Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > İstanbul

İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 20-02-2003, 12:53   #46
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Plan kalsın,... " Washington'da 'katılım', Moda'da 'ihanet' "

Merhaba

Sevgili Korhan,

Plan kalsın, "Virginia Ulaştıma Kurulu"ndan sana selam var...

( İlk kez foruma yazıyorum. Yazı kopyalayıp göndermek forum kurallarına aykırı mı değil mi bilemiyorum ama aşağıdakı yazı bana çok şey anlatıyor. Paylaşmak istedim.)

---------

Anahtar paspasın altında

( Bu bolumdeki fotograflar cıkmadı. Alt yazılardan varsayın lutfen.)

Soldaki Washington metrosunun yerüstündeki bölümü, yanında İstanbul metrosunun iptal edilen bölümü, Moda sahil yolu projesi.

Yerel yönetimlerin şeffaflığı konusunda iki örnek:

Washington'da 'katılım', Moda'da 'ihanet'


20/02/2003 (Radikal İki / Radikal gazetesi ekinden kopyaladım...)

YONCA POYRAZ DOĞAN
Amerika'da bayram değil, seyran değil, ama tam bayram hediyesi gibi yerel bir haber geldi... Haber yerel, ancak etkisi uluslararası düzeyde hissedilecek... Geçen gün postadan çıktı; az önce okudum: "Washington Bölgesi Ulaşım İdaresi ve Virginia Ulaştırma Kurulu, Dulles Havalimanı bölgesinde uygulamaya geçirilmek üzere, yerel bazda kabul gören ulaşım projesini seçti."
Bahsedilen ulaşım projesi, halen işlemekte olan metro sistemini, Washington'un Dulles uluslararası havalimanına kadar, hatta daha da ötesine bağlayacak. Yolcular için taksi ya da dünyaları dolaşan servis otobüsüne alternatif olarak geliyor. Hem ucuz hem güvenli hem çevre dostu hem zaman kazandıran hem de her milletten insanı mutlu edecek bir proje bu...
Üstelik bölge halkı ve kuruluşlar tarafından yüzde 78 oranında kabul görmüş. Zaten bu yüzden, yeni otoyol yapımı ve yeni sistem otobüs gibi alternatif projeler bir kenara bırakılmış. Oldu bitti yok. Bölge insanının dediği olacak ve kentin içini ağ gibi sarıp, banliyölerde sona eren metroya direk bağlantılı, 53 kilometre uzunluğunda raylı sistem inşa edilecek.
Ben de sözü geçen bölgede oturuyorum. Metro durağı evimin yanında. Bu demektir ki, ABD içinden, Türkiye'den ve dünyanın başka yerlerinden gelecek bilumum dostlarıma, "Uçaktan çık, metroya atla, bizim evin önünde in, anahtar paspasın altında" diyebileceğim. İş yerinden izin almak için türlü diller dökmeye, Türkiye için ayrılan yıllık izinlerden çalmaya gerek kalmayacak. Dedim size, bu metro projesi uluslararası mutluluk getirecek...
Mutluluk deyince aklıma memleket düşer... İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, "Bir yılda 100 kilometre metro yapmayı hedefliyoruz. Ulaşım sistemlerini İstanbul'un her tarafına yayarak, İstanbulluların ömrüne ömür katıyoruz" demiş. Ayrıca kent çapında 10 ayrı hatta metro çalışması yapılıyormuş. Ne mutlu İstanbullulara...


13 yıl gecikmeli sunum
Ancak akılları karıştıran bazı uygulamalar kimi İstanbulluların, geceleri uykusuz ve mutsuz geçirmelerine neden oluyor. Yaklaşık 13 yıldır yapımı süren İstanbul metrosunun, Süleymaniye Camii altından geçen bölümünün iptal edilmesi ve en azından 33 trilyon liranın heba olması gibi.
Uygulama projesini, 1 nolu Tarih ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na sunmak ancak 13 yıl sonra akıllarına gelmiş. Kurul da hayır demiş.
İstanbullular "Proje kurula neden bu kadar geç verildi? Kurul yıllardır neden sessiz kaldı?" diye soruyor mudur acaba? Ya bu soruların yanıtları
İstanbulluların ömründen ömür eksiltecek kadar anlamsız olursa?
Memleketi bıraktım. Virginia'ya döndüm... Geçtiğimiz yıl boyunca postadan duyuru üzerine duyuru geldi. Yeni havalimanı ulaşım sistemi ne olacak? Oturumlara gelin, e-posta yollayın, mektup yazın, yeter ki görüşünüzü bildirin diye. Bültenler isteseniz de istemeseniz de geliyor.
Proje bilgilerine erişmek için ayrıca ücretsiz hattan telefon edilebiliyor. Ayrıca, internet sayfalarından projeyi inceleyip, sorulara e-posta ile yanıt istenebilir.
Ah, şu klasik mektuplar! Zarflı, kağıtlı, kalemli. O da kullanılabilir... Mahalleli bir araya gelip konuyla ilgili brifing verilmesini isteyebilir. Hatta bölgedeki 24 kütüphanenin adresi veriliyor. Birine gidilip, projenin her türlü detayı bırakılan dosyalardan öğrenilebilir.
Bitmedi! Bu tüketici toplumunda, kapitalizmin patronları her türlü senaryoyu düşünüp, ona göre plan yapıyor. Civardaki en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Tysons Corner'daki kioskta da bilgi sunuyorlar. Proje çalışanları soruları yanıtlıyor; planla ilgili haritaları, çizimleri gösteriyor; periyodik e-posta hizmetlerine geleni geçeni abone yapıyor; yeter ki isteyin...


Kapalı kapılar ardında projeler
Yine olmuyor, memleket kaygısı bitmiyor. Gurbet başkadır derlerdi de inanmazdım... Geçtiğimiz haftalarda SİT alanı üzerindeki nadide bir mekânda, Moda sahilini Fenerbahçe'ye bağlayacak olan yeni yolun açılış töreni yapılmış. Olacak şey değil, projeden İstanbullular bir yana, Modalıların bile haberi yok... www. arkitera.com'a yazan bir mimar, açılış töreni sırasında tesadüfen oradan geçerken kalabalığı görüp, neler oluyor diye yaklaşınca projeden haberdar olmuş. Web sitesinde gördüğüm kadarıyla mimarlar saçlarını başlarını yolmaktalar. Projenin imkansızlığı bir yana, bölge sakinlerinden özellikle gizlenerek, oldu bitti mantığı içinde kotarılmasını yerel yönetimin bir ihaneti olarak görüyorlar.
Bir de Türkiye'nin en büyük ulaştırma projelerinden olan İstanbul Boğazı tüpgeçidi inşaatı (Marmaray) var. Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı banliyö hatları yapımına ek olarak, Haydarpaşa-Sirkeci arasında Japon teknolojisiyle boğazdan tüp geçit olacak. Avrupa ve Asya'nın bağlanması az bir şey mi? Saatte 70 bin yolcu taşıması beklenen, 2.5 milyar dolara malolacak dev bir proje.
Yaklaşık 44 kilometrelik bölümü Asya'da, 20 kilometrelik bölümü Avrupa'da, 2 kilometrelik bölümü tüp tünel ve 11.5 kilometresi de Sirkeci-Yedikule arasında olmak üzere toplam 76 kilometre uzunluğunda olacak. İnşaatın bu yıl içinde başlaması, 2008'de bitmesi planlanıyor. Heyecan verici.
İstanbulluların da yüreği heyecandan pır pır atıyor olmalı... Güzergâh, ya fay hatlarından geçiyorsa! Projeler yapılırken pek haberleri olmadı, tamamlandıkça kendilerine bilgi verilecek mi acaba?


