![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
|
İlgili haberler...
İstanbul'daki tarihi eserler otel oluyor - HABERTÜRK - Türkiye'nin En Büyük İnternet Gazetesi Akaretler’deki sıraevler törenle açıldı " Başbakan Erdoğan İstanbul için çok önemli bir projeyi açıkladı: İstanbul'a özel tarihi eserlerin birçoğunu otele çevirme kararı aaldık. Hem tarihimizi tanıtalım hem bu eserlerle yatak kapasitesini arttıralım. Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak restore ettirilen, Beşiktaş'taki “Akaretler Sıraevleri”nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, İstanbul'da şu anda tüm otellerin yatak kapasitelerinin dolu olduğunu ve ihtiyaca cevap veremediğini söyledi. Vatandaşın “Ben otel yapacağım ve bu şaheser olacak. Bırak da bitireyim” dediğini belirten Erdoğan, ancak engellerin çıkarıldığını ifade etti. Başbakan Erdoğan “Biz yeni bir karar aldık. İstanbul'a özel tarihi eserlerimizin birçoğunu otellere çevirelim. Hem tarihimizi tanıtalım, hem bu eserlerle yatak kapasitemizi arttıralım” dedi. İstanbul'un “müze şehir” olması için müzelerin sayısının artırılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu çerçevede hem vakıf eserlerinin hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın elindeki eserleri süratle hayata geçirmenin gayreti içinde olduklarını kaydetti.* ..." * Habertürk web sitesi haber metni girişinden alıntıdır
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon En son ncc tarafından düzenlendi : 19-03-2008 16:44. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
|
Sanırım müze ve otel arasındaki farkı ya bilmiyor sayın başbakan, yahut özellikle göz ardı ediyor...
Otelleri tarihi şehir dokusunun ötesine yapar müze haline gelen tarihi yarım adaya taşırsın turistleri... Dolmabahce Sarayı'nı görmek isteyen yerli/yabancı turist illa Vahdettin'in odasında mı kalmalı... Bu nasıl bir tarih, müzecilik ve tarih koruma anlayışı olur o zaman tartışmak lazım. İstanbul'a 2000 senedir Osmanlı'ya 600 sene Cumhuriyete neredeyse 100 senedir hizmet veren bu şehir dokusunun üzerine hala yapılanmanın ve rant amaçlı kullanımın düşünülmesi, var olan tarihi değerlerin kaybedilme olasılığı ve/veya aşınarak değer kaybetme riski açısından gerçekten korkutucu... Umarım gelişi güzel biçimde ve kontrolsüz olarak her tarihi eserin bakımını ben yaparım diyene tüm kullanım haklarıyla kiralanması söz konusu olmaz. Ancak yazık ki başbakanımızın söyleminden ilk etapta bu anlaşılmaktadır. Kaygı verici.. ![]()
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
|
"Başbakan, Sulukule’yi “ucube” olarak niteledi ve “Ucubeden kurtulacağız” dedi. Erdoğan, karşı çıkanların projeyi görürse “Tebrik ederim, Sulukule’yi o ucube halinden kurtarıp, modern, çağdaş ama tarihi bir yer haline getirdiniz” diyeceğini iddia etti."
Hem modern, hem çağdaş, hem de tarihi bir yer olacakmış! Nasıl bir yer olacak acaba? |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 554
|
Fener-Balat, sulukule projeleri ve birçok projeyi inceleyince,fikirlerim değişmeye başladı. Nitelikli konakları sahiplenebilecek kullanıcılar olmadığı sürece, restorasyon başarılı olamaz. Restore edilen konaklar eskiden zenginlere aitti, sonradan dar gelirlilerin eline geçti. Onlar evlere bakamadılar, imkanları ve kültürleri elvermedi. Birçok nitelikli tarihi doku bu yüzden onarılsa bile sürekli olmadı.
Sulukulede roman kültüründen bahsedilebileceği için, insanı korumadan söz edilmelidir. Fakat topluma kültürel bir farklılık vermeyen yerlerde neyi koruyacağız.Sulukulede müziği sanatı, el sanatlarını teşvik ederek koruma yapılabilir. Ama hiçbir vasfı, sanatı, kimliği kültürü olmayan, yaşadığı evi sahiplenmeyen, onun tarihi şekillenmesinde izi olmayan insanın orda durması gerekiyor mu? O zaman bir seçim yapılmak zorunda. Turizm maddi olarak bunu sağlayabiliyor. Fener-Balatta onarılan ve milyonlarca Euro harcanan yapıların cepheleri çanak anten ve klimalarla dolmaya başlayınca bunu acı bir şekilde sorgulayacağız bence... Cepheye klima takan, kaçak kat çıkmak için fırsat bekleyenlere bırakılacağına, turizme yada sanatçılara, sanat tarihçilerine, mimarlara fln bıraksınlar daha iyi değil mi? Müze-butik otel konsepti diye birşey varsa kapadokyadan bir örnek. Kapadokya MUSEUM HOTEL - Kapadokya :: Kapadokya otel :: kapadokya cave otel:: kapadokya otelleri :: kaya otel :: cave otel : kapadokya otel :: otel kapadokya
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 755
|
Alıntı:
Kaldığım oda ektedir. |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 554
|
Ben kalmadım çok pahalıydı ama gezdim
... 500 dolarlık odalardan birisi sanırım bu. (195 avroymuş)
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 554
|
gök kafes gibi çöplüklerin kente dolmasındansa mevcut yapı stoğunun istanbul'un ihtiyacı olan otel ihtiyacına cevap verecek düzeye getirilmesi son derece mantıklı... dev oteller yerine butik otellerin teşvik edilmesini destekliyorum.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
|
İkisinin de ayrı müşterisi var. Mimarlar olarak ihtiyaçlara cevap vermekle de mükellefiz.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 554
|
şuan kadıköyde bulunduğum bölgedeki 3 katlı eski evler butik otele dönüşebilir, çoğu yıkılmak üzere bakımsız... Yoksa yıkıp hepsini apartmana çevirecekler. Mutlaka kongre otelleri de gerekli ama mevcut dokuyu tahrip etmeden yapılması gerektiğini düşünüyorum. İstanbulda'da ciddi bir yapı stoğu var(eski-yeni)... öncelikle bunlar değerlendirilmesi çok daha mantıklı ve insancıl bana kalırsa... Gözden çıkarılmış birçok mekanın bi anda parlayıp, mimarlarımızın ofislerine ev sahipliği yaptığını görüyoruz, böylece dönüşümle birlikte 'atıl' doku aktif hale getirilmiş oluyor.Koruma açısından da 'boş duran restore edilmiş anıtlarımızdan' daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Kullanıcıları değişsede birşekilde artık yaşamadahil olmaları sevindirici birşey...
Sanat tarihi bilinci olan kullanıcının,turistin bu tür yapıları kullanmayı tercih edeceğini tahmin ediyorum. Tabiki otomobilinden inip sokakta biraz yürümeyi göze alabilecek kadar 'yaşamayı sevenler için '... Çünkü otopark sorunu var, otomobilinizi biraz uzağa parkedip geliyorsunuz... Yürümeyi gözealanlar için güzel...Ayrıca Ömer bey, biz mimarlar olarak 'önermek ve biraz yönlendirmekle de mükellefiz.'
__________________
R&R |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|