Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > Çevre

Çevre Küresel ısınma, susuzluk bütün gündemimizi işgal ediyor, yaşanan teknolojik gelişmelere paralel çevre sorunları azalmıyor, artıyor!..

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 04-05-2006, 17:13   #1
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
Coğrafya Manifestosu

Coğrafya Manifestosu

Önemli Doğa Alanları'nı korunmak için atılması gereken adımlar.
- Günümüzde Anadolu, tarih boyunca görmediği kadar hızlı bir değişim halinde. Bu değişim sırasında kendisine özgü doğal ve kültürel değerler aşınmakta veya yok olmakta. Birey olarak bu durumun farkında olmak, yok oluşu durdurmak için atılması gereken ilk adım.

- Yok oluştan rahatsızlık duyan kişi, aşınmanın nedenlerini daha iyi tanıyarak kendisinin ve ilişkide bulunduğu insanların ufkunu aydınlatabilir, bu bilincin yayılmasını sağlayabilir. Doğanın korunması için tek bir şablon çözüm yoktur ve herkesin kendi yaşadığı hayat içerisinde ve olanakları dahilinde kendi bireysel çözümünü yaratması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşlarına üye olmak ve gönüllü destek vermek bireylerin, doğanın korunmasına katkı koyabilmesi için en çağdaş yollardan biridir.

- Toplumun tüm kesimleri adına çevrenin ve doğanın korunması, iktidarda olmanın getirdiği temel sorumluluklardan biridir. Yasalarımız ve ulusal örgütlenmemiz, bunun için gerekli her türlü altyapıyı hazırlamakta ve görevlendirmeyi yapmaktadır. Hiçbir hükümet, yasalardan doğan bu sorumluluğu göz ardı ederek icraatta bulunamaz. Çevrenin korunması sorumluluğunu ihmal etmek, görevi kötüye kullanmak anlamına gelmektedir.

- Hükümetler özelleştime, baraj, tarım ve eğitim politikaları başta olmak üzere tüm politikalarını geliştirirken doğanın korunmasına ve kaynakların sürdürülebilir kullanımına önem vermelidir. Doğal alanları yok ederek veya satışa çıkararak kısa vadede kâr elde etme mantığı, ülkemizin gelişimine orta ve uzun vadede hiçbir katkı koymamakta, sadece sorunlara gerçek çözümler üretilmesini biraz daha ertelemektedir. Türkiye ekonomisi, hazırın yabancı sermayeye satılmasıyla değil, eldeki kaynakların akılcı kullanımı ve yönetimiyle kalkınabilir. Doğanın korunması da yine aynı mantık içinde hareket ederek sağlanabilir.


Çoruh Vadisi gibi pek çok Önemli Doğa Alanı baraj yapımları nedeniyle büyük tehdit altında. Türkiye'de doğal alanların korunabilmesi için DSİ'nin çalışma programında acilen reform yapılması gerekmekte.

Foto: Bünyad Dinç / ATLAS

- Devlet Su İşleri (DSİ), halihazırdaki icraatlarıyla ülkenin doğal ve parasal kaynaklarını verimsiz kullanan bir kurum izlenimi vermektedir. Ekonomik fizibilitesi ve çevresel değerlendirmesi sağlıklı bir şekilde yapılmadan hazırlanmış pek çok baraj ve sulama projesi, Türkiye'deki doğal alanların karşı karşıya olduğu en temel sorundur. Bu projelerin önemli bir kısmı ekonomik açıdan da beklenen verimi sağlamamakta, Orta Anadolu başta olmak üzere pek çok bölgemizde kuraklaşmaya neden olmaktadır. Türkiye'nin su kaynaklarının etkili bir şekilde yönetilmesi için DSİ'nin çalışma programında acilen reform yapılması gerekmektedir.

- Türkiye'de korunması gereken doğal alanların yaklaşık % 80'inin hâlâ hiçbir koruma statüsü yoktur. Bu koruma boşluğu planlı bir şekilde kapatılmalı ve alanlar çok daha etkili bir şekilde yönetilmelidir. Yeni koruma alanlarının ilanı, yönetimi ve doğa koruma yasalarının daha iyi uygulanması için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Özel Çevre Koruma Kurumu'nun finansal kaynakları güçlendirilmeli ve hazırlık aşamasındaki Doğa Koruma Yasası acilen yürürlüğe girmelidir.

- Doğa koruma amaçlı parasal kaynakların ve insan kaynağının büyümesi için devlet kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler birbirleriyle ve kendi aralarında işbirlikleri kurmalıdır. Korumacı kuruluşlar arasındaki parçalanma, doğal alanların parçalanmasının reçetesidir.

- Türkiye gibi büyük bir ülkede doğal alanların korunması için valiliklere ve yerel sivil toplum örgütlerine büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu kuruluşlar kendi illerindeki önemli doğa alanlarını tanımalı, bu alanların savunuculuğunu yapmalıdır. Bu çalışmaların yapılması için yerel ölçekte daha çok kaynak bulunmaktadır.

- Yapılan tüm koruma calışmaları kırsal kültüre ve geleneklere saygılı bir şekilde yürütülmeli, tepeden inme kurallar dayatılmamalıdır.

- Doğanın korunması için bireyler, devlet kuruluşları ve sivil toplum örgütleri kadar medya, özel sektör ve eğitim sektörüne de büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu üç sektörün, toplumun davranış biçimleri ve tüketim alışkanlıkları üzerinde ne kadar etkli olduğu açıktır. Bu gücün en azından bir kısmının doğanın korunması için kullanılması, belki de yeryüzündeki yaşamın kaderini değiştirecektir.

YEŞİL ATLAS 2003 - Sayı 6
__________________
esragunes
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2006, 17:16   #2
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
http://www.sifiryokolus.org/
__________________
esragunes
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2006, 17:22   #3
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
http://www.kesfetmekicinbak.com/


Yokoluş bir yerlerde sinsice vardı yüzyıllardır.
Çağımızda nereye bakarsanız görebiliyorsunuz onu.
Yapacak hiç birşeyimiz yok mu gerçekten seyretmekten başka?
Ben nereden başlamalıyım diye sorarken kendime bu siteleri inceleyip biraz fikir edindim.
Bu işin -sosyal yönü, fiziksel yönü, manevi yönü- yok.. Bu bir medeniyetin herşeyiyle; kültürüyle..ekonomisiyle..sadece medeniyetin diil onu vareden doğanın,yaşama alanının yok oluşu..
__________________
esragunes

En son pingvin tarafından düzenlendi : 04-05-2006 17:36.
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2006, 17:27   #4
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
Yapabilecekleriniz:

Türkiye'de düzenli faaliyetler düzenleyen doğa gözlem gruplarına katılmak:

Türkiye'de yirmi farklı bölgede Doğa Derneği'nin koordinasyonu ile yapılan kuş gözlemci gruplara katılmak için: www.kustr.org
Kelebek Gözlemcilerine katılmak için: kelebek-gozlemciligi@yahoogroups.com
Botanik meraklılarına katılmak için:turkiye-florasi@yahoogroups.com

devamı..... http://www.sifiryokolus.org/?sayfa=30
__________________
esragunes
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2006, 21:57   #5
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Gelecek Yüzyılda Biyolojik Yaşam Odaklı (Bio-Centric) Kültür Nasıl Oluşturulabilir?

“GELECEK YÜZYILDA BİYOLOJİK YAŞAM ODAKLI (BIO-CENTRIC) KÜLTÜR NASIL OLUŞTURULABİLİR? KENT PLANLAMASININ ÖNEMİ

1.KENT YAŞAMINDA VE KENTLERİN ŞEKİLLENMESİNDE KENT PLANLAMASININ ROLÜ
Yeni bin yılda biyolojik yaşam odaklı (Bio-centric) bir kültür oluşturmada; kent plancıları ile birlikte mimarlar, endüstri ürünleri tasarımcıları, peyzaj mimarları, altyapı mühendisleri, inşaat mühendisleri, ekonomistler, sosyologlar, politikacılar vb. tüm profesyonel meslek gruplarının yeteneklerinin geliştirilmesine gereksinimimiz bulunmaktadır.
Kent plancıları ve kent planları bunlardan biridir ve bütün yukarıda sayılanların üstünde önemi olan bir meslek olduğu düşünmekteyiz. Bunun nedeni deneyimli ve çevre duyarlı plancılar çevre değerlerini koruma temeline dayalı sağlıklı kentsel politika ve stratejiler geliştirebilirler.
Kent planları, Türkiye’de yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında, doğal çevrenin korunması ile birlikte kentlerde yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturulmasının başlıca araçlardan biridir,

2. GELECEK YÜZYILDA “YAŞAM MERKEZLİ (BIOCENTRIC) BİR KÜLTÜR” OLUŞTURULMASINDA KENT PLANLAMASI NASIL KULLANILMALI?

2.1. KENT PLANLAMANIN GELECEĞİNE YÖNELİK ÖNERİLER
Çalışmanın bu bölümünde,”yaşam merkezli bir kültür” oluşturulmasına yönelik olarak kent planlamasının rolüne ve uygulama araçlarına değinilecektir.
Kent planlaması ve çevresel konulara ilişkin günümüzde pek çok yasa ve yönetmelik bulunmaktadır. Bu yasa ve yönetmelikler bir araya getirilmeli ve geleceğin toplumunda yaşam merkezli bir kültür oluşturulmasına yönelik olarak tek bir yasa haline getirilmelidir.

