|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
Yaptığım uyarıların dikkate alınmaması sebebiyle,projeyi ve harcanan emeği daha fazla rencide ettirmemek adına görsellerimi geri çekiyorum.
En son alper_ist tarafından düzenlendi : 17-12-2006 05:15. |
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
|
"kitch" isteyen bir müşteriye onun istediğine yakın birşey yapmak yerine biraz daha nedenselliğe inilip tartışarak bilinçlendirme yoluna gidilemez miydi?
belki o zaman da müşteri başka bir mimara gidip belki de tam anlamıyla bir formula aracı yaptıracaktı... bu müşterilerden mimarinin çektiği nedir böyle?
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.431
|
Evet bu "mall" michelin mi kullanıyor yoksa bridgestone mu?
Tam bir formula arabası olsa belki bir degeri olabilirdi bu haliyle ekteki imajlar kadar bile bir değeri yok. Tam bir yozlaşma. Ayrıca bir de "MALL" nedir ya? "Mal" kelimesi Türkçe'de başka anlama gelir. Neyse ben rendırı eleştireyim: O öndeki kanat düz. Olmaz öyle. Yeterli "downforce" sağlamaz o bölgedeki dükkanlar havalanır. Bir de hava girişlerini camla kapatmamak gerekiyor. Ha bir de tekerlekleri yok son bir şey daha pilot yok. Bir de anteni eksik. Egsoz da yok. |
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
.......................
En son alper_ist tarafından düzenlendi : 17-12-2006 05:05. |
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.431
|
Yani şu maket ve çizimlerdeki bina ile Eero Saarinen'in TWA Building'ini aynı kefeye koyup tartıyor olmanızı da hayretle karşıladım.
Bu ne ki? Kötü bir "modernist" yapıyı kötü bir formüla 1 arabasına benzetme çabası. Ne estetik var ne oran. Siz şimdi TWA ile bu yapıyı yan yana koyduğunuzda kendinizi başarılı mı buluyorsunuz? Saarinen bir kuş yapmaya çalışmadı, kuşu çağrıştıran olgunlaşmış bir form yarattı. Siz o binada kuşun gagasını pençesini tüylerini görüyor musunuz? O binada bir imge aktarılmaya çalışıldı. Birebir taklit çabasına girişilmedi. Benzer bir uygulamayı, Sydney limanındaki yelkenlileri çağrıştıran Sydney Opera Binası'nda da bulabilirz (mimar Jørn Utzon - Yarışma jürisinde Eero Saarinen de vardı). Burj al-arab'da da (mimar Tom Wright ). La Défense - Grande Arche (mimar Otto van Spreckelsen) da bir başka örnektir. Üstelik basbaya da modernist bir yapıdır. Bu tarz yapılar için Paris'in La Defense bölgesini incelemenizi öneririm. Dahası Eero Saarinen ile bu yapının mimarının kendini aynı terazite tartmaya kalkması da ayrı bir olay. Saarinen tasarım tarihine imzasını koymuş bir tasarımcıdır. Bildiğim kadarıyla da hiç çalışmalarına kitsch denmedi. Sembolizmin ne olduğunu biliyoruz. KITSCH'in de ne olduğunu da biliyoruz. Bu olsa olsa kitsch literatürüne girer. Eurovision yarışmasına "opera" ile katılmak kadar başarısız. En son Çetin Tüker tarafından düzenlendi : 16-12-2006 21:27. |
|
|
|
|
#6 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Forumda sıkça rastladığımız bu "fazla cesaret & kendine fazla güvenme" konusunda umuyorum birileri tez yaparda nedenleri hakkında etraflıca düşünülmüş olur. Bana gerçekten çok garip geliyor.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
.............................
En son alper_ist tarafından düzenlendi : 17-12-2006 05:06. |
|
|
|
|
#8 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
Alıntı:
yerine koymaları ve fazla ukala olmalarıdır. Tabi ki cesur olacağız,tabi ki kendimize güveneceğiz.Sizden izin mi alacağız bunun için! |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.431
|
Bu foruma gelen her mimari çalışma her açıdan eleştirilir. Bu tartışmalar daha önce de yapılmıştır. İçerik de buraya yollanan görüntülerin bir parçasıdır.
