Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > İstanbul

İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 12-03-2004, 02:09   #181
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Moda Semt Girisimi is on a distinguished road
Belediyenin yeniden gündeme getirdiği otoyola karşı deklarasyon...

Bilindiği gibi, İBB 31 Ocak 2003'te, Moda otoyolunun ilk aşaması olan kavşak inşaatını başlatmış, ancak Koruma Kurulu'nun ve 1. İdare Mahkemesi'nin kararlarıyla inşaat durdurulmuştu.

Bugün İBB bu kararları hiçe sayarak otoyolun devamını ihale etmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde İBB yetkilileri, Mimarlar Odası Kadıköy Şubesi ve Kadıköy Belediyesi temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda, otoyol konusunda kararlı olduklarını açıklamış bulunuyorlar.

Bu gelişme üzerine Moda'nın önde gelen mimarlarından Prof. Işık Aydemir, Behruz Çinici, Prof. Dr. Zekâi Görgülü, Ersen Gürsel, Aykut Köksal, Prof. Turgut Övünç, Prof. Dr. Bülent Özer, Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özer ve Erdal Özyurt ortak bir deklarasyon yayınlayarak İBB'ni Moda otoyolu projesinden vazgeçmeye davet ettiler. Deklarasyonu aynen aktarıyoruz:
Alıntı:
Moda Otoyolu Kadıköy Trafiğine Çözüm Getiremez.

Kadıköy’de, Kurbağalıdere ağzında, 31 Ocak 2003 tarihinde bir köprülü kavşak inşaatının temeli atıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Yoğurtçu Çayırı Caddesi - M. Nurettin Caddesi Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu İnşaatı” adıyla sunduğu bu kavşak projesi, Kadıköy Meydanı’nı Kalamış’a bağlayan ve iki gidiş, iki geliş dört şeritten oluşan bir otoyolun ilk aşamasını oluşturuyordu.

a. Moda sakinlerinin yoğun tepkisine neden olan köprülü kavşak inşaatı, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun, 3 Eylül 2003 tarihli ve 6629 sayılı kararıyla, kentin karakteristiği açısından önem taşıyan sit alanının ve tescilli parsellerin önünden geçtiği gerekçesiyle durduruldu.

b. Koruma Kurulu’nun kararının ardından, 2 Ekim 2003 tarihinde, İstanbul 1. İdare Mahkemesi, söz konusu köprülü kavşak inşaatı için yürütmeyi durdurma kararı verdi. İdare Mahkemesi verdiği yürütmeyi durdurma kararında, yapılan bağlantı yolu düzenlemesinin halen yürürlükte bulunan bir plana dayanmadığını ve bu yüzden hukuka uyarlı olmadığını belirtti.

Tüm bu gelişmelere karşın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, otoyolun kavşak dışında kalan bölümünü yeniden projelendirdiğini ve ihale etme aşamasında olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Sahilin önemli bir kesimini otoyola dönüştüren bu projede otoyolun yaklaşık 450 metrelik bölümü çift şeritli iki ayrı tünelden oluşmaktadır. Bu durumda şu saptamaları yapmak gerekiyor:

1. Otoyolun zorunlu bir parçası olan köprülü kavşak inşaatının Koruma Kurulu ve İdare Mahkemesi tarafından durdurulmuş olmasına karşın, kavşak dışında kalan bölümün ihale edilmek istenmesini anlamak mümkün değildir. Otoyolun ihale edilmesi, durdurulmuş kavşak inşatının tamamlanmasını da bir emrivakiye dönüştürecektir.
2. Otoyol, Kadıköy Meydanı’nı Kalamış’a bağlamakta ve Kalamış’a büyük bir trafik yükü getirmektedir.
3. Otoyolun Kalamış bağlantı noktasını oluşturan Münir Nurettin Caddesi adeta bir “çıkmaz cadde” niteliğindedir. Başka bir deyişle otoyol Kadıköy’ün mevcut ulaşım sistemine eklemlenmemiştir ve mevcut sistemle nasıl bütünleşeceği de belirsizdir.
4. Kadıköy Meydanı’na ulaşacak yeni bir arter sorunları çözmeyecek, bölgeye yeni bir yük getirerek meydan trafiğinin daha da yoğunlaşmasına neden olacaktır. Otoyolun Kadıköy Meydanı’na getireceği yük, kısa bir sürede tüm Kadıköy yarımadasının bir çöküntü alanına dönüşmesine yol açacaktır.
5. Otoyol, kavşak, tünel gibi çözümlerin kent mekanını yabancılaştırdığı ve insansızlaştırdığı, tarihsel ve doğal çevreyi tahrip ettiği unutulmamalıdır. Kadıköy yarımadası özgün topografik karakteri, denizle kurulu ilişkisi ve tarihsel kimliğiyle İstanbul’un korunması gerekli bir bölgesidir. Otoyol bu özellikleri yok edecek, Kadıköy’ün denizle ilişkisini koruyabilmiş tek noktası olan Moda sahilini ortadan kaldıracaktır.

Bu saptamalar ışığında, biz aşağıda adları bulunan Modalı mimarlar, Kadıköy’ün, İstanbul metropoliten alanı ile ilişkilendirilmiş bütünsel bir ulaşım master planı içinde ele alınmasının, trafik sorununa da bu plan çerçevesinde çözüm aranmasının doğru olacağını belirtmek istiyoruz. Bu bağlamda Kadıköy-Moda yarımadasını transit trafikten kurtarmak, ulaşım merkezini yarımadanın dışına, kuzeye taşımak ve ağırlığı toplu taşımacılığa ve toplu taşımacılığa hizmet eden raylı sisteme vermek en doğru çözüm olacaktır. Yeni yol yaparak ulaşıma çözüm getirmeye çalışmanın yanlış olduğu artık tüm bilim çevrelerinin kabul ettiği bir gerçektir.

Bu gerçekler ışığında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni Moda otoyolu projesinden vazgeçmeye ve kentin ulaşım sorunlarını bütünsel bir konsept ve bilimsel bir çerçeve içinde çözmeye davet ediyoruz.


Prof. Işık Aydemir (Mimar)

Behruz Çinici (Mimar)

Prof. Dr. Zekâi Görgülü (Mimar, Kent Plancısı)

Ersen Gürsel (Mimar)

Aykut Köksal (Mimar)

Prof. Turgut Övünç (Mimar)

Prof. Dr. Bülent Özer (Mimar)

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özer (Mimar)

Erdal Özyurt (Mimar)
Eklenmiş İmajlar
 
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-04-2004, 22:21   #182
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
tmmob mimarlar odası istanbul büyükkent şubesi
mimarlara mektup, nisan 2004'ten:
Alıntı:
Keşif Yapıldı:
Moda Otoyol Olmayacak!..

Bu konuda açtığımız iki davadan ilkinde M. Nurettin Selçuk Cad. Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu düzenlenmesine ilişkin işlemin daha önce İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 2003/574 E sayılı dosyası ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, yapılan itiraz ise Bölge İdare Mahkemesi'nce reddedilmişti.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı açılan diğer davada Mer-i İmar Planına ve Kültür Bakanlığı İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararlarına aykırı olarak yapılan Kadıköy İlçesi Yoğurtçu Çayırı M. Nurettin Selçuk Cad. Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu düzenlenmesine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan 1994 Kadıköy 1/5000 Merkez Nazım İmar Planı'nın Moda Sahil Otoyolu yönünden, şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ve kamu yararına aykırılığından dolayı iptali istenmişti. Çünkü hukuksuzluk giderilse bile plandaki bu konumlanış kabul edilebilir değildi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 2003/1175 E sayılı dosyası ile görülen bu davada geçtiğimiz günlerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. Bilirkişi heyetini oluşturan İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hale Çıracı, Prof. Dr. Lale Berköz ve Prof. Dr. Tülay Kılınçaslan'ın katıldıkları keşifte yapılan işlemin hukuksuzluğu ve şehircilik ilkelerine aykırılığı bir kez daha görüldü. Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporla bu konuda 1/5000'lik planda mevcut olan dayanağında; şehirleşme prensiplerine, plan esaslarına, kamu yararına, kentsel yerleşmenin mevcut ve gelecekteki durumuna, imar mevzuatına aykırı bulunarak iptal edileceğine inanıyoruz.

Av.İlyas Bulcay
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-05-2004, 15:05   #183
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
istanbul dergisindeki hoş bir moda yazısını www.istanbul.com kendi sitesine koymuş:
Alıntı:
Geçmişten günümüze Moda'da yolculuk...
Bir zamanların bostanıyla ünlü semti Moda, bugün eski halinden çok uzakta olsa bile yine de geçmişinden izler barındırıyor. Etrafta çok sayıda bulunan kiliseler, tek tük kalmış Rum evleri, neredeyse harabe haline gelmiş konaklar bu izlerden birkaçı. İstanbul’un kısmen de olsa yeşil kalabilmiş bu köşesinde bir gezintiye var mısınız?

Bugünün Moda'sını düşündüğümüzde, doğum yerinin zamanında bir manastıra ait bostanlık olduğunu hayal etmek neredeyse imkânsız. Oysa bu gerçekliğe tanıklık yapmaya hazır mirasları var hâlâ Moda'nın. Moda Bostan Sokak gibi örneğin ve tabii bu sokağın çevresinde görülen kiliseler gibi. Aslında Moda'nın da içinde yer aldığı Anadolu yakası, İstanbul'un en eski yerleşim bölgesi; bazı tarihsel varsayımlar M.Ö. 5000'lere kadar bile gidiyor. Bu devir Batı Anadolu'ya ilk göçlerin görüldüğü arkaik devir olarak bilinir ve kesin olarak tarihlenmesi zordur. Belki de bu yüzden açığı kapatmak üzere birbirinden renkli söylence ve efsaneler üretilmiştir. Bunların içinde en bilineni "Körler Ülkesi"ne ilişkin olanıdır. Rivayete göre Megaralı Byzas, halkıyla birlikte göç etmeye karar verdiğinde dönemin geleneğine uyarak bir kâhine danışır. Kâhin ona "Körler Ülkesi"nin karşı kıyısına gidip yerleşmesini salık verecektir. İşte "Bizans" adına isim babalığı yapacak bu efsanevi göç gerçekleşir. Byzas, adamlarıyla bugünkü Sarayburnu'na gelince, Boğazın karşısında yerleşim yerleri görür ve orada yaşayanların Sarayburnu ve çevresinin olağandışı güzelliğini göremeyecek kadar kör olduklarını düşünür.

Byzas, İstanbul'a batıdan değil de doğudan yaklaşmış olsa ve ilkin bugünkü Kalamış'la Kadıköy'ün bulunduğu burna gelmiş olsa, aynı sözleri büyük bir ihtimalle orası için de söylerdi. Ne var ki bugünkü İstanbul'un tohumları Haliç ve çevresinde atıldığından, Asya yakası asırlar boyu kent dışı olarak kaldı. Bu süreç Osmanlı dönemi için de geçerlidir. Şu farkla ki, zaman içinde Anadolu yakasının çoğu ilçesi ağırlıkla gayrimüslim yerleşim yeri olma özelliği kazandı ve bu eğilim Tanzimat'la birlikte ayrıca ivme kazandı. İşte Moda, böyle bir gelişimi izleyerek 19. yüzyılın ortalarında gerçek anlamda "moda" bir yerleşim yeri olarak ortaya çıktı. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde, Rum’u, Ermeni’si, İngiliz’i, Müslüman ve Müslüman olmayan Osmanlı’sı, Levanten’i ve özellikle de nam yapmış soylu zenginleriyle, Anadolu yakasının Pera'sı gibiydi. Kimler gelip geçmemişti ki: Vitoller, Frederickler, Kostalar, Keresteciyanlar, Tubinler ve diğerleri...
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-05-2004, 15:07   #184
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
yazının devamı:
Alıntı:
O günlerden bugüne neler değişti?
Moda, Kadıköy ilçesine bağlı ve çok tepeli İstanbul'un kısmen de olsa yeşil kalabilmiş tepelerinden birini kapsıyor. Bugün dolmuş duraklarının yer aldığı tepenin eteklerinden yukarıya doğru çıkan Mühürdar Sokağı alt sınır gibidir. Güneyde kalan Bahariye hattı boyunca ilerleyen semt, tepenin öteki yamacında denizle buluşur ve karşı komşusu Kalamış'la aynı koyu paylaşır.

