Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık > İç Mimarlık

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 27-09-2005, 23:49   #61
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 27-09-2005
Mesaj: 1
ben iç mimarlık son sınıf öğrencisiyim!
iç mimarlık ve mimarlık arasında farkı ben şöyle izah ediyim!
mimarlar iç mimarlık yapabilirler ancak iç mimarlık eğitimini iç mimarlar kadar iyi alamadıkları için iç mimarlar kadar iyi olmaları çok zor!
bir iç mimar bir mimardan daha fazla ve daha iyi malzeme bilgisine sahiptir ki malzeme bilgisinin iyi olmasıda işini çok daha iyi yapmasına ve işine daha muhaffak olmasını sağlar!
günümüzde iç mimarlık daha revaşta bir meslek olmaya başladı ki avrupa birliğine girme süraçlaeri içerisinde iç mimarların tasarım ve kurgula yetenekleri dahada çok olduğdan iç mimarlık daha kazançlı ve maddi kazancı yüksek olan bir bölüm olduğundan çoğu mimarlar i,ç mimarlık yapıyor!
içlerinde kendini yetiştiren iyi mimarlar var ve işini iyi yapıyorlar ancak şunu demeliyim ki madem ki üniversiteden mezun olduğunuzda mimarlıktan çok iç mimarlık yapıcaksınız iç mimarlık okuyun yada sadece mesleğinizi yani mimarlık yapın!
uzun lafın kısası herkez mesleni icra etsin!
peyzaş mimarlarıda iç mimarlığa soyunuyor!
herkez kendi işini yapsa daha iyi olucak!
ben tutupta elektirikten anlıyorum diye elektronik mühendisliği yapma gibi bir çabam yok!
bölümünü okuyun meslenizi yapın sonrada hava atarsınız!
mimarlıkta hala ilerleyememizin nedenide mimarlarımızın mezun olduktan sonra kendi işlerini yeterince yapmamalarından kaynaklanıyor!
bir yüksekten bakıyorumda şehir sülüyetine yaptıkları binalar hep aynı renkleri deseniz aman allahım yıldızlı geceler mübarek nerden bulursunuz o cırtlak renkleri ve yan yana duran binaların o iğren ve insanın içini gıcıklatan renk uyuşmazlığı!
yapılarda kentsel uyum hiç yok ve birbirinin aynısı!
dicem şuki herkez kendi işini yapmaya çalışır uğraşırsa daha iyi olur!
iç mimar içmimarlık dış mimarda dış mimarlığını yapsın ancak birbirlerine danışmaları gerekiyor çünkü mimarların yaptıkları yapıların içinide biz yapıyoruzki herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmayalım!

herkeze selamlar.......
medcezir_1981 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-09-2005, 10:52   #62
btl
Arkitera Üyesi
 
btl'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 20-09-2005
Mesaj: 96
Alıntı:
Orijinal metin medcezir_1981 tarafından gönderilmiş
ben iç mimarlık son sınıf öğrencisiyim!
iç mimarlık ve mimarlık arasında farkı ben şöyle izah ediyim!
mimarlar iç mimarlık yapabilirler ancak iç mimarlık eğitimini iç mimarlar kadar iyi alamadıkları için iç mimarlar kadar iyi olmaları çok zor!
bir iç mimar bir mimardan daha fazla ve daha iyi malzeme bilgisine sahiptir ki malzeme bilgisinin iyi olmasıda işini çok daha iyi yapmasına ve işine daha muhaffak olmasını sağlar!
günümüzde iç mimarlık daha revaşta bir meslek olmaya başladı ki avrupa birliğine girme süraçlaeri içerisinde iç mimarların tasarım ve kurgula yetenekleri dahada çok olduğdan iç mimarlık daha kazançlı ve maddi kazancı yüksek olan bir bölüm olduğundan çoğu mimarlar i,ç mimarlık yapıyor!
içlerinde kendini yetiştiren iyi mimarlar var ve işini iyi yapıyorlar ancak şunu demeliyim ki madem ki üniversiteden mezun olduğunuzda mimarlıktan çok iç mimarlık yapıcaksınız iç mimarlık okuyun yada sadece mesleğinizi yani mimarlık yapın!
uzun lafın kısası herkez mesleni icra etsin!
peyzaş mimarlarıda iç mimarlığa soyunuyor!
herkez kendi işini yapsa daha iyi olucak!
ben tutupta elektirikten anlıyorum diye elektronik mühendisliği yapma gibi bir çabam yok!
bölümünü okuyun meslenizi yapın sonrada hava atarsınız!
mimarlıkta hala ilerleyememizin nedenide mimarlarımızın mezun olduktan sonra kendi işlerini yeterince yapmamalarından kaynaklanıyor!
bir yüksekten bakıyorumda şehir sülüyetine yaptıkları binalar hep aynı renkleri deseniz aman allahım yıldızlı geceler mübarek nerden bulursunuz o cırtlak renkleri ve yan yana duran binaların o iğren ve insanın içini gıcıklatan renk uyuşmazlığı!
yapılarda kentsel uyum hiç yok ve birbirinin aynısı!
dicem şuki herkez kendi işini yapmaya çalışır uğraşırsa daha iyi olur!
iç mimar içmimarlık dış mimarda dış mimarlığını yapsın ancak birbirlerine danışmaları gerekiyor çünkü mimarların yaptıkları yapıların içinide biz yapıyoruzki herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmayalım!

herkeze selamlar.......

Dış mimar lafını anlayadım sayın iç mimar adayı arkadaşımız..Mimar demek istedin sanırım...Aslında dediklerinde haklılık payın var.. ama şunu unutuyorsun mimarların zaten iç mimarlık yapma yetkileri var..çevrede bakıyorumda iç mimarlık eğitimi almış arkadaşlar restorasyon işine soyunuyorlar.. O zaman sizde bu işi yapmayın.. Çünkü eski eserle ilgili yeterli eğitim aldığınızı düşünmüyorum..Zaten projelerde belediye için imza atmanıza bile gerek yok...Biz mimarlar attığımız her adımı belediyeye haber vermek durumundayız..Sizlerde ise binanın içinde cirit atın ama belediyeye tadilat projesi bile vermiyorsunuz...Sen daha öğrencisin.. Piyasada ne kadar çalıştın bilmiyorum ama piyasaya çıkınca farkı anlayacaksın..
btl offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 30-09-2005, 11:39   #63
mrv
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 01-12-2004
Mesaj: 2
mimar yada iç mimar amaclarımız ortak..yasam kalitemizi yükseltecek yasanmaya deger mekanlar yaratmak tasarlamak..
her iki dalda aynı sayılabilir ama sunu unutmamak lazım ki kimse bosu bosuna 4 sene okumuyor...elbetteki aralarında fark var...yoksa neden iki dal içinde ayrı ayrı bölümler acılsın..
uzun lafın kısası herkes aldıgı eğitimin hakkını versin..ne mimarlara nede iç mimarlara laf atmaya gerek yok...
mrv offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 30-09-2005, 18:34   #64
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 152
...?

arkadaşlar lütfen artık bu forum dahilinde dış mimar kelimesi gectiği zaman, kendinizi yorup dış mimarlık diye birşey olmadığını dolayısıyla dış mimar diye birşey de olmayacağını açıklamaya kalkmayınız.çünkü bir üniversite öğrencisi mezunu yada bundan bağımsız olarak bu işlerle ilgilendiğini iddia eden,lafının anlamını bilerek konuşan herhangibi biri böyle bir tanımın yada mesleğin olmadığını bilir.eğer daha önce bu konuda bilgilenmemişse,bir foruma yazı yazmadan önce diğer görüşleri de okuyarak bilgilenir..pek çok arkadaşımız bu konuyı çok net ve anlaşılır şekilde anlattı.artık bu tamlamanın kasten ve mesleğimizi yıpratmak amaçlı söylendiği düşüncesindeyim...
mimarlık bir bütün olarak onbin yıldır var ,sırf birileri nemalanacak diye parçalanacak sanmayın...

En son merihfeza tarafından düzenlendi : 01-10-2005 13:58.
merihfeza offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-10-2005, 16:47   #65
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-10-2005
Mesaj: 8
Aslında bi Bakıma dooru söölüo Olabilirsiniz fakat ben de Bu konuda aday oluorum yani İç mimarlık konusunda Davamız var diosunuz e Peki yarışalım o zaman Tabi ki şaka seneye İTü iç mimarlık düşünüorum çünkü gerçekten takdir edilebilecek bi yeteneim var ve bu işi yeteneee sahip insanların yapıcak olduunu düşünüorum bu arada Bana bu Karanlık yolda yardım ederseniz sevinirim Bir amatör olaraakta Olsa Kemik te çizmeye İstanbula gelince Başlıycam Burdan saygılarımı da belirterek gittikçe Çürüyen eMeçlerime uzanan Bu yazıyı noktalandırmak iistiyorum her ne kadar Bir ağaç kadar görkemli olmasamda (ANLAMSIZ OLDU LAN )
burock offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 11-10-2005, 19:57   #66
veronica55
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
Smile

bende ilk başta öyle düşünmüştüm ama dekorasyon sadece iç mimarın herşey bittikten sonraki eğlendiği, dinlendiği, yaptığı işin keyfini çıkardığı süreç. halıları perdeleri koltukları odaya yerleştirip renklerle oynamakla iç mimar olunmaz. zaten bunun için okula gitmeye de gerek yok bunu herkes yapabilir. kimse ocağı banyoya koymaz ya da küveti kumaş bi perdeyle kapatmaz bunları doğru yerlerine koymak için iç mimara ihtiyacı olmaz kimsenin ve yeterli bi göz zevkine de sahipse doğru renkleri de her insan gayet güzel seçer.
geçen sene bölüme ilk başladığımda olay aslında öyle bi havada gidiyodu yani renkler dokular anlamlar hayal gücü tasarım vs. okul daha dün açıldı 2inci sınıfa geçtik biz de. daha okulun ilk günü hocamız elinde kocaman bir otel projesiyle geldi masanın üstüne yaydı. ve görevimiz şu otel odalarının tadilatı. herşey yenilenicek. ısıtma soğutma, aydınlatma sistemleri, banyonun odanın su ve elektrik tesisatının konumuna göre yerleşimi, ergonomik tasarım ve son olarak da görsel şeyler, kapılar pencereler perdeler mobilyalar vs. okadar detau var ki insanın gözü korkuyo ilk başta ama işin içine girdikten sonra çok keyifli. daha ölçü almaya gitçez. ben yeni yeni bu mesleğe adım atan biri olarak iç mimar olmak isteyenlere bunları söyleyebilirim.....
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-10-2005, 00:05   #67
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-10-2003
Mesaj: 40
Cool iç mimari kurslarına dikkat!

İç mimarlık eğitimi almayı düşünen arkadaşlara bir tavsiyem var.İstanbulda son beş yıl içinde bir sürü iç mimarlık kursu açıldı.Bir çok vaadlerle üniversiteyi kazanamayan genç kesim bu tür yerleri kendine bir çıkış olarak seçti.Bu kursların birçoğu ya kapandı yada bir şekilde düzgün eğitim veremedi.Kimseye tavsiye etmiyorum.Şuna çok inanıyorum.Herşeyden önce insanın içinden gelmesi gerekli ama alınması gereken bazı temel disipinler var eğitimde yetenek varsa eğer bir vizyon sahibi olunmasını sağlıyor.Bir kurs yerine mutlaka bir üniversite diyorum(Marmara.Msü vs...)
melc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-10-2005, 02:20   #68
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-10-2005
Mesaj: 27
İcmimari ve tasarim dergilerinde calismayi dusunebilirsiniz.Hem egitimini aldiginiz meslegi yapiyor olursunuz ki ingilizceyi iyi bilmek cok isinize yariyacaktir,hemde hoslandiginiz bir meslege yakin bir isde calisiyor olabilirsiniz diye dusundum.
nergis offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-10-2005, 23:12   #69
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-10-2005
Mesaj: 10
ben de daha bu konuda yeniyim ama hocalarımızın bize ilk günden beri söylediği bir şey var o da bir iç mimarın;mimar,inşaat mühendisi,elektrik mühendisi,makina mühendisi vb. meslek gruplarıyla her zaman bir işbirliği içinde çalışması gerektiğidir.bir içmimar iç mekanı tasarlarken binanın strüktürüne,dış cephesine nasıl müdahele edemiyorsa mimar da onun tasarımına müdahele etmemelidir.mimarlık yapan içmimarlar ve içmimarlık yapan mimarlar var birçok.ama bu ne kadar başarılı olduğunu belirleyecek bir ölçüt olamaz bence.eğer bu konuda da kendini geliştirmişse ve yaratıcılığını kullanabiliyorsa yapmasında ne gibi bir sakınca olabilir ki.

bu arada içmimarlık diye bir bölüm varsa boşuna açılmamıştır eminim
bohemian offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 16:35   #70
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
Exclamation tartışılmaktan bıkılmayan meslek:mimarlık

GEÇMİŞTEN BİR ALINTI:



Mimarlık mesleği çatısı altında yer alan meslek gurupları tespitim yanlışsa, nasıl oluyor da; endüstri tasarımının bir"mimarlık dalı" olduğunu, hatta yaptığınız işin de "obje mimarlığı" olduğunu kendiniz söyleyebiliyorsunuz.

Nedense birbirimizle meslek kavgası içine düşerek, asıl söylemek istediklerimizin üstünden geçiliyor.
Elmalarla, armutları karıştırmayalım, herkes kendi işini yapsın diyen zaten benim, ama siz de benim yazımı anlayamayacak kadar hızlı okumuşsunuz...........

Benim kastetdiğim şey, tıpkı sizin de söylediğiniz gibi, mimarlık ile bütünleşen, birbiri için olmazsa olmaz tasarıma dayalı mesleklerin, gerçek sahiplerinin, Türkiye gibi attığını tutturabilenlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede, bu mesleklere sahip olabilmek için önce 4 yıllarını, sonra da çalışma yıllarını vermiş konusunda uzman kişilerin önüne çıkabilen, bahsettiğimiz, (sosyetik ev hanımları, alaylı dekoratörler, başka mesleklere sahip üniversite mezunları vs.) kişiler de, tıkamaktadır diye bir parantez açmaktır. Ve bu kişiler de pastayı bölüşmektedirler.... Bu da bana göre çok ciddi bir durumdur. Sizin işsiz kalmanıza neden olan ciddi bir durumdur ve bunu "mikro" olarak tanımlamakta cidden "makro" bir eğilimdir...........Eğer siz end. tasarımcıysanız ve mesleğinize dışarıdan sarkanları görmüyorsanız, daha dikkatli olmanızı öneririm. Sadece sosyetik ev hanımları söylemime takılıp, teknik eğitim almış kişilerin de tasarıma bulaşmasının daha ciddi sorun olduğunu söylemeniz bana göre çok önemli değil, çünkü hiç olmazsa onlar, tasarım ile ilgili bir eğitim almış durumdalar.... Ancak bunu yadsımıyorum ve diğer yazımda da bunu belirtiyorum zaten........Onun için alaycılığı bırakalım, demagoji yapmayalım......



................................................................................ ....................
Söz konusu “çatı altı” gerçekten de çatının altında olup, kaba inşaat bittikten sonra ortaya çıkıyor.)
Birincisi: İnce inşaat aşamasında, mimarların, özel bir ihtisas gerektiren iç mimarlık ( eskilerin deyimi ile tezyinat ve tefrişat işleri ) yapmaları bir gerçeklik değil mi ? Ben mimar değilim, fakat
durmaları gerektiğini düşünüyorum.
özlemdevrim/end. tasarımcısı
................................................................................ .................... ...