Verginizi artıralım mı?
Memleket meseleleri nedeniyle anlata anlata bitiremediğim, hakkında bülten üzerine bülten yollanan Virginia'daki havalimanı raylı projesi de, ABD çapında en büyük ulaştırma projelerinden biri. Tam 3.2 milyar dolar tutarında.
5 Kasım ara seçimlerinde referandum yapıldı ve soruldu: "Virgina'da ulaşım projelerine hız vermek için, gıda dışında kalan mamüllere 1 dolar vergi başına yarım sentlik artırım yapılmasına evet mi, hayır mı?"
Virginia'lılar "Hayır, biz yeterince vergi veriyoruz, federal hükümet ulaştırma projelerine destek versin" dedi. Şimdi kaynağın en azından yüzde 50'si federal kaynaklardan gelecek. Gerisi yerel, belki bir kısmı da özel fonlarla tamamlanacak.
Bir de 'Çevresel Etki Değerlendirme' raporu var ki, bu yöndeki çalışmalar 2000'de başlamıştı, bu yıl ortasında bitecek. Bunda da projenin etkileri yerleşimden ekonomiye, güvenlikten bakım masraflarına, toplum hizmetlerinden estetiğe, gürültüden hava kalitesine, doğal kaynaklardan enerjiye, tarihi ve arkeolojik değerlerden çevre adaletine kadar pek çok açılardan masaya yatırılıyor. Rapor tamamlandıkça, her aşamada halka sunuluyor.
Şimdi bekliyoruz. Komşum bir sevinçli, bir sevinçli... Yazın yapılan oturumlardan birine gitmişti. Aslında gönlü raylı sistemden yana olmasına rağmen, projenin 10 yıl gibi uzun bir sürede tamamlanacağı ve mevcut trafik karmaşası illallah dedirttiği için, katıldığı toplantıda tercihini geliştirilmiş otobüs sisteminden yana kullanmıştı.
Yeni gelen bültenden öğrendiğimize göre buna da çözüm var. Raylı sistem tamamlanana dek, ulaşım sıkıntıları otobüs projesi ile hafifletilmeye çalışılacak.
Sadece komşum değil, ben de sevinçliyim. Bir de şu savaş olmasa ben de havalara uçacağım.
Gurbette yaşayanlar bilirler, sıla özlemini dindirmenin en etkin yolu, memleketten gelen dostlardır. Anahtar paspasın altında...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-02-2003, 15:26   #47
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 19-12-2001
Mesaj: 6
popülasyon

Kalamış sahili ile ilgili yazdığım yazı, değişimler ve son olarak da Kordon boyu ile ilgili resimler daha önce açıklamaya çalıştığım düşüncelerimi tamamıyla doğruluyor. Giderek artan nüfus artışı beraberinde 1-2 katlı binaların yıkılarak 3-4 katlı binalar daha sonra bunların yıkılarak 5-6 katlı binalar daha sonra da 10 kat ve üzeri binaların yapılmasını gerektiriyor. Yollar, rekreasyon alanları vb. ise tamamen aynı kalıyor. Sonuçta da merkezden şehirdışına ve aksi istikamette (maalesef) denizlere doğru bir ilerleme ortaya çıkıyor. Çare ise; ya popülasyon artışının engellenmesi, ya moda sahil yolu gibi projelerin ortaya çıkması, ya da tüm istanbul' un yıkılarak Chicago, New York örneklerinde görüldüğü gibi gökdelenlerin dikilmesi olarak gözüküyor. Sonuçta İstanbul' un yüzölçümü belli, yaşayan insan sayısı giderek artıyor. 35 m2 bir salona 60 kişi sığdırmaya çalışırsanız salondan çıkmak isteyen bir kişi nasıl dışarı çıkabilir? Cevap: Balkona çıkar ve doldurma-çıkma tarzı (!) bir strüktür inşa ederek diğer balkonlardan evin diğer bölgelerine ulaşmaya çalışarak, tabii m2 aynı kalıp da insan sayısı 100 kişiye ulaşırsa ne olacak, işte bunu kimse bilmiyor...

Açıkçası ben İstanbul' un 10 sene sonraki halini çok merak ediyorum, tabii Kordon' un da. Ancak insanların artık sadece Anadolu' dan değil İzmir gibi Ankara gibi büyük şehirlerden de İstanbul' a göç ettiklerini düşünecek olursak İzmir bölgesinde meydana gelebilecek değişikliklerin İstanbul' da olanlara göre çok daha az bir oranda oluşacağını zannediyorum.

Hele hele bir de -umarım asla olmaz ama- şiddetli bir deprem gerçekleşecek olursa İstanbul' da...
bkaptanoglu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 24-02-2003, 15:42   #48
mak
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-12-2002
Mesaj: 6
Thumbs up

1.sanırım uygulanacak projenin olumsuzluğu hakkında herkes hemfikir.
peki çözüm önerileri nerede (ben göremediysem özür dilerim.)

2.a. menderes öncesi dönemde kullanılan raylı sisteme ait dökümanlar
incelendiğinde sorunun toplu taşımayla çözüldüğü net olarak görülebilir.
(elimdeki fotoğrafları ekleyemiyorum 2. özür)

3.tepki verme konusunda modalıların öncülüğünde bir hareket daha etkileyici
olacaktır.

4.medya bu konuda halkı doğru bilgilendirmeye zorlanmalı.
mak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 24-02-2003, 15:47   #49
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 54
Körler memleketine şaşılar kavşağı

Planlanan kavşağın nedenini ilk bakışta anlamak mümkün değil, çünkü burası stada ve Mühürdar trafiğinin çıkış yeri olmasına rağmen trafiğin tıkandığı bir yer olmadığı gibi, ilerde daha fazla trafik olacağına dair de hiçbir emare yok...Eğer amaç köprü yollarını sahil yoluna bağlamak ise (bunu düşünmek bile korkutucu) o zaman bu proje trafik açısından hem yanlış hem yetersiz. Çünkü o durumda neredeyse Kurbağalıderenin üzerinin kapatılmasıyla kazanılacak genişlikte bir çevre yolu uzantısı ve üçyolu Kurbağalıdere tercihli olarak bağlayacak muazzam bir kavşak düşünülmesi gerekirdi ki proje en azından şimdilik (iyi ki) bu değil. Çünkü böyle bir proje Kadıköy Meydanını dev bir otoyol kavşağına, Mühürdardaki dolguları otoyola, Kalamış’ı, Fenerbahçe’yi mezbeleye, Anadolu yakasının güneyini ise bütünüyle denizden ve sudan kopuk bir “bozkır yerleşimine” dönüştürecektir.
Türklerin denizden ve denizcilikten nasibini almamış olmaları kör olmaları için neden olmamalıdır. Ayrıca böyle bir projenin trafik açısından bile anlamı yoktur. Bunu görmek için karşıdaki Tarihi Yarımadaya bakmak yeterlidir.
Eminönü son yirmi yıldır düzenli ve zorunlu olarak yayalaşmaktadır... (yaya bölgelerinin artması, toplu ulaşımın gelişmesi, araç trafiğinin fiilen bir çok bölgede ortadan kalkması, trafik gerektiren ticari ve sanayi işletmelerin yeni bölgelere taşınması, otopark yerlerinin azlığı ve kalan yerlerin çok sıkı denetlenmesi nedeniyle) Bunun sonucunda da Sahil Yolu özellikle Yenikapı’dan itibaren işlevini neredeyse yitirmiştir. Muazzam bir alanı kaplayan ancak çok az aracın geçtiği bir yol durumuna dönüşmüştür. Aynı süreç Kadıköy’de de başlamıştır ve devam etmektedir.
Bu sahil yolu yüzünden İstanbul’un geçmişte denizle iç içe semtleri özelliklerini tamamen yitirmişlerdi. (Sabah güneşiyle Narlı kapı, Yedikule, Kumluk anlamına gelen Samatya, bostanlarıyla büyük ve küçük Langalar, meyhaneleriyle Kumkapı, Cankurtaran...semt özelliklerini yitirmiş turistik kebapcı dükkanlarına dönüşmüşlerdi.) Buna rağmen akıllanmadık. Aynı “denizden uzaklaştırma” Anadolu yakasında da yaşandı: kimi kimsesi olmayan parklar, kabuslar konusu, cehennem zebanisi bir yarış pisti olan sahil yolu ve artık denize inemeyen sokaklar... Kaybedilen sadece şiir değil bu semtlerin varlık nedenleridir. Yine de akıllanmadık. Halbuki Kadıköy; çarşısı, meydanları, parkları, tarihi ve nitelikli binaları ile ideal bir insan yerleşimi olarak sürdürülebilir ve geliştirilebilir. Doğru olan ve Kadıköye değer kazandıracak olan da budur.
1960’larda Haydarpaşa Garı, otobüs durakları ve yollar Söğütlüçeşmeye yönlendirilirken de bu düşünce vardı. Ankara Asfaltı kent içi semt ulaşımının ana ekseni olacak (bu günkü mezbelelik gibi değil), minübüs yolu ve Bağdat Caddesi yine bu dağılımı semt kimliklerini bozmadan sağlayacaklardı. Yani denize dik bir sistem ve onu destekleyen farklı niteliklerde iki tali aks. Gelişmiş bir toplu taşımacılık; Kurbağalıdere ve Haydarpaşa Derelerinin adalaştırdığı Kadıköy... Yine aynı düşünce doğrudur ve Kadıköy Adasının kurtarıcısıdır. Bu toplu ulaşım noktasından Yeldeğirmeni Kadıköy ve Moda’ya uzanacak bir toplu ulaşım sistemi tüm Kadıköy Adası için yeterli olacaktır. Amaç köprüleri ve Ankara Asfaltını Sahile bağlamaksa önce Fenerbahçe Stadı önündeki “muhteşem” çevre yoluna nazır stad girişine izin verenler samimiyetlerini yoklasınlar.
Önümüzde Eminönü ve anlamını yitirmiş (hiç kazanmamıştı) Sahil Yolu örneği varken, Kadıköy’de de aynı anlamsız transit yollar için semtlerimizi, sokaklarımızı ve meydanlarımızı, ruhlarımızı kaybetmeyelim. Bir kez daha körler kenti olmayalım.
Yılmaz Kuyumcu
__________________
galatalıyım
yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-02-2003, 11:48   #50
Arkitera Üyesi
 
Aykut Köksal'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 17-07-2001
Mesaj: 55
İki teşekkür

Forum'a 29 Ocak'ta yazdığım bir yazıyla, Moda sahiline yapılacak otoyolla ilgili tartışmanın başlamasına vesile olmuştum. Bugün konunun Moda Semt Girişimi'yle sivil bir inisiyatife dönüştüğünü görüyoruz. Bu bağlamda (bir Modalı olarak) iki teşekkür boyun borcu oldu: İlki, başından beri konunun gündemde kalmasını sağlayan Arkitera'ya, ikincisi ise Moda Semt Girişimi içinde yer alan Mimarlar Odası Kadıköy temsilciliğine. İlk yazımda odanın ilgisizliğinden yakınmıştım, odanın bu girişime katılımı beni mahçup etti...
Aykut Köksal offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-03-2003, 19:47   #51
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-11-2002
Mesaj: 28
25 yıldır programlı bir şekilde toplumun tüm katmanlarında fiziksel ve psikolojik olarak devam eden geçmişin izlerini yok etme sürecinin yeni örneklerinden biri moda sahil yolu projesi.bir süre önce benzer yok etme hareketi arnavutköy den kandilli ye bağlanması düşünülen 3. boğaz köprüsü ile gündeme gelmişti.Köprünün iki ayağında boğazın her iki yakasında sayıları gittikçe azalan boğaz köylerinden ikisi vardı.arnavutköy yaşayanları bu asimilasyon hareketini durdurmayı başardı.
bütün cidarları denizle çevrili kentin insanlarını denizden koparma hareketinin açıklaması nedir? İhtiyaç bu sorunun açıklaması olabilir mi? Kentsel boyutta, kara ulaşım problemi böyle akılsızca ve düşünülmeden yapılan ileriyi göremeyen projelerle çözülebilir mi? Ne yapamamız gerekiyorsa hemen yapalım........
farang offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-03-2003, 18:46   #52
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Aksel Tibet, iki gün önce, sahildeki inşaat çalışmalarının son durumunu fotoğrafladı. Fotoğrafları görmek için http://www.arkitera.com/gundem/moda/fotograflar.htm adresini tıklamak yeterli...
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-03-2003, 23:53   #53
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-03-2003
Mesaj: 2
Thumbs down YAPILMAMALI