2.2. SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTLER İÇİN PLANLAR ÜRETMEK
Her kent planı yaşam ve çevrenin korunması ışığında yeniden ele alınmalıdır. Master Planlar da aynı zamanda ele alınarak çevrenin korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak düzenlenmelidir. Bu stratejik planlara “Sürdürülebilir Kent Planları“ denilebilir. Bu kent planları hazırlanırken verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemleri (CIS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır.
Bu sürdürülebilir kent planlarında; kentsel, arkeolojjk, tarihsel koruma alanları, doğal parklar, doğal çevre koruma alanları, verimli tarım toprakları, orman alanları, akarsu çevreleri, su kaynakları ve havzaları vd. kesin koruma alanları olarak belirlenmelidir. Bu planlarda; yerel ve merkezi yönetimler ve yörede yaşayanlarda yaşam merkezli bir kültür yaratmak üzere koruma koşulları, yapı ve nüfus yoğunlukları belirlenmelidir. Her planın kentsel gelişimi kontrol etmek üzere aşağıda anılan örneklere benzer kendine özgü örgütlenmeleri olmalıdır.
• KYÖ : Kıyı Yönetimi Örgütü : Kıyı bölgesi yönetimi ile ilgili özel bir örgütlenme biçimidir.
• KAÖ : Kentsel / Arkeolojik Koruma Alanları Yönetimi Örgütü: Kentsel ve arkeolojik alanların korunmasına ve sorunlarının çözümüne yönelik bir örgütlenmedir.
• OAÖ : Orman Alanları Yönetimi Örgütü : Orman alanlarının korunması ve geliştirilmesine ilişkin bir örgütlenme biçimidir. Orman alanları, ulusal parklar, doğa rezerv alanları, kentsel büyük park alanları ve nehir havzalarının korunması ve geliştirilmesini yönetmeyi amaçlamalıdır.

2.3. YAŞAM MERKEZLİ BİR KÜLTÜR İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT PLANLARI’NIN UYGULAMASI
Bölge planları nüfus artışı ve göçlerin nasıl kontrol edilebileceğine ilişkin kararlar geliştirmelidir. Bölgesel su havzalarının, ormanların, nasıl korunacağı ve erozyona nasıl engel olunacağı konularında etkin olmalıdır. Günümüzde uygulama imar planları 1/1000 ölçeğinde hazırlanmaktadır.
Bu ölçek, kentsel tasarım, peyzaj, kent mobilyası, kentsel altyapı (elektrik, içme/kullanma suyu vb) gibi kentsel çevre oluşturulmasına gerekli tasarımlar için yeterli olamamaktadır.
Çevre/yaşam duyarlı bir kültür oluşturulmasında, kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması (1/500, 1/200 .....1/1) ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. Bu planlarda kentsel rantları kontrol mekanizmaları oluşturulmalı, kentsel rantın kamu (merkezi ve yerel yönetimler, yerel birimler) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır. Her yerel birim (mahalle) planında, spor alanları, aktif ve pasif yeşil alanlar, rekreasyon alanları, çocuk oyun alanları yer almalıdır. Kişi başına düşen yeşil alan oranları bu günkü yasal standartların çok üstünde olmalıdır. Yeşil alan standartları ülkenin iklimsel olarak yetersiz olan kesimlerinde bili olabildiğince yüksek tutulmalıdır. Yeni kentsel gelişme alanlarının oluşturulmasında yerleşmeden önce tüm yeşil ve açık alanlar gerçekleştirilmelidir. Kentlerin eski yerleşik dokularında, özellikle nüfus yoğun alanların yoğunluğunu desantrilize edecek planlamalar yapılmalı, nüfus yoğunluğu daha insan ölçeğindeki yeni konut alanlarına kaydırılmalıdır. Bu tür operasyonlar yapılırken, yüksek katlı çirkin apartman blokları yıkılarak, bunların yerine küçük ölçekli park alanları ve çocuk bahçeleri planlanmalıdır.
Kentsel desantralizasyon ve yenileme sürecinde yeni gelişmeler alçak katlı, düşük yoğunluklu ya da yeşil alanlarla kaplı düşük yoğunluklu yüksek katlı olarak tasarlanmalıdır. Gecekondu alanlarının düşük yoğunluklu dokusu ve yeşil alanları geleceğin çevresel ve yapısal rehabilitasyon projeleri için korunmalıdır.
Organize ve küçük sanayi alanları, çevreye zarar vermemeleri için sıkı kontrol altında bulundurulmalı ve gelecek planlarda çevresel olarak emin ve toksik olmayan sanayi gelişimlerine izin verilmelidir.
Var olan bitki ve hayvan türlerinin (flora/fauna) korunarak çeşitliliğin arttırılması, doğa koruması, bitkilendirme alanlarının saptanması kentsel planlarda oldukça duyarlı konulardır. Gelecekteki toplumda yaşam duyarlı bir kültür oluşturmada, bu alanlardaki yaşantıyı korumak çok önem taşımaktadır. Çünkü bu alanlar “Doğa Adaları” olarak gelecekteki daha yaşanabilir çevrelerin oluşturulmasında yararlı olacaklardır.
Geleceğin kentlerinde ulaşım sistemleri bireysel araçlara değil, temel olarak kamusal toplu taşın sistemlerine dayalı olacaktır. Toplu ulaştırma sistemleri (demiryolu, denizyolu, metro, monoray, tramvay, otobüs vd. ) geleceğin sürdürülebilir kentlerinin temel ulaşım sistemleri olacaktır.
Kişisel ulaşım sistemleri, alternatif yeşil motorların (x içten patlamalı motorlar) geliştirilmesi ile (örneğin elektrikli, güneş enerjisi kullanan, alkol kullanan araçlar – fosil yakıt kullanan araçlar ) çevre duyarlı bir anlam kazanacaklardır. Çevre duyarlı sürdürülebilir planlamanın temelinde kişisel araç kullanımını minimize etmek de yatmaktadır. Merkezi iş alanlarında, yaya yollarında ve bölgelerinde, yaya alleleri ve meydanlarında yayaların yeşil içerisinde yürümeleri, at ve bisiklete binmeleri planlanmalıdır. Yerleşim alanlarında ise, yaya promenadları, bisiklet yolları yeşil alanların içerisinde yer almalıdır. Bu alanlar kentliler için çevre duyarlılığı ve sevgisinin gelişmesinde önem taşıyacak ve canlılara karşı daha hassas davranmanın ve onları korumanın yolunu açacaktır. Gelecekteki kentlerin planları yerleşme ölçeğinden mimari ölçeklere kadar giden nitelikler taşımalıdır. Bu planların kararları çevresel olarak duyarlı nitelik taşımalı ve yerleşimlerin doğal karakterlerini (topografya, manzara, yönlenme, güneş, gölge, rüzgar vb) değerlendirmelidir. Çevre-duyarlı yapılar, güneş panelleri, ısı-cam, izole edilmiş çatılar, duvarlar, zemin, atık dönüşümlü (tuvalet, banyo, mutfak katı/sıvı atıkları) mekanizmaları ile enerji tasarrufu yaratan ve çevreyi kirletmeyen özellikleri ile inşa edilmelidir. Bu çevresel ve yapısal tanımlar “Çevre Duyarlı Planlar” da yeni teknolojilere, çevre-duyarlı yapı malzemelerine, “güneş evi” tasarımlarına açık olarak yer almalıdır.

Geleceğin yaşam-merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gereklidir.


Bildirinin tamamını http://www.yapiworld.com/ sitesinden okuyabilirsiniz..
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2006, 22:48   #6
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
Merhaba Mehmet Bey,
öncelikle katkınız için teşekkürler...aslında bu konuda yapılacak birden çok şey var tabi ki..akla ilk gelen de profesyönel hayatımızda bu işe girişmek.konu zaten mesleğimizin merkezinde.meslek etiği gereği her daim duyarlı,dikkatli ve hem kendimizin hem de toplumun denetçisi olmamızı gerektiren bir konu..
fakat bana katılır mısınız bimem...ama mesleğin başında bir mimar olarak burdan bakınca bu yolda kapı üstüne kapı görüyorum..bırakın açmayı aşındırmak bile bir ömür sürer gibi..ama tabii ki kent, çevre, doğa, kültürel miras,mekan bizim işimiz..bahsettikleriniz bu mesleği icra eden,öğreten,öğrenen herkesin yükümlülüklerinin başında geliyor..
benim önerilerim daha çok direkt müdahale edebileceğimiz konular..küçük de olsa bir fark yaratabilme fırsatını edinebileceğimiz durumlar..
son olarak elbette bunların hepsi bir bütün ve her iyi adım bir kazanımdır..
yapılacak çok şey var gibi...sıra bunları yapacak..olduracak kişileri bulmaya geliyor..
saygılar
__________________
esragunes
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 03:54.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177