![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Hipodrom (Istanbul'un Colosseum'u) kazilmali mi?
Tarihte 3 ayri imparatorluga (Roma, Bizans, Osmanli) baskentlik etmis olan Istanbul'da bu üc imparatorluktan "Roma" dönemine ait eser sayisi oldukca azdir.
Bunlardan günümüze kalan baslicalari Bozdogan (Valens) Su Kemeri, Cemberlitas (Constantinus I) Sütunu ve Gotlar (Claudius II Gothicus) Sütunu'dur. Oysa Roma baskenti Istanbul'dan kalan en önemli eser olan Hipodrom, yerin (bölgeye göre) 2 ile 6 metre altinda yatmakta! Yapimina 196 yilinda Septimius Severus tarafindan baslanan, daha sonra "Nea Roma'nin Colosseum'u" olarak Constantinus I tarafindan gelistirilen koca stadyum (ki buna Roma'daki Colosseum'un oval versiyonu da diyebiliriz), Ayasofya Kilisesi ve Sultanahmet Camii'nin arasindaki alanda, yerin altinda yatmakta... Evet, belki o alanda günümüzde yer alan peyzaj bölgeye güzellik kazandirmakta, ama o peyzajin altinda yatan koca stadyum, bence cayirdan ve cimenden kat ve kat daha degerli... Bu stadyumu (Hipodrom) gün isigina cikarmak icin bugüne kadar dogru dürüst bir calisma yapilmamis. Yapilan en "ciddi" calisma ise aslinda tamamen bir tesadüften ibaret: 1993 yilinda bölgeye yapilan bir "Umumi Hela" (!) nin insaati sirasinda yerin 2 metre altindan Hipodrom'un tribünleri ve birkac adet kolon ortaya cikarilmis. (Daha sonra bunlar, Robert Ousterhout gibi akademik kariyerini Konstantinopolis tarihine adamis profesörlerin incelemesine firsat bile vermeden, saga sola "moloz" diye atilmislar...) : http://www.arch.uiuc.edu/research/rg...ippodrome.html Kendisi "The Constantinople Page"in sahibi ve eski Konstantinopolis sehri konusunda dünyanin sayili uzmanlarindan birisidir: http://www.arch.uiuc.edu/research/rgouster/ Her ne kadar 1204 yilindaki 4. Hacli Seferi sirasinda Hipodrom büyük zarar gördüyse, hatta giristeki anitsal kapinin üzerinde yer alan 4 bronz at heykeli bugün Venedik'teki San Marco kilisesinin tepesinde yer alsa da (zira Istanbul'u Venedikliler yagmalamislardi), bence Hipodrom'dan geriye ne kaldiysa kazilmali ve gün isigina cikartilmalidir. Günümüzde Hipodrom'un yer seviyesi üzerinde duran yegane bölümleri, stadyumun ortasinda yer alan kolon ve obelisklerin bir kismiyla... ![]() ..."Sphendone" adi verilen güney duvarinin alt bölümüdür: ![]() ![]() Ama bence yine de yapilabilecek cok sey var: 1) Alt tribünler kazilarak ortaya cikarilabilir ve Sphendone ile birlestirilebilir 2) Hipodrom'un girisindeki anitsal kapi aslina uygun olarak yeniden insa edilebilir (mümkünse Italyan mimarlar tarafindan - bu isten en iyi onlar anlarlar) ve Venedik'teki San Marco kilisesinin tepesinde duran 4 atli bronz heykelin (bize geri vermeyeceklerine göre) dökümü cikarilabilir ve bu replikalar yeniden insa edilen Hipodrom Kapisi arkinin üzerine yerlestirilebilirler: ![]() ![]() Bu sekilde hem Istanbul'a en önemli tarihi eserlerinden biri yeniden kazandirilmis olur, hem de tek bir alanda 3 ayri imparatorlugu simgeleyen eser (Hipodrom:Roma, Ayasofya:Bizans, Sultanahmet:Osmanli) yan yana getirilerek, sehrin tarihi ve kimligi acisindan enteresan bir kompozisyon olusturulabilir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-02-2001
Mesaj: 19
|
bence böyle bir girişime şu zamanda girişilmemeli.
araştırılmalı bir sürü çalışma yapılmalı ve özellikle yöntem belirlenmeli. türkiyenin içinde bulunduğu durum da malum. zaten bizde bilinçli bir kazı ve koruma çalışması olmadığı için yapı ortaya çıkarıldıktan sonra daha çabuk bozuma uğratılacağı da kesin. hiç olmazsa toprak altında bir süre daha yaşayabilir. biz restorasyon yapılaşması konusunda bazı kurumlara bağımlı olduğumuzdan anlamayan insanların hükümlerine göre çalışmalar yapılacağına ve yapının sürekliliği belirleneceğine göre bir on-yirmi (ya da hiç) sene daha bekleyebilir. sizce? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 917
|
bu bölgede toprak altında bulunanların sadece hipodrom değil, bir sürü tarihi eser, hatta hazine olduğuna dair yıllardır dolaşan dedikodular var.
hipodromun ortaya çıkarılması, üzerinde şu anda birçok tarihi eser bulunduğu düşünülürse oldukça tartışmaya açık bir konu. ama en azından Sphendone onarılabilir. daha önü bile yeni temizlendi, hipodromun bu bölümü restore edilerek, çizimler ve resimler aracılığıyla tarihi anlatılabilir, yeri tam olarak gösterilebilir, küçük bir açık hava müzesi oluşturulabilir. hipodromu ortaya çıkartmak, sanki efes i baştan sona ayağa kaldırmaya kalkmak gibi ....? |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Ben de zaten "bütün Suriçi'ni kazalım" demiyorum ki, "Hipodrom"un toprak altında kalan alt tribünlerini kazalım diyorum.
Eğer bu millet antik bir stadyumu ya da amfitiyatroyu bile kazamayacak kadar basiretsiz ve üşengeçse zaten hiç Formula 1'e, Olimpiyatlar'a falan kalkışıp da yüzüne gözüne bulaştırmasın... Hem alt tribünler kazılsa 4-5 sıralık oval bir merdiven oluştururlar ve bu da bir "forum" demek... Nasıl Italyan şehirlerindeki "piazza"larda halk toplanıp merdivenlerde oturarak bir araya geliyorsa, burada da hem yerliler hem de turistler Sultanahmet meydanında oturup "bir araya gelmenin" tadını çıkaracak bir mekana kavuşmuş olurlar. Nasıl geceleri gençler Duomo'nun merdivenlerine oturup yeni arkadaşlarla tanışıyorlarsa bu da Istanbul'da (özellikle turist çıtırlarla) tanışmak için ideal bir mekan olur. ![]() Tabii bizim polis "Hadiyin, dağılın!!!" deyinceye kadar... ![]() Biliyorsunuz biz milletçe öyle "herkesin bir araya geldiği ve fikir alış verişinde bulunduğu" mekanları pek sevmeyiz ve böyle yerleri pek tekin bulmayız. Ne de olsa düşünmek zararlıdır... Düşünceleri başkalarıyla paylaşmak ise daha da zararlıdır... ![]() |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|