![]() |
|
|||||||
| Diğer Kentler İstanbul, Ankara dışındaki kentler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Kayseri'nin değişen çehresi ve yok edilen kimliği üzerine
Değerli üstadlarımız başlarını kaldırıp, Türkiye'nin neresinde ne oluyor diye bakabilir mi biraz? Sadece o kentlere konferansa geldiklerinde bir iki yorum yaparak geçiştirmesinler. Türkiye İstanbul'dan ibaret değil.
Peki neler oluyor Kayseri'de ve Kayseri neresi? Kayseri ismini Sezar'dan almıştır (Caseria). Kapadokya dediğimiz şey PERİ bacalarından ibaret değildir elbette, Kayseri de Kapadokya sınırları içinde yeralan çok önemli bir merkezdir. Kentin tarihi dokusu, tıpkı Konya gibi ağırlıklı olarak Selçuklu eserlerini barındırır. Bunun yanında Roma'nın kalıntılarını görmek mümkündür. Osmanlı dönemi ise daha sönük geçmiştir, bir iki cami ve kervansaray dışında çoğunlukla sivil mimari eserler Kayseri'nin kimliğinde rol alır. Cumhuriyet öncesi gayri müslimlerin sivil mimariye etkisi çok fazladır. Kiliseler, konaklar son derece nitelikli taş işçiliğinin örneklerini sunar. Kısaca böyle bir doku Kayseri. Son dönem kamusal yapılara ise Merih Karaaslan, Vedat Dalokay gibi mimarlar imza atmıştır. Bu yapılar kentin kimliğinde etkili role sahiptirler. Bu süreç atlatıldıktan sonra Kayseri 2000 yılından itibaren ciddi bir yapılaşma sürecine girmiştir. Kentin kimliğini kökten etkileyecek yapılar inşa edilmiş ,kentsel düzenleme kararları alınmıştır ve bu süreç sürmektedir. Buaraya kadar Kayseri'yi tanımayanlar için özet niteliğinde. Bundan sonrası ise Kayseri'nin farkında olanlar için, benim yorumlarımı kapsamaktadır. Rahmetli Kadir HAS'ın finansörlüünde Kayseri nitelikli yapılara kavuşma şansına sahipti! Fakat bu şansı hunharca harcadı. İlk yapılan eser 'Kadir HAS Kent ve Mimarsinan Müzesi yapısı.' http://www.kayserikultur.gov.tr/imag...ent_muzesi.jpg Kayseri'nin kimliğinden uzak, eklektik, bana göre rüküş ve işlevsel olarak cüssesinden bekleneni veremeyen bu yapı reklam panosu gibi binalar yapmayı sevenleri heyecanlandırmış ve yüreklendirmiştir. Bu yapının vatandaş tarafından farklı bulunması , popülizmi sevenleri memnun etmiş ve diğer projeler de bunu izlemiştir. Bu akımla birlikte , belirli bir mimari arkaplanı olmayan genç mimarlara işler teslim edilmiş ve siyasi erki memnun edecek sonuçlar alınmıştır. Siyasi erk ile uyum içinde çalışabilen bu son dönem 'mimari ofis' tipi gerekli alt yapısını hazırlayarak taşradaki boşluğu değerlendirmiş, bu suretle büyük işler YARIŞMA veya davetiyeli yapılma gereği duyulmadan sessiz sedasız ayağa kaldırılmıştır. Bu durum kentteki genç mimarların daha çok iş almasına, olgunlaşma dömenine bile yaklaşmamış mimarların kent slüetinde etkin rol almalarına neden olmuştur. Kentteki mimari büroların modern anlamda ekip çalışmasından uzak oluşu, olgun denebilecek mimarların işi ticarete döktüğü, ofislerini büyütmek,yarışmalara girmek, ekiplerini genişletip iyi maaşlarla yanlarında genç mimarları çalıştırmaya çalışmadıkları bir ortamda , bu durum beklenen yenilik olmuştur. Bu durum Mimarlık mesleğinin durduğu kültürel düzeyi, bir alt kademeye çekmiştir. Bu yozlaşmaya karşı tepkiler yoğunlaşınca belediye kentin en önemli projelerinden birisi olan KALE İÇİ DÜZENLEMESİ projesini yarışmaya açmak durumunda kalmıştır( bunun sonuçları merakla beklenmektedir). Fakat bu projeyi yaparken , yine eski stadyumun olduğu arazide yapılacak olan ' FORUM KAYSERİ' projesi, birbirinden kalitesiz 3 öneri ile ' HANGİSİNİ YAPALIM' diye vatandaşın zevkine sunmuştur. Kalitesiz 3D çizimlerin yeraldığı bu panolar halkın yoğun olduğu yerde oylamaya açılmıştır. Fakat bu 3 önerinin neye dayanılarak hazırlandığı meçhuldür. Kale İÇİ projesinin anıtlar kurulundan geçmesi zor olduğu için , yapılabilirliği merak konusudur. Fakat yarışma ile belirlenebilecek bu projenin yine sessiz sedasız birilerine hediye edilmesi yine nitelikli mimariyi takip edenlerin midesini bulandırmıştır. Bu uzun yazıyı sonuna kadar okuma zahmetine katlandıysanız, sizden ricam ANADOLU'nun herhangi biryerinde inşaa edilen, herhangi bir projeyi daha dikkatli inceleyiniz, büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu toprakların niteliklisiz , kimliksiz ve altı boş yapılarla dolmasına izleyici kalmayınız, bunlara pirim vermeyiniz. Yazımı bir Selçuklu değişiyle bitiriyorum ' İLİM VE SANAT SAHİPLENİLMEDİĞİ TOPRAKLARDAN GÖÇ EDER.'
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 19-02-2008 18:04. Silinme nedeni: imla hataları, anlatım bozuklukları |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Kent, siyaset ve sınıfsal bakış
Gördüğünüz üzere Kayseri'yi tartışamıyoruz bile. İzliyorsunuz bu kadar, söyleyecek iki satırınız yoksa neden bu kadar önemsiyorsunuz söylenenleri? Bakınız, bu kentte 'birazcık da bana proje verin' diyen mimarlarla aynı kefeye konmak istemem. Ben bir mimar olarak değil , 'kentli ' olarak Kayseri hakkında konuşuyorum, konuşmaya da devam edeceğim , bilgim ve altyapım güçlendikçe de bunların derinliği artacak. Benim ilkokulumun yıkılması, ilk aşkımla gezdiğim caddenin yok edilmesi sizin umurunuzda olmayabilir, ama ben bunlar hakkında konuşacağım. Bu kent binlerce yıllıktır, 10 yıllık değil. Hepimiz ancak Kayseri'ye toprak olabileceğiz, bunun için konuşmak, tartışmak gerekirse kavga etmek zorundayız. Yaptım oldu derseniz, bu yazılanlara katlanmaya uzun süre kendinizi alıştırmanız gerekir. 'İstanbul'dan Kayseri'ye elinde purosuyla bakanlara sözüm ise : Burada birşeyler yapıldığında : Evet efenm çok enteresan , gerçekten büyük başarı, bu Taşra ilinde de böyle şeyler yapılabiliyormuş demekki! şeklindeki yaklaşımlarınızı hayretle izliyorum. Elbette Kayseri'de çok kaliteli, büyük işler yapılacak, daha da büyükleri yapılacak, daha özelleri yapılacak. Çünkü az da olsa bu kente gönülden bağlı insanlar var, belki yanlış yönlendirildiler ama eninde sonunda tarih, kültür ve sanatın sokaklarında gezmesiyle bu siyah perdeler de kalkacak Kayseri sokaklarından. Kentin salt bina değil 'yaşayan bir canlı' olduğunu özümseyeceğiz elbette... Herkese iyi çalışmalar
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Benim sözüm bitti.
Çok tartıştık yoruldum .Aşağıda sayın Korhan GÜMÜŞ 'ün bir yazısını ekliyorum . Okumakta fayda var. Açık Radyo
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Arkitera Üyesi
|
Bu yazılarınız genelde yetkililere hitaben galiba. Kayseri'de olup bitenler hakkında bilgimiz sizin kadar olamadığı için -kendi adıma söylüyorum- tartışmaya katılacak bir yorum yapamıyorum.