Biz gezimize merkezden, yani bir vakitler bostanlığın bulunduğu kesitten başlıyoruz. Burası günümüz Moda'sında, bankalar ve pastanelerin bulunduğu tepenin zirvesi ya da başka bir deyişle Moda Yarımadası'nın burnudur. Eski bostanın yerinde bugün Koçbank var, ondan önce de Divan Pastanesi vardı. Anlatıldığına göre, vakti zamanının Moda'sında, yol boyunca sıra sıra müstakil, bahçeli evler yer alır, bahçe kapısından eve kadar 20-30 metrelik mesafeler olurdu. Böyle geniş bahçeli müstakil evler tek tük kalmış artık. Bunlardan bir tanesi caddenin Moda Kız Lisesi'ni gören kenarında, ayakta zar zor durmaya çalışan eski bir Rum evi, bir diğeriyse Moda Kız Lisesi'ne ilk ev sahipliği yapan ve şimdi hangi kadere terk edildiği belirsiz Gazi Muhtar Paşa'nın evi. Aslında denize bakan yakada bu evlerden çok sayıda olduğuna kuşku yok. Bugün de var, ancak tabii hepsi yeniden yapıldığı ya da revizyona uğradığı, üstelik bahçelerden eser kalmadığı için o eski havaları yok. Bu evlere inen ve adı her nasılsa "çıkmaz" olan (zira hepsinin denize çıkışları var) dar sokaklardan birine dalıyoruz. Burası, yandaki Moda Çıkmazı'na paralel uzanan Vitol Çıkmazı (Belkıs Dilligil Sokağı). Çıkmazın sonunda karşımıza, şimdi bir apartman olan Keçecizadeler’in modern konağı çıkıyor. Keçecizade Fuat Paşa'nın son kuşak temsilcilerinden biri olan Can Bey bize, dedelerinden dinlediği Moda ve Fenerbahçe'nin o eski günlerini örneklerken kayıp bir cennetin izini sürer gibi. Bize civardaki apartmanların ağaçlıklı yolları nasıl park yeri olarak sınırları içinde erittiklerini anlatıyor ve önlem alınması için zamanında belediyeye yaptığı çağrıların sonuçsuz kalmasından yakınıyor.

Yeniden ana caddeye çıktığımızda, bu kez yalnızca Moda'nın değil belki de tüm İstanbul'un en ünlenmiş dondurmacısını buluyoruz karşımızda: Dondurmacı Ali. Buluşma mekânlarının tek adresi olan Dondurmacı Ali, birbirinden renkli ve lezzetli dondurmaların uzun kuyruklar önünde sergilendiği bir yer olmanın çok ötesindedir. Burası Moda'nın mil taşı gibidir, Moda'ya çıkan ve Moda'dan ayrılan tüm yolların referans noktasıdır. Zamanında, önce bir buz pateni pisti, sonra da bir sinema varmış aynı yerde. Bugün insana hayal gibi geliyor tüm bu değişimler.Hemen karşıdaysa, yıllardır kendi haline bırakılmış Sarıca ya da öteki adıyla Arif Paşa Konağı var. Yürüyüşümüzü deniz yönüne doğru sürdürüyoruz. Sol tarafta etrafı çevrili olduğu için içerisi ancak karşısındaki apartmanların giriş basamaklarına çıkılarak görülebilen tenis kortları var. Moda gibi bir yerde, üstelik bir park içinde, tenis gibi seyirlik bir sportif faaliyetin neden dışarıya karşı izole edilmiş bir sahada oynandığını anlamakta zorlanıyoruz. Bu park ve daha ilerde yer alan çay bahçeleri 1960'larda deniz doldurulduğunda ortaya çıkmış ve gençlerin, özellikle de sevgililerin revaçta olan buluşma yeriymiş. Çay bahçelerini sağımıza alarak yürümeye devam ettiğimizde, karşıda apartmanlar görüyoruz. Bu binalar bir vakitler müstakil yazlıklardı; tıpkı yürüyüşümüze ilk başladığımız yerde betimlemeye çalıştığımız türden, geniş bahçeli, çoğunlukla neoklasik yapıda azınlık evleriydi. Sonradan, özellikle de 1963'ten sonra denizin kirlenmeye başlamasıyla birlikte yazlıklar kayboldu, yerlerini apartmanlar aldı. Bu apartmanlar dönemin en gözde, en modern apartmanları olarak bilinir ve içlerinde nadide konuklar ağırlanmıştır. Örneğin 22 no'lu apartmanda Falih Rıfkı Atay oturmuş, aynı sıradaki ünlü Mona Palas Oteli'ndeyse Fenerbahçe futbol takımı kamp yaparmış. Bugün bu otelin yerinde yükselen apartman, o günlerin anısına aynı adı taşıyor. Ancak Moda'daki en görkemli apartman, Zeki Rıza Sporel'inmiş. En ünlülerden olan ve Lozan Kulübü olarak bilinense Sabiha ve Zekeriya Serteller’e aitmiş. Derken aşağıda, deniz kenarında Moda Deniz Kulübü'nü görüyoruz. 1959'da Celal Bayar'ın emriyle deniz doldurularak ilk inşaat başlatılmış; ancak 1960 ihtilali sonrasında çalışmalar durdurulunca, kulüp inşaatı uzun süre askıda kalmış. Şimdiki yeni yeri, yüzme havuzu ve iskelesiyle sahilin oldukça geniş bir kesimini kaplamış bulunuyor. Eski kulüpten artakalan binalardan biri, bugün Moda Gönüllüleri için dernek binası görevi görmekte.