Forum kuralları: 3- Kötü bir tasarım veya bina mekan varsa (dikkat edin kitch demiyorum kitch kötü değildir, kitchtir) "tasarımı bana ait değil" diyerek sıyrılmak olmaz. Adam etmeye çalışın. Adam edemiyorsanız veya müşteri illa bu kalitesizliği istiyorsa, sırf siz modellediniz ya da render işini siz yaptınız diye buraya koymayınız. Maddi problemler her daim hepinizin üstünde. Ancak buraya attığınız tüm çalışmalar, inadına karaktersiz iş isteyen müşterinin adını taşımaz sizin adınızı taşır. Ben 3.5 senedir burdayım. İlk attığım mesajda bile benzer üslubu görebilirsiniz. O zamanlar yönetici de değildim. Yönetici olmam ya da olmamam eleştiri tarzımı değiştirmeyecektir. Doğru olanı direkt olarak söylerim. Aldığım mimarlık eğitimi doğru ile yanlışı ayırt etmeme yetiyor. 3 boyutlu resimleme konusunda uzmanlaşmış olmam Mimarlık ürünleri hakkında konusabilecek yetkinliğe sahip olmadığım anlamına da gelmiyor. Kendinize bu kadar güvenmek ve Saarinen ile aynı klasmanda olduğunuzu düşünmek yerine söylenenlerin doğru olabileceğini düşünmenizi tavsiye ederim. Sizde kendinizi bu noktada görecek güven ve cesaret var. Bizde de gercekleri ap açık söyleyebilecek cesaret var. Mimarlık tanrısı falan değiliz ama öğrenci yetiştiriyoruz. Bu projeyi getirenleri bir üst sınıfa geçirmiyoruz. Jürilerde aynen bu üslupta eleştiriyoruz. Sizin ögrenci olmamış olmanız ise daha kötü. Hayatınızda hiç mimari eleştiri almamış gibi de davranmayın. Ayrıca bu eleştirilere alışsanız iyi olur. Bu yapı eğer bu haliyle inşa edilirse benzer eleştirileri çok zaman alacaksınız. Denemesi bedava isterseniz "mimarlık" başlığı altında bir konu açma cesaretini gösterin. Olacakları hep beraber izleyelim. Saygılar. En son Çetin Tüker tarafından düzenlendi : 16-12-2006 22:50. |
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
................................
En son alper_ist tarafından düzenlendi : 17-12-2006 05:06. |
|
|
|
|
#11 |
|
Yönetici
|
Bu kuralı ben yazdım.
İsabet olmuş. Günlerce emek verilen bir işin eleştirilmesi "olmamış" diye hem de biraz üzücü tabii. Ama bence de "olmamış". Kişi neden Arkitera Forum'a iş gönderir? 1- Kendini kanıtlamak için. Yani "Bakın bunu ürettim ben tasarladım demek" için. 2- Yardım almak kollektif bir sosyalliği kendi işi için YARAR haline getirmek için. Eğer niyetiniz ilk şıkta ise. Burada müşteri istekleri kaprisleri ve diğer istekler zorluklar gibi detaylar DETAYDIR. İşin özüne ne kadar SİRAYET ettiğini çözmesi gereken okuyuculardır. Yani bizlerdir. "Siz kimsiniz yahu" derseniz -ki o temelli bir cümleniz de var-. Biz çalışmalarınızı gönderdiğiniz GÖSTERDİĞİNİZ ve eleştiri istediğiniz kişileriz. Yani bunu isteyen sizsiniz. Biz değil. Eleştirinin dozunu ayarlarım karşı cevaplarımla diyorsanız olmuyor görünüğü üzere. Örnek: Birisi KENDİ isteği ile bir resim sergisine işini koyar. Sonra sergiyi gezenler sert tatlı iyi kötü eleştirilerde bulunurlar sergiye katılan kişi kızar "siz tasarım tanrısı zannediyorsunuz kendinizi" der. Sergiyi gezenler kötü mü olur şimdi. Bakınız ben de bir sürü iş yapıyorum. Ayakta tutmam gereken çoooookkkk şey var. Kimin ki daha zor, tartışamayalım uzar gider. Eeee ben her işimi koyuyor muyum. Hatta artık hiç bir şey koyamıyorum. Çünkü koyduğumda çok kötü eleştiri alır biliyorum. Korkak deyin isterseniz. Ancak bu benim gelişmemdir. Beğendiğim bir şey oluyor zor bir iş güzel bir şey sonra da müşteri koymamı istemiyor. İstanbulda tasarlanmış uygulanmış gökdelenini bir bölümünü çizimini yapmış nerdeyse heryerini tasarlamış ekipten biriyim, ya da 500 yıldan eski bir Mimar Sinan Camii'nin içindeki kalem işlerini işledim 3 boyutlu olarak. Onu koydum. "Kaldır" dediler kaldırdım. Yani öyle ya da böyle iş koymak çok zor bir şey. Formula işinizi beğenmedik (m). En azından sizden daha çok şey beklemek suç mu? Söz konusu TWA binasını gezmiş içinde uzun süre uçak beklemiş ve garip koridorlarından uçağa geçmiş biri olarak belirteyim ki "kuş muş" hikaye. Biz buna "mimariyi konuşturmak "deriz. Bu mekan olgusu KONUŞUYOR. Bu örneği göstermeniz çalışmanızı ne yazık daha beğenilmez kılıyor. Mimarlık zor dönemeçleri olan bir iş. Beğendirmek en zor kendimizi olmalı. Cesaret ise alçakgönüllüğün bir uzantısıdır. Karşıtlığı değil.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
|
Eğer istediğiniz ikinci şıktaysa;
Ben hiçbir yere bakmadan (bilierek bakmadım) Bir form çizdim. Buyrunuz.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.431
|
Akademik olmak at gözlüğü takmış olmayı gerektirmez. Takanlar vardır beni bağlamaz. Konu ben isem bunun tam tersini düşünmek gerekir. Alışılmış akedemik hiçbir kurala uymadığım halde akademide olabilme başarısını gösterdiğim için. Bu ayrı bir önyargıdır.
Çeşitli zamanlarda söylediğim gibi yarışmalarda başarılarım vardır. Juri raporlarında da her zaman "yenilikçi" kelimesini görmüşümdür. Bu açıdan bir şüphem yok. Hiç proje uygulaması yapacak kadar kalmadım bu sektörde ancak bu bir gün tekrar geri dönmeyeceğim anlamına gelmiyor. Hedefler başkaydı. En azından benim mezun olduğum okuldaki hocalarım pek cok uluslararası proje yarışmasında ödüller kazanmıştır. Pek cogu da aktif olarak piyasada calışmaktaydı. Projenizi eleştirmiş olmam at gözlüğü takmış olmam anlamına gelmez yani. Bu konuda aklınıza gelen tek olasılık bu mu? Ustanın tarzından esinlenmeye çalışmışsınız ama olmamış. Çünkü şeklen bir kopya yapmakla işin özünden esinlenmek arasında fark var. Sizin bina üst açıdan bakınca F1 aracına benziyor. Ama benziyor yani. F1 ruhu ile bi ilişkisi yok. F1 size nasıl bir duygu cagrıştırıyor? Hız? Enerji? Dinamizm? Güç? Heyecan? Bu yapıda bu duygular nerde?? Arka kanada benzeyen egri çatıda mı? Filmlerde oyuncuları kaslı göstermek için yapılan destekler vardır. Elbise altında cok kaslı gibi gösterir ama elbise cıkınca o derece yalandır ki şaşarsınız. Bu bina da aynen böyle. O çatıdaki kıvrımları kaldırınca geriye birşey kalmıyor. İç yapı ile o kadar ilişkisiz ki. Cephelerden bakınca ön kanatlar ince birer çizgi gibi gorunuyor. Anlaşılmıyor ne oldugu. Bina hala kutu kutu. Üstelik bu formlar birbirinden kopuk kopuk. Arkada bi kitle, ortada bi kitle İlişki zayıf. Bina sonucta bir alışveriş merkezi eğil mi? İçindeki fonksiyonlar belli. Kitlelerle oynamak cok