Ayrıca fazlaca yanıldığınız bir durum var.. Mimarların işi kaba yapıyı yapıp, çatıyı örtmekle bitmez. Siz mimarlık mesleğini bu şekilde tarif ediyorsanız, mimarlara da hakaret etmiş olursunuz. Sizce bir mimar, bir binayı nasıl tasarlar acaba.. İçi boş kutucuklar çizerek mi? Sonra da o kutuların içini iç mimarlar mı dolduruyor size göre? Burada mimarlara ciddi bir özür borçlusunuz............................

Eğer bir mimarlık Fakültesi'nde okutulan dersleri incelerseniz, iç mimarlık derslerinin neredeyse bütününün 4 yıl içinde okutulduğunu görürsünüz. (Hele ki Akademi'de) Mimarlık fakültelerinde, iç/dış diye ayrım yapılarak eğitim verilmez. Bir mimarın, bir binayı tasarlayabilmesi için, o binayı taşıtabilmesi kadar,(mühendislik, yer bilimleri, topoğrafya, betonarme, statik vs.gibi dersler yanında)yaşanılır kılması için iç mimarlık bilgisini de alması gerekir ki bu açıdan sanat tarihi de önemli bir derstir.
Bir hastane ya da okul yaparken mimarın işi asansörleri koyup, merdivenleri çizip, binanın dış kabuğunu mu oluşturmaktan ibarettir. Mimar mekanların içini tefriş etmeden bir yapıyı nasıl oluştur, bir end. tasarımcısının bir mimarın tefriş yapmadan yapı tasarlayabileceğini düşünmesi korkunç birşey...... (Tasarımın başlangıcı nedir?i bir kez daha kendinize sormanızı isterim)
Zaten iç mimarlık diye bir okul aslında kısa zaman öncesine yoktu. Tasarımın beşiği İtalya'da bile İç Mimarlık okulları çok yenidir, talep üzerine oluşmuştur. Dekoratörlük diye bir meslek vardır..Dekorasyon da bir süsleme sanatıdır. İç Mimar/dekoratör dediğiniz kişiler evin içini süslerler. Perdesini, mobilyasını, halısını koyarlar, seramiğini yenilerler, küvetini değiştirirler, iç mimarların esas işi budur... Binanın kolonunu, kirişini yıkan iç mimarlar biliyorum ben, sırf müşterisi salonunda kolon görmek istemiyor diye (Tabii bu bir uç örnek, ama gerçek.) Bunun dışında bina içindeki, klozet'i dahi mimarlar yerine koyar.... Çünkü tefriş oluşturmadan bir yapı tasarlayamazsınız. Yurtdışında mimarın izni olmadan klozet'in yerini bile değiştiremezsiniz. Siz resmin altına imzasını atmış bir ressamın, resminin üzerine "bir çiçek de ben yapayım" diyebilir misiniz? Mimarın da binasına dokunamazsınız, ciddi yasal işlemlerle karşılaşırsınız. Tabii Türkiye de durum böyle değil..Onun için de eğitimli eğitimsizler bile, sadece gördükleriyle fikir sahibi olup, bir de bunu ciddi platformlar da hesap sorarcasına, karşısındakini yererek içi boş balonlar olarak ortaya atarlar...........



Mona'dan ;
Defne Koz'un Diyalog'un bir alıntı:



quote:
--------------------------------------------------------------------------------
Sizin bahsetmiş olduğunuz “alanlara göre özelleşmiş” eğitimin Türkiye’de olmamasına ilişkin söyleyebileceğim küçük bir yorum var: İtalya’da -ki tasarımın beşiği olduğu pek tartışılmaz- son beş altı sene evveline kadar üniversitelerde tasarım ile ilgili bölüm yoktu. (sadece Domus Academy –ki o da sadece master derecesi verir ve yeteneğinize göre kabul eder-) Diğerleri enstitüvari pek çok özel kurslar vardır...yani 50’li 60’lı yıllardan beri tasarım alanında ürün verenlerin hiçbiri endüstri ürün tasarımı bölümü mezunu değildi. Pek çoğu mimardı; (bu arada İtalya’da iç mimari bölümü de yoktu) kimisi grafikerdi kimisi ise konu ile ilgili eğitim almamış ama daha sonra kendini bu konuya yetiştirmiş kişilerdi. İlk endüstri ürünleri tasarım mezunları geçtiğimiz senelerde çalışma hayatına atıldı. Dolayısı ile herşey sadece akademik eğitim ile olmuyor: görgü, kültür, ilgi, araştırmanın aldığınız eğitimle bütünleşmesi zenginleşmesi gerekir.

--------------------------------------------------------------------------------



Size iç mimarlık denen dekoratörlük ile ilgili pekçok ansiklopedik bilgiyi okumanızı öneririm...... Ya da mimarlıkla.................
Dediğiniz gibi, siz mimar değilsiniz, tespit de yaparken kulaktan dolma bilgilerle, mimarlara iç mimarlık eğitimi de almanız gerekir derseniz yanlışlar başlar... (Bu da iç mimarlıktan ne anladığınıza bağlı....) Bir mimarın tasarladığı yapı içinde saydığınız/saydığımız bütün meslek gurupları çalışır. Ve mimarın bütün bu mesleklerle ilgili eğitim aldığı da bir gerçektir. (dekoratörler, end. tasarımcıları, elektrik, inşaat, jeofizik mühendisleri vs...) Çünkü mimar, işin lokomotif'idir.


