![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
FORMULA I İÇİN KULLANILMAK İSTENEN ALANLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
Formula 1 için tahsisi düşünülen alan İstanbul, Pendik Akfırat Belde'si sınırları içindeki 1092-1093 numaralı parselleri kapsamaktadır ve 2250 dönüm yüzölçümüne sahiptir. (G22-b2 I Tepeören kadastro paftası) * Alanın tamamı Ömerli Barajı su toplama havzası içindedir. * Alanın tamamı orman sınırları içinde olup 6831 sayılı Orman Kanunu'na tabi Vakıf Ormanıdır. * 13.08.1984 yılında yapılarak Bayındırlık Bakanlığınca onaylanmış olan Ömerli İçme suyu Havzası Çevre Düzeni Koruma Planı'na göre söz konusu arazinin büyük çoğunluğu Ömerli Barajı'nı besleyen Değirmen Deresi'nin mutlak ve yakın koruma alanındadır ve öncelikle kamulaştırılacak yerlerdendir. * Bu parseller turizm alanı ilan edilse bile, turizm amaçlı tesislerin yapılmasına İSKİ yönetmeliği ve havza planı olanak vermemektedir. 1-Ülkenin tanıtımı ve turizm etkinliklerinin artması bağlamında ilke olarak Formula 1 yarışına olumlu olarak bakılmalıdır. Ne var ki seçildiği duyulan alanın, bugünkü durumda İstanbul'un içme-kullanma suyunun %40'dan fazlasını veren ve 18.08.1994 tarihinde Bayındırlık Bakanlığınca onaylanmış özel Ömerli İçme Suyu Havzası Çevre Düzeni Koruma Planına tabi olan önemli bir su havzasında yer alıyor olması uygun değildir. Bu seçim, kentin ve kentlinin temel ihtiyacı olan ve havzaya özgü plan yapımına neden olan nitelikli su elde etme hedefinin, çıkar-gelir sağlama hedefine feda edildiğinin açık işaretidir. 2-Bu karar İstanbul'un kuzeyindeki ormanlık şeridin korunması ve kentin Doğu-Batı yönünde genişlemesi şeklinde alınan ilke kararıyla uyuşmamaktadır. Kuzey şeridinin, yalnız temiz ve devamlı su üretim alanı niteliğinde olması yönünden değil, aynı zamanda rekreasyon olanağı ve temiz hava sağlama yönünden de önemli olduğu çok açıktır. Dahası, bu şeridin yaban hayatı, başka deyişle yerleşik ve göçmen kuşlar ve sayıları çok çeşitli nedenlerle azalmakta olan başta memeliler olmak üzere fauna için büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir. İstanbul coğrafyasına özgü endemik bitki türleri de elimizde kalan bu kuzey şeridinin önemini ve değerini arttırmaktadır. 3-Dolayısıyla söz konusu alanlar, ilke olarak, yerleşimlere ve süreklilik arz eden tesislere değil, çevresel işlevlerin sürekliliğine tam olarak izin veren etkinliklere konu edilmelidir. Buna göre, sorun doğrudan Formula 1 etkinliği ve bunun İstanbul'da yapılması değildir. Sorun, etkinliğe ayrılan alanın kentin zaten aşırı derecede saldırıya uğramış ve alan ve nitelik kaybetmiş olan doğal dokusuna ve bunun işlevlerine zarar vermeyecek bir yer seçimiyle gerçekleştirilmesidir. Formula 1 etkinliğinin, AB normlarına ve uluslararası yükümlülüklerimize uygun olarak gerçekleştirilmesi ilkesi kabul edilmek suretiyle çözüme ulaşılması mümkündür. 4-Kuzey şeridinde ve bu bağlamda da Ömerli su toplama havzasında yerleşimler, sabit tesisler ve özetle yeni çekim merkezleri yaratılmamalıdır. Ancak bu etkinliğin bir çekim merkezi yaratacağından da kuşku duyulmamalıdır. Bu durum arazi ve arsa fiyatlarında ve bunların kullanım biçimlerinde olumsuz bir dönüşüme neden olacaktır. 5-2250 dönümlük 1092-1093'nolu parsellerin %2 veya %6'sının kullanılacağının bazı çevrelerce belirtiliyor olmasına karşın, bu alanın tamamını kullanmak ve dönüştürmek zorunluluğu vardır. Şöyle ki; * Pist alanı (5,5 km uzunluğunda) yaklaşık 1 000 dönüm, * Otopark (yaklaşık 60 000 araçlık) yaklaşık 1 000 dönüm, * Formula 1 yarış ekiplerine lojistik destek alanları, * 50 000 kişilik seyirci, 100 000 kişilik ayakta izleme alanı, * Yeme, barınma, tuvalet... gereksinimleri için 200-250 dönümlük alan gerekmektedir Dolayısıyla söz konusu alanın tamamını kullanma zorunluluğu vardır. 6-Bu tür bir etkinliğin bazı ülkelerde hangi düzeyde ziyaretçi çektiği aşağıdaki tablodan görülmektedir: Ülke Kent Yapıldığı Tarih Günlük Seyirci Sayısı İtalya Monza Eylül-2002 150.000 Almanya Nurburgring Haziran-2002 140.000 Fransa Magny-Cours Temmuz-2002 103.000 İspanya Barcelona Nisan-2002 104.000 Malezya Selangor Mart-2002 166.000 Not: Türkiye'de toplam 2,5 milyon kişinin seyredebileceği ifade edilmektedir. 7-Gerek hazırlık, gerek lojistik destek, gerekse etkinlik sırasında yoğun bir ulaşım ve yol tesisi veya yol güçlendirmesi ihtiyacının ortaya çıkacağı bellidir. Bu da arazi değerlerinin değişimi ve kullanımların dönüşümü konusunda olumsuz katkı getirecektir. 8-Oluşacak tesis bir bütün olarak düşünüldüğünde, bunun yılda bir kez kullanılacağı gibi bir düşünce gerçekçi olmamaktadır. Çekim merkezi oluşturmada bu gerçek de rol oynamaktadır ve sosyal ve çevresel maliyet ilk anda düşünülebilenden kat kat fazladır. 9-Bu etkinliğin yaratacağı olumsuz etkiler içine atıkların, gaz emisyonlarının ve gürültünün sonuçlarının alınması gerekmektedir. Bu etkiler en az cazibe merkezi oluşumundan kaynaklanan olumsuzluklar kadar önemlidir. Gürültünün yaban hayvanlarının habitatlarını terketmesine ve hayat döngülerinin bozulmasına neden olduğu ülkemizde yaşanan öteki Rally örneklerinden ortaya çıkmıştır. 10-Rally yarışmalarında pek çok pist geceleri de kullanılır olmuştur. İstanbul gibi piyasaya açık ve yerleşimlere yakın bir konumda bulunan olası pistin geceleri ve çok sayıda kullanılacağına kesin gözüyle bakılmalıdır. Ne var ki ışık ve gürültünün, dahası bu etkinin hemen her mevsime yayılmasının yaban hayatını uğratacağı zarar tahminlerin de üstünde olacaktır. 11-Söz konusu havzada, yer alan ekosistemlerin, yani kabaca orman, çayır, mera, maki, dere, tarım arazilerinin kendilerine özgü sınırlarının çizilmesi ve bu sınırlar içerisinde diğerlerinden kopuk bir biçimde, üstelik ayrı mevzuat ışığında, başka deyişle dış görünüşleri veyahut sahiplilikleri ile algılanması yanlış çözümlemeleri gündeme sokmaktadır. Ekosistemlerin birbirleriyle etkileşimlerini ve havzanın yönetim amaçlarına katkılarını onlara çizilmiş sınırlarla açıklamak mümkün değildir. Bu anlamda Değirmen Deresi mutlak ve kısa mesafe koruma alanının on metrelik dere kenarı bantlarla açıklanmasının, bu ekosistemin daha dışta kalan ekosistemlerle etkileşiminin önemini yanlış olarak zayıflattığı ortadadır. Benzer biçimde toprak, su, mineral madde, yabanıl yaşam... hareketleri ve havzanın en üst amacı olan sürekli ve nitelikli bol su elde etme amacı dikkate alındığında, sözü edilen ekosistemlerin kendilerine yasa çerçevesinde çizilen sınırları aşan işlev gördükleri, üstelik birbirlerinin varlığına ve sağlıklılığına muhtaç oldukları ortaya çıkmaktadır. Bu gerçekler ışığında, doğal kaynakların yönetimi konusunda ulaşılan aşamada ilke, ekosistem yönetimi mantığıdır. Bu havza çerçevesinde düşünüldüğünde, alanı bir ekosistemler bütünlüğünde algılamak ve yönetmek gerekmektedir. 12-Söz konusu alanın bitişiğinde bulunan ve G22-b22 I orman kadastro paftasında Karaağıl Devlet Ormanı olarak gösterilen, halen Orman Bakanlığı ile davalı olan ve maki ve ormanla kaplı çok büyük bir alanın korunamama ve ranta açılma tehlikesi belirmektedir. 13-Formula 1 etkinliğinin bir başka özelliği de, bunun bu havzanın koşulları ile zorunlu bir bağının olmamasıdır. Başka bir ifadeyle etkinliğin sözü edilen alanda ve alan koşullarında gerçekleştirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Yukarıda sıralanan ekonomik, sosyal ve çevresel maliyetlerin daha düşük olduğu bir başka alanın seçilmesinde sakınca değil fayda bulunmaktadır. Dolayısıyla üzerinde karar kılındığı duyulan alan aslında olası kamu yararını küçülten bir seçim durumundadır. Bu nedenle sözü edilen seçim kamu yararı eniyilemesine destek vermemektedir. ________________________________________________________________________ _________ 1-TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 2-TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 3-TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 4-TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi 5-TMMOB Orman Mühendisleri Odası Marmara Şubesi 6-TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 7-Çekül (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) 8-Türkiye Doğa İle Barış Derneği 9-Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) 10-S.O.S (Çevre Gönüllüleri Platformu) 11-Tema (Türkiye Erezyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) ![]()
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-12-2002
Mesaj: 15
|
Peki insanlar boyle sorunlar çıkartırken hiç alternatiflerinide düşünüyorlarmı? Tabiiki hayır.
Türkiye'de butun kurumlar sadece bu buraya su suraya olmaz diyor. En son Haliç'ten geçicek metro koprusune olmaz dediler. Daha iceri cekilmeli dediler. Ne oldu? Bir kac metre (100metre bile yok) daha Haliç'in Boğaz kısmına uzak yere doğru çektiler. Peki bu sırada ne oldu? Butun kazınan milyon dolarlık tuneller gitti. Bakalım pistin yeri değişecekmi? Eger baslandıktan sonra yerini değiştirmeye kalksalardı hem cok uzulur hemde cok sinirlenirdim. Haliç metro koprusu gibi (Turkiye ve Istanbul'daki yuzlerce arasında 1 örnek.) Peki su anda belirlenen araziye yapılmazsa nereye yapılıcakmış? Sanki Istanbul'da cok kolay bos yer bulmak. ![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
Ben bu konuda bir başlık daha açmıştım forumda ama bu açıklama çok şeyi gözler önüne sermekte ki ben bu organizasyonun illa İstanbul sınırları içinde ya da belirtilen alanda oluşturulmasına ısrar etmiyorum sadece ülkemiz için çok önemli bir imkan olduğunu düşünüyorum. Öyle ki şu anda dünyada bu organizasyonun yapıldığı bazı şehirler artık bu sistemden çıkmaktadır. Marka olmak ve tanıtım adına doğru yer olduğu tartışmaya açık ama tabii ki ülkemizde olması beklentilerim arasında
![]()
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-12-2002
Mesaj: 15
|
Bencede yeri güzel değil, ama sorun Istanbul'da o kadar buyuk bir arazinin bulunanaması bence.
Ben isterdim ki Istanbul'da Formula pistinden helikopterler o "guzel Pendik mahalleleri"nden milyar kişiye yayın yapacagına, ucundan kıyısından boğazı gorebilsin. (Gidipte boğazın dibinde pist demiyorum, yanlış anlamayın, zaten imkansız...) Sonuc olarak sunu Turkiye'de bir yere yapsınlarda, nasıl yaparlarsa yapsınlar (2005'e kadar lutfen! )Bu arada Pendik tek yönden güzel olabilir, o da kullanılmayan Turkiye'nin en buyuk havalimanlarindan birisi olan Sabiha Gökcen Uluslararasi Havalimani kullanılır diye ümit ediyorum. (Senede 3-4 günde olsa) Bir de benim merak ettiğim başka bir konu ise yabancıları konaklama. Ben Ankaralıyım pek bilmem ama Asya yakasında kac tane duzgun otel var? Mesela gelsem nerede kalıcagım ben? En duzgunu (o igrenc) Suadiye Princess olsa gerek. Bu durumda Pendik'e oteller yapılması gerekebilir. Bakarsınız Pendik gelecekte bir turizm merkezi olur ![]() |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-02-2003
Mesaj: 5
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-02-2003
Mesaj: 6
|
önerim
merhabalar,
bu forumu bir süredir izliyorum, biraz ben de katilmak istedim. neden bu pisti halihazirda olimpiyat parkinin olacagi bölgeye yapmiyoruz? http://www.italcementigroup.com/news...gine_94_95.pdf bu linki tikladiginizda, olimpik stadi yapan firmanin verdigi bilgilerin arasinda zaten park dahilinde 5 km lik bir yaris pistinden söz ediliyor. galatasaray-panathinaikos macindan sonra yapilan aciklamalar bölgeye yakin zamanda yeterliye yakin kapasitede yol baglantisi yapilacagina dair isaretler tasiyor (karayollari isi üstlendi bildigim kadariyla). otogar-mahmutbey-olimpiyat köyü metro hattinin da temeli atildi gecenlerde. marmaray i da yapacagiz gibi, gözukuyor, bu da halkali, ikitelli bölgesine baska bir alternatif access yaratacak gibi. (zamanlama konusunda belki 2006 ya kadar bir gecici problem olabilir, burasi tr sonucta) diger taraftan artilarina gelince: - bültende bahsedilen cevreye negatif etki zaten olan bir projenin alani ve altyapisi kullanilacaginda büyükölcüde azalacaktir, ki bildigim ve bazen ucakla üzerinde gecerken gördügüm kadariyla o yakinlarda pek orman, flora, fauna filan da yok. -yaris günlerinde binlerce araci pendik te olan bir olay icin köprülerden sabah bir tarafa aksam bir tarafa gecirmek de gerekmeyecek. -kurulmakta olan halkali toplu konut projesine dahil bölümdeki konutlardan bir bölumü konaklama tesisi olarak kullanilabilir, bu otel ve konaklamaya da kismi bir cozum olabilir ve cevre ye pendik teki kadar yük olmaz. ilk bakista benim aklima bunlar geliyor. siz ne dersiniz? |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-02-2003
Mesaj: 6
|
düsündükce aklima yeni seyler geliyor. saydiklarimin disinda olimpiyat parkina yapilacak bir pistin su avantajlari olabilir:
- pendik te nerdeyse olmayan bir konaklama altyapisina karsin silivri-büyükcekmece-beylikdüzü-k.cekmece-bakirköy hattinda tahminen 3-4 bin yatak kapasitesi mevcuttur - havaulasiminda sabiha gökcen e alternatif corlu havaalani charter, atatürk ise ana havaalani olarak kullanilir -park dahilinde kurulmus veya projesi coktan hazir olimpiyata ait teknik altyapi (medyevi-olimpiyatevi vb) kullanilir ve oldukca tasarruf edilir - istanbul un iki ucuna iki büyük proje yapmak yerine bunlari birlestirerek sinerji yaratmanin yaninda, milletin ayagini alistirmak acisindan avantaj saglar. - proje kapsaminda belki bir miktar istimlak ile bölgenin strukturu düzeltilerek bir gecekondu önleme bölgesi görevi üstlenebilir. - bu forumdaki bir topicde belirtiliyordu, imaj imaj diye... olimpik park icindeki bir pist ile her yil en az üc gün ücer saat parki milyar kisinin gözüne sokup, olimpiyat istiyoruz biz, neler yaptik bakin görün daha olimpiyati almadan diyebiliriz, olmadi en azindan istanbul un hem f1 hem de olimpiyat isinde eli oldugunu gösterebiliriz. bu arada bunlar isin realist tarafi, yoxa biraz ucarak ben de, yüzbilmemkac milyon dolarlik stadi ikitellispora birakip olimpiyati maslak da itü ve harp akademilerinin arazisine almayi, f1 i de istanbul markasinin bir numarali ögesi olan bogazin icinden köprünün üstünden gecirerek montecarlo nun tahtini elinden almayi isterim acikcasi, ama bunlar dedigim gibi biraz a-mümkün geliyor bana... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
işte en son durum;
İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Formula 1 yarışlarının yapılacağı arazide yatırım için ihaleye çıktı. İhaleyi alan kuruluş, Tuzla’daki 2.8 milyon metrekarelik araziye yap-işlet-devret modeliyle yatırım yapacak. Arazi 20 yıl süreyle kiralanacak. İki yılda en az 20 milyon dolarlık yatırım yapacak. İlk 2.5 yılda aylık 2 bin dolar, üçüncü yılın sonuna kadar 30 bin dolar kira ödeyecek. Dördüncü yıldan işletme süresinin sonuna kadar aylık kira bedeli dolar bazında yüzde 10 artırılacak. ![]()
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
http://www.arkitera.com/haberler/2003/08/08/formula.htm
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
|
nihayet temel atıldı !
İşte Formula1 pisti;
__________________
BP |
|
|
|
|
|
#11 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Bu nasil bir Formula 1 pisti? Tribunun önünde binalar var? Pist nasil gorunuyor tribunden??
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Nasıl bir pist mi? İzah edeyim:...
Örf ve adetlerimize gore düzenlenmiş bir pist...
Pistin solundaki binalarda localar herhalde soylu sahiplerimiz için. Sağında da bildiğiniz avam / halk yer alacak... Birbirlerini seyrederlerken çekirdek çitleyecekler. Çit sesleriyle vijjuvvv sesleri birbirine karışırken... Civar ormanlık alanların 2B'ye uygun hale getirme çalışmaları artan hızla devam edecek... Sağda yer alan tribünlerin en yüksek kısmı ise çıplak göz ya da dürbün yardımıyla ormanlık alanların nasıl birer gecelik operasyonlarla yok olduğu gözlenebilir hale gelecek... ... Hatırlıyorum da hiç ithalat yapmaksızın yani her tür/tarımsal-hayvansal/ besin üretiminde kendi kendine yetebilen dünyanın nadir ülkelerinden biriydik... Tükettik... Yine hatırlıyorum da avucumuzu muslugun altına tutup şeker gibi suyu kana kana içebilirdik... Tükettik... Sizde hatırlamaya çalışacaksınız bugünleri... T... (!?)
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
|
Yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum...
Yine de şu soruyu sormadan edemeyeceğim: Türkiye'de Formula 1 yarışı düzenlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Düzenlenmeli mi? Neden? Düzenlenmemeli mi? Neden?
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Kısaca;...
"Yer seçimi" dışında ilgilenmiyorum diyebilirim...
Geçmişten bu yana zorla yaşatılan bu kentsel vandalizmin bedelini daha uzun yıllar çekeceğiz. Farkedildiğinde geri dönüşü olmayan noktada çakılıp kalmak; asıl üzücü ve yıkıcı olan da bu. Hukuki meşruiyet ya da meşru hukuk; yani kamuyasallık, yaşanılan demokrasinin niteliğini/kalitesini belirleyen özellikler. Henüz demokrasinin ilkel bir aşaması olan; %51 > %49 düzeyini aşamadık... Bu da bize denk düştü. Sonuçta yaşadıklarımız, tek tek ya da toplum olarak yaşam kalitemizin düzeyini ele veriyor. Kalite kombinasyonu sonuçta tutarsızlığa, kalitesizliğe varıyorsa ve bu da bağırta bağırta zorla dayatılıyorsa; ve ses yeterince çıkarılamıyorsa; sağırlaşmışşak...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
F-1 yanlış yerde...
Çevreciler: F-1 yanlış yerde
Çevreciler F-1'e karşı olmadıklarını, ancak yerinin dikkatli seçilmesi gerektiğini söylüyor. Projede beş dönüm gözüken tesisin 2 bin dönümü kaplayacağı da iddia ediliyor. Temeli üç gün önce atılan Formula-1 tesisinin ÇED raporu ve ruhsatının olmadığını belirten çevreciler, tesisin Anayasa, yasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunu ileri sürüyor 13/09/2003 İBRAHİM GÜNEL İSTANBUL - Temeli 10 Eylül'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Formula-1 (F-1) tesisinin yasalara ve uluslararası sözleşmelere aykırı, yer seçiminin yanlış olduğunu ve çevresel açıdan riskler taşıdığını öne süren çevreciler, bilimsel rapor hazırlıyor. 13 oda, sendika ve STK'nın oluşturduğu platformun hazırladığı raporda, İstanbul'un içmesuyunun yüzde 35'ini sağladığı Ömerli Havzası'na kurulacak tesisin ruhsatı, planı ve ÇED olurunun bulunmadığı vurgulanıyor. 'F1 etkinliğine karşı olunmadığı, hâlâ yeni bir yer seçimi için zaman bulunduğu' uyarısının yapılacağı raporda yer alacak iddialar şöyle: Bölgede, İSKİ İçme Suyu Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliği'nin 10/b maddesine göre turizm alanı kurulamaz. Tarım Bakanlığı, bölgenin turizm alanına alınması şartıyla mera vasıflı bu alanın Mera Yasası'na göre tahsis amacının değiştirilmesi istemini uygun görmüştür. Bu durum İSKİ Yönetmeliği'ne aykırı. F-1 yatırımı Mera Yasası'nda belirtilen kamu yatırımı niteliğini taşımıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı kayıtlarında burası mera değil Orman Yasası'na tabi orman. Bu parseller Orman Yasası'na göre değerlendirilmeli. 1994'te hem 2/B, hem de 'Amme müesseselerine ait ormanlar parçalanarak satışına ve müesseseleri toprağı ile birlikte devir edilemez' şerhleri konulmuş ve bu valilikçe ilan edilmiş durumda. Proje İmar Yasası'na da aykırı. Alan için İTO Yönetim Kurulu'nca 15 Ağustos 2003'te İstanbul Metropolitan Alan Alt Bölge Nâzım İmar Planı değişiliği istenmiş ama ilgili kurumların onay ve oluru alınmamış olduğundan plan değişikliği yapılmamış. Üst ölçekli plan değişikliği olmadan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nın onaylanması, projenin tasdik edilmesi ve ruhsat verilmesi mümkün görülmüyor. Alan, 1/25000 ölçekli Ömerli İçme Suyu Havzası Çevre Düzeni Planı'na göre orman ve ağaçlandırılacak alan kapsamında. Dolasıyla parsellerin büyük bölümünün kamulaştırılması gerekiyor. 