Ancak şu da bilinmeli ki, buradaki sorun sadece Kayseri'ye özgü değildir. Her ilde bu ve buna benzer kentin değerlerine sahip çıkamama sorunu var maalesef... Sizin gibi birşeyler yapmaya çalışan insanların yine birşeyler yapabilmek için, araya siyaseti de katıp her sınırı zorlaması gerekli. Tabi bunları ben söylüyorum da yapıyormuyum, kendi memleketim için? Hayır. Dediğim gibi herşey durumun bilincinde olamaktan geçiyor. Sizin değiminizle farkında olmaktan... Bilgi olmadan tartışmaya girecek bir pozisyonumuzda kalmıyor. Bu bahsettiğiniz değişiklikler, öz nitelikleri etkiliyorsa bunu engellemenin yolları yine siyasetten geçiyor. Siyasete girince de içinden çıkabilmek için, diğer verdiğiniz linkteki gibi bir sürü sorunla karşılaşılıyor... Demem o ki, hiçbirşey yapamıyorsak en azından aşağıda yaptığım alıntıda ki gibi izleyici kalmamaya çalışmalıyız. Bu konuya değinmeniz çok güzel, keşke birileri de bunların farkında olabilseler...! Bilinçli yapılanmalar dileğiyle... Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Alıntı:
Yoksa siyasete girin de şu memleketi düzeltin, yada bir Mustafa Kemal daha gelsin de şu memleketi adam etsin mantığıyla bakasanız, daha çok bekleriz... Bu ülkeyi sahiplenin siyasetin başında kim olursa olsun, söz söyleyin, hesap sorun , bir taşın üstüne taş koyun. Ancak böyle adam oluruz, toplumca biryerlere geliriz. Mimarlığımız da biryerlere gelir...
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Burada bana cevap vermek isteyen fakat üyelik problemi yaşayan ofisten bir arkadaşın cevabını yapıştırdım.
Alıntı:
__________________
R&R En son lumina tarafından düzenlendi : 15-03-2008 21:31. |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
|
Talihsiz bir cevap olmuş. Haklı olabilecekleri durumda koşulları eşitlemiş oldular.
Sanıyorum hep birlikte tartışmayı öğreniyoruz; bunların tümü son derece sağlıklı gelişmeler bana kalırsa...
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
|
Ömer Yılmaz'a katılyorum.
Büyük proje almanın bir zorluğu da eleştirilmektir. Bundan daha doğal bir şey de yoktur. Eğer eleştirinin haksız ve yanlı olduğunu düşünüyorsanız söz konusu projeleri buraya sunarsınız. Biz de Kayseri hakkında bilgi sahibi oluruz. Her ilimiz hakkında bilgi sahibi olmak isteiğimizdir. Umarım da oluruz. Ancak ihalelerin saçma sapanlığına karşı burası ciddi savaş veriyor. Bu saçmalığın forumu takip eden herkes tarafından bilindiğini öngörüyoruz. eh ne yapalım kanun böyle demek yerine buna karşı mücadele vermeliyiz. O yüzden "Tüm kamu binaları yarışma ile projelendirilsin" söylemimie katılmanızı rica ederiz. Bir ufak hatırlatma. 50 mesaj zorunluluğu kalmadı. Bilgilerini giren kişi belirli bir zamandan sonra (24 saatte yeşitiriyorlar olmadı 48 saat) zaten üye oluyor.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Sağlıklı gelişmeler olduğunda hemfikirim. Bazan tartışma ortamı yaratmak için kışkırtmak gerekiyor neyazıkki. Önemli olan tartışmaya kapatmamak meseleyi, işin tartışmaya kapalı olmasının kimin işine geldiğini biliyoruz. Ama mimarlar olarak ' en şiddetli tartışmaları yapıp, sonra kolkola salondan dışarı çıkabilecek medeniyete ulaşabileceğimizi umuyorum. Çok 'idealist', 'gerçekdışı',' safça', 'içi boş' gelebilir bu birçok insana, bu idealizmin hafife alınmaması gerekitiğini düşünüyorum. Kayseri ve Anadolu'da taşradaki diğer bütün mimarlık camiasına ' yarışmacı ofis' kimliğini empoze etmeye devam edeceğim. Çünkü ben böyle bir ofiste çalışmak istedim, bulamadığım için henüz ham olmama rağmen, kendi işimi yapmaya yöneldim. Birçok mimar da böyle yapıyor, ' ben de yaparım' mantığıyla herkes ofis açıyor. Sen de yaparsın ama 'yarışmacı mimar' olamazsın işte, olamadık... Ben bundan sonraki mimarlık hayatımı istanbul'da devam ettireceğim. Ama Kayseri benim kimliğimdir, Kayseri ile ilgili birşeyler oluyorsa ben de birşeyler söylerim , kimse rahatsız olmasın, eğer Kayseri'yi gerçekten düşünerek birşeyler yapıyorlarsa.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Söz Konusu projeler hakkında eleştirilere cevap 2. bölüm.
