Teslim oluyorum!
Kıvanç Başak, 12-01-2008, 23:02
Bu dönemki proje dersimi bırakmış olmama rağmen, bir arkadaşıma yardım ediyorum ve bu sıralar herhalde bütün öğrencilerin belalısı olan şu "teslim dönemi"ni ben de yaşıyorum.
Eminim, forumu takip eden hemen hemen herkes proje yetiştirmeye çalışmanın ne demek olduğunu biliyordur. Günler-geceler uyumazsınız, bilgisayarınızda bir çizim programı, bir 3b modelleme programı ve bir grafik programı her daim açık bulunur. Müzik bile dinlemeyezsiniz bilgisayarınız adam gibi çalışsın diye. Evde elektrikler kesilirse diye bir eliniz sürekli Ctrl+S tuşlarında olur, farenizin orta tuşunu fazla basmaktan bozabilirsiniz, tek yaşamıyorsanız ev üyelerine sürekli size kahve yapsınlar diye yalvarırsınız...
Günlük çalışıp sona bırakmamak mı doğru, yoksa böyle son an heyecanını yaşamak mı doğru bilmiyorum açıkçası.
"Hocalar fazla yükleniyorlar, ne gerek var ki bu kadar detaya, son juriye kadar projem bitmişti halbuki, nerden çıktı ki o juri şimdi bütün projeyi değiştirmek zorunda kaldım" falan demiyorum elbette, blogu yazıyor olmamın amacı bu değil yani.
Eminim, bizlere o kadar 'yüklenenler' de biliyorlar sabahlara kadar proje çizmenin ne demek olduğunu.
Aslında amacım, bu heyecanın ne kadar değerli olduğunu söylemek. Aksi durumlarda zaten heyecanını kaybetmiş mimarlardan-öğrencilerden neler çıktığını görüyoruz. Makine gibi çıkarılan değil de o uyku sarhoşluğuyla çıkan şeyler daha eğlenceli gibi sanki.
Bütün bunlara rağmen, öğrendiğim ve deli cesaretliyle atlayamayacağım tek şey heralde sağlık/uyku meselesi. Bu dönemlerde insanın sağlığına/uykusuna ciddi şekilde dikkat etmesi gerekiyor. Yenik düşüp teslim olmamak lazım.
Olduk gerçi...
Eminim, forumu takip eden hemen hemen herkes proje yetiştirmeye çalışmanın ne demek olduğunu biliyordur. Günler-geceler uyumazsınız, bilgisayarınızda bir çizim programı, bir 3b modelleme programı ve bir grafik programı her daim açık bulunur. Müzik bile dinlemeyezsiniz bilgisayarınız adam gibi çalışsın diye. Evde elektrikler kesilirse diye bir eliniz sürekli Ctrl+S tuşlarında olur, farenizin orta tuşunu fazla basmaktan bozabilirsiniz, tek yaşamıyorsanız ev üyelerine sürekli size kahve yapsınlar diye yalvarırsınız...
Günlük çalışıp sona bırakmamak mı doğru, yoksa böyle son an heyecanını yaşamak mı doğru bilmiyorum açıkçası.
"Hocalar fazla yükleniyorlar, ne gerek var ki bu kadar detaya, son juriye kadar projem bitmişti halbuki, nerden çıktı ki o juri şimdi bütün projeyi değiştirmek zorunda kaldım" falan demiyorum elbette, blogu yazıyor olmamın amacı bu değil yani.
Eminim, bizlere o kadar 'yüklenenler' de biliyorlar sabahlara kadar proje çizmenin ne demek olduğunu.
Aslında amacım, bu heyecanın ne kadar değerli olduğunu söylemek. Aksi durumlarda zaten heyecanını kaybetmiş mimarlardan-öğrencilerden neler çıktığını görüyoruz. Makine gibi çıkarılan değil de o uyku sarhoşluğuyla çıkan şeyler daha eğlenceli gibi sanki.
Bütün bunlara rağmen, öğrendiğim ve deli cesaretliyle atlayamayacağım tek şey heralde sağlık/uyku meselesi. Bu dönemlerde insanın sağlığına/uykusuna ciddi şekilde dikkat etmesi gerekiyor. Yenik düşüp teslim olmamak lazım.
Olduk gerçi...
Toplam Yorum 4
Yorumlar
|
|
Kolay gelsin...
|
Omer Yilmaz, 12-01-2008, 23:26
|
|
|
Yani Kıvanç'cığım elinde SketchUp denilen program varken nedir bu yorgunluk.
Yani diyeceğim kızacaksın, bizim zamanımızda SU mu vardı? Haaaa? Kolay gelsin. Ukalalık yapılmasını istiyorsan getir ben tahsis atrım. İster dinle ister dinleme. Heheheheh |
ayasofya, 16-01-2008, 12:41
|
|
|
Bunu zaman zaman ben de düşünüyorum aslında, biz neden böyle bu kadar yoruluyoruz diye. Eskiden -acemiyken, hala da değilim demiyorum- bunu şöyle savuşturabiliyordum:
Önceleri insanlar 7x günde 1 projeyi elle çizerlerken, biz şimdi 7x günde 7 projeyi bilgisayarla çiziyoruz. SketchUp da bu süreyi bir yarıma daha düşürüyor. Şimdiki firkrimi söyleyeyim.. Artık aslında bütün bunların züğürt tesellisi olduğunu, üretilen nitelikli proje sayılarının çok da artmadığını düşünüyorum. Okullarda, entel-mimari konuşmalar o kadar çok uzuyor ve aslında hepsinde o kadar da aynı şeyleri söyleniyor ki üretim sürecinin çoğu boşa geçmiş oluyor. Mimarların/hocaların/öğrencilerin bu entel-modernizm(!) saplantısına saplanmış durumdayım aslında. Gitmek istiyor oluş sebeplerimden biri de bu aslında. Aşağıda da yazdığım gibi "x tornasından çıkıp y tornasına girmek" 22 Ocak'ta benim de içinde bulunduğum ITU Mimarlık Mimari Proje 3-4. dönemlerin teslimi var, diğerleri ne zaman bilmiyorum ama yakındır. Gidin bakın, ortaya çıkmış projelerin neredeyse hepsi aynı CNC tezgahından çıkmış gibi; çeşitlemeleri öğrencilerin geliştirdikleri değişiklikler değil de yaptığı hatalar sağlıyor sanki. Açıkçası yardım ettiğim projenin de birkaç iyi düşünülmüş noktası dışında diğerlerinden farkı olmadığını düşünüyorum hala. Okuldan mezun olmak, ağzınız laf yapan biriyse o kadar kolay ki. İşin SketchUp'la, AutoCAD'le, Revit'le alakası olduğu kadar, bu boşa geçirilen zamanlarla da ilgisi var sanki. Bilmiyorum hocam size de sormak lazım aslında bu işe nasıl baktığınızı... |
Kıvanç Başak, 17-01-2008, 02:20
|
|
|
Dolmuşum..
![]() |
Kıvanç Başak, 17-01-2008, 02:20
|
Total Trackbacks 0
Trackbacks
Kıvanç Başak Tarafından Gönderilen Yeni Mesajlar
- Microsoft kedi olalı fare tuttu. (19-06-2008)
- Mısırnişastasından Parmak ve Sıcak Buz (20-02-2008)
- a tiny street art project (16-02-2008)
- Hadid (13-02-2008)
- Teslim oluyorum! (12-01-2008)





