Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık > İç Mimarlık

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 04-09-2005, 17:36   #1
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 02-09-2005
Mesaj: 8
İç mimarlık hakkında ne düşünüyorsunuz?

ic mimarlik hakkinda ne dusunuyorsunuz ....

En son denizkoc tarafından düzenlendi : 04-09-2005 17:43. Nedeni: :)
denizkoc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-09-2005, 19:00   #2
Forum Üyesi
 
rapsodyred'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
iç?

interrior design, yani iç tasarım , iç tasarımcı...

google da bir kez interrior architect. bir kez de interrior designer diye aramanızı öneriyorum.
tabiiki interrior architect diye birşey bulamazsınız, çünkü yok! interrior designer var.
iç tasarım , mimari tasarımın çok önemli bir yanı. iç tasarımcılar da , sanatçı insanlardır.
ama dünyada iç mimarlık diye birşey yok, iç tasarımcılık diye birşey var.

yani bizim uydurduğumuz meslek isimlerinden bir tanesi oluyor ve aslında kendi kendini küçültüyor bu yanlış isimle. bu bölümlerin ve meslek insanlrının isimleri değişirse, iç tasarımcı ve iç tasarım bölümü olursa, bu bölümlerin saygınlığı artacaktır bence.

olayı dünyada nasıl olduğunu görerek daha iyi tartışabiliriz.
rapsodyred offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-09-2005, 11:32   #3
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-01-2005
Mesaj: 30
bide high mimarlar var

Valla bizde çok gülüyoruz bu laflara arkadaşlarla , içmimar,dışmimar....
Bide yüksek mimarlar var ( high mimar )
Siz buna ne diyorsunuz?
BigWHISKEY offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-09-2005, 12:04   #4
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 18-05-2005
Mesaj: 46
5 sene önce içmimari bölümünü seçtigimde etrafımdaki herkes aman girme 'aç' kalırsın diodu bide şindi bakın bir anda içmimar adayı oldu herkes interior architect mi interior designer mı denilio felan filan tartışmalarını bırakında bu meslegi gerçekten yapmak istiyomusunuz bence ona göre bi karar verin. Mimarlık,içmimarlık,endustriel yada grafik tasarım farketmes kısaca Tasarım ögrencisi olmak zordur bicok şey feda etmek gerekir.
wackybacky offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-09-2005, 14:07   #5
sel
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 30-03-2004
Mesaj: 117
Yüksek mimar kavramı mimarlık eğitiminin 4 yerine 5 sene olduğu zamanlardan kalma bir kavram. Ayrı bir meslek değildir. belli bir alanda uzmanlaşmış mimarlar için kullanılır.
sel offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-09-2005, 20:04   #6
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-09-2005
Mesaj: 165
ben almanyada yasiyorum ve burada architektur /mimarlik deniliyor ve innenarchitektur /icmimarlik deniliyor
yasemin86 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-09-2005, 22:22   #7
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 25-09-2005
Mesaj: 2
iç mimarlık veya mimarlık öyle bir bölüm öyle bir meslek ki ! mesela bu bölümlere tesadüfen girenlerden bahsediyorum, bu bölümlere 4. veya 5. tercihleriyle girenler şu anda kendilerini o kadar şanslı hissediyorlarki belki de 1. sıradaki tercihi (ne biliyim mesela doktorluk) olsaydı bu kadar mutlu olamazlardı ...yani demek istediğim bu bölümlere tesadüfen bile girmiş olsanız biraz ilgili olduğunuz takdirde ne kadar da şanslı olduğunuzu anlarsınız ...
awesome offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 11-10-2005, 19:43   #8
veronica55
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
burda yazılanların bazılarına katılmıyorum iç mimarlık, dekorasyondan çok farklı bir meslektir. aslında bir anlamda mimarlıkla işin sanatsal kısmının bir birleşimidir. hiç kimse bir iç mimar asla bir bina tasarlayamaz diyemez. çünkü iç mimarlık bölümünde mimari grafikler, yapı ve malzemeler gibi dersler de görülüyor. bir iç mimar mimarın bildiği herşeyi bilir zaten bilmek zorundadır. diğer türlü dekoratör olur onun adı iç mimar olmaz. iç mimar bir inşaatın kabası bittikten sonraki herşeyden sorumludur. elektrik, su tesisatından, asansörlerden, aydınlatmadan, yerleşimsen, ısıtma, soğutma sistemlerinden, ısı ve ses yalıtımından, çatı yalıtımından ve bunun gibi aklınıza gelebilecek pek çok şeyden. yani iç mimar mimarın işi bittikten sonra o mekana konfor ve işlevsellik vermektir ve bu işlevselliği estetik ve görsel olarak da tamamlamaktır. bence iç mimarlar ve mimarlar birbirlerini ezmeye çalışmak yerine birbirlerinin haklarını korumalıdırlar ki mekan yaratmak gibi hayatı direk yönlendiren çok önemli bir işi başarıyla özellikle avrupa yoluna girdiğimiz şu günlerde en verimli şekilde yapabilsinler.
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-10-2005, 15:23   #9
btl
Arkitera Üyesi
 
