilgin, 28 Aralık Pazar günü sergiyi gezdirecek. İzleyiciler, Amsterdam ve Berlin'in modernleşme sürecini mimari ve kentsel açıdan irdeleyen ve bu iki önemli Avrupa kentini fotoğraf ve metinler aracılığıyla karşılaştıran sergiyi küratöründen dinleme fırsatı bulacak. İki şehrin modernleşme öyküsünü, Prof. Dr. Bilgin'in perspektifiyle görmek, sergiyi oluşturan karşılaştırma kriterlerine ve fotoğraflara ilişkin bilgi almak isteyenler için hazırlanan program, 28 Aralık Pazar günü 14.00-18.00 saatleri arasında birer saatlik seanslar halinde gerçekleştirilecek. Katılmak için (0 212) 293 63 71'i arayarak randevu almak gerekiyor.
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-12-2003
Mesaj: 72
|
Merhaba,
Bu sergiyi ne kadar kişi gezdi bilmiyorum ama yine de burada biraz tartışmak istiyorum. İki modernleşme öyküsünün karşılaştırılacağını düşünerek gittiğim sergide açıkçası tam da beklentimi karşılayan bir cevap bulamadım. Pazar günü İhsan Bilgin'in rehberliğinde yapılacak geziye katılıp kafama takılan sorulara yanıt arayacağım ancak yine de sorularımı bu ortama taşıyıp tartışmaya açmak istedim. İlk olarak şunu ifade etmeliyim ki benden önce sergiye giden herkes, bana kitapçığına bakmamın yeterli olduğunu ve onun ötesinde sergide birşey olmadığını söyledi. Bu canımı sıkan yorum tabii ki beklentilerimi bir nebzede olsa aşağı çekti ama için için yine de iki farklı kentin modernleşme hikayelerinin okuyucusu olabileceğim umudunu taşıdım. Ancak sergide yer alan fotoğraflar her nekadar iyi olsa da iki kenti karşılaştırırken tatmin edici bir zemine oturmuyor gibiydi. Kente ilişkin detayları gözler önüne seren fotoğraflar, genel çerçevede bir bütün içerisine oturamıyordu. Amsterdam'ı bildiğim için Amsterdam fotoğrafları daha iyi yer etti bu strüktür içinde. Ama Berlin, ki tamamen yabancısı olduğum bir kent, kesinlikle bir nebze olsun ipucu vermedi bana sergi sonunda. Sergi kapsamındaki video da, amatör bir gezi dokümantasyonu niteliğindeydi. Aynı ekrandan aynı anda Amsterdam ve Berlin'in akmasının bir nedeni olmalı, bir ilişki kurulmuş olmalı diye düşündüm ama maalesef öyle bir ilişki de yoktu. Rastgele görüntüler alt alta iki kenti anlatıyordu bize; ne bir karşılaştırma, ne bir söz söyleme, ne de bir sorgulama.... Bilemiyorum çok mu acımasız davrandım, belki de hazırlayan ekibe inancımdan ötürü beklentim imkansızı ister boyuttaydı... Çok sert eleştirmemiş olmayı umut ederek emeği geçen herkesin eline sağlık diyorum. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Alıntı:
Yapılan bir şeyi üzerine, gündemdeyken konuşmak pek doğru değil; kendisinin konuşmasına bırakmayı tercih etmek lazım. Ancak kamu önünde gündeme gelen bir konuya bir kaç noktada açıklık getirmekte fayda var diye düşündüm. Muhtemelen bizim kamuya sunuşumuzdan kaynaklanan bir kaymayla, beklenti ve yatırım kastetmediğimiz bir yere yapılmış. Bu, iki şehri farklı boyutlarıyla kuşatarak tanıtmayı hedefleyen didaktik bir sergi değil. Herşeyden önce bir "mimari fotoğraf" sergisi. Dolayısıyla beklentinin ve yatırımın öncelikle "mimari fotoğraf"tan haz almaya yapılmasını umuyor. O nedenle 1 x 1.5 metrelik boyutlarıyla fotoğrafların kendileri, serginin broşürü tarafından temsil edilemeyecek ayırdedici özelliği. Bir de "tematize edilme" boyutu var. Yani Cemal Emden'in arşivinden seçilmiş herhangi 22 fotoğraf değil de, bir mimari gezi ve mimari anlatı kapsamında çekilmiş olmaları. Ve de o fotoğraflar üzerine yazılmış 22 adet metin. Dolayısıyla, bir anlatıdan ilham alarak çekilmiş fotoğraflarla, sonradan o fotoğraflardan ilham alarak yeniden kurulmuş anlatılar söz konusu sergide... Konuları kuşatarak açan, yayan, açıklayan bir kurgudan ziyade, sıkıştırarak yoğunlaştırmayı hedefleyen bir yapısı var. Gerek fotoğraflar gerekse de metinler, bir duruma ve yere özgü olandan almak istiyorlar güçlerini. Bu nedenle de fragmanter, sıçramalı, kesikli oluyorlar. Birbirleriyle alış-verişleri, birbirlerine işaretleri ve imaları da bu nedenle dolaylı ve kısmen alımlayan kişiye has olmak durumunda. Video filmleri profesyonel olmamaları ve teknik savruklukları barındırmaları nedeniyle özellikle seçildi. Kentin ve gezinin "sesi" önemliydi bu tercihte öncelikle. İkinci olarak da kamera hareketinin raslantısallığı ve savrukluğu ile deklanşörün ve sözcüklerin kırılgan hesaplarının zıtlaşmasından medet umuluyordu. Kısacası bir zıtlaşma unsuru olarak düşünüldü video filminin kendisi; yoksa kendi başına bir anlatım unsuru olarak değil... Amsterdam'a ve Berlin'e ilişkin imgelerin ve sözcüklerin salınarak birbirlerine deymeye çalıştıkları bir ortam kurulmaya çalışıldı özetle. "Öğrenmek"ten ziyade "haz" ve ilham almaya, merak etmeye bir çağrı idi. Tabii gücünün ne kadar olduğunu bizim tartmamız mümkün değil... Sevgilerimle... En son İhsan Bilgin tarafından düzenlendi : 27-12-2003 03:45. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-12-2003
Mesaj: 72
|
İhsan Bey, ilk olarak şunu belirtmek isterim ki etrafımızın kendisini sürekli gündemde tutma çabaları içinde, olan/olmayan tüm meseleleri defalarca konuşanlarla (yoksa çiğneyenlerle mi demeli?) dolu olduğu bir ortamda; sözü "iş"in kendisine bırakmayı tercih edişiniz; hazırlayan ekibe duyduğum inancın ne kadar doğru ve yerinde olduğunu bir kez daha bana gösterdi; bu duruşunuzdan ötürü size çok teşekkür ediyorum.
Dediğiniz gibi, belki de beni yanıltan serginin kamuya sunuluşu idi; tabii ki haklısınız aslında bu bir "mimari fotoğraf" sergisi. Bilemiyorum bunun ötesinde birşeyler bekleyerek gitmek, didaktiklik ummak mı, yoksa daha önce bahsettiğim üzere beklentiler mi? Ama kabul ediyorum ki beklentilerimi farklı nedenlerden ötürü sağlam zeminlere oturtamamış olabilirim. "kamera hareketinin raslantısallığı ve savrukluğu ile deklanşörün ve sözcüklerin kırılgan hesaplarının zıtlaşmasından medet umuluyordu. Kısacası bir zıtlaşma unsuru olarak düşünüldü video filminin kendisi; yoksa kendi başına bir anlatım unsuru olarak değil... " İtiraf etmeliyim ki bu tür bir okuma yapamamışım; şimdi videoyu bütün içerisine daha iyi konumlandırıyorum. (Demek belki biraz söz söylemek; biz okuyamayanlar için bazen gerekiyor Ama tabii bu cümlenin hemen arkasından şu geliyor akla: Herkes herşeyi okumalı mı, okuyabilmeli mi?)Getirdiğiniz açıklama benim için tek bir konu dışında kesinlikle aydınlatıcı oldu. Sadece (belki bu soruyu sizden ziyade Cemal Emden'e yöneltmeliyim) kent ölçeğini konuşurken detay fotoğrafların aracı edilmesini anlayamadım. Eğer hepimizin bildiği kentler olsaydı daha farklıydı durum tabii ki; örneğin bir İstanbul okumasında fotoğraflar ne kadar detay olursa olsun biz yerli yerine oturtabilirdik "söyleneni"; ama bilinmeyen bir kentse söz konusu olan; o zaman bu fotoğraflar mı acaba doğru mesajı verebilecek olanlar? Örneğin Borneo'nun karakterini bilmeyen biri için, nasıl bir anlam taşır sergi içindeki fotoğraf? Ayrıca bağlam anlamında eleştirmeme rağmen, bu fotoğrafları beğenmediğim anlamına gelmez; çok dikkat çekici ve tanıyanın farkedeceği biçimde kentin dokusunu içinde barındıran örnekler vardı sergide. Ve ben de size katılıyorum ki: "1 x 1.5 metrelik boyutlarıyla fotoğrafların kendileri, serginin broşürü tarafından temsil edilemeyecek kadar ayırdedici". Emeğiniz ve bu yorumlara ilginiz için teşekkür ederim. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Sayın İhsan Bey,
Acaba 28 Aralık pazar günü gerçekleştirdiğiniz sergiyi gezdirme seanslarını, gelemeyenler için bir kere daha tekrarlama şansınız var mı? Benim gibi, sizinle beraber sergiyi gezip sorular sormak isteyen ve de 28 Aralık'ta gelememiş pek çok kişinin olduğuna eminim. Teşekkürler.... |
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
Böyle birşey mümkün olursa çok sevineceğim.
