|
|
#16 |
|
Yönetici
|
Yapmayın etmeyin Architurk,
Önce "Mimarlık için mimarlık" yapmayalım dendi. "Halk için mimarlık"tan sonra "müşteri için mimarlık"a geldi sıra. Mimar müşterisini eğitebilendir. Doğan Tekeli'nin Kazakistan'da bir proje yaptığını biliyorum. Süs de vardı ama oldukça iyi bir işti. Hem petrol işi yapan kazak müşterisini ikan etti hem de kendini ama bu kadar da değildi. Açıkçası müşteri istiyor diye böyle bir iş yapılmış olabilir ama bu forumda iyi bir çalışma olarak sergilenmemeli. Bu dediğimi de bir yorumlayınız. Forumun kalitesini koruyalım da demiyorum. Dediğim şey bir projenin bir işin arkasında dururken sadece "müşteri istedi" argümanı çıkarmak ve bunu buraya göndermek abes. Benim atölyem var ahşap atölyesi. Orada mecburen atölye devam etsin diye tasarım unsuru olmayan suntalamdan mobilyalar çizerim ben. Dayım var atölyenin başında. Eh bu işsizlikte para lazım. Ben hanımefendi ne buyurdularsa onu çizerim onlar da yapar ekmek parası kazanırlar. Bunu bu forumda bırakın görsel olarak sunmayı sözünü bile etmem. Şimdi gerekli oldu. Eh bu durumda ya müşterinizi eğitiniz (ki bu bina suntalam dolap değil) eğer eğitemiyorsnız (olabilir ekonomik şartlar, müşterinin hali gibi gibi) o zaman "bak ben ne yaptım" demeyin. Eskişehir Yarışmasına şu örneği gönderen kişi bunu göndermemeli. Bu arada ben buradan Erdem Bey'i övüyorum. İyi bir mimar ama gönderiklerine bakınız. Benim hür düşüncem budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ En son ayasofya tarafından düzenlendi : 27-02-2008 11:12. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-10-2005
Mesaj: 85
|
Sevgili ayasofya,
Ben bu projeyi yaparken müşteri böyle istedi bende yaptım diye bi savunmada bulunmadım.Bunun arkasınada sığınmadım.Daha önce gönderdiğim projelerde buna dahil.Mimarlık değil,katliamdır,süs cinayettir bu tarz yaklaşımlar bir kültürün yaşam tarzı, zevkleri...Sizin için bu ne kadar yanlış olsada..Benden eskişehirdeki eto yarışması için yaptığım tasarımla suriyeye yaptığım tasarıma aynı açıdan bakmamı bekleyemezsiniz.Bu tarz yaklaşımları olan mimarlar vardır ben buna saygı duyarım. Tasarım yaparken bi çok şeyi düşünmek ve ona göre yorumlamak zorunda olduğumu düşünüyorum.Bunların neler olduğunu nelerin tasarımı etkilediğini hepimiz çok iyi biliriz.ARCHITURK'un baktığı gibi bakabilirseniz eğer projede bunların kopyacılığını yapmak yerine bunlara atıfta bulunmak olarak algılabilirsiniz(Her objenin düz hatlar olarak düşünülmesi gibi) Sizin için bu projenin bu foruma girmesi hata(ama şu ana kadar sadece sizin için).Müşteri böyle istedi, bende bunu böyle yaptım, alın forumdaki arkadaşlar buna bi bakın.Beğenirseniz ben yaptım,beğenmezseniz müşteri istedi .Süs cinayettir.Mimarlık yok mimarlık okunmuyor,çok karışık,çok kötü, bu kadar kötü bir tasarım olamaz.Bu tarz eleştiriler beni rahatsız etmiyor.Etmediği için foruma projelerimi gönderiyorum.Sizin forumdan sakladığım dediğiniz eto yarışması için yaptığım projede galeride yarışmalar bölümünde.Bu bölüme göndermek bende isterdim ama orada böyle bi başlık olduğu için oraya gönderdim. Bütün arkadaşlara eleştirileri ve beğenileri için teşekkürler.
__________________
YA BİR YOL BUL,YA BİR YOL AÇ,YA DA YOLDAN ÇEKİL! |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 421
|
"Tartışılacak daha önemli bir noktaya geliyoruz böylece.
