![]() |
|
|||||||
| Çevre Küresel ısınma, susuzluk bütün gündemimizi işgal ediyor, yaşanan teknolojik gelişmelere paralel çevre sorunları azalmıyor, artıyor!.. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
|
Kyoto'nun Önemi
“Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Yasa Tasarısı” şubat ayı içersinde TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’ndan geçirildi.
Türkiye muazzam bir yenilenebilir enerji potansiyeline sahip olmasına rağmen şu an bunun %1 ini bile kullanamıyor.Bunun sebebi fosil atıkların kullanımıyla ilgili yasa tasarılarının tartışılmaksızın TBMM den geçerken yenilenebilir enerji yasasının gündeme bile alınmayışı. Kyoto'nun imzalanması Türkiye'nin seragazı salınımını düşürmek için hedefler belirlemesi ve bu hedeflerin bu protokol ile yasal bir zemini olması açısından çok önemli. http://www.nukleerehayir.org/ Alman Aerospace Merkezi tarafından hazırlanmış Med CSP (2005) raporuna göre Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli nükleer enerjiden beklenen potansiyelin 16 katı. Nükleer enerjiden beklenen 32 TWs/yıl iken, Med CSP raporunun verileri şöyle.
__________________
esragunes En son pingvin tarafından düzenlendi : 01-03-2007 11:39. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-10-2005
Mesaj: 217
|
Bugün 1 Mart !!
"Küresel ısınma konusundaki kampanyalara destek için 1 Mart'ta, tüm dünyada ortak bir eylem gerçekleştirilecek. Dünyanın her yerinde yerel saat farkı gözetilmeksizin 19.55-20.00 arasında tüm enerji kaynakları kapatılacak."
Sadece hatırlatma içindi. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 12-09-2006
Mesaj: 274
|
Ve küresel ısınma ile ilgili bir karikatür....
|
|
|
|
|
|
#19 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
|
Ben de kendi hazırladığım bir karikatürü paylaşmak isterim.Şunu da belirteyim Bush ve Erdoğan Kyoto'yu imzalamayan ülkelerden ikisinin başkanları olduğu için resmedilmiş iki simgedir.Bu işin sorumluluğunu hepimizin paylaştığını düşünüyorum.
__________________
esragunes |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 312
|
"İklimde bir değişiklik yok periyodik kuraklığa girdik"
Merhaba,
Bugün Zaman Gazetesi'nde çıkan oldukça ilginç bir habere göre Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir, Türkiye'deki yağış azlığının iklim değişikliği ile açıklanamayacağını belirterek, periyodik bir kuraklık dönemine girildiğini söyledi. Bunca zamandır Türkiye'yi ve dünyayı çalkalayan tüm bu tartışmaları görmezden gelerek yapılan böyle bir açıklamayla hayrete düşmemek mümkün değil. Daha fazla bilgi için... |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-03-2007
Mesaj: 11
|
Artık yalıtıma gerek yok. Nede olsa küresel ısınma var gibi esprili bir cevap verebilirim sanırım
![]() |
|
|
|
|
|
#22 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 26-01-2006
Mesaj: 268
|
Küresel ısınma dünyayı değiştirecek
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 26-01-2006
Mesaj: 268
|
Küresel ısınmayı önlemenin yolları
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 312
|
Küresel Isınma, Amazon Ormanlarını Çöle Döndürecek
Bugün Zaman Gazetesi'nde çıkan habere göre "Amazon ormanları, Himalaya buzulları, mercan adaları veya Bengal kaplanı gibi doğa harikası türler ve bölgeler, küresel ısınma tehdidiyle karşı karşıya..."
Küresel iklim değişikliklrinin alarm sinyalleri verdirmesi gereken çeşitli olası sonuçlarını dile getiren haberin devamını okumak için... |
|
|
|
|
|
#25 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 243
|
Kyoto yeni baştan ele alınmalıdır.