İşte asıl eğitimsizlik burada.... Mimarın, iç mimar dediğiniz dekoratörün, endüstri tasarımcısının vs. gerçekten ne iş yaptığını bilirseniz, hangi işi kime yaptıracağınızı da bilirsiniz....

Ve sorun tümüyle yaşadığımız ülkedeki esnek bakış açısı/kanunları ile ilgili, yasal katı düzenlemeler ve cezalar oluşturulmadığı sürece, bu ülke insanları harcanmaya mahkum gibi görünüyor. Mikro ya da makro negatif ekonomik durum, bu ülke insanlarını her işi yapmaya mecbur kılıyor..... Onun içindir ki sizin ve benim ve başkalarının da işlerini, karşısındakine kendisini yutturabilen herkes yapabiliyor...

................................................................................ .................... ...
“Mimarlık mesleği çatısı altına sığınmak” deyimi, bu mesleği (profesyonelce) kullanarak para kazanmayı çağrıştırıyor. Hiç kimse böyle bir yola başvuramaz, mimarlık mesleğinin kendini
koruma mekanizmaları vardır ve pek de mükemmel bir şekilde işlemektedir. Burada gedik açmaya çalışacak tek bir meslek erbabı vardır: inşaat mühendisleri...

özlemdevrim/endüstri tasarımcısı
................................................................................ .................... ...

Bunda da çok yanılıyorsunuz, Türkiye'de çoğu usulsüz mimari projenin, ne şekilde çalışır hale geldiğini görmeniz için, bir belediye de 1 saatinizi geçirmenizi öneririm. Siz mesleğinizde çok yenisiniz ve idealistsiniz. Kendi çizmediği projeye, sırf para kazanmak için imza atanlardan tutun da, yapı denetimi veya müteahhitlik karnesini vekalet vererek kiralayan mimarların yaptığı işi kim denetleyebilir? Bu örnekler arttırılabilir... Onun için maalesef, sizin dediğiniz gibi; mimarlık mesleğinin kendini koruma mekanizmaları her zaman suistimal edilmeye açıktır ve özellikle belediyeler de bu durum pek de mükemmel şekilde işlemektedir....
__________________
cecille

--------------------------------------------------------------------------------
En son cecille tarafından düzenlendi : 13-09-2002 09:28.
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 16:37   #71
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
Exclamation Tartışılmaktan bıkılmayan meslek: mimarlik

13-09-2002, 17:26 #5
zlmdvrm
Üye


Kayıt Tarihi: Sep 2002
Mesajlar: 16 endustri urunleri tasarımı

--------------------------------------------------------------------------------

Değerli Cecille,
Bana cevap yazdığınız için teşekkür ederim. Tartışmanın bu boyuta gelip de ikili bir dialogda tıkanmasını, ( varsa ) bizi okuyan arkadaşlarımızın da ileride fikirlerini açmaları fırsatını kaybetmemek için; özellikle de sizden alabileceğim pek çok şey olduğunu gördüğümden, hiç istememekteyim.
Yanlış anlaşıldığım yerleri tekrar yazmak şansını benden esirgemeyeceğinize; güçlü ve keskin kalemi olan otoritelerin, kendilerine sığınmış yeni yetmelerin ( bu sıfat sadece beni bağlar ) kusurlarını affetmekte engin bir hoşgörüye sahip olmaları gerektiğine inanıyor, sizden bunu bekliyorum.
Analitik düşünmek, bilimin tarafsızlık ilkesi gereği, yeri geldiğinde çuvaldızı kendine batırmayı da bilmektir; fazla analize dalmak ise, senteze ulaşmayı ya geciktirir ya da olanaksız kılar. Kestirmeden, kısaca gideceğim:

“ Mimarlık mesleği çatısı altına sığınmış olmak” ile “mimarlık mesleği çatısı altında yer alan meslek gruplarından birisi olmak “ farklı şeylerdir. Birincinin, dil sürçmesi veya anlık bir öfke ile söylenmiş olması gayet doğaldır. Doğru olmadığını, söyleyen de bildiği için, tekrarlamamışsa, mesele unutulur gider; inkara bile gerek kalmaz.
“ Elmalarla armutları birbirine katmak “ işini, bir yorum olarak, önce ben dile getirdim.
Yoruma esas oluşturan cümleyi tekrar etmeye ne hacet; siz büyüklük yaptıktan sonra, benim alınganlık yaptığımı kabul etmemem, size karşı saygısızlık olur. Aslında aynı şeyden şikayetçi olmamıza rağmen, “mesleklerimize dışarıdan sarkanlardan” şikayet ediyor olmamıza rağmen, üzerinde anlaşamadığımız şey “ sarkanın kimliği “ ve “ niçin sarktığı”. Mimarların, özel bir ihtisas gerektiren iç mimarlık yapmamaları gerektiğini düşünmekle ben, mimarlara hakaret etmiş olduğuma inanamıyorum. Eskilerin deyimi ile tezyinat ve tefrişat işlerini iç mimarların yapmalarını savunmak, mimarların bu konuda bir eğitim ve görgüye sahip olmadıklarını iddia etmek diye yorumlanıyorsa, “her yorum yanlış yorumdur” ilkesine hiç sığınmadan, yanlış anlaşılan böyle bir cümleyi yazdığım için özür diliyorum. Fakat, savunma hakkımı da kullanmalıyım. Nostalji yapmaya gerek yok, diye düşünüyorum: Madem ki iç mimarlık (tezyinat ve tefrişat işleri ) bir alt bilim dalı olarak kabul edilmiştir, artık bu mevzii mimarlar terk etmeli, o saygınlığı asla tartışılamayacak mevkilerinden küçücük bir bölümünü şu yeni ve cılız bebeğe (!) bırakmalılar, diyorum. Karşılıklılık ilkesi gereği, mimarlık yapmağa soyunanları ayıplamaya hakları olur, diye düşünmekle hata ettiysem, tekrar özür diliyorum. Ben bir endüstriyel tasarımcıyım, sizin de onayladığınız gibi, bir “obje mimarı” yım. Elbette ki benim mesleğimin kökeni de mimarlık ana bilim dalıdır; fakat tıpkı iç mimarlıkta yaptığım itiraz gibi, endüstriyel tasarımda da bizim özgür
ve özgün ( ve saygıdeğer ) bir mesleğin mensupları olduğumuzu kabul etmenizi diliyorum. Bizi kolumuzdan tuttuğunuz gibi sokağa atın, demiyorum. Bizi koruyup kollamak sizin birinci görevinizdir. Piyasada, kendi payınızdan küçük bir bölümünü bize ayırın, diyorum. Mesleğimize sarkanları engelleyin, gelişip serpilmemize yardımcı olun, diyorum. Bizler de, pastayı büyütebilmek için var gücümüzle çabalıyalım, diyorum. Dertlerimizi dinlemekle yükümlüsünüz, önümüzü açmakla yükümlüsünüz. ( Önü kapalı bir iç mimar veya end.tas.’cının, merkeze, ana bilim dalına yönlenmesini, sokakta aç kalıp evine geri dönen bir çocuğa benzetmeye kalksam, sizin “ sığınmacılık” tanımlamanızı kabullenmiş olurmuyum? Hayır, bizler farklı unsurlar değiliz ki !..) Senden önce ben zaten yapıyordum, sana öğrettiğim basit bir işi bile beceremedin, defol git, diyebilecek bir anne baba olur mu ?.. Hiç değilse, ayıplamadan önce, düşünmek gerekmez mi !.. ( Bu arada, komplekslerini tatmin için, veya başka sebeplerle, hiç ihtiyacı yokken mimar kesilenleri hariç tutuyorum.) Mesleğimize sarkanları (makine mühendisleri / ev hanımları ..) önlemek, bizi korumak ( ve hatta, özel olarak, End. Tas. gibi yepyeni bir mesleği ilgili sektörlere tanıtmak) hami rolünü üstlenmiş sizlere düşmez mi ?.. Ebeveynleri tarafından küçümsenen evlatlara, başkalarının saygı göstermesi beklenebilir mi ?..Makro sosyal ekonomik koşullar, sizin eseriniz değil mi ? Asi evlatlar gibi, ana baba rolüne soyunmak gibi bir iddiayı asla sahiplenmem; hele hele (yazdıklarımı tekrar okuduktan sonra ), mimarların iç mimarlık eğitimi de almaları gerekir önermesini yapmış olduğumu hissettirebilecek herhangi bir imada bile bulunmadığımı görerek, beni ( sevdiğiniz için ) azarladığınızı görerek rahatlıyorum. ” Tasarımın başlangıcı nedir? “ sorusunun cevabını biz, sizlerden öğrendik; içinizi rahatlatacaksa söyleyeyim: Biz, bu sorunun cevabını, birlikte çalıştığımız makine ve elektrik mühendislerine anlatmakla meşgulüz, yeniden bizi imtihan etmenize hiç gerek yok, içiniz rahat olsun. Türkiye’deki tasarımcı meslek gruplarının yerini bulamamış olması, ilk makro tespitimiz değilmiydi ?.. İç mimarlar ile endüstriyel tasarımcıları, ( teorik olarak ) mimarlık mesleğine sarkan gruplara ( sosyetik ev kadınları, modacılar...) dahil etmediğinize inanıyorum. Öncelikle yapmamız gereken, sarkanların kimliklerini doğru tespit etmek olmalı; kimlerin ( neden ) sarktıkları konusunda anlaşmaya varabilirsek, çözümü de kolaylıkla bulabilme yolunu açmış oluruz. Bu arada, endüstriyel tasarımcı kimliğini terk edip, mimarlık veya iç mimarlık yaparak hayatını kazananları da belki mesleğe geri döndürme şansını yakalar, yurdumuzun endüstriyel alanda çağdaş ve özgün tasarımlarla hak ettiği yeri almasına bir katkı sağlamış oluruz. Takdir sizin.
Özlem Devrim
__________________
özlem DEVRİM / endüstri ürünleri tasarımcısı


zlmdvrm
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 16:39   #72
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
Exclamation tartışılmaktan vazgeçilmeyen meslek:mimarlık

15-09-2002, 19:23 #6
cecille
Üye


Kayıt Tarihi: Sep 2002
Mesajlar: 32 Mimarların, iç mimarlık eğitimi almaları gerekir gibi bir iddianız yok gibi görünebilir, böyle bir önermeniz var diye bir anlam çıkarmam da size göre imkansız olabilir, Fakat "İnce inşaat aşamasında, mimarların, özel bir ihtisas gerektiren iç mimarlık ( eskilerin deyimi ile tezyinat ve tefrişat işleri ) yapmaları bir gerçeklik değil mi ?" derseniz, mimarların "iç mimarlık diye tanımladığınız ince inşaat işleri"nden"ve yine iç mimarlık=eskilerin deyimiyle tezyinat ve tefrişat işleri"nden anlamadıkları veya bunun iç mimarların işi olduğu, mimarların bu konuda yetersiz ya da açgözlü olduğu, iç mimarların işini elinden aldığı vs vs. sonucları çıkabilir. Söylediklerim için yorumunuz yanlıştır diyorsanız da eğer, daha dikkatli ve herkesin doğru yorumlayabileceği(?) yalın cümleler kullanmanızı öneririm.
Cümle yalın olunca; mimari tasarım tefriş olmadan başlamaz, anlamını taşır ve tefriş ve tezyinat, sizin bildiğiniz gibi=sadece iç mimari mesleği değildir. Tefriş olmadan mimari tasarım başlamaz, tefriş bütünüyle mimarlık mesleğinin içindedir.... Tefriş yapmadan bir oda bile tasarlayamazsınız. Bir mimara, tefrişi; tefrişin ihtisasını yapmış olan iç mimara bırakın derseniz, bir mimar olarak da bana ,bu meslekler hakkında yeterli bilgiye sahip değilsiniz, kesin tespitler yapmadan önce bu meslekleri ve okullarındaki eğitimi inceleyin demek düşer. Öncelikle mimari sizin anlamlandırdığınız biçimde iç/dış diye ayrılmaz. (Yazdıklarımı birkaç kez daha okumalısınız.)
Benim de size söylediğim, ince inşaat aşaması da mimarların eğitimini aldığı, tasarımını da bunları bilmeden yapamaz olduğudur(ince inşaat aşaması da mimara aittir!/iç mimara değil!) ve iç mimarlar, bina tümüyle bittikten sonra, müşteri/müşteri mimar ile sadece binanın içinin giydirilmesinde çalışırlar. Bir kere önce bunu kavramanız gerekiyor.(Elma/armut meselesi....) Mimarların ve iç mimarların aldığı eğitimin neleri kapsadığını araştırmamakta(çünkü bilmiyorsunuz) ve hala kendi tespitlerinizin doğruluğunda ısrar ederseniz, diyecek birşeyim yok. Bu da bütün yeni yetmelerin, eskiyene kadar ki inadıdır sadece....(Ayrıca İç mimarlık/dekorasyon bir bilim dalı değil süsleme sanatıdır.)

Mimarlık ve iç mimarlık/dekoratörlük meslekleri ve diğer tasarım guruplarının işi nereden alıp, nereye taşıyacakları konusunda bilgi sahibi olursa herkes; siz de, biz de, diğer meslek gurupları da doğru işler çıkarırlar, herkes yerini bulur...
Mimar, işini paylaşmak zorundadır ve paylaşır da. Çünkü bina tasarımı mimarla başlar ancak ortaya çıkarılması bir ekip işidir. İç mimari/dekorasyon ve kısmen de olsa sizin işiniz direkt olarak mimarla gelişmeyebilir. Özellikle dekorasyon. Dekorasyon çabuk tüketilen bir tasarım işidir. Çünkü kişiseldir, müşterinin tarzıyla gelişir ve de sadece müşteri istediği sürece yaşar. Endüstri tasarımı da kısmen böyle gelişir ve çabuk tüketilir(yenilenir) diye düşünüyorum. Marka olursanız eğer, tüketilme şansınız azalır hatta kaybolur...


Bunları geçelim....

İşin aslı bana göre, içinde yaşadığımız ekonomik koşullar ile doğru orantılı olarak gelişmektedir. Hatta bazı meslekler sadece okullarda okutulduğuyla kalmakta, Türkiye'de yaşayamamaktadır bile. Atom mühendisliği, uzay bilimleri gibi....Orman mühendislerinin bile, iç mimarlık, endüstri tasarımı yaptığını biliyorum. Piyasa sizi işsiz kalmaya itiyorsa, hiç istemeden de olsa, size yakın mesleklere kayma eğiliminiz kendiliğinden gelişir. Siz az da olsa şanslı bir gurubun içindesiniz, söyleminize göre mesleğinizi bir kategori içinde yapabiliyorsunuz.
Mimarların da, iç mimarlık, cad operatörlüğü ya da ne yazıktır ki sadece teknik ressamlık yapanları var hatta mobilya mağazalarında mimar kartvizitiyle satış temsilciliği.... Bu yaşadığımız ülkenin ekonomik şartları gereği her meslek için öncelikle oluşmuş bir durum. Sonra da size işi verenle/sizi işe alanla...(Yine ekonomik. Az adamla çok iş, bir adama tasarımı da/satışı da/dekorasyonu da/imza yetkisini de/satın almayı da/vs. vs yüklemek ucuza adam çalıştırmanın en kolay yolu...Hele ki buna itiraz eden de yoksa...) "Makro sosyal ekonomik koşulların, neden bizim/mimarların eseri olduğunu" söyleminizi de anlayabilmiş değilim.

