Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Eğitim > Okullar > Dokuz Eylül Üniversitesi

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 27-06-2005, 15:30   #1
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 156
merihfeza is on a distinguished road
Dokuz Eylül Mimarlık Özerktir - Öyle Kalacak

kim demiş üniversiteler baskı altında, özerk bir yapıda değil diye..bizim bölümümüz tamamen özerk ,hatta özerkliğin bir adım ötesinde izole...dünya mimarlığı nereye gidiyor ,yeni gelişmeler nedir, kamuoyu ne düşünüyor, mimarlık eğitimi dünyada nasıl ,yeni malzemeler nelerdir, sunum teknikleri ,yarışmalar,yeni akımlar bunlar v.b.asla ama asla okulumuzdaki anlayışa etki edemez ,değiştiremez çünkü diğer mimarlık okulları arayadursun biz çoktan en uygun öğretim metodunu bulduk..öğrencilerden yarıyıl boyunca maksimum düzeyde yalakalık teslimde ise minumum düzeyde mimari kalite ve yaratıcılıkta projeler üretmeleri beklenmeli ve bu formüle uyan öğrenciler öyle 80- 90 değil 100 almalı ve gelecek dönem bizzat arajürilerine girilip diğer hocalara karşı savunulmalıdır.. hep aradığımız istikrar ve başarıda süreklilikte sağlanmış olur..
merihfeza offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-07-2005, 13:25   #2
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-03-2003
Mesaj: 156
merihfeza is on a distinguished road
sana katilmam güc

kimse bu görüsüme itiraz etmeyince bende kendi antitezimi yaratmaya kara verdim.ne de olsa burasi tartisma platformu.

merihcim söylediklerin sacma sapan seylerdir.bunlari ispatlamaya davet ediyorum seni.tamamen camur at izi kalsin mantigi ile yazdiklarin gördügün gibi hiç ilgi görmemistir.çünkü dokuz eylülde okuyan herkes bu söylediklerin dogru olmadiginin bilincindedir.ülkemizin güzide ögretim kurumlarindan biri icin bu yazdiklarini olsa olsa okul da yasamis oldugun kötü bir olayi subjektif bir açiyla yorumlamadan kaynaklaniyor diye düsünüyorum.lütfen bu konulari birak nerde cok kazanirim,kimlerle iliski kurarsam daha da yükselirim,kimin ne gibi bir acigini ona karsi kullanabilirim gibi daha mimari ve seviyeli tartisma ve düsünce platformlarina gir.dokuz eylül mimarligi kurtarmak sana mi kaldi?
merihfeza offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 03-09-2005, 14:38   #3
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
pingvin is on a distinguished road
Red face

merihcim... mimarlık eğitimindeki gelişmelere ayak udurmak için sence de önce onlardan haberdar olmak gerekmez mi? genellemek doğru diil okulumuzdaki öğretim görevlilerinin ve en önemlisi öğrencilerin (bence bu konuda yanlış bir kanaat var.. eğitimin en önemli itici gücü öğretenler diil öğrenmek isteyenler olmalıdır) çoğunluğu (ama hepsi diil) ilerlemek diil avarajı tutturmak ya da bir şekilde sadece bulundukları konumda vakit geçirmek için ordalar. üstelik mimarlık eğitimi alan herkes iyi mimar olamaz..eğitimi veren de...
ben en büyük sıkıntının okuldaki karamsar havadan kaynaklandığını düşünüyorum ve ekliyorum ben de genelde böyle hissediyorum. ama baktığım zaman şunu da açık bir şekilde görebiliyorum dokuz eylül mimarlıktan yetenekli mimarlar çıkıyor ve istedikleri takdirde iyi işler yapıyorlar.. sadece türkiyedeki mimarlık ve eğitimi alanındaki genel niteliksizliğin uzantısı olarak dokuz eylülde de sıkıntılar yaşıyoruz.. belki de ben bugün iyimserim
esra
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-06-2007, 15:09   #4
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 11-10-2004
Mesaj: 1
ishak is on a distinguished road
merih 1 sana katılıyorum daha yeni gördüm yazını.Ama Türkiye koşullarında bu saydıkların daha önemli olduğu için güzide bir kurum burası
ishak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-08-2007, 01:11   #5
Üye Adayı
 
Kayıt Tarihi: 13-08-2007
Mesaj: 11
blue_thorn is on a distinguished road
Wink 9 eylul universitesi ozerktir-oyle kalacak

sana katiliyorum,ozerklik icin mucadeleye devam!
blue_thorn offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-08-2007, 01:14   #6
Üye Adayı
 
Kayıt Tarihi: 13-08-2007
Mesaj: 11
blue_thorn is on a distinguished road
cambridge universitesinin tarihcesi

Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Başyazı
Ankara Ünv. Tıp Fak. Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Başk.
Faks: 0 (312) 312 67 41
.: Bütün Yazıları | e-posta gönder


19-09-2005


Cambridge Üniversitesi ve biz


Özerk üniversitelerin en eski ve en önemli kurumlarından birisi, üniversite şehri olarak bilinen Cambridge’i 1-10 Eylül tarihleri arasında ziyaret ettim. Londra’nın 80 km. kuzeyinde nüfusu 101.000 (1980) olan bir kent.

Üniversitenin başlangıç tarihi 800 yıl önceye uzanıyor. Üniversite geleneğini 800 yıl sürdüren bir kurum.

Bizim ülkemizin üniversite geleneği (Osmanlı’yı saymazsak) 80 yıl, İngiltere’nin 800 yıl!

Oxford’lu bir grup öğrencinin Cambridge’e göç etmesiyle başlayan üniversite gelişme süreci, bir piskoposun 1284’te Peterhouse College adıyla kurduğu okulla, sonraki okulların örneği olmuş.

Bugünkü Cambridge Üniversitesi’nin birçok okulu 14,15 ve 16. asırda kurulmuş. 1511’de Cambridge’e gelen Desiderius Erasmus, Rönesans anlayışını yerleştirmek için en çok çalışanlardan birisiymiş.

Isaac Newton 1669’da Cambridge’de matematik dersleri vermeye başlamış. Matematiksel düşüncenin önemini vurgulamıştır.

Charles Darwin de Cambridge Üniversitesi’nin öğrencilerindendi.

Cambridge Üniversitesi özerktir. En önemlisi onu oluşturan okullar özerktir. Bu son cümleyi tekrarlamam gerekiyor.

Cambridge Üniversitesi özerktir. En önemlisi onu oluşturan okullar özerktir. Bizde özerklik tartışmalarında “YÖK özerk olmalı” gibi başı sonu belli olmayan, günlük söylemlerden ileri gitmeyen, özerk olmanın felsefesi düşünülmeden ileri sürülen reaksiyonlar, fikirler, neyin özerk olması gerektiğini netleştirmez. Bağımsız, bilimsel ve evrensel düşünmenin üretim merkezi olması gereken üniversitenin en küçük birimleri özerk olacak hale getirilmelidir. Çağımızın bilim felsefesi bunu kaçınılmaz kılıyor.

YÖK değil, üniversiteler özerk olmalıdır. Özerk olan üniversitelerin en küçük birimleri olan “Bilim Dalları” bağımsız, bilimsel ve evrensel düşünen insanların çalışıp araştırma ve uygulama yaptıkları kurumlar haline dönüştürülmelidir.
Değerli okuyucular!

Özerk okulları barındıran ve bilim üretip ihraç eden Cambridge Üniversitesi felsefesini taşıyan ve yüzyıllardır özerkliği nedeniyle rekabet anlayışını bir “üretim dinamiği” haline getiren anlayışın ürettiklerine bakınız.

Cambridge’den dönerken uçakta gazetelerde okudum:

“Bilim adamları, İngiltere’de ilk kez sperm kullanmadan ve klonlama tekniğine başvurmadan insan embriyonu yarattıklarını açıkladılar. İngiliz basını, haberi ‘Bakire döllenmenin ilk adımları atıldı’ diye manşetten verdi.” Doğal olmalı ki bu başlıktan sonra Hz. Meryem’in bakire olarak çocuk doğurması ile alay edenlerin şimdilerde filmi geri almaları gerekecek.
Diğer bir haber:

“Londra Imperial College uzmanlarından Anthony Warrens’in yaptığı açıklamaya göre insanları yaşatmak için hayvanlardan organ nakli yapılabilmesi büyük olasılıkla 5 yıl içinde mümkün olabilecek. (Hürriyet)”

Eh! Ne diyelim… Özerk olan İngiliz üniversitelerinin birimleri üretsin, biz de gazetelerden okuyalım. Bizim üniversitelerimizin birimleri de özerk olabilseydi biz de organ nakillerinin hayvanlardan insanlara naklini gerçekleştirme sürecini yaşayabilecektik.

Özerk olmamanın yan tesirlerinden bir örnek olsun diye söylüyorum. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı ekibi 10 yıl önce deneysel çalışma olarak köpekten-köpeğe organ nakli projesini, Tıp Fakültesi Hayvan Laboratuvarı’nda başlatmıştı. Amaç, ameliyatla çıkarılamayan karaciğer, pankreas tümörlerinin “Cluster Transplantasyon” denen yöntemle, karaciğer-pankreas-dalak ve bazen ince bağırsakların birlikte nakledilmesiydi. Çalışmayı 20 köpekte (10 alıcı,10 verici) uyguladıktan sonra yayınlamayı amaçlamıştık. Dört uygulama yapıldıktan sonra yönetim tarafından köpeklerde hayvan deneyi yasaklandı. Bizim çalışmamız da Türkiye’de ilk uygulama olmasına karşın ortada kaldı.

Çalışmaya katılan ekip, (Dr. Hikmet Akgül başkanlığında Dr. Salim Demirci, Dr. Hilmi Kocaoğlu, Dr. Ekrem Ünal, Dr. Sancar Bayar) sonra bu çalışmayı koyunlarda uygulamaya çalışmışsak da başka gerekçelerle bu da gerçekleşmedi. Üniversitenin en küçük birimi özerk olmadan ve en küçük birimler kurulmadan bilim üretilemez.

Unutmayalım! Cambridge Üniversitesi’nin başlangıcı öğrenci merkezli idi ve özerk kurumsallaşma mantığı taşımaktaydı.
blue_thorn offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-08-2007, 07:25   #7
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 29-10-2005
Mesaj: 240
sahiradesiz is on a distinguished road
''Bizim ülkemizin üniversite geleneği (Osmanlı’yı saymazsak) 80 yıl, İngiltere’nin 800 yıl!'' diyebilen profesörlerin olduğu bir ülkede üniversite eğitiminin yerlerde sürünmesi çok doğaldır. Bizim ülkemiz Samanyolu Galaksisi'nden 'laik, demokratik, hukuk devleti' olarak şimdiki gibi mi inmiştir? Darülfünun'un (İstanbul Üniversitesi) tarihçesine Sayın Akgül hiç mi rast gelmemiştir? Her şeyi geçtim üniversitenin bugünkü halinin prototipi sayılacak kurumların Abbasiler tarafından kurulduğu ve bunun Endülüs Emevileri kanalıyla Avrupa'ya geçtiği bilgisini Google'ı bilen bir orta okul öğrencisi için bile ulaşılmaz değildir. Eğer Yunan ve Roma Medeniyeti'nin ekollerinden bahsedeceksek bunlardan binlerce yıl önce yaygın/örgün eğitim vermiş Asya ekollerini (tabir-i caizse)bilmemiz gerekir.

Doğru bir eleştiri yapmak, yanlış çıkış noktasını mazur göstermez sanırım. Keşke üniversitelerin özerliğini savunan akademisyenlerin fikirleri de özgün olsaydı da bizim de üniversitelerimizin yaptığı çalışmaları da yabancı akademisyenler İstanbul'dan dönerken uçakta gazetelerden okusaydı.
__________________

sahiradesiz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-08-2007, 09:45   #8
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
gün is on a distinguished road
Cambridge'den önce Oxford'un, Oxford'dan önce Sorbon'un olduğunu bilmemiz lazım. Oxford'un Sorbon'a tepki olarak kurulduğu da bir vakıa...Oxford'un 12. yzl.'da kuulduğunu düşünürsek, Osmanlı'nın o zamanlar daha ortalarda olmadığını görürüz. Yani kanımca aslında ileriydik de geri kalmış değiliz. Geride başladık sadece.

Sahiradesiz'e katılmamak mümkün değil, Osmanlı'yı saymazsak ne demek anlamadım. İTÜ, Mimar Sinan, İÜ, TSK (taa Orta Asya'dan), GATA ve daha bir sürü resmi kurum ve kuruluş tarihlerini Osmanlı'dan başlatır. Biraz garip bir yorum olmuş. Ancak, kurduğumuz üniversite denebilecek kurumların, gelişmişliğe katkı anlamında, Batı'daki örneklerinin performansına ulaşamadığı da açık...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 08:04.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178