Bu forumu takip eden mimar yok mu Kayseri'de. Mahalle'nin teneke çalan delisi durumundan sıkılmaya başladım....! ..............sadece imalı konuşmalar moral bozuyo,2 sene boyunca sürekli olarak araştırma yapıp bizzat çizip uygulattıktan sonra o kadar emegi bi kalemde hiçe saymak insafsızlık, daha 2 sene önce yanılmıyosam mimarlar odası,belediye,üniversite ve diğer okullardan jüri üyelerinin olduğu bi yarışma yapıldı,2 sene geçti bina gerçekleşemedi,sadece belediye yapmadı dikkat et,bırakın onu uygulama projesi dahi çizilemedi, mimarlar odası için seçimin olacagı ve yönetim listesi bize songün haber verildi,aslında biz kurulda yer alamk istiyoduk,ama mevcut yönetim ve yandaşları 8 mimarın oldugu bir ofisten bu kadar büyük iş yapmış bu ofisten hiçkimseyi bırakın yönetime,alt krullara bile yerleştirmediler,bu konuda bizzat başkana bizi izole etmek istiyosunuz anlaşılan diye eleştiri yaptım,ama bu şehrin derdi mimarlık diil onu anladım,biz kayseride hangi ofisin ne yaptıgını ne yapacagını merak etmiyoruz,ama herkes bizi merak ediyo ve sürekli eleştiriyo, terminal konusunu sölemiştim sanırım,o proje 5 projenin içinden seçildi,6 mimarın olduğu kurul seçti,bizi sürekli eleştiren begenmeyen mimarlar seçti, diyosunki binada çok kolon var,aslında o binanın çatısı çelik tasarlandı,uzay kafes,bunu azcık mimarlıktan anlayan görebilir,fakat geçmişte belediyenin fuar içine yaptıgı expo center da uzay kafes çatı çöktüğü için projeye son anda müdahele oldu ve uzay kafesten betonarme sisteme döndü proje.buna rağmen betonarmenin sınırlarını zorlayıp mümkün olan en büyük açıklıkları geçtik,malesef o kolonları bizde istemedik,biz de sevmiyos.. diğer taraftan planlamayla ilgili yorum yapmışın,işletmeci firmalar hiçbir eksik bulamadı,dikkat et,işletecek firmalar eksik bulamadı,onun dışında bu tür gar vs binalrının plan tipolojilerine bakarsan ortada hol ve yanlarda yardımcı birimler yer alır,geleneksel bi tipolojidir,tesadüfi değildir,hamlıktan ziyade çok net ve yalın olmasını istedik,herkesin anlıycagı bir şekilde yapmak istedik... ................................................................................ ............................................................................... diğer taraftan bizim binanın bütün cephesi kompozit değil,yarısı taş,anlaşılmıyo sanırım,giydirme cephe diye bişey söylemişin,bizim cephe giydirme değil,daha doğrusu hacmi giydirmiyoruz,arkada yalancı duvarlar yok,ve kullandıgımız dograma ve sistemler hepsi hesaplanıp ona göre ebatlandırıldı,biz iç hacmin köhne karanlık ve kuytu kalmamasını istedik,bu yüzden fazla ışık almasını ve şeffaf olmasını istedik,buna giydirme cephe firması cephe tasarladı demek komik bi söylem kusura bakma,binanın yüksekliği faza olduğu için yatay etki yaratsın 1-2 oranı kullandık,hem taşta hem cam cephelerde,bunları basi,te indirgeyip ne düşünüldüğünü bilmeden firma tasarladı demek kolaycılık olsa gerek,bu açıklamaları aslında arkiteraya koysan sevinirim,ilk açıklamayı koymuşun,bu sonuda koyarsan sevinirim....................................................................... ....................
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.296
|
Zor gibi görünse de, bu aktarma metinleri önce okuma konforuna yaklaştırdıktan sonra iletmeniz mümkün mü?
__________________
"gerçekten kafanı kullanıyor musun yoksa birileri kafanı mı kullanıyor?..." |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
|
Geçen hafta kısa bir süreliğine (2 saat) yine Kayseri'deydim.
