![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 55
|
İstanbul'un (ve Türkiye'deki tüm deniz kentlerinin) denizle ilişkisini kesen yaygın bir uygulamanın, kıyı şeritlerinde dolgu alanlar elde edilmesi ve bu alanların büyük bir bölümünün "otoyol"lara dönüştürülmesi olduğunu biliyoruz. Bu alanlardan biri de Kadıköy'de, Kurbağalıdere'den Moda burnuna, oradan da Mühürdar sahiline uzanan yoldur. Bu alan, Dalan döneminde, tüm Kadıköy kıyısının doldurularak sahil yoluna dönüştürülmesi sürecinde ortaya çıkmış, ne var ki (çeşitli baskı gruplarının etkisiyle) yaya yolu olarak değerlendirilmişti. Yalnızca yayaya açık bir rekreasyon alanı olması, dolgu alanın taşıdığı olumsuzluğu yumuşatan, hatta özellikle Kurbağalıdere-Moda İskelesi arasındaki bölümde çevre sakinlerinin yeşil alan gereksinimini karşılayan bir uygulamaydı. Bir yıl önce bu bölümde titiz bir uygulamayla yeni kentsel mobilyalar yerleştirildiğini, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışması yapıldığını, zemin kaplamasının yenilendiğini gördük.
Bugün, bu kıyı şeridinde inanılması zor bir uygulamaya tanık oldum: Park ve Bahçeler Müdürlüğü, bir ekskavatör yardımıyla kısa süre önce dikilen ağaçları söküyor, yeşil alanı ortadan kaldırıyordu. Sorumlu kişiye ne yaptıklarını sorduğumda yanıt şu oldu: "Sahil şeridi otomobil yoluna dönüşecek, o yüzden ağaçları ve yeşili söküyoruz!" Edinebildiğim bilgi ise şöyle: Kalamış yönünden gelen yol Kurbağalıdere üzerine inşa edilecek bir köprüyle Moda kıyısına bağlanacak, sahil şeridinin bütünü otomobil yoluna dönüşecek, Moda Deniz Klübü'ne isabet eden bölüm ise tünelle (evet, yanlış okumadınız tünelle) geçilecek... Bu arada Vedat Bey'in Moda İskelesi'nin kıyıyla bağlantısı arasına da doğal olarak bu yol girecek. Mekanın bugünkü ölçüleri düşünüldüğünde dolgu alanın daha da büyütüleceğini tahmin etmek de zor değil. Yine tahmin edilebileceği gibi projeye ilişkin ayrıntılı bilgi elde etmek de mümkün değil, Kadıköy Mimarlar Odası Şubesi'nin ise konudan haberi yok, araştıracaklarını söylemekle yetiniyorlar. Korhan Gümüş'ün hep üzerinde durduğu, sivil katılıma sırtını dönmüş projelerden biri daha... Bir süredir Kadıköy'de sahile yerleştirilen parmaklıklarla ilgili haklı tepkileri izliyorum. Parmaklık uygulamasının çok vahim olduğu açık, ama sonunda aklı başında biri gelir, o parmaklıkları kaldırır, mesele hallolur. Moda burnunda ise denizle kent arasına ortadan kaldırması olanaksız bir bariyer çekiliyor. Tünel dalışı, tünel çıkışı gibi mekanı tümüyle insansızlaştıracak uygulamalar ise cabası. Herkesi bu konuda bilgi toplamaya ve tepkileri dile getirmeye davet ediyorum... En son Aykut Köksal tarafından düzenlendi : 29-01-2003 22:00. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Demek sonunda bu da oldu. Hep günün birinde birinin bu işi akıl edip uygulayacağına dair bir şüphe vardı içimde. Nedeni de basit: Bir biçimde "tutmuş" bir operasyon oldu mu, bunun devamı hemen gelir. A.Menderes'le başlayan sahil yolu açma projesi B.Dalan ile doruğuna ulaşmış, adeta engellenemez bir enerjiyle şehrin su kenarları kuşatılmıştı. Şöyle hava fotoğrafı ölçeğinden bakın, şehre ve suya teğet yollar tarafından kuşatılmamış ne kadar az yer kaldığını göreceksiniz.