'Yasadışı projeye temel attı' Projenin ÇED planı ve oluru yok. Başbakan, yasadışı bir projenin temelini attı. İTO Başkanı Mehmet Yıldırım'a göre proje alanı 5 dönüm. 5 kilometrelik yarış pisti, otopark, garaj, oteller, konaklama evleri, atölyeler, yedek parça üniteleri, tribün ve seyir terasları yapılacağı düşünülürse, 2 bin dönümü kapsayacağı ortaya çıkıyor. Bu haliyle bile turizm değil sanayi yatırımı. Bu yatırımın hemen yanında, 18 delikli golf alanı, 200 yataklı otel ve bir üniversite inşa edilmesi, alanı cazibe merkezi haline dönüştürecek. Çöp, kanalizasyon ve trafik, bölge ekolojisine baskı oluşturacak. Tapu kayıtlarında, bölgede yoğun, hızlı bir el değiştirme ve tapuların birkaç elde toplanması görülüyor. Bu durum, sonraki dönemlerde benzer projeler için spekülatif yatırımları artıracak. Çevrenin orman olduğu ve tesisteki üniteler düşünüldüğünde, kimyasal madde ve yakıt depoları risk yaratıyor. Tesisin patlama veya sabotajı önleme garantisi yok. Ekolojik denge bozulacak F-1 dışında da motor ve gece yarışları yapılacak. Her mevsim gürültü ve ışık etkisi olacak. Gürültü yaklaşık 5 kilometre alanda yaban hayatı etkilediğinden, canlılar bölgeyi terk edecek. Ekolojik denge, su kalitesi ve biyo çeşitlilik bozulacak. Gürültü, ileride oluşabilecek yerleşim alanlarını da huzursuz edecek. Ömerli, İstanbul'un tek su kaynağı. Nitekim Darlık Barajı ve ileride yaşama geçecek Melen Projesi'nin suyu Ömerli'ye akacak. Yani su kalitesinin bozulmaması gerekiyor. Proje alanından barajı besleyen ana kaynak olan Değirmendere geçiyor. Bu kadar büyük bir yatırıma ayrılacak 60 milyon dolar, kültürel varlıkların ortaya çıkarılmasına ve restorasyonuna ayrılsa, ülke tanıtımına F-1'den daha çok katkı ve daha çok turist gelmesini sağlar. Proje, İstanbul halkı değil, belli kişilerin katılıp para kazandığı bir etkinlik olacak. Bundan kamu yararı düşünülemez. Yer seçimi Türkiye'nin imza koyduğu Bern Konvansiyonu ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne aykırı. Çünkü bölgede dünya üzerinde yalnız bir bölgede yetişen ve korunması gereken iki bitki türü var. F-1 yarışları için ülkede sigara yasağının kaldırılması gerekiyor. Yani, yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Çünkü yarışan takımların sponsorları dev tütün şirketleri. Reklam yasağı kalkarsa, tüketim yaklaşık yüzde 50 artacak ve yılda 2 milyar dolar olan sağlık harcamalarına 1 milyar dolar daha eklenecek. F-1 yatırımının bu şekilde gerçekleştirilmesi, Anayasa'nın 'Tarım alanlarının korunmasını' öngören 45., 'Çevrenin korunmasını' öngören 56., 'gençliğin uyuşturucu maddelerden korunmasını' öngören 58., 'Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını' öngören 63. ve 'Ormanların korunmasını ve geliştirilmesini' öngören 169. maddelerine aykırıdır. Proje bu haliyle uluslararası alanda ülkemizin tanıtımına olumsuz etki yaratacak. http://www.radikal.com.tr/veriler/20...aber_88556.php
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|