Bence de Kadıköy'ün böyle bir yoğunluğu kaldıracak hali yok. Gerekirse toplu taşıt araçları ile Kadıköy'e ulaşılmalı. Bu sahil yolu işlev açısından da gereksiz. Bunun yerine Kadıköy Meydanını işlevi hafifletilsin ve Fenerbahçe koyuna Vapur ile taşımacılık yapılmasının yolları aransın.
Mustafa Cam offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-03-2003, 00:00   #54
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-03-2003
Mesaj: 2
YAPILMAMALI!!!!!

Bana Göre bu yol yapılacağına Kadıköy'ün trafik yükünü hafifletmek amacıyla. Deniz taşımacılığının bir kısmını Fenerbahçe Koyuna Taşımayı denesinler ve özendirsinler
Mustafa Cam offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-03-2003, 11:13   #55
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 03-03-2003
Mesaj: 1
moda semt girişimi

Moda semt girişiminin deklerasyonunu ve başlattığı imza kampanyasını taktir ediyorum, lakin imza kampanyası dışında bir çalışma olup olmadığını -misal- modalı avukatların müdahil olduğu bir dava açılması, mimarlar odasının üst düzeyden bir kınama yazının belediye iletilmesi, yada bir protesto gösterisi ile basının haberdar edilmesi gibi girişimlerin olup olmadığını merak ediyorum.

Girişimlerin sözlü değil fiili olması bence başlayan inşaatın hemen durdurulması ve daha fazla ağaç kesilmesinin önünün alınması için elzemdir.
zennup pınar offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-03-2003, 12:36   #56
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Girişimin etkinlikleri

Sayın Zennup Pınar,

Moda Semt Girisimi'ni etkinlikleri farklı alanlarda sürdürülüyor. Girişim içinde yer alan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1. Bölge Temsilciliği (Kadıköy temsilciliği) hem hukuksal süreci başlatmak için çalışmaya başladı, hem de ilgili kurumlarla yazışmaları sürdürüyor. Ayrıca Esen Karol'un tasarladığı "MODA SAHİLİ OTOYOL OLMASIN" başlıklı 50cmx70cm boyutlarında bir afiş basıldı ve KADOS (Kadıköyü Bilim Kültür ve Sanat Dostları Derneği) üyeleri tarafından tüm Moda ve Kadıköy çevresine asılmaya başladı. Bu afişi orijinal boyutlarında http://www.arkitera.com/gundem/moda/basinodasi.htm adresinde görebilirsiniz.
Moda Semt Girişimi inşaat alanında bir basın açıklaması gerçekleştirecek. Açıklamanın yapılacağı tarih bildirilecek. Basınla kurulan ilk ilişkiler de sonuç vermeye başladı. Melih Aşık'ın Milliyet'teki köşesindeki yazının ardından Yazgülü Aldoğan da, dün Posta gazetesindeki köşesinde "Moda'yı katlediyorlar" başlığıyla konuyu ele aldı...
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-03-2003, 16:02   #57
yks
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 10-03-2003
Mesaj: 3
Peki ya Moda Deniz Klubu yasal mı?

Bende eski bir Moda'lı olarak nostaljik anılarımı tabii ki yaşatmak istiyorum:
Ancak:
1) Sacma bir kararla Yogurtcu Park yokusunun Kadıkoy'den nerdeyse tek çıkış yapılması sonrasında Moda Ilkokulundan itibaren trafigin Kurbalıdere köprüsüne kadar tıkanmasını hiç yaşadınız mı?
2) Yolun Moda burnundan donecegini herhangi bir resmi kurumdan teyid ettirdiniz mi? Yoksa yol yanlızca Kurbalıdere yokusuna mı bağlanacak?
3) Yol sahilden bile gececek olsa gececegi yer Moda Deniz Klubunun önü olacaktır. Moda Deniz Klubunun 1975'li yıllarda ne sekilde inşaa edildiğini ve yıllarca kaçak olması sebebiyle yarım vaziyette kaldığını hatırlayanınınız var mı? Şu anda Moda burnuna kadar olan alanı MDK'nun alanı oldugunu ve burna dikilen tabela ile buraya girilmemesi gerektigini acaba hangimiz biliyoruz?
Lutfen cozum uretelim, yoksa yanlız karşı çıkmak vatandaşlık görevinden çok engellemeye dönüştürme olarak kalır.
Saygılarımla