Bir tür "sosyal kader" gibi bir şey bu. İçinde herhangi bir "akıl" unsuru da barındırmıyor. Latife Tekin'in kullandığı bir deyim vardı bir zamanlar: "akılsız şiddet" diye. Bu terimi, mesela parasını çalmak için birisini vurmakla, hiç bir nedeni olmadan vurmak arasındaki pek de ince olamayan farkı dile getirmek için kullanıyordu. Hepsi değil, ama bu sahil yollarının bazıları, hatta çoğunluğu bu ikinci türden "adam vurma" gibi geliyor bana; sırf yapmış olmak için, "sahil yolu açma" konusunda herhangi bir akıl türü ile açıklanamayacak bir "sosyal mutabakat" oluştuğu için. "Yolun kaçınılmazlığı" ile Moda nostaljisinin arasındaki "ince" dengeyi gözetme iddiasındaki köşe yazılarını görür gibiyim. Birinden ya da ötekinden yana ağırlık koyarak. Nostalji motivasyonunu bir yana bırakıp, kentin ortasında bir yerlerde kısmen sükunetini koruyan bir yerin kalmaya devam etmesi, sanki hiç üstünde durulmayacak bir sosyal ve bireysel değermiş gibi... Moda, istisnai sakınmışlığını, değişimi kısmen ucuz atlatmış olmasını, düpedüz "içinden yol geçmemesine" borçluydu. Bu sayede üzerinden geçilmeyen bir "cep" konumunda kalıyor, oraya gitmek için özel bir nedeni ve/veya isteği/talebi olmayanların uğramadığı, kastetmeden kendilerini içinde bulmadıkları bir yer oluyordu. Hala kısmen alınan sayfiye kokusunu tamamen bu konumuna borçluydu... Birden "di-li geçmiş zaman" kipinde yazdığımı farkettim. Sezgileri 1950'lerden sonra oluşmuş biri olarak, işin sonu gözümde canlanıvermiş olmalı... Muhtemelen bunu yaparlar; biri olmazsa öteki. "Akılsız şiddet"in öznesi anonim çünkü; birini nefesinin yetmediği yerde öteki devralır misyonu daha da büyük bir enerjiyle... Ama neden karşı çıkılmasın? Bence bu işi sadece Modalılar'a da bırakmamalı... Mesela mimarlar ve plancılar, "rant"a, projeden kazanılacak paralara falan değil de, doğrudan "akılsızlığın" kendisine vurgu yaparak bu işe karşı çıkacak iyi bir aktör profili olabilirler. Sevgili Aykut Köksal'ın çağrısına uyarak etkin bir karşı koyuş örüntüsü, direnci oluşturmayı anlamlı buluyorum. Ne gerekiyorsa yapalım... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-11-2002
Mesaj: 2
|
Sahil seritinin otoyola donusturulmesi bir ihtiyactan
kaynaklanmakta. Benzeri uygulamalar Amerika'nin degisik sehirlerinde (Chicago-Lake Shore Drive, Cleveland, vb) mevcut. Sehrin zamaninda planli yapilmamasi sonucu, belediye bir mecburiyetten bu yollari denizi doldurma suretiyle acma zorunda (bunun alternatifi kadikoy-moda orneginde uc yada dort sira apartman blogunun sahil seridi boyunca yikilmasi ki bunun imkansiz oldugunda herhalde hemfikiriz). Eger istenirse, yolun bittigi noktadan yapilacak bir ekstra doldurmayla yesil alan, park kazanimi soz konusu olabilir. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-12-2002
Mesaj: 45
|
Alıntı:
Kadıköy'ün, özellikle Moda'nın böyle bir yola ihtiyacı yok. 6 tarafı su ile çevrili bir kentin % kaçı sahil yollarıyla işgal edilmiştir? Hangi insan denize bu kadar sırtını dönmek ister? İçine girelim onunla yaşayalım diyeceğimize yol yapalım demenizdeki gerekçeleriniz nelerdir? |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-12-2002
Mesaj: 45
|
Denize arabayla girmek istemiyorum...
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-12-2002
Mesaj: 45
|
Daha önceki dolgu yapılıp trafiğe açılan alanlar çok mu iyi sonuç verdi???
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-12-2002
Mesaj: 45
|
Siz olsanız nereye yol yapmazsınız?
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Konu sahile yol açılması değil. Elbetteki bazı durumlarda bunun bir çözüm olabileceği, en azından olup olmayacağı tartışılabilir. Burada konu, hem ana arterlerden kolay ulaşılabilir olma, hem de onların "üzerinde" bulunmama ayrıcalıklarının ikisine birden sahip olan bir yerin, son derece istisnai olan bu konumunun ortadan kalkacak olması. Bu bir...
İkincisi: peki ne uğruna? Feneryolu'na kadar gelen sahil yolunu Moda Burnu'ndan dolaştırarak Kadıköy'e bağlamak ne türden bir akışa katkıda bulunacak, Kadıköy boşluğuna bir düğüm daha atmaktan başka?... İşte işin "akılsızlığı" da burada... Otomatiğe bağlanmış bir "yol lazım!" tepkisi vermeden önce bir kez daha düşünmekte fayda var: "Bu yol gerçekten gerekli mi?" diye... Aslında sadece yollar için de değil tabii ki. Sırf otomatiğe bağlandığı için sürdürülen her türlü fazlalık için... Sevgiler. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
dinlenmediğinizi biloryosunuz.
malesef değerli bilim adamlarımız hiç bir zaman dinlenmiyorlar...karar mekanizmasında olamıyorlar...sadece karşılıklı geyik muhabbetti içinde tartışıyorlar...bu kadar hiddetle karşı çıktığınız projeler ve uygulamaları ile ne kadar mücadele edeceksiniz.yoksa mimarlar odasının yaptığı gibi .."uzlaşma yoluna gitmeden ..iptal davası mı açacaksınız!!!! yada bu konuda formun arşivleri arasına mı girecek..beğenin yada beğenmeyen ..seçimle gelmiş bir başkanı ne kadar ikna edebildiğimiz ortada. 30 trilyon yatırılmış ve iptal edilmiş bi metro kazısı var.. sırf teknokrat yetersizliğinden...karşılıklı ipleri gerip koparmaktan .... ama. unutmayın üzerine konuştuğumuz şehir istanbul bunun ne kadar bilincindesiniz..sadece bir sahil yoluna karşı çıkıp süslü kelimelerle bunu anlatmak ve kendinizi tatmin etmeyi bırakın zaman icraat zamanıdır... |
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#11 | |||||
|
Yönetici
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bir de harita ekliyorum bu mesajla birlikte. - İhsan Bilgin'in de belirttiği gibi bu yolun Kadıköy'e ulaşması ne işe yarayacak? - 1 ve 2 ile işaretlediğim alanlarda yol nereye ve nasıl bağlanacak? Kalamış Marina'nın önüne kadar gitti diyelim sonrası nasıl çözülecek? - Hepsini boşverelim değer mi? Not: Alttaki haritada Moda Burnu'nu dolaşarak Kurbağalı Dere'den Kadıköy'e ulaşan yol tahmini olarak çizildi.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|||||
|
|
|
|
|
#12 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Bilim adamları zaten karar mekanizmalarında olmazlar. Karar mekanizmaları ile bilim kurumlarının birbirlerinden ayrı durmaları gerekir...
Düşünmenin, muhakeme etmenin ve konuşmanın bizzat kendileri birer eylemdir. Diğerlerine göre bazan daha sofistike, bazan da daha pasif olmaları bu durumu değiştirmez. İşin en tehlikeli tarafı düşünmeyi ve muhakemeyi tamamen askıya alan otomatik reflekslerle eyleme geçmektir. Düşünmekten ve muhakemeden, başkalarının düşünmesinden ve muhakeme etmesinden korkmayın. "Süslü" dediğiniz kelimelerin de, bir zamanlar bu konular üzerinde daha yoğun durmuş olmanın birikiminden beslenen ifade biçimleri olabileceğini, en azından bunun ihtimal dahilinde olduğunu bir değerlendirin. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 48
|
Resimler, son yıllarda Türkiye'de gördüğüm en kayda değer kent projesi olan İzmir-Kordon sahil düzenlemesinden. Aktörler İzmir Belediye Başkanı Ahmet Priştina, proje yöneticisi olarak mimar Hasan Topal vd... Çok değil, bundan 5 yıl önce bu sahil bandı, 3-4 metre yüksekliğinde, bol şeritli bir "duble" otoyol geçirilmek üzere hazırlanmıştı. Başta oda olmak üzere ciddi ve şuurlu bir dirençten sonra (bu arada belediye yönetimi de değişmişti) bir kaç yıl içinde Kordon bandı resimlerdeki haline geldi:Projenin ilk bakışta göze çarpan özellikleri: 1. Otomobil yolu iyice kontrollu ve "yumuşak" bir yer tutuyor; 2. "Yeşil bant", üzerinde o doğrultuda yürümek için hiç bir neden olmayan kavisli yol izlerinden, böbrek biçiminde havuzlardan, sırf ne yapılacağı bilinemediği içine serpiştirilmiş beton/taş düzenlemelerinden (örneğin "anfi-tiyatro"), kısacası büyük şehirlerimizin son 30-40 yıldaki en "derin" mimari konvansiyonlarından uzak durmayı becerebilmiş; zeminleri farklı nitelikte, iyi "tasarlanmış" ve iyi "yapılmış" 3 adet paralel yürüyüş bandını (örneğin çim yüzeyi ile sert zemin kotları aynı yükseklikte ve ara kesitleri hem kararlı bir hat oluşturuyor, hem de bu kararlılıklarına güvenerek kaba bir eşik olma ihtiyacı duymuyorlar) "yeşil"in içine usturuplu bir biçimde gömmekten ibaret bir proje bu. Bütün bu kararlılık özellikleri, projeye oldukça dramatik bir efekt kazandırıyorlar. Tabii "iyi düşünmenin" yanı sıra "iyi yapmak" da çok önemli bu türden projelerde, yani bir "artifakt" olarak ürünün kalitesi. Dolayısıyla hem "düşünsel", hem de "ürün kalitesi" anlamında,görmeye alıştığımız kent projelerinden epeyce farklı bir uygulamayla karşı karşıyayız. 3. Binaların önündeki kaldırımlar da 3 şeride ayrılmış: Ortadaki şerit Kordon'un ünlü kahve ve lokantalarına tahsis edilirken, kenarları da yürüyüş aksları olarak tarif edilmiş. Bir de standarda bağlanmış, metal gölgelikler. Her şey bu kadar... Kordon'un önceki düzenlemesiyle yenisi arasındaki fark benim baştan beri "akıl-akılsızlık" karşıtlığıyla dile getirdiğimin iyi bir örneği. "Şuurlu-şuursuz" olarak da adlandırabilirdim. Yani ben hakaret etmekten ziyade, 2 eylem türü arasındaki farklılığa işaret etmeye çalışıyordum. "Chili"nin tepkisi, hiç kasıtlı oduğunu düşünmediğim biçimde, eylem denilen şeyin ancak "şuursuzca" yapılabileceğine şartlanmanın sonucu gibi geliyor kulağa ne yazık ki... Ben Moda sahiline, hem tasarım, hem de artifakt kalitesi anlamında bu nitelikte bir düzenlemenin yapılmasının önünde, son 30-40 yılın "derin" alışkanlıklarından ve konvansiyonlarından başka bir engel görmüyorum. Bu hem önemli, hem de önemsiz bir engel türü: "Önemli", çünkü bu türden geniş mutabakatlar zaten hayatı tümüyle kuşatırlar ve şuuru kilitlerler; "önemsiz", çünkü bir kere dışlarına çıkıldı mı ve işlerin başka türlü de yürüyebileceği farkedildi mi, hızla devreden çıkıp manasız şeyler olarak gözükmeye başlarlar. Yani aslında çok kırılgandırlar. Özetle buradaki problem çok karmaşık değil: "Blur"un derlediği mükemmel data'nın buraları az-çok bilenlere hemen gösterdiği gibi, otomobilleri buradan dolaştırmanın fazla bir anlamı yok. Ancak bu iyi bir sahil projesine ihtiyaç olmadığı ve de bunu yapmanın mümkün olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine: ihtiyaç tam da bu! Motivasyonlarımızı kör dehlizlerde tüketmek yerine, "iyi düşünmenin", "iyi yapmanın" önünde bir engel olmadığını içine sindirmiş kanalların içinde buluşmayı da deneyebiliriz. Arkitera ortamı da bunun için pekala oldukça elverişli bir ortam... |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 55
|
İhsan Bilgin'in Kordon sahil düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerine katılıyorum. Ancak (özellikle forumu izleyen genç arkadaşlar için) şu saptamanın yapılması son derece önemli: Düzenlemenin başarısı Kordon boyunun doldurulmasını haklı ve meşru kılmıyor. İhsan Bilgin'in de değerlendirmesini doldurulmuş alanı "verili" bir durum olarak kabul ederek yaptığı açık, ancak yine de (forumdaki bazı yazılar düşünüldüğünde) bunun altının bir kez daha çizilmesinde yarar var. Bilgin'in sunduğu fotoğraflar da, bu "görece" başarılı düzenlemeye karşın keşke Kordon boyu hiç doldurulmasaydı dedirtiyor.
|
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-01-2003
Mesaj: 93
|
Alıntı:
burada herşey olabilecek en doğru biçimde anlatılmış. bu "akılsızlığa" seyirci kalmak mı amacınız? dkkatli olun! moda burnu şu zavallı istanbulun hala denizle ilişkisi olan tek parçası. burada yapılabilecek o kadar güzel işler varken herifler otoyol geçirmeye çalışıyor. üstelik bunu estetik filan diye yutturmaya çalışıyor. ayrıca istanbul'un herhangi bir yerinde ağaç sökmek de cinayettir en hafif tanımıyla. "akılsızlığın" bu kadarını da göremediyseniz ne görüyorsunuz siz allahaşkına bu dünyada? merak ediyorum. mimarlar odası yine uyuyor mu? bu kadıköy temsilciliği ne işe yarıyor gerçekten? bu durumda yerinde olayı incelemek için acil bir buluşma gerekiyor bence. burada eylem planı yapılmalı. hemen! benim önerilerim şunlar: 1) ağaçların yeniden dikilmesi için imza toplansın. hatta hemen tema'dan yeni fidan alınıp dikilsin. 2) estetik köprüyü yapan kimse ortaya çıkarılsın. derhal ifadesi alınsın. bakalım projesini savunabiliyor mu? 3) "ağaç katili başkan istifa" sloganıyla gürtuna'nın istifası istensin. kuklası moda iskelesinin önünde yakılsın. gazeteciler toplansın. ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|