![]()
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
|
Alıntı:
http://www.arkitera.com/haberler/200...odernlesme.htm |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Böyle bir "gezi-söyleşi"ye memnuniyetle bir saat daha ayırırım. Bu programın galerinin kapalı olduğu bir zaman aralığına denk gelmesi gerekiyor. Çünkü sergi trafiği oldukça yoğun ve gezenler haklı olarak görüntülerle, metinlerle ve seslerle başbaşa kalmayı tercih ediyorlar. Galeri Pazar ve Pazartesi günleri kapalı olduğuna göre, bugünlerden birinde, tercihen Pazartesi makul bir öğleden sonra saatinde ve makul bir sayıyla buluşabiliriz. (Sergi 16 Ocak'ta kapandığına göre, 12 Ocak P.tesi en uygun gün gibi duruyor.) Bunun için galerinin yöneticisi Münevver Eminoğlu ile ilişkiye geçmek gerekiyor (0212. 293 6371). Londra'da olduğu için Cemal Emden'in bulunamaması bir kayıp tabii. Ama yapacak bir şey yok...
Buluşmanın daha verimli ve zevkli geçmesi için katılacak olanlardan bir isteğim olacak: Sergiyi daha önceden gezmeleri ve mümkünse kendi spesifik sorularını oluşturmaları. Sorular ne kadar "detaydan" ya da tekil örneklerden başlarsa ya da ne kadar konuyu açanın kendi (sergi bağlamında veya serginin çağrıştırdıklarıyla) özgül deneyimlerinden hareket ederse, o kadar daha ilginç olacaktır benim için. Çünkü, gündelik rutinimde fazlasıyla yer tutan ders-seminer-konferans vb.ni bir kez daha yinelemek istemiyorum. Söyleyeceklerimi -biraz "ziplenmiş" bir formatta da olsa- sergide fazlasıyla dile getirdim zaten. Onun için "söze başlayan", "sözü açan" konumunda olmak yerine, sizlerin açacağı, başlatacağı sözlere katılabileceğim, sürdürebileceğim bir ortamı tercih ederim. Serginin çağrıştırdığı, tetiklediği izlenimler önemli benim için kısacası. Yoksa bu şehirler ya da şehirlerin barındırdığı mimariler hakkında özel bir şeylerin bilinmesi gibi bir beklentim yok. Serginin arka planı hakkında bir izlenim edinilmek istenirse, XXI'in Ocak sayısında Hakkı Yırtıcı'nın benimle ve Cemal Emden'le yaptığı söyleşiye bir göz atılabilir. Sevgilerimle... |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Alıntı:
Tekrarlamak istediğim birşey var, bu zamanlama fikri yanlızca bana aittir, geziye katılmak isteyen diğer kişilere pazartesi günü uyuyorsa o zaman ben çekilmek zorunda kalırım herhalde ![]() |
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
Büyük bir mahcubiyet ile söylemem gerekirse zaman olarak bana da uymuyor fakat yine de dikkate aldığınız için teşekkür etmek isterim.
__________________
BP |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|