Karanın denize doğru uzanan en uç noktasındaysa Moda İskelesi yer alıyor. İlk iskele aynı yere 1916-1917 yıllarında mimar Vedat Tek tarafından yapılmış. Şimdiki de eskisi gibi çatı katlı; ancak çatı katı bar-restoran olarak hizmet görüyor ve iskelenin ön yüzü güneş şemsiyeli bir açık hava kafesine dönüşüyor yazın. Eğer iskeleye inecekseniz, yolunuz, adı Moda ile özdeşleşecek kadar namlı bir başka ünlü mekânın önünden geçecek demektir. Bu mekân, Moda'daki tüm zamanların en gözde lokantası Koço'dur.

Koço, Bomonti, Barış Manço’nun evi ve diğerleri...
Koço Usta, İmrozlu bir Rum’du ve ilk bilinen Koço'yu 1928'de Mühürdar'da açmıştı. Mühürdar o vakitler Moda ve tüm İstanbul'un zevk-i sefa âlemlerinin yapıldığı bir yerdi. Bugün tek bir çay bahçesi ve kafenin görülebildiği sahil kısmında o zamanlar tavernadan geçilmezdi. İşte Koço, 1936'lara kadar burada, sonra kısa bir süreliğine Kadıköy postanesi yakınlarında yer tutmuş, daha sonra da Moda Burnu'ndaki şimdiki yerine geçmişti.

Koço Usta 1984'te İstanbul'u terk edince, Rizeli yeni sahipleriyle el değiştirmiş oldu Koço da. Koço Restaurant'ın bir de yemekleri kadar tanınmış ayazması vardır. Rumca "kutsal su" karşılığı olan ayazmalar, kutsal kabul edilen su kaynakları üzerine kurulur ve bir aziz ya da azizeye atfolunurdu. Koço'daki ayazmanın azizesi de Aya Katerina. Bir mağara içini andıran sarnıç odası, bir mabet alanı gibi. Maşrapamızı doldurup önce kana kana suyumuzu içiyor, sonra da azizeye mum yakıyoruz.

Koço'dan yukarı doğru çıkıp sağa döndüğümüzde Mektep Sokak'tayız. Bir zamanlar iki Rum mektebi varmış burada, adı oradan geliyor. Mektep Sokak'ın devamı bizi Büyük ve Küçük Bomonti'lere götürecek. Küçük Bomonti daha 90'lı yıllara kadar kendi cazibesini ve tipik bir çay bahçesi olma özelliğini korumuştu. Sonradan birtakım entelektüel ve sanatsal etkinlikler merkezine dönüşmeye başlayınca "hava"sı değişti ve fiyatları el yakan "başka" bir şey oldu.

Öte yandan Büyük Bomonti hâlâ nispeten direniyor. En azından ince belli çay bardağından çay içerek tek başınıza ya da kollarınız sevgilinizin belinde, adaları seyredebiliyorsunuz. Burada Öztürk Serengil de Abidik Gubidik adını verdiği bir çay bahçesi işletmiş. Bu arada, az önce söylemeyi unuttuk; Büyük Bomonti'nin bugün kısmen sera olan terasında eskiden danslı partilerin verildiği bir gazino varmış.

Çay bahçelerinin üstünde yer alan Nezihe Gürbüz Sokak'a giriyoruz. Burası 1970'lere kadar Mustafa'nın Çayırı diye biliniyor. Aşağılara doğru baktığımızda, Birinci Dünya Savaşı'nda Almanlar tarafından yapılan dekovil hattı göze çarpıyor. Söylendiğine göre, Almanların gizli deniz üssü gibi bir görev üslenmiş bu koy. Ama koyun asıl ünü, bir zamanlar delikanlılara sandallarında göz banyosu yaptıran kadınlar plajından gelirmiş. Plaj, su topundan kule atlamalarına, hatta güzellik yarışmalarına kadar bir dizi etkinlik ve eğlencenin yapıldığı bir yermiş zamanında ve erkekler plajıyla yanyanaymış. Erkekler kısmının en popüler müdavimi ise, bir ara İstanbul belediye başkanlığı yapan işadamı Haşim İşcan'mış. Kabineci Arap Burhan'a elbiselerini teslim eder ve her sabah denizine buradan girermiş.

Denizden ayrılıyor ve Moda içlerine yöneliyoruz bu kez. Barış Manço'nun eviyle adı duyulan Yusuf Kâmil Paşa'dayız. Ölümünden sonra uzunca bir süre hayranlarınca bahçesi bir anıt-mabete dönüştürülen evin tam karşısında Türk Presbitaryen Kilisesi yer alıyor. 1874'te Türkiye'nin ilk aile kilisesi olarak Vitaller tarafından yaptırılan kilise, 129 yıl İngiliz Anglikan kilisesi olarak hizmet vermiş. Daha sonra İstanbul'da Anglikan cemaat kalmayınca, kilise Türk presbitaryenlerine geçmiş.Yusuf K

Yusuf Kâmil Paşa'yı geçince, Moda Camii'nin bulunduğu sokağa geliyoruz. Eskiden gerek Moda Camii'nin, gerekse onun hemen yanı başına kurulan sabit pazarın bulunduğu yerde geniş bir gül bahçesi varmış. Romantikliğin yerini geçim sıkıntısı alınca, güller zerzevatla yer değiştirmiş olmalı. Şimdi istense de güller açamaz zaten; bu kez de onların aradığı romantizm kalmadı çünkü!

İlk köşeden içeriye doğru girersek, karikatürist Cem'in adından yadigâr Cem Sokak'a adım atmış oluruz. Bu sokakta bir de Fransız Katolik Kilisesi var. Özellikle Noel arifesinde klasik müzik konserleri ile dikkat ve davetli çeken kilise, Bahariye'deki Aya Triada Ortadoks Rum Kilisesi ile birlikte bu bölgenin en büyük kilisesi. Cem Sokak'ın sonunda, tabii ki Cem Taksi Durağı var. Hemen arkasındaysa, Moda'da oturan St. Joseph Liseliler’in katkısıyla kurulan ve basketbol birinci liginde uzun yıllar oynamış, bir vakitlerin Kadıköy Spor Kulübü var. Şimdiki yeni sahibiyse Efes Pilsen Spor Kulübü.

St. Joseph Lisesi ve hemen yanındaki Kadıköy Maarif Koleji, Dr. Esat Işık Caddesi’nde, Moda Kız Numune Mektebi adıyla eğitime bağlamış olan Moda İlkokulu ise Şair Nef'i Sokak'ta.

1920'li yıllardan evvel deniz kenarında küçük küçük gazinolar, özellikle de yaz ve bahar gecelerinde fenerlerle süslenerek ışıklandırılan, eğlence merkezi Mühürdar'ın şu anki haline baktığımızda, eski haliyle ilişkilendiremeyeceğimiz, her geçen gün çoğalan binaları ve yükselen duvarları görüyoruz. Mühürdar'dan Moda Burnu'na doğru uzanan sahilin, herkesin küçük gezintiler yapabileceği bir yer olarak kalmasını diliyoruz.

Gezimizi neredeyse bitirmek üzereyiz. Bir de bakıyoruz ki, "nostalji tramvayı"mız görünüyor. Modalılara sorarsanız, pek "nostalji" yanıtı alamazsınız; zira onlar daha çok bu hattın yapımında kesilen asırlık servileri hatırlamakta ve kendilerine danışılma gereği duyulmadan kalkışılan bu projenin neye hizmet ettiğini tartışmaktadırlar.

* Yörük Kabalak'a gezimizde bize eşlik ettiği ve değerli bilgilerini bizden esirgemediği için teşekkür ederiz.

Hazırlayanlar: Saliha Bilginer - İlker Özünlü
Fotoğraflar: İlker Özünlü

Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nın izni ile yayınlanmıştır.
Tarih Vakfı İstanbul Dergisi, Sayı 49
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 17-06-2004, 02:53   #185
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
arkitera haberler'den:
Alıntı:
Halkın tepkisiyle kurtulan bir mekan 'Moda İskelesi'

1986 yılında yolcu azlığı nedeniyle önce vapur seferleri kaldırıldı; daha sonra bakımsızlığa terk edildi ve harabeye dönüşme tehlikesi yaşadı. Ancak, halk tarihi iskeleye sahip çıkınca İstanbul bambaşka bir mekan kazandı.

1916-1917 yılında mimar Ferit Tek tarafından yapılan ve İstanbul'da deniz yoluyla kitle taşımacılığında önemli bir görev üstlenen Moda İskelesi "Belli bir dönemin hem mimarlık sanatını, hem de ekonomik kültürel ve tarihi özeliklerini yansıtan ender yapılardan biri olması özelliği ile Moda'nın kültürel dokusunun bir parçası oldu."

Moda'dan yükselen "iskelemizi kurtarın" çağırıları 2000 yılında sonucunu verdi ve Denizcilik İşletmeleri ile Deniz Ticaret Odası, iskelenin kurtuluşu için çalışma başlattı. Deniz Ticaret Odası sadece kaba restorasyonu için 200.000 $ harcadı. İskele'nin sürekli olarak bakımını ve korunmasını sağlamak üzere İskele'de özel sektörün işetmeciliğine verilen bir de Restoran – Cafe ve bar yaptırıldı.

Vapur Seferlerinin de yeniden yapılması sağlanarak yeni haliyle 1 Temmuz 2001 Kabotaj bayramında açılan iskele, Moda'nın simge yapısı olarak semtle birlikte anılmaya devam ediyor.
İBB
İBB Halkın tepkisiyle kurtulan bir mekan 'Moda sahili' haberinin yaklaştığını farketmiş, hazırlık yapıyor...
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 02-07-2004, 15:45   #186
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 29-11-2002
Mesaj: 1
gülşen is on a distinguished road
Semt Girişimlerinin Planlamaya Etkisi: Moda Örneği

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde bu dönem yapılan lisans bitirme tezlerinden birisinin konusu "Bir Sivil Toplum Örgütü Olarak Semt Girişimlerinin Katılım Süreci Üzerinden Planlamaya Etkileri: Fener-Balat ve Moda Örneği" idi. Danışmanlığımda Onur Soytürk tarafından yapılan bu çalışmada; semt girişimlerinin planlamayı etkileyebilme güçleri iki farklı yapıdaki örnek üzerinden incelendi.Bu araştırmada ortaya çıkan sonuçlar şöyleydi: Birinci örnekte ele alınan Fener-Balat Rehabilitasyon Projesinde görülen sivil toplum örgütlerinin katılımının sembolik düzeyde kaldığını alansal araştırmada elde edilen bulgular ortaya çıkardı. Burada sembolik katılımdan kastedilen; insanları teskin etme, fikir beyan etmeye davet etme, görüş alma gibi daha çok enformasyon sağlamanın ötesine geçemeyen ve yaşayanları planlamadaki karar alma sürecine dahil etmeyen bir oluşumu anlatmaktadır. İkinci örnekte ele alınan Moda Semt Girişiminin yanlış olan bir projeyi (Moda Sahil Yolu Otoyol Projesi)durdurabilme başarısını göstermiş olması nedeniyle gerçekleştirdiği katılım türü efektif katılım olarak nitelendirilmiştir. Efektif katılımdan kastedilen, karar organları ve sorumluları ile muhatap olma, güç delegasyonu ve doğrudan kontrol basamakları olan bir yaklaşımı açıklamaktadır. Bu girişimin başarıya ulaşmasında bir liderin varlığı karşımıza çıkar. Çalışmaların tıkanma veya konunun gündemden düşebilme noktasında lider devreye girerek, semt girişimini sürekli ayakta tutabilmektedir.

Bu çalışma MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü kitaplığında bulunmaktadır. Çalışmayı yapan öğrenci ile kurulabilecek irtibat adresi: onursoyturk@yahoo.com

Bilgilerinize
Gülşen Özaydın
gülşen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2004, 09:37   #187
Arkitera Üyesi
 
archeon'in Avatar'ı
 
İstanbul
Endüstri Ürünleri Tasarımcısı
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.249
archeon is on a distinguished road
Exclamation Basından

İstanbul Anakent Belediyesi, Moda Sahil Yolu projesini tekrar canlandırıyor...
Kurbağalıdere Köprüsü inşaatını Anıtlar Kurulu durdurmuştu. İzin çıkmış.
Yeni projede Kadıköy'ü Bostancı'ya bağlayacak yol eski projedeki gibi Mühürdar'dan yeraltına giriyor, eski Kadınlar Plajı'nda yer üstüne çıkıyor...
Kalamış'ta Yelken Kulübü önündeki daralmanın da Yelken Kulübü'nün yıkılarak bir üst yola bağlanma şeklinde aşılacağı bildiriliyor...
Bu projenin Kadıköy'ün nefes aldığı Moda sahilini duman edeceğini, otoban genişliğindeki yolun son kalan birkaç parça yeşili yok edeceğini yazmıştık. Bunlar maalesef kimsenin umurunda değil. Projeler hep müteahhitlere para kazandırma esası üzerine inşa ediliyor...

MİLLİYET - MELİH AŞIK
__________________
BP
archeon offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-07-2004, 13:29   #188
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Moda Semt Girisimi is on a distinguished road
Moda sahiline "Koruma Kurulu" darbesi...

Moda Semt Girişimi'nin Moda otoyoluna karşı verdiği mücadelede, Koruma Kurulu'nun kavşak inşaatını durdurma kararı önemli bir dönüm noktası olmuştu. Bugün anlaşılıyor ki, Kurul'un o zaman verdiği karar sivil tepki karşısında çaresiz bir katılımdan ibaretmiş. Aradan zaman geçip de konu soğuyunca ve Moda otoyolu gündemden uzaklaşınca, Koruma Kurulu da Türkiye'deki asıl işlevine döndü ve Moda otoyoluna geçiş izni verdi. Üstelik üzerine görev olmayan bir işi yaparak, yani "tünelli çözüm" önerisiyle yol göstererek. Bugün Türkiye'de Koruma Kurullarının bir rant paylaşım odağı olduğu herkes tarafından kabul ediliyor, ama herkes susuyor. İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 10.03.2004 gün ve 6884 sayılı kararından sonuç bölümünü bir ibret vesikası olarak aktarıyoruz:
Alıntı:
İstanbul İli Kadıköy İlçesi Kurulumuzun 03.09.2003 tarih ve 6629 sayılı kararı gereği iletilen Yoğurtçu Çayırı - Minur Nurettin Selçuk Caddesi Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu Düzenlemesine İlişkin 1/5000 ölçekli Revizyon Kadıköy Merkez Nazım İmar Planında Fenerbahçe yönünden köprü ile gelerek Yoğurtçu Çayırı caddesine üst yol ile bağlanması gereken yol ile ilgili olarak yapılan teknik çizim hatasının giderilmesine; Kurbağalıdere üzerinden köprü ile geçiş yapılabileceğine; bağlantı yoluna ilişkin ise Moda Sahil Şeridinin asgari düzeyde kullanılarak söz konusu alanda tünel çözümü üretilmesine ve bu çerçevede yol güzergahının bütünsel olarak tasarlanacak planın yeniden değerlendirilmek üzere Kurulumuza iletilmesine karar verildi.

Başkan
Aykut KARAMAN
(BULUNMADI)

BAŞKAN YARDIMCISI
Mete TAPAN
İMZA

ÜYE
Fehmi KIZIL
İMZA

ÜYE
S. Faruk GÜNCÜOĞLU
İMZA

ÜYE
İrfan UZUN
İst. B. Şehir Bld. Tems.
İMZA

ÜYE
Sadık S. KAYHAN
Kadıköy Bld. Tems.
İMZA
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-07-2004, 20:07   #189
Forum Üyesi
 
Moda Semt Girisimi'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 33
Moda Semt Girisimi is on a distinguished road
Basın Açıklaması / 10.7.04

Kadir Topbaş, “Moda otoyolu”nun yanlış bir proje olduğunu söyledi.

Moda’da, öğretim üyesi mimarlarla görüşen İBB Başkanı Kadir Topbaş, “Moda otoyolu” projesinin Kadıköy trafiğine bir çözüm getiremeyeceğini ve uygulanmaması gerektiğini belirtti.

İBB’nin geçen dönemde deklare ettiği projelerden biri de, aynı zamanda “550 Proje” arasında yer alan Moda otoyolu idi. Otoyolun ilk aşaması olan Kurbağalıdere ağzındaki köprülü kavşak inşaatının temeli 31 Ocak 2003’te atıldı. Semt sakinlerinin, basının ve bilim çevrelerinin büyük tepkisine neden olan bu otoyol girişimi 3 Eylül 2003’te Koruma Kurulu tarafından durduruldu, ardından 2 Ekim 2003’te İstanbul 1.İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Bu gelişmeleri değerlendirmek ve semt sakinlerinin görüşünü öğrenmek üzere, bugün (10 Temmuz 2004, Cumartesi) Moda’ya gelen İBB Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş, Modalılarla gerçekleşen toplantının ardından, “Moda otoyolu” projesinin yanlış bir proje olduğunu, Kadıköy trafiğine bir çözüm getiremeyeceğini, uygulanmaması gerektiğini söyledi.

