Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > Ankara

Ankara Başkent Ankara'nın gündeminden sıcak haberler, gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 14-09-2006, 12:48   #1
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Ankara Eskişehir Yolunda : Yaz Boz

YAZ BOZ TAHTASI : ESKİŞEHİR AKSI

Doç. Dr. Mehmet Tunçer

Yine, yeni, yeniden! Birkaç yıl önceki çileden sonra yaklaşık 1,5 aydır Eskişehir yolunda genişletme çalışmalarını yaşıyoruz... Büyükşehir Belediyemiz bize yeni hizmetler sunuyor!
Aynı aksta gene büyük eziyetler çektirilerek, büyük paralar ve emekler harcanarak kazılan metro çukurunu çağdaş bir metroya dönüştürmek yerine Eskişehir yolu bir şerit daha genişletiliyor. Çok merak ediyorum, acaba daha önce bu şerit planlarda yok muydu, neden sonra aklımıza geldi de YAZ BOZ TAHTASI oldu Eskişehir Yolu?
Vahşi bir şekilde yol genişletilmesinin nedenlerine bakarsak, sanırım yol boyunca yeni gökdelenlere zemin hazırlamak, yeni hiper/miper, gross/mross marketleri yol boyuna dizebilmek, artı yeni iş kapısı yaratmak vardır bence..
Yeni yapılan duvarları, setleri, ağaçlandırılan yol boyundaki ağaçları dozerlerle kazımak sanırım beğenmediğimiz Afrika ülkelerinde bile görülmeyecek bir hoyratlık ve plansızlıktır..
Bu kadar vahşice devam eden bir süreci her gün gidip geldiğim yolda gördüm ve yaşadım….Çayyolu’na ulaşmak dahi mümkün olamayacak şekilde hem Eskişehir aksı hem de AŞTİ aksı kapatılmıştı..
Bir keresinde konvoyla birlikte taa AŞTİ giriş kapısına kadar gidip, otobüsler içeriye biz de bozuk tek şeritli U dönüşünden Çayyolu tarafına dönerek mutlu bir şekilde hızlı yolumuza kavuştuk.
Bir keresinde ise; taa AOÇ’ye kadar gidip, bira fabrikasının önünden oto safari yaparcasına, hayatımda hiç geçmediğim arka yollardan -ki 35 senelik Ankaralıyım- tek şerit halinde keşfe çıkarak bilinmeyen yolları ve köprü altlarını öğrenerek, dönülmezlerden hep beraber dönmenin tarifsiz keyfini yaşayarak evimize zar zor kendimizi attık!

Eskişehir yolunda şimdi yeni hipermarketler, gökdelenler inşa ediliyor.. Sanırım Dubai benzeri ana aksta gökdelenler yükleme hevesinin sonuçları ..
Tam da “Özel Otoya Dayalı Uydu Kentler Sürdürülebilir mi?” yazımdan birkaç ay sonra bu uygulama başladı..(Bakınız..www.guvercinevi.net) Özel otoyla daha süratli gidebilmek ve daha çok otoyu biryerlere ulaştırabilmek için.. Benzin bedava nasıl olsa!
El hamdürillah! Tammam..
“Ankara'da daire talepleri Eskişehir yolu üzerinde yoğunlaşıyor. konut talebinde villa oranı düşük. Şimdilik yüzde 10 düzeyinde. Çanağını kıran Ankara her geçen gün Eskişehir'e yaklaşıyor. Şimdilik 230 kilometrelik yolda ilk hedef Polatlı'ya ulaşmak” Milliyet 27 Şubat 2005

DUBAİ İKİZ KULELERİ

DUBAİ’DEN BİR KAÇ TOWER DAHA !

TABİİ ÇÖLDE BUNU YAPMAK KOLAY..
GELİN DE ESKİŞEHİR YOLUNDA YAPIN!

Eskişehir aksında bazı kesimlerde "Kentsel Hizmet Alanı" değiştirilmiş, küçük parseller bir araya gelmiş, bu arsalar birleştirilerek bu kesime alışveriş merkezi, otel, hastane gibi kullanımlar gelmiş... İzale-i şuyu ile oturdukları evlerini kaybedenler var..
Üretilen yeni büyük parseller üzerinde Bankalar, TOFAŞ, benzin istasyonlarının arazileri var… Eskişehir yolu kavşakta inşa halinde olan sanırım ATO ve TOBB –Odalara- ait gökdelenler birer çelik yığını olarak yükseliyor... Aynı kavşakta Armada dahil böylece nur topu gibi 3 gökdelenimiz daha olacak.. Mimarlar Odası geçen sene bu yapıya karşı çıkıp imar haklarının aşırı arttığını, altyapının yetmeyeceğini söylemişti bir süre önce.. Altyapı değiştirildi işte yol da genişletiliyor dolayısı ile sorun kalmadı.. Yani bu kadar işyeri ve ofis binası, mekanı çalışacak mı? Daha sonra belli bir kısmını da konut yapıp satarız artık her halde…
İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!

Bu aks üzerinde iş ve alışveriş merkezlerinin yapılmasının önünde bir engel vardı: Söğütözü, ODTÜ ve Bilkent kavşakları yetersiz kalacaktı.. Bu durum arsaların değerini ve firmaların, şirketlerin olası karını düşürüyordu.
Hazine'nin önündeki üst geçit dahil bir çok üst geçit yıkıldı..Büyüyen yola tekrar oturtulmaya çalışılıyordu.. Dozerler, kaynakçılar gece yarılarına kadar harıl harıl çalıştı…. Benzinliklerin pompolarına kadar yol neredeyse genişlemişti.. Kaldırımda inşa edilen metro çıkışları yeniden düzenlendi... Bu arada uzun zamandır tartışılan ODTÜ ve Bilkent kavşaklarında inşaat devam ediyordu. En komiği de yeni dikilen ağaçların, çimlerin kazınırcasına ortadan kaldırılması, istinat duvarlarının yıkılarak 5-10 metre geriye yeniden yapılmasıydı..
Planlama teknik olduğu kadar siyasi bir konudur bence.. Yapılanlar da bilinçli bir siyasettir.. Öyle olmasa idi yöneticiler kentleri kendi siyasi düşüncelerine göre şekillendirmek için planlamayı, mimariyi kullanmazlardı. Helen'den, Roma'dan beri bu böyledir.
Trilyonlar gözümüzün önünde boşuna -ya da anlamlı bazılarına göre- akıyor..Yapılacak bunca güzel iş varken, tarihi dokuya, Kale'ye el atmak varken, doğal değerleri onarmak, güzelleştirmek varken..Kent merkezlerini yayalaştırmak, daha çok spor, daha çok kültürel tesis, daha çok yeşil alan oluşturmak varken..Tabii, onları da yapıyoruz, işte Ulus Projesi, yakında göreceksiniz
İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!
Üzülmemek elde değil, daha 3-4 sene önce yol genişletilmişti, çok çabuk unutuyoruz ve aynı eziyet 3-4 senede bir yaşanıyor..
Yönetime bağlı plan ve proje de o mantıkla yapılacak ve one göre uygulanacaktır. 50 köprü yapılacak, yetmeyecek 50 daha..Toplu taşın sistemleri de tünel halinde kalacak..Çağdaş planlama ve tekniklerini bırakıp el yordamıyla kenti tarumar edenlere kızmamak elde değil doğrusu..
Ama artık müsterih olunuz, yol gelecekte daha genişleyemez, Armada’yı da 15 metre geriye çekemezler ya..
Kalın toz toprak ve çukurlar içinde, kışa kadar biter çilemiz.. İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-09-2006, 12:50   #2
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Özel Otoya Dayali Uydu Kentler

ÖZEL OTOYA DAYALI UYDU KENTLER
SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?


Eskişehir yolu, yirminci kilometrede bulunan askeri alanlar çevresindeki yazın kurumaya yüz tutan ÇAY boyundaki, söğüt ağaçları altında ailece piknik yapmaya giderdik 70li yılların başlarında..
Daha ötelere otuzuncu kilometrede bulunan Karayolları Dinlenme Parkı ise bizim için neredeyse Polatlı'ya gidilmiş kadar uzak piknik noktalarıydı. Hatta ODTÜ’de okurken MTA’ya geldiğimizde Ankara’nın dışına çıkmış gibi bir izlenim edinirdik.. Hele Ümitköy o dönemde pek de “Ümit” vermeyen yerleşimlerdi. Arkasından Koru Sitesi gibi, Konutkent gibi öncü bahçelievler ağırlıklı yerleşimler başladı..

İşte Çayyolu Platosunda “Özlenen” yaşam..

Belediye, bu yıllarda Eskişehir yolu üzerinde, her iki yanda “Kamusal” kullanımların yerleşmesini öngören bir plan onayladı.. Kent merkezindeki bazı kamu kurumları kent dışına çıkmaya başladılar. Hala da bu çıkış sürüyor..
Arkasından 1990 Nazım Planında uzun yıllar izin verilmeyen, Çayyolu Bölgesi planlandı.. Vee, konut kooperatifleri buraya akın ettiler. Anlamadığım şey 20-25 km şehrin dışına çıkıp da hala bir apartmanın 6.-8.10.katında yaşamayı nasıl kabul etti insanımız..Yani insan biraz dışa açılınca şöyle daha düşük yoğunlukta, en azından küçük bir bahçe ile haşır neşir olmak istemez mi? Hayır, müteahhitler ve spekülatörler eliyle hala binlarca çok katlı blok inşa ediliyor ve Ankara’nın yoğun bölgelerini aratmayacak yoğunluklar yükleniