|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-08-2005
Mesaj: 75
|
dönem projem(tren müzesi)
Bu dönemki projem;mimari tasarım 4
Proje konusu:Tren müzesi Proje yeri::Haydarpaşa'daki camiinin bulunduğu şuan otopark olarak kullanılan alan Projedeki modellemeler archicad 10 ile yapıldı.Malzeme atamaları max 7 render vray render süreleri yaklaşık 30 dakika. Projedeki amaç klasik müze kavramını biraz farklılaştırmaktı.Kapısında TC Tuzim ve KÜltür Bakanlığı tren müzesi yazmadan insanların oranın bi tren müzesi olduğunu anlamaları ve burayı sadece tren müzesi olarak görmemelerini amaçladım.Çevre düzenlemesinde parti mekanları,konser alanı,gezi parkı ve arabaya servis bi cafe yaparak burayı 24 saat yaşayan bir mekan olarak tasarlamaya çalıştım.Eleştirilerinizi ve önerilerinizi bekliyorum.Şimdiden teşekkürler. ![]() ![]() ![]()
__________________
ne varsa kafamda En son shadow tarafından düzenlendi : 01-05-2007 13:41. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
|
Mümkünse isiminizde ve paftanızın heryerinde Türkçe karakter kullanınız.
Diğer yönüyle hoşolmuyor. Hakkı Hocanıza selamlar. İyi bir proje çıktığına eminim. Biraz grafik tasarımı konusunda grafiker bir arkadaş bulup yardım alırsanız sonuç daha iyi olacaktır.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
Ana yapiya atamis oldugunuz kavis hem malzemenin dogasina hemde geometriye aykiri.(Plan gorunusunde, modelinizde ki keskin donus (ya da modelleme dilinde "kink") size tuyolar vermeliyidi...( kesitlerinizi tekrar gozden gecirmenizde fayda var diye dusunuyorum. Eger bir kesitte ice donuk kavis vericekseniz, diger kesitte disa donuk kavis kullanmis olsaydiniz belki yapinin tek basina ayakta kalmasi icin bir sansiniz olurdu, ancak bu haliyle ic makanda, gereginden fazla kolonlara ihtiyaciniz olucak ki bu da hafif membran kullanmanin avantajini kacirmaniza yol aciyor. Bir daha ki sefere, geometriyi daha iyi etud edebilmeniz icin, kumastan modellemeler yapmanizi tavsiye ederim. bu konuda frei otto nun calismalarini ornek alabilirsiniz.) ortaya cikan formdan ote, o formun nasil yapilabilecegine konsantre olursaniz, tasariminiz, mantik ve matematik kurallari cevresinde sekillenmeye baslayacaktir.
Bir de projenizi tasvir ederken, modellemenin nerde, gorsellemenin nerde yapildigini aciklamaktan cok, sectiginiz araclari neden kullandiginizi belirtmelisiniz...ve de bunun yaparken cok dikkat edin...ornek vermek gerekirse en bariz hataniz, tasariminizda kompleks bir kavis kullanirken bir "nurbs" modelleme programi yerine (maya, rhino, catia) "solid" modelleme programi (archicad, autocad, vs.) kullaniyor olmaniz. projenin resimleri kadar, hakkinda verdiginiz bilgilerde onemli. Ote yandan projeniz sehircilik acisindan ne arkasinda ki sehirle, ne de onunde ki denizle alaka kurma niyetinde pek degil..secmis oldunuz yer, sandiginizdan cok daha fazla karmasik iliskiler barindirmakta, bunlari goz ardi etmemelisiniz. En son search tarafından düzenlendi : 21-01-2007 05:56. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 483
|
çalışmalarınızda kullandığınız renklere daha çok dikkat etmelisiniz. ama sunumu iyi.
ben planda lineer ama üçüncü boyutta amorf olan projelerin samimiyetine inanmıyorum. yani eğri büğrü bişeyler yapılacaksa planda da bu belli olmalı diye düşünüyorum. bir de projenin müze kavramını değiştirmeye çalışma isteğini ben anlayamadım. bence normal bir müze gibi duruyor. (bu eleştirilerimi yıkıcı gibi düşünme. aslında bu projenin mutfağında çok daha fazla şeyin olduğunu düşündüğümden ve onların dışarı çıkmasını istediğimden dolayı bunları soruyorum.)
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-08-2005
Mesaj: 75
|
Müze kavramını değiştirmek derken insanların oraya sadece tren görmelerinin yanın orada değişik aktivitelerle zaman geçirebilmelerini amaçladım.Bunu da bahçede oluşturduğum konser alanı,gezi parkı,arabaya servis cafe gibi mekanlarla sağlamaya calıştım.Yani bir bakıma Kadıköylülerin de vakit geçirebilecekleri güzel bir sahillerinin olmasını sağlamaya çalıştım.
__________________
ne varsa kafamda |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.410
|
Bir dönem Ankara'da MGÖ döneminde (Melih Gökçek'ten Önce) Kızılay meydanında metro kazısı varken meydan 1 sene kadar kapatılmıştı. Bu süre içinde meydana eski tren vagonları konulmuş bunların içi restoran yapılmıştı. Çok ilginç bir deneyim olmuştu. Ben bu arada acaba şu yolu da yer altına alırlar mı diye heveslenmiştim ama olmadı tabi. Bu mutluluk sadece 1 yıl sürdü. Daha sonra da MGS dönemi başladı. Ne günlerdi.
![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 243
|
Pafta düzenin genel olarak iyi olmuş.Sadece en alt paftada dikine yazdığın yazılar bir miktar birbirine girmiş. Ne yazdığı hemen anlaşılmıyor.Pastel ton paftaların üzerine yerleştirdiğin 3d'lerin renk tonlamalarıyla bir miktar daha oynanabilir.Kontrast yaratmak istenirken biraz agresif olmuşsun.Sanki Dekonstruktif tarzda bir pafta sunumu hissi veriyor.
Kasıtlı yaratılmış ve yabancılaşmayı vurgulayan bu tarz sunumlarda gerilimi vurgulamak önemli iken senin sunumunda bu birazda bilinçsiz olarak oluşmuş ise de burada bunu gözlemlemek hoş.Paftanın en altına sıkıştırılmış perspektifler biraz daha farklı konumlandırılabilirdi belki. Mimarlık okullarının çoğunda juri öncesi o kadar çok çizim isteniyorki perspektif hazırlamak en son ve önemsiz iş oluveriyor.Üvey evlat konumuna düşen perspektifler genelde hem kötü oluyor hemde paftaların sonuda, altında ,en sağda yer alarak jürilerin gözünden kaçmak istiyor sanki.Çalışmanı tebrik ederim. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|