Bir de harita ekliyorum bu mesajla birlikte.
- İhsan Bilgin'in de belirttiği gibi bu yolun Kadıköy'e ulaşması ne işe yarayacak?
- 1 ve 2 ile işaretlediğim alanlarda yol nereye ve nasıl bağlanacak? Kalamış Marina'nın önüne kadar gitti diyelim sonrası nasıl çözülecek?
- Hepsini boşverelim değer mi?

Not: Alttaki haritada Moda Burnu'nu dolaşarak Kurbağalı Dere'den Kadıköy'e ulaşan yol tahmini olarak çizildi. [/b][/quote]
yks offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-03-2003, 23:24   #58
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Sayın yks,

Eğer, http://www.arkitera.com/gundem/moda/ adresinde yer alan yazıları, proje ve plan çizimlerini incelemiş olsaydınız sorularınızdan bir bölümünün cevaplarını bulabilirdiniz. Yine de temel noktalarda açıklama getirelim:

1. Yukardaki adreste yer alan köprülü kavşak projesini incelerseniz, asıl bağlantı ekseninin Kalamış'la Moda sahili arasında olduğunu, Şifa yokuşuyla (yani Dr. Esat Işık Caddesi ile) bağlantının kavşağın tali bağlantısını oluşturduğunu görebilirsiniz.

2. Kurbağalıdere ağzında inşaatına başlanan köprülü kavşak, 1994 Nazım İmar Planının öngördüğü Moda sahil otoyolunun ilk aşamasını oluşturuyor. Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünün 07.01.2003 tarihli yazısında “Kurbağalıdere köprülü geçiş projesi yapılacak olan sahil yoluyla birlikte düşünülerek yeni kavşak projesi hazırlanmıştır” deniliyor. Aynı müdürlüğün 26.12.2002 tarihli yazısında ise, söz konusu sahil yolunun “22.03.1994 t.t.’li 1/5000 Nazım İmar Planında öngörülen sahil yolu" olduğu açıkça belirtiliyor. Yine yukarda belirtilen adrese tıklarsanız 1994 Nazım İmar Planının orijinal kopyasını görebilirsiniz. Bu planda tüm sahili otoyol çevreliyor ve plan lejandında bu yol "kentsel otoyol" diye tanımlanıyor.

3. Bu yolun Kadıköy trafiğine herhangi bir işlevsel çözüm getirmeyeceğini siz de belirtiyorsunuz. Sonuçta, gereksiz, anlamsız, işlevsiz, dahası pek çok sorun yaratacak bir yol için Moda sahili kurban ediliyor...
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 11-03-2003, 19:27   #59
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 11-03-2003
Mesaj: 1
güzel modamı kirletmeyin

Doğup büyüdüğüm modada oksijen alıp bisikletimle dolaşıp spor yapmak istiorum.Yeni proje bütün bu isteklerimi yapmama engel olacak egzoz gazları içinde dolaşmak istemiyorum camımı açtığımda deniz kokusu istiyorum güzel sahilimizi lütfen kirletmeyin benim gibi büyüme çağındaki gençler için büyük bir cinayettir.İstemiyorum benim gibi bütün arkadaşlarımda istemiyor.Sizleri çok seviyorum bizleri lütfen dinleyin.Ciğerlerimiz temiz havayla dolsun.


Saygılar...
emrekuzer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-03-2003, 10:36   #60
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.162
Blog Mesajları: 53
"Otoyol değil de at arabası yolu mu yapacaktık?”

"Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Yunus Balta, projeye tepki gösteren sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerinin yersiz olduğunu savundu."Haberin devamı >>
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 05:22.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177