|
Park et devam et uygulaması yurt dışında, 1950-1973 yıllarında başlamış. Ülkemiz de o yıllarda büyük şehirlerin hariçinde araç trafiği yok denecek kadar az ve rahatsız edici değildi. Şehir planı demeyeyim,imar planları Ankara'da İmar Bakanlığında yapılıyordu.Gereken şehirlere değilde politik sebeplerle ağırlığını koyan yerlerde uygulanıyordu.(plan denilebilirse) Dolayısıyla henüz bakir olan şehirlerimiz maalesef hepimizin de bildiği gibi plansız gelişti. Eski ve hatta tarihi binalar,sokak dokuları,yıkılarak bozuldu. Eski, sokak ve cadde genişliğinde yeni planlar yapıldı. O alanın sadece gabarisi arttırıldı. Araç trafiği yok denecek kadar da az olduğu için katlı veya açık otopark diye bir alan planlanmadı,akla bile gelmedi. Şimdi sancıları çekiliyor.
Park edelim ancak devam edemiyoruz. Niye toplu taşıma araçları, özel araç kullanıcıları tarafından kesinlikle tercih edilmiyor. Ben de tercih etmiyorum. Toplu taşıma araçı trafik yoğunluğundan dolayı yolda gidemiyor. Bugüne kadar bu araçlarda; ne klima ne de kalorifer vardı,(vardı da bozuktu araçlar dökülüyordu) üst üste insanlar sandwich olmuş vaziyette rahatsız bir şekilde seyahat ediyorlardı. Metrolar, devreye girip de rahatça seyahat imkanı sağlanınca,tercih sebebi olmağa başladı. Bu tercih, özel araç trafiğini de asgariye indirdiğinde toplu taşıma araçları otobüs veya benzeri araçlar yollarda rahatça seyredecektir. Bu düzene kavuştuğumuz da ben de araçımı park edip devam edeceğim. Bu düzene kavuşmadan önce dış otoparklar tabir ettiğimiz park edipte devam edeceğimiz alanları şimdiden planlamalıyız.
|