Toplantıya İBB Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş’ın yanı sıra, İBB Genel Sekreteri Prof.Dr. Ramazan Evren, Genel Sekreter Yardımcısı Şaban Erden, Ulaşım Daire Başkanı Rafet Bozdoğan ve Fen İşleri Daire Başkanı Yunus Balta katıldılar. Toplantıda yer alan Modalı öğretim üyesi mimarlardan Prof.Dr.Bülent Özer, Prof.Dr.Zekai Görgülü, Prof.Işık Aydemir, Y.Mimar Ersen Gürsel ve Y.Mimar Aykut Köksal, Moda otoyolu projesinin son derece yanlış bir proje olduğunu ve Kalamış’ta tıkanıp kaldığını belirterek, Kadıköy’ün bütünsel bir ulaşım master planı içinde ele alınmasının, trafik sorununa da bu plan çerçevesinde çözüm aranmasının doğru olacağını söylediler. Kadıköy-Moda yarımadasını transit trafikten kurtarmak gerektiğini, ulaşım merkezini yarımadanın dışına, kuzeye taşımanın ve ağırlığı raylı toplu taşımacılığa vermenin en doğru çözüm olacağını belirten öğretim üyeleri, yeni yol yaparak ulaşıma çözüm getirmeye çalışmanın yanlışlığını vurguladılar.

Öğretim üyesi mimarların görüşlerini dinleyen Dr.Mimar Kadir Topbaş, projenin yanlış olduğu görüşüne katıldığını, Kadıköy Meydanı’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini, bu bağlamda İBB’nin dört yıl önce düzenlediği Kadıköy Meydanı ve Çevresi Kentsel Tasarım Yarışması’nda elde edilen projelerin de değerlendirilmesinin doğru olacağını söyledi. Kadir Topbaş, Modalıların otoyola gösterdiği tepkinin altını çizerek, semt sakinlerine rağmen bir projenin gerçekleştirilmesinin çok yanlış olacağını belirtti.
Eklenmiş İmajlar
 
Moda Semt Girisimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-07-2004, 10:01   #190
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
Melih Aşık, Milliyet, 13 Temmuz 2004
Alıntı:
Topbaş Moda'da

İstanbul Anakent Belediye Başkanı Kadir Topbaş, geçen hafta sonu Moda'ya geldi, Moda otoyolu projesini inceledi, semtte yaşayan mimarlarla görüştü ve aklın yolunu seslendirdi:
- Moda otoyolu projesi yanlıştır, trafiğe çözüm getirmez...
Geçen dönemin Başkanı Müfit Gürtuna değil Moda'ya kadar zahmet etmek, ayağına giden semt sakinlerini kabul etmemişti. Kadir Topbaş, Modalıların gönlünü aldı. Projenin iptal edileceği sinyalini verdi.
Umarız yarın, acıkan bir müteahhidin zorlamasıyla, verilen sözden dönülmez...
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 17-07-2004, 11:22   #191
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
adnan ekinci, radikal, 16 temmuz 2003
Alıntı:
Moda'da çok garip bir şey oldu

10 Temmuz Cumartesi günü, Moda'da çok garip bir şey oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 'Moda Otoyolu' projesini yerinde incelemek üzere Moda'ya geldi.
Başkan Modalılarla bir toplantı yaptı. Semt sakinleri, başkana, otoyol projesinin yanlış bir proje olduğunu ve Kalamış'ta tıkanıp kaldığını belirterek, Kadıköy'ün bütünsel bir ulaşım mastır planı içinde ele alınmasının, trafik sorununa da bu plan çerçevesinde çözüm aranmasının doğru olacağını söylediler.

Yerel inisiyatifi dinlemek
Toplantıya katılan Modalı mimar öğretim üyeleri de, Kadıköy-Moda yarımadasını transit trafikten kurtarmak gerektiğini, ulaşım merkezini yarımadanın dışına, kuzeye taşımanın ve ağırlığı raylı toplu taşımacılığa vermenin en doğru çözüm olacağını belirterek, yeni yol yaparak ulaşıma çözüm getirmeye çalışmanın yanlışlığını da vurguladılar.
Sonra ne oldu biliyor musunuz?
Kadir Topbaş, Modalıları dinledi, dinledi ve Moda otoyolunun yanlış bir proje olduğuna, Kadıköy trafiğine bir çözüm getiremeyeceğine inandı ve projenin uygulanmaması gerektiğini, söyledi.
Başkan, Kadıköy Meydanı'nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini, bu bağlamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin dört yıl önce düzenlediği Kadıköy Meydanı ve Çevresi Kentsel Tasarım Yarışması'nda elde edilen projelerin de değerlendirilmesinin doğru olacağını söyledi.

Organik demokrasi
Topbaş'ın bu kararının, Modalılara derin bir nefes aldırmasının dışında başka bir anlamı daha var.
Merkezi veya yerel yöneticilerin 'ben yaptım, oldu' dayatmacığı yerine, yerel inisiyatiflerin iradelerine kulak vererek, demokrasiyi organikleştirmek.
Demokrasiyi teorik bir uzaklıkla değil, pratikte sınanan bir canlılık içinde algılamak.
Bu anlamda demokrasinin, yaşamla doğrudan bir ilintisi var.
Dokunulduğu, görüldüğü ve hissedildiği zaman 'var' demektir.
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-07-2004, 12:16   #192
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
oktay ekinci, cumhuriyet, 28 temmuz 2004
Alıntı:
Yaşasın Modalılar...

Vaktiyle İstanbul'un semtleri arasında ''gidilen'' lerin ayrı bir yeri vardı... Eyüp, Beykoz, Adalar gibi...
Buralara sadece ''gidilirdi'' ve sadece gidilmiş olmak bile kenti doyasıya yaşamaya bedeldi...
Aynı semtlerden biri de Moda 'ydı... Artık sadece eski fotoğraflarda kalan ''kadınlar plajı'' bir yana, bugün bile orayı hâlâ gidilen kılan ''Moda dondurması'' na kavuşmak ne kadar da keyifli bir ayrıcalıktı...
Şimdilerde Moda'ya bir de ''tarihi iskelesinde'' balık yemek için gidiliyor... Hele yanında beyaz şaraba ve sakin bir sohbete de zaman ayırabilirseniz, sizin için Moda ''dönülmek istenmeyen'' bile olabiliyor...

'Fetih Projesi'...
İşte bu semtin üstüne, geçen yıl bir ''kâbus'' çöktü...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, ''Fethin 550. Yıldönümü'' nedeniyle ilan ettiği ''550 projeden'' biri de Moda'nın ''kent içi otoyol işgaliyle fethini'' hedeflemişti.
İstanbul'un özgün değerlerini ve yaşam dengelerini ''hızlı otomobil ulaşımı'' aşkına yıllardır gözden çıkartan anlayışın bu kez ''fetih ruhu'' taşıyan projesi, Moda'yı gidilen değil, içinden ''durmadan geçilen'' bir karayolu semtine dönüştürecekti...
Projenin resimleri Yoğurtçu Parkı'nın önüne asıldığında, aklı başında herkesi bir korku sardı. Sözde Kadıköy-Fenerbahçe ulaşımını rahatlatma adına planlanan ''transit yol'' Moda sahilini yok etmekle kalmayacak, parkın ve derenin üzerinden de kocaman bir ''asma köprü'' ile karşıya bağlanacaktı...

Semt halkı ayakta
Belediyenin, üstelik adını da ''Münir Nurettin Selçuk Köprüsü'' koyarak İstanbul sevdalısı bir bestecinin kemiklerini bile sızlatacak aymazlıkla ''inşaatına'' başladığı projeye Modalılar isyan ettiler.
Toplantılar gösterilere dönüştü; toplu imzalı dilekçeler örgütlenmenin de aracı oldu; aydınlar, uzmanlar, dernekler ve Mimarlar Odası, semt sakini mimar ve plancıların da katılımıyla şimdi herkesi mutlu kılan ''zaferlerine'' tam bir dayanışma içinde kavuştular.
Moda yolunu ve köprüsünü, önce Koruma Kurulu 3 Eylül 2003 tarih ve 6629 sayılı kararıyla durdurdu. Kurulun 10 Mart 2004 tarihli kararında ''alternatif'' olarak gösterdiği ''tünelle geçiş'' de aslında tartışmalı olsa bile ilk yasal engel sağlanmıştı...
Ardından yüksek yargı da projenin ''hukuka ve bilime aykırı'' olduğunu saptayarak 2 Ekim 2003 tarihli idare mahkemesi kararıyla tüm işlemleri iptal etti.
Şimdi de İstanbul'un yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bu yolun ''yanlışlığını'' açıkça ilan ediyor; ''yapılmayacak'' sözüyle ''mimarlığını'' da kanıtlamış oluyor...
Böylece ''Fethin 550. yılı'' projelerinin sayısı da maalesef 549'a düşmüş oluyor...

Şölenlerle kutlamalı
Aralarında üniversite hocalarının da bulundukları uzmanlarla 10 Temmuz 2004 günü Moda'da toplantı yapan Başkan Topbaş, yol ve köprü projesinin, semti ezmesinin yanı sıra ''trafiği de çözmeyeceğini'' söyledi. Topbaş, işte bunu durduran Modalıları tüm İstanbul adına kutlamalı...
Hem de bunu, belki de Moda burnundaki kıyı parkında düzenlenecek büyük bir şölenle yapmalı, semtlerine sahip çıkanlarla sabaha kadar eğlenmeli...
Çünkü artık İstanbul'un böylesi heyecanlara, bayramlara, kutlamalara ihtiyacı var. Kentlerini ve kendilerini ''birlikte'' sevip koruyanların, hani o durmadan merak edilen ''gerçek İstanbullu'' olduklarını kutsamak kadar ''umutlarımızı bileyecek'' başka ne olabilir ki?
Evet... Modalılara, tüm İstanbullular teşekkür etmeli. Semtlerinin hâlâ ''gidilen'' yer olarak kalmasını da sağladıkları için...
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 23-03-2005, 22:37   #193
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
tmmob mimarlar odası istanbul büyükkent şubesi
mimarlara mektup, mart 2005/3'ten:
Alıntı:
Moda Otoyol Olmayacak!
İlyas Bulcay

Bu konuda açtığımız iki davadan ilkinde M. Nurettin Selçuk Caddesi Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu düzenlenmesine ilişkin işlem daha önce İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 2003/574 E ve 2004/814 K sayılı kararı ile iptal edilmişti.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı açılan diğer davada Mer-i İmar Planı'na ve Kültür Bakanlığı İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararlarına aykırı olarak yapılan Kadıköy İlçesi Yoğurtçu Çayırı M. Nurettin Selçuk Caddesi Köprü ve Karayolu Bağlantı Yolu düzenlenmesine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan 1994 Kadıköy 1/5000 merkez Nazım İmar Planının moda sahil otoyolu yönünden iptali istenmişti; çünkü hukuksuzluk giderilse bile plandaki bu düzenleme kabul edilebilir değildi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 2003/1175 E sayılı dosyası ile görülen bu davada da geçtiğimiz günlerde gerek işlemin gerekse dayanağı planın hukuka uyarlılığı bulunmadığı gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2005, 18:14   #194
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Mehmet Tunçer is on a distinguished road
Kordonu yeniden oluşturalım..Yanmış yıkılmış Varşova gibi!

Bir yüzyıl dönümü Kordon fotoğrafı da benden...


Bun bu tartışmaya girmemiştim hiç ama, Kordon için uzun zamandır aklımda olan bir şeyi önermek istiyorum.
Doldurulan kesimin en önüne, fotoğraftaki (Kurtuluş Savaşı yangın öncesi) cephenin aynını yeniden inşa etmeyi öneriyorum..Yanan, yıkılan Varşova'nın saklanan fotoğraf ve rölevelerden yeniden tarihi görünümüne kavuşturulması gibi...
Giderek bu önerim, tarafımızdan yok edilen tarihi, kültürel ve doğal mirasın tümünü kapsayacak şekilde genişletilebilir.

Saygı ve sevgiler..
Eklenmiş İmajlar
 
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-06-2005, 23:03   #195
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
moda sahilini konuşurken "izmir kordon" nereden çıktı? gerçi forumun başlarında bir kordon bahsi açılmıştı ama burada konuya pek bir "fransız" kalmış...
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 00:27.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77</