Mimar ve onun mimarlık anlayışı eğilip bükülebilir mi?" Tartışılacak güzel bir nokta bence de... Mimarlık anlayışının eğilip bükülmesini kararsızlık ve bir çizgi arayışı gibi görebilirim ama çizgideki olgunlaşmayı ve olgunlaşma arayışını kesinlikle gerekli görürüm. "Kendini, ilkokul tasarlarken çocuk, fabrika tasarlarken işçi, cami tasarlarken inançlı biri vs vs yerine koyma yetisine sahip mimar, yeri geldiğinde kendi kişisel estetik değerlerinden sıyrılıp "projenin gerektirdiği" estetik değerleri giyinemez mi?" Kişesel estetik değerlerle, projenin gerektirdiği estetik değerlerin birbirlerinin alternatifi olarak görülmesi ikisinin de anlamını boşaltıyor gibi geliyor ve ikisini de anlamsızlaştırıyor. Tabii ki yapıyı estetik yapmaya çalışırken çıkan sonuç haliyle tasarlayanın estetik anlayışının ürünü değil midir? Yani sonuç kaçınılmaz olarak kişisel estetik anlayışı yansıtmaz mı? "Mesleki duruşundaki kaliteyi, bir estetik değeri diğerine yeğ tutmasındansa, bu estetik değeri işleme konusundaki başarısıyla gösteremez mi?" Burada da içi boşaltılmış kavramlar var gibi; bir estetik değerin diğer estetik değere yeğ tutulması... Bana şu daha doğru yaklaşım gibi geliyor; her zamanın kendi belli bir estetik anlayışı ve tasarlayanın da o anlayışı belli bir yorumlayışı vardır. Bu yorum farklılıklarını farklı estetik değerler gibi okuyor olabiliriz ama bence her kişinin kendine ait bir değer yargısı vardır ve bu da zamanla olgunlaşır, gelişir. Ama ben tasarlarken bu değeri değil de şu değeri yeğ tutuyorum denilemez bence. Sadece şu olabilir; sonuç estetik ürüne ulaşma yollarında farklılıklar olabilir; tarz, akım, -izm gibi... ve bunlar bir arayışla seçilebilir ama yine de çıkan sonuç belli bir estetik değerin göstergesidir ki bu ya olgundur ya da değildir. Ve bence bu çok net okunabilir. "Kanımca bir mimar için en tehlikeli durum kabuk değiştirememesi değil, tam tersine tek bir beğeniye saplanıp kalması, bir aracı olduğunu unutup kendini amaç sanması ve bencil mimar egosunu büyütmesidir." Kabuk değiştirmek de kulağa hoş gelmiyor ama estetik değer yargısının olgunlaşması yönünde gelişmesi kaçınılmaz gerekli. Ama bu yine de "o beğeniyi bıraktım bu beğeniye geçtim" gibi bir yaklaşım demek olmuyor. "Yukarıdaki bina "arabesk"* olarak başarılı mıdır, değil midir o konuda söz söylemek bizi aşar belki. Ama mimarını, her iki binaya da kalitesini yansıtabildiği ve her iki işi alma cesaretini gösterebildiği için kutlamalıyız." Eğer "arabesk" (bir akım ya da tarz her ne ise) kendi olgun ya da değil kendi estetik ürünlerini yaratıyorsa, bence yukardaki bina "arabesk" olarak başarılı bir yapı değildir (Bu tamamen tasarlayan kişiden bağımsız ve ürün üzerinden yapılan kişisel bir okumadır, "başarılı arabesk yapı" aramak da ödev olsun bana ...). " Yukarıdaki binaya bakınca "yüzeyin aşırı girift bezeme ile yüzeysizleştirildiği" arabesk bezemelere bir gönderme seziyorum." Arabesk i nasıl çözümleriz düşünmek gerek ama sadece yelpazeye benzer pencere motifleri böyle bir çağrışım yapıyor ama "yüzeysizleştirmek" arabeski çağrıştırmıyor.
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 421
|
Doğan Tekeli - Sami Sisa tasarımı bu iki yapının estetik duyarlılıktaki kişisel gelişimine güzel örnekler olduğunu düşünüyorum.
Aynı konu, benzer biçimlenme ama nasıl bir estetik gelişim, bakmak gerek...
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Yönetici
|
Sevgili Mrt oldukça güzel örneklemiş
Üstteki Halkbank binası ki buna çok beğendiği için Hazine el koymuştur. Evet bu bine hazinenin olacak kada güzel demişler bence. Bu bina da süs yok mu. Bence var. Diğeri de bence iyi. Açıkçası eğer inadına süsü koyup kitch bir değer yaratmayı becerebiliyorsanız da iyidir ama dur şuna şunu koyalım buna da bunu koyalım demek olmaz. Yakında Adana Ziyapaşa Mahallesinde yapılan camilerin görselleri foruma düşer. Çok merak ediyorum cami ve süs ne durumda olacak diye. Söz konusu binanın eleştirilmesi hem de "çirkin ya da güzel" diye eleştirilmesi ne tasarımcıya ne de bina sahibine bir şey katmaz. Ancak gelin görün ki binanın "tasarım değer"i içermesi şarttır. Şimdi sadece ve minimal olmayanı beğenmez konuma düştüm. (Kimseyi suçlamaıyorum ben kendim düştüm) ama ben süslü ya da süssüz binaya değer katan mimara ve bu değeri de müşterisine hissettirene bakarım. Eğer bu yoksa bina bence değersizdir. Tekrarlayayım Erdem Bey'in ETO yarışması için yaptığı tasarım iç mekan genel cephe yaklaşımı açısından DEĞER TAŞIMAKTADIR Diğer bina ise aman ne koysam yeridir diye çorba haline gelmiş ve bir tasarım değeri taşımayan cepheye sahip bir binadır. Benim görüşüm budur. Daha da tekrarlatmayın lütfen. Gören de garezi var diyecek. Vallahi yok. Erdem Beyi tanımam. ETO yarışmasına girdiğini de forumdan değil kendi sitesinden gördüm. Aman ha. Yanlışlık olmasın.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-06-2006
Mesaj: 89
|
Sn. Forum üyeleri ve yönetici arkadaşlar anlamadığım bir konu var.Foruma gönderilmiş çalışmalara yapılan eleştirileri dikkatlice takip ediyorum.Bazı tecrübeli ve sıkça yorumlayan yönetici ve üyelerin getirdiği yorumlara göre eleştiriler şekilleniyor gibi geldi bana.Sn. Ayasofya veya Lumina olumsuz bir eleştiri yaptıkları zaman ne hikmetse bütün yorumlar aynı şekilde gidiyor.Çok tuhafıma gidiyor ama burada ki Ayasofya ve Lumina isimlerini sadece bir örnek teşkil etmesi için verdim,yanlış anlaşılmasın.Hep yöneticilerimiz olumsuz eleştiriyor anlamında söylemedim.
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|