Kyoto Protokolüne karşı olanlar ne diyorlar:
Kyoto ülkelerin sanayilerinin gelişmişlik durumuna göre orantılı isteklerle ülkelerin karşısına çıkmalıydı. Kyoto'yu imzalamış ülkeler zaten 1990 yılına kadar sanayileşmesini tamamlamış ülkeler. Oysa Türkiye büyük oranda 1990 sonrası sanayileşti. Bu sebeple gelecek kısıtlamaların kötü etkilerinin bertaraf edilmesi gelişmiş ülkeler kadar kolay olamaz. Sanayileşmekten vaz mı geçmeliyiz? Türkiye'nin imzalaması durumunda küresel ısınmaya etkisi fiziksel anlamda son derece kısıtlı olacak iken sermaye anlamında kaybı inanılmaz oranda yüksek olacak ve bir sürü insan iş imkanından yoksun kalacaktır. Alıntı:
En son ArtificiaLIntelligence tarafından düzenlendi : 16-04-2007 14:42. |
|
|
|
|
|
|
#26 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 12-09-2006
Mesaj: 274
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#27 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 243
|
Kyoto protokolüne katılmalıyız diyenler ne diyorlar :
KATILIRSAK NE OLUR; Türkiye’nin mevcut konumda, Ek-B Dışı konumunu koruyarak, 2012 öncesinde herhangi bir yükümlülük almadan Kyoto Protokolü’ne katılması halinde yaşanabilecek olumlu gelişmeler aşağıda listelenmektedir. o "Avrupa Birliği'nin taraf olduğu bütün uluslararası sözleşmelere Türkiye'nin de katılmış olması" koşulu yerine getirilecek ve çevre başlığı altındaki en önemli tartışma konusu kapanmış olacaktır. o Ama bu sonuç, Türkiye'nin AB'nin izlediği bütün önlemleri anında uygulaması anlamına da gelmeyecek, en azından 2020’ye kadar Türkiye’nin kendine özgü politika ve önlemler izlemesine bir engel olmayacaktır. o Hatta uluslararası alanda ABD’den çok AB’ye yakın bir strateji izlediği için süreç içerisinde teknik ve kurumsal altyapısının geliştirilmesi konularında AB ile çeşitli işbirliği süreçlerine girebilecektir. o Son derece özgün bir durum olan “Ek-I ülkesi ancak Ek-B dışı ülke” konumunu garantileyerek, 2012 sonrası müzakerelerde oluşacak ve daha esnek koşullar (karbon yoğunluğunun azaltılması, gönüllü hedefler, sektörel hedefler gibi) içerecek yeni Ek-C, Ek-D gibi listelerinde çok büyük olasılıkla G. Kore, Meksika ve diğer İleri Gelişmekte Olan Ülkeler ile beraber yer almak yönünde bir strateji izleyebilecek, bu alanda AB’nin çabalarına da katkı sağlayabilecektir. o 27 ya da 28 ya da 30 üyeli AB’nin 2012/2020 sonrası stratejilerinin belirlenmesi müzakerelerine fiilen katılabilecek, 2. ya da 3. AB Balonu içerisinde uygun koşullarda yer almayı tartışmaya başlayabilecektir. EĞER KATILMAZSAK NE OLUR ; - Türkiye’nin mevcut konumda, Ek-B Dışı konumunu koruyarak, 2012 öncesinde herhangi bir yükümlülük almadan Kyoto Protokolü’ne katılması halinde yaşanabilecek olumsuz gelişmeler aşağıda listelenmektedir. o AB, Kyoto Protokolü’ne uygulanması konusunda kendi iç hukukuna kazandırdığı sera gazı salımları izleme, Salım Ticareti gibi uygulamaların Türkiye’de de uygulanmasını isteyebilir. o Türkiye bu taleplere kendi Ulusal koşulları izin verdiği ölçüde uygulamak için AB ile zorlu bir müzakereye girebilir. (Ama bu aile içerisindeki 2 kardeşin kavgasına benzeyecektir. Kyoto Protokolü’ne Taraf olmayan bir Türkiye AB ile çok daha zorlu bir müzakere sürecine hazırlanmalıdır.) o AB içerisinde oldukça ilginç uygulamaların varlığı bu noktada Türkiye’nin en büyük avantajıdır. Uyum Fonu nedeniyle, 1. Yükümlülük Dönemi’nde İspanya, Portekiz, İrlanda ve Yunanistan için özel koşulların tanındığı bilinmektedir. Ayrıca Kıbrıs (GKRY) ve Malta Sözleşme’de Ek-I Dışı ülke olmalarına rağmen, hiçbir ek yükümlülük almadan AB üyesi olmuşlardır. (Üstelik Kıbrıs (GKRY) ve Malta, kendi başvuruları doğrultusunda, Montreal Protokolü kapsamında gelişmiş ülke kategorisinde yer almaktadır.) o Türkiye’nin, 2012 sonrasında uygun yükümlülük grubuna dahil olabilmesi için, Kyoto Protokolü’ne, AB’ye katılım öncesinde taraf olarak AB müzakerelerini yürütmelidir. Aksi takdirde, hem AB’ye katılımı hem de 2012 sonrasında dahi Kyoto Protokol’e katılımı hemen hemen İMKANSIZ HALE GELEBİLİR. o Türkiye Kyoto Protokolü sürecine AB Uyum müzakeresine endekslerse, hem AB’nin eline MÜTHİŞ bir koz vermiş olur hem de elindeki bütün müzakere yeteneklerini kaybetmiş olur. (Kıbrıs nasıl AB değil BM sorunuysa, Kyoto Protokolü de öncelikle BM, ardından AB sorunudur. AB süreci her zaman farklılaşabilir ama Türkiye’nin BM üyeliği ve konumu ulusal devleti varlığını sürdürdükçe geçerli olacaktır.) Bu durumda Türkiye'nin aslında bu protokol'e katılmak dışında bir seçeneği yoktur. Eğer AB sürecinde başarılı olmak istiyorsak. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 52
|
küresel ısınmanın ardından küresel soğutma çalışmaları
en son okuduğum bir haberde sayın kadir topbaş ,atmosferdeki sera etkisini azaltabilmek adına ürettikleri konutlarda artık -özellikle halkalı civarıydı sanırım- teras çatı uygulamaları yapacaklarını ve bu çatıları yeşillendireceklerinden bahsediyordu. ne diyelim hayırlısı.
__________________
]... |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2002
Mesaj: 6
|
iyi haber
ben de okudum o haberi we sewindim cunku halkali'da yapmakta oldugum projenin konseptinin buyuk bir parcasi teras we bahce catilar...bu haberi gosterek sanirim hem belediyeden hem de isverenden onay almamiz daha kolay olacak artik
, ayni zamanda da kuresel isinma konusunda birseyler yapabilmis bir mimar olmaktan mutluluk duyacagim.. |
|
|
|
|
|
#30 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 52
|
Alıntı:
umarım projeniz çokça değişmeden küresel ısınmaya muhalif olabilir ![]()
__________________
]... |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|