da zor olmazdı. Alışveriş merkezlerinde formda oyunlar yapmak kolay. Ayrıca cepheler. Cephelerdeki dolu boş ilişkileri de kitlelerin algılanmasına etki yapar. Sizin binanın cepheleri her haliyle ben basbaya standart bi binayım diyor. Ön kanat, üstteki galeri ışıklığı, ve arka kanat biraz F1 arabasına benzetmiş onları kaldırsak geriye ne kalır? Standart bi "modernist" yapı. Yani ben su arkadaki egriyi ordan kaldırsam. Öndeki kanadı cıkartsam binadan birşey eksiliyor mu? Zaten ince kolonlar üzerinde duruyor. Örnek aldığınız kişinin çalışmasında her hangi bir kitleyi silebiliyor musunuz? Hayır. Formların dengeleri bozuluyor. Yani form ile fonksiyonu öyle sıkı ilişkilendirmiş öylesine organik baglamış ki. Tırnaklarınız nasıl sökemiyorsanız onlarda da herhangi bir parcayı cıkartamıyorsunuz. Okulda iyi olan mimarlar piyasada başarısız olurlar önermesi de çoğunlukla yanlıştır. Tersi olan pek cok örnek var. Başarısız olanlar vardır bu olabilir. Hatanın onlarda ya da okulda oldugu anlamına gelmez. Saymayalım tek tek. Size 2 adet çözüm önerisi verdik: 1. Tamamen formula 1 aracının kopyası olsaydı ilginç olabilirdi. Yani herşeyiyle tekerlekleriyle falan. Gercekten cesur ve ilginç olurdu. İlk örnekte yolladığım sosisli sandviç ve Donut mimarlık tarihinde yeri olan işlerdir. Fransa'da paris'te park de la villette sınırları içinde bu tarz yapılar vardır. 2. Diğer örneklerde olduğu gibi aracın formunu kopyalayan değil çağrıştıran çizgileri kullanmak. Bunu becerseniz muhteşem olurdu. Hız, dinamızm, heyecan vermek. Yapının çatısını kıvırmakla mı elde ediyoruz bu görüntüyü? Bu kadar basit mi bu iş? Oranlara ne dicez? Projenizin o kadar basarılı olduguna eminsiniz ki tepki gösteren biri olarak ben klişe oluyorum. Bir şu makete bakıyorum bir yaptıklarınıza. Bina sonucta bir alışveriş merkezi eğil mi? İçindeki fonksiyonlar belli. Formu da görüyorum. Neyi irdeleyebiliriz? "MALL" işte bu. Hiç mi "MALL" görmedik? Anlayamadıgımız göremediğimiz ne var? Büronuzu ayakta tutmanıza kimse bişey demiyor. Ancak mimari dilinizin olgun olduğunu söyleyemeyeceğim. Şimdi yine kızacaksınız. Ha diyeceksiniz ki o sizin görüşünüz. Peki benim görüşüm. En son Çetin Tüker tarafından düzenlendi : 17-12-2006 01:47. |
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
......................
En son alper_ist tarafından düzenlendi : 17-12-2006 05:06. |
|
|
|
|
#15 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.431
|
Karakter yüceliği, kötüye iyi deme yalancılığı değil. yıllar geçse de tutarlı olabilmektir.
Wright şu anda burda değil. Kendisi öldü hatırlarsanız. Ruh mu çağırıcaz? Bana yazacaksanız cesaretinizi toplayıp adımı kullanarak yazabilirsiniz. Amacımız bu forumlarda kaliteli işleri toplamaktır. Ha Wright gelse bu işe iyi dese kendisinin yaşı sebebiyle bunamış olduğunu düşünür tartışmazdım. Ama fikrim değişmezdi. Diğer taraftan Beethoven'e kimse bu tarz bi eleştiride bulunmadı. Edison'a kafasız diyenler olmuştur. Ancak edisonun durumu da farklıydı. Ayrıca son olarak "dahi" anlamındaki "DE" ayrı yazılır. Dikkatinize. |
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|