Size teklif edilen işi yapıp yapmamak da kişisel bir karardır ve idealist olmak da güç ister.... Başkalarını anlamaktan önce suçlamak da, alaycı bir uslup kullanmak da çok kolaydır. Çoğumuz da önce bu kolay olanı yapıyoruz...

Takdir sizin olsun!
__________________
cecille

--------------------------------------------------------------------------------
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 17:14   #73
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
Smile

Mimarlık matematiksel bir iştir, dekorasyon ise göreceli olarak değişen mekan yaratım süslemesini içerir. Mimariyi kullanarak şehirler inşa etmiş olursunuz, dekorasyonla mekanların içini yaşatırsınız. Mimarlık çoğulları hedefler, diğeri tekillere hizmet eder. Mimari uzun seneler yaşar, diğerinin ömrü kısadır. Bir gökdeleni 23 senede inşa edersiniz, içini 6 ayda da süslersiniz.vs vs vs. Mimarinin tarihe etkisi vardır, tarihi anlatır,bilime ışık tutar, süslemenin içinde görseller olmasa mozaikler, heykeller gibi hiçbir kalıcılığı yoktur. Mimar olmasa, iç mimarlar içini süsleyecekleri yapıları nereden bulur? Konuya geniş açıdan bakalım, binalar insanları barındırır, içi süslenmese de çok işe yarar. Mimarlık mutlak olması gerekendir, iç mimari keyif işidir. Mimari içinde mühendisliği barındırır, iç mimari de matematik bilmeniz gerekmez.
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 17:16   #74
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
Cool düzeltme

Mimari uzun seneler yaşar, diğerinin ömrü kısadır. Bir gökdeleni 2-3 senede inşa edersiniz, içini 6 ayda da süslersiniz.vs vs vs.
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-10-2005, 18:18   #75
bayapy
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
İç mimari

Alıntı:
Orijinal metin cecille tarafından gönderilmiş
Mimarlık matematiksel bir iştir, dekorasyon ise göreceli olarak değişen mekan yaratım süslemesini içerir. Mimariyi kullanarak şehirler inşa etmiş olursunuz, dekorasyonla mekanların içini yaşatırsınız. Mimarlık çoğulları hedefler, diğeri tekillere hizmet eder. Mimari uzun seneler yaşar, diğerinin ömrü kısadır. Bir gökdeleni 23 senede inşa edersiniz, içini 6 ayda da süslersiniz.vs vs vs. Mimarinin tarihe etkisi vardır, tarihi anlatır,bilime ışık tutar, süslemenin içinde görseller olmasa mozaikler, heykeller gibi hiçbir kalıcılığı yoktur. Mimar olmasa, iç mimarlar içini süsleyecekleri yapıları nereden bulur? Konuya geniş açıdan bakalım, binalar insanları barındırır, içi süslenmese de çok işe yarar. Mimarlık mutlak olması gerekendir, iç mimari keyif işidir. Mimari içinde mühendisliği barındırır, iç mimari de matematik bilmeniz gerekmez.
Ancak bu kadar çiğ bir yaklaşım gösterilebilirdi.İnterior Design kavramı dünyada rüştünü ıspat etmiş mimariden sanat yönüylede ayrı görülmüşken türkiyedeki yeni yetme mimarlık öğrencileri tarafından bu kadar yerilmesi ne kadar manasız.Mimarın ben herşeyi yaparım mantığına İç mimar da ne yaptığınız tarihinizden belli şeklinde cevap verebilir o zaman bu ülkede.Heleki İç mimar matematik bilmez gibi bir cümle sarfedilmiş hayret etmeden gülerim buna ben.Ülkemizde İç mimarlık eğitimi 1925 yılından beri veriliyor ve gidişat onu gösteriyorki trendi iyice artan iç mimarlık olgusu nihayet bu ülkenin yapılarını güzelleştirecektir.(her anlamda güzel güzeldir) Yetenek sınavıyla öğrenci alan İç mimarlık bölümü mimarlık gibi değildir Yetenek Tanrı nın bir lutfu olarak kabul görülür.
İnanın Hayat sınavını vermiş Mimarlar mimari ve iç mimari konusuna bu kadar önem vermezken kimlik sorunu yaşıyan adayların bu denli can çekişmesi hayret verici.
Mimar İç Mimar yada Peyzaj mimarı kim ne isterse yapsın lakin güzel yapsın.(güzel ne güzeldir)

AYRICA YAZMADAN GEÇEMİYECEĞİM BUNLAR NE BİÇİM BİNALARKİ BÖYLE HER SABAH BÜNYEMDE YERLE BİR ETME İSTEĞİ UYANDIRIYOR.

MİMAR YADA İÇ MİMAR NE OLURSA OLSUN GÜZEL YAPSIN İŞİNİ.
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 14:29.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177