btl'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 20-09-2005
Mesaj: 96
Alıntı:
Orijinal metin veronica55 tarafından gönderilmiş
burda yazılanların bazılarına katılmıyorum iç mimarlık, dekorasyondan çok farklı bir meslektir. aslında bir anlamda mimarlıkla işin sanatsal kısmının bir birleşimidir. hiç kimse bir iç mimar asla bir bina tasarlayamaz diyemez. çünkü iç mimarlık bölümünde mimari grafikler, yapı ve malzemeler gibi dersler de görülüyor. bir iç mimar mimarın bildiği herşeyi bilir zaten bilmek zorundadır. diğer türlü dekoratör olur onun adı iç mimar olmaz. iç mimar bir inşaatın kabası bittikten sonraki herşeyden sorumludur. elektrik, su tesisatından, asansörlerden, aydınlatmadan, yerleşimsen, ısıtma, soğutma sistemlerinden, ısı ve ses yalıtımından, çatı yalıtımından ve bunun gibi aklınıza gelebilecek pek çok şeyden. yani iç mimar mimarın işi bittikten sonra o mekana konfor ve işlevsellik vermektir ve bu işlevselliği estetik ve görsel olarak da tamamlamaktır. bence iç mimarlar ve mimarlar birbirlerini ezmeye çalışmak yerine birbirlerinin haklarını korumalıdırlar ki mekan yaratmak gibi hayatı direk yönlendiren çok önemli bir işi başarıyla özellikle avrupa yoluna girdiğimiz şu günlerde en verimli şekilde yapabilsinler.

Ben size katılmıyorum... Mimarın işi bitmez..Yazdığınız her işten mimarlar sorumludur.. İç mimarlar işin tekstil ve ahşap işlerine bakıyorlar maalesef....
btl offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-10-2005, 16:41   #10
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.589
Alıntı:
Orijinal metin veronica55 tarafından gönderilmiş
burda yazılanların bazılarına katılmıyorum iç mimarlık, dekorasyondan çok farklı bir meslektir. aslında bir anlamda mimarlıkla işin sanatsal kısmının bir birleşimidir. hiç kimse bir iç mimar asla bir bina tasarlayamaz diyemez. çünkü iç mimarlık bölümünde mimari grafikler, yapı ve malzemeler gibi dersler de görülüyor. bir iç mimar mimarın bildiği herşeyi bilir zaten bilmek zorundadır. diğer türlü dekoratör olur onun adı iç mimar olmaz. iç mimar bir inşaatın kabası bittikten sonraki herşeyden sorumludur. elektrik, su tesisatından, asansörlerden, aydınlatmadan, yerleşimsen, ısıtma, soğutma sistemlerinden, ısı ve ses yalıtımından, çatı yalıtımından ve bunun gibi aklınıza gelebilecek pek çok şeyden. yani iç mimar mimarın işi bittikten sonra o mekana konfor ve işlevsellik vermektir ve bu işlevselliği estetik ve görsel olarak da tamamlamaktır. bence iç mimarlar ve mimarlar birbirlerini ezmeye çalışmak yerine birbirlerinin haklarını korumalıdırlar ki mekan yaratmak gibi hayatı direk yönlendiren çok önemli bir işi başarıyla özellikle avrupa yoluna girdiğimiz şu günlerde en verimli şekilde yapabilsinler.

sizlere bu bölümlerde gerçekten bu mantık izinde eğitim veriliyorsa yazık demekten başka seçenek yok.
"mimarlıkla işin sanatsal kısmının bir birleşimidir" önermesi feci dumur edici. işin sanatsal kısmı nasıl oluyormuş bizlere de öğretebilir misiniz, madem sizler biliyorsunuz; biz mimarlar boş işlerle uğraştığımıza göre...
lumina offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-10-2005, 20:25   #11
Arkitera Üyesi
 
etic'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-07-2004
Mesaj: 598
...

Alıntı:
Orijinal metin veronica55 tarafından gönderilmiş
... yani iç mimar mimarın işi bittikten sonra o mekana konfor ve işlevsellik vermektir ve bu işlevselliği estetik ve görsel olarak da tamamlamaktır. ...
kusura bakma veronica55, bende sana burada katılmıyorum.
mimar tasarladığı veya tasarlayacağı yapılardaki mekanların örgütlenmesini ve işlevselliğini her zaman düşünen kişidir. ayrıca bir mimar, sizin deyiminizle "nasıl olsa benden sonra bir iç mimar gelir, bu mekanı estetik ve görsel olarak tamamlar." demez. en azından dememesi gerektiğini ve yapılarını işlevsellik açısından da ele almasının gerektiğini düşünen biriyim. teşekkürler ...
__________________
Sen seni üzme !
etic offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-10-2005, 20:59   #12
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 18-04-2005
Mesaj: 2
Unhappy

-Senin bölüm neydi Artemise?
- Mimarlıkta okuyorum ben.
- Aaa ne güzel iç mi dış mı?
-(grrrr) İçi dışı bir küselim sen kafanı yorma...
ARTemise offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-10-2005, 00:04   #13
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 14-10-2002
Mesaj: 13
arkadaşımın ifadeleri

YENİ İÇ MİMAR ADAYLARINA:

Mesleğimiz olan iç mimarlık üç şekilde icra edilebiliyor. Baba parasıyla şirket kurarak, babadan kalma düzeni devam ettirip patron olarak, veya en kötüsü de bir patron şirketinde çalışan olarak. Diğer 3. dünya ülkelerinde durum nasıl bilemiyorum ama Avrupalı, olduğunu iddia eden Türkiye'de çalışan olmak insanı dehşete düşürecek kadar zor. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, tek bir ise vakıf olarak bir yere varmanıza izin verilmiyor. Patronlar KOMPLE ADAM adı altında her ise koşan köleler arıyorlar. Yani sadece proje çizerek, tasarım yaparak veya şantiyede durup uygulamayı takip ederek adam olamıyorsunuz. Her şeyi bilmeniz ve takip etmeniz bekleniyor. Bu durumda bir şirkette mimar olarak çalışmak istiyorsanız şunları yapabilmelisiniz.
1. Arabaya binip yollara düşeceksin, iş kovalayacaksın.
2. Proje bulup büroya getireceksin. Eğer müşterinin elinde çizilmiş bir proje yoksa (ki genelde vermek istemezler) gidip şantiyesinden ölçü alacaksın.
3. Büroya kapanıp aldığın röleveyi çizeceksin ve tasarım yapacaksın. (Tabii bu sırada telefonlara bakmak fax çekmek ve diğer ofis uygulamalarına da devam edeceksin.
4. Projeyi tamamlayıp istenilen tarihte (Genelde koca bir gökdeleni 1 haftada yetiştirmeniz istenir) bitireceksin.
5. Patrona gösterip ukalaca yorumlara ve aşağılamalara maruz kalacaksın. Sonuçta bu senin ASLİ GOREVİN tabii ki yapacaksın. Yok birde çizmeseydin.
6. Müşteriyle randevulaşıp takım elbiselerini giyip projeni sunacaksın. Beğenecekler veya birkaç değişiklik isteyecekler. Kaç paraya mal olur diye soracaklar. Cevap veremeyeceksin çünkü o kadar sürede projeyi hazırlaman bile mucizedir. Sanki pazardan domates alıyormuş edasıyla (Yani şöyle yaklaşık bir rakamda mı veremezsiniz)diyerek konuya ne kadar vakıf olduklarını göstermelerine şahit olacaksın. Tüm iyi niyetinle elinden gelen en uygun süreyi verip yinede (Bu kadar zorsa bizde yardımcı olalım) aşağılamasına maruz kalacaksın. Bu nokta çok kritiktir iste. Ya cinnet geçirip sunuş yaptığın diz ustu bilgisayarı adamın kafasına geçirirsin, yada mucize bir sabırla gülümseyip tarihi bir iki gün daha öne çekersin.
7. Savaşı yarı kazanmış yarı kaybetmiş bir şekilde büroya döneceksin. Patron bu kadar zaman ne yaptığını, neden geç kaldığını soracak. Ne ki yani alt tarafı bir resim sundun geldin. Hem e-mail ne güne duruyor. Gönderseydin baksalardı. Genelde e-mail ile resim gönderirseniz alçak müşteri bu resmi en az on beş şirkete gönderip şu meşhur yaklaşık rakam teklifi alır. Size de hiç dönmez. Yani müşteriyle yüz yüze görüşerek ve resimleri karizma tik bir şekilde diz ustu bilgisayarda sunarak ve adama resim bırakmayarak aslında iyi bir şey yapmışsınızdır. Ama bu daha farklı algılanır. Bütün gün boşa gitmiş bir resim için bir sürü yol parası vermişsinizdir. 50.000 dolarlık proje için 5 milyon lira yol parası çoktur. Şirket her an bu harcamalardan batabilir.
8. Yorgun bir biçimde eve döner bütün gece rüyanızda yaşananları bir daha yaşarsınız. Ertesi gün daha beterdir. Yaptığınız tasarımlar için atölyelerden teklif alacaksınızdır. Veya şirket bünyesinde atölyeler vardır. Sizin kaderinizi iki alternatifte değiştirmez. Fiyatların oluşması için detaylı uygulama projeleri çizilmesi gerekmektedir. Yaklaşık fiyat isteyen alçaklar aklınıza gelir. Bir küfür savurup çizmeye başlarsınız. Detay oluşturmakta tasarım yapmak gibi bir süreçtir ama patron ofisinize her yarım saatte bir girip ne NE ÇİZİYORSUN SEN ŞİMDİ diye sorar. Bu sorunun soruluş amacı farklıdır. Tabii ki ne çizdiğinizi biliyordur ama ne kadarda yavaş olduğunuzu ima etmek için bunu sorar. Ne o öyle bütün gün bilgisayar başında. Hem sen şu monitörü biraz ofisin içine doğru çevirsene neler yapıyorsun gelip geçerken bende göreyim.
Fiyatlar oluşur. Üzerine kar eklenir. Patron sanki çok bir iş yapmış edasıyla teklifin altını imzalar. Peşinden de ekler, (Ya bu teklif çok geç kaldı alamayacağız biz bu işi)
9. Müşteri ofisinde sizi umursamaz bir biçimde hayatını sürdürmektedir. Randevu için aradığınızda hatırlamamış gibi yapar. Sonra (Aaah siz. Tabii bugün bekliyorum).
10. Özenle hazırladığınız teklif dosyası buruşturularak açılır, şöyle bir göz gezdirilip masanın en uzak köşesine koyulur. Sizinle göz göze geldiğinde,
-Pahalısınız. Çok pahalı. Bizim bütçemiz bunu kaldırmaz. Biz küçük bir işletmeyiz. (Ama ilk görüşmede neler istediğini anlatırken böyle dememiştir. Onun binası içiyle dışıyla Avrupa’nın en güzel ofisi olmalıdır ).
Bir şekilde şansınız yaver gider birazda pazarlamacı tarafınız güçlüyse işi alırsınız. Ofise döndüğünüzde taktir beklemeyin. Bu zaten sizin ASLİ GÖREVİNİZDİR. Hem alınan işin şantiyesinde de sizin duracağınızı unutmayın. Başka kim durabilir ki? Bu sizin projeniz.
Ayda 1 milyar türk lirasına, 50.000 dolarlık işi başkasına almak.
Bu söylediklerimi yaşamadığını söyleyen veya abarttığımı düşünen mimarlar varsa ya patrondur ya başka iş yapıyordur yada bu yaşananların doğal bir süreç olduğunu düşünecek kadar beyni yıkanmıştır. Çalışan olmak gerçekten çok zor.
Hepinize kolay gelsin.

İç Mimar
Cem AKYÜREK
İDEAtölye offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-10-2005, 00:14   #14
Arkitera Üyesi
 
etic'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-07-2004
Mesaj: 598
...

sevgili ideatölye yani Cem AKYÜREK,
bu dediklerinize katılmamak olası değil gibime geliyor. tabiki sizinde belirttiğiniz gibi patronlar hariç. bu bahsettiklerinizi bazı sebeblerden ötürü henüz iş hayatına atılamamdan ötürü staj yaptığım 2 senede yaşamış bulunmaktayım ve eminim ki iş başı yaptığımda da yaşayacağım. tabi daha cesur olmadığım sürece ... açıklamalarınız için teşekkürler ...
__________________
Sen seni üzme !
etic offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-10-2005, 22:26   #15
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 27-04-2002
Mesaj: 12
sn CEM AKYÜREK

ustad yazın cok hosuma gitti sadece tebrik etmek istedim
krom offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 05:54.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177