Yineliyorum: Ofis Mimarca'nın projeleri üzerinden "aman Kayseri elden gidiyor" demek komik bile olmuyor. Kayseri de tıpkı diğer kentlerimiz gibi bitmiş, bitirilmiş. Bitiren de tek başına Ofis Mimarca değil. Hatta burada isim vererek bunları yazıyor olmamızın bile bu ofise karşı çok büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum. (Ne Ofis Mimarca'nın sahibini ne de orada çalışan tek kişiyi tanımam, Kayseri ile en ufak bir bağım bile yok, vesaire...) Otogar binasını bu tartışmalardan dolayı çok istediğim halde gezemedim. Ama önünden 3 kez geçtim. Bana sorarsanız ana bina çok da iyi değil. Ama yinelemem gerekli asla üzerinden Kayseri elden gitti denebilecek bir bina da değil. İlçe terminali ise iyi görünüyordu. Öte yandan internet ortamının yanlış anlaşılmalarına engel olmak için hemen ve tekrar söylemeliyim. Keşke otogar da stadyum da yarışmayla yapılsaydı. Hoş Kayseri İç Kalesi Yarışmasında yarışmayla da yapılsa ne gibi tuhaf durumlarla karşılaşabileceğimizi gördük.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-03-2006
Mesaj: 15
|
sadece içinden geçtiğiniz,2 saat zaman geçirdiğiniz bir kent için nasıl bitmiş,bitirilmiş bi şehir diye bahsediyosunuz anlamadım,bi yerde 2 saat zaman geçirmekle o şehrin bittiğini nasıl anlıyorsunuz,bu o şehirlere hakaret değilmidir,5000 yıllık bi kent nasıl 2 saattte anlaşılıp bitirilmiş oluyor açıklayabilirmisiniz,yönetici olarak yaptığınız bu açıklama arkitera ya yakışıyormu.........
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
|
Yanlış anladınız sanıyorum. Yazdıklarımdan "yine" kelimesi dikkatinizden kaçmış olsa gerek.
Kayseri'de pek çok kez bulundum. Başka bir yanlış anlamanız daha var ama onu burada iki cümlede size aktarmam olanaksız. Sadece bilmelisiniz ki ben forumda görüşlerimle Arkitera'yı temsil etmiyorum. Bu meseleyi eğer ayrıca tartışmaya değer buluyorsanız lütfen buraya yazmak yerine yeni konu açarak devam edin.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 444
|
Alıntı:
Sözünü ettiğiniz ofis son dönem büyük projeleri yaptığı için biraz öne çıktı ve doğal olarak eleştirildi. Konunun benim uzun yıllarımın geçtiği Kayseri'den uzaklaşıp , kişilere ve kurumlara odaklanılmasına üzülüyorum. Kayseri henüz bitmedi ama ciddi yaralar aldı. Kayseri Belediyesi herzaman iyi çalışır, Türkiye geneline baktığınızda yeri üst sıralardadır. Gecekondulaşmayı önler, arıtma tesisleri yapar, düzenli şehirleşmeyi başarır, çevre kirliliğiyle mücadele eder... Ama nasıl oluyorsa mimar,şehir plancı ve diğer kent uzmanları belediyeyi doğru yönlendirmez. yada bir şekilde hatalar yapılır. Örneğin: Raylı sistem yapıldı ama Havaalanını,yeni terminali, tiren garının hiçbirine bağlantısı yok.Geçtiği yerler Kayseri'nin yaşayan tek tük yerlerini bozdu, bizim hatıralarımızı sildiği gibi, Kayseri ile olan bağımızı da yaraladı. Ralı sistem neyi bağlıyor. Toplu konutlarla yeni stadyumu, sanayi bölgesiyle toplu konutları. Bu çözümler tercih meselesiydi ve bu tercih edildi. Ama raylı sistem ulaşım yapılarını bağlamaz mı öncelikle. İstanbul, Ankara, Eskişehir de böyle değil midir? Bundan sonra Kayseri'de kim ne projesi yaparsa sorgulanacağını , soruşturulacağını, eleştirileceğini bilerek tasarımlar yaparsa kazanan ulusal mimarlığımız ve Kayseri olur sadece... Bu yazdıklarım mimarlar ve yükleniciler üzerinde baskı yarattıysa ve bazı uykudaki fikirlerimizi hatırlattıysa ne mutlu bana. Demekki boşuna yazmamışım.
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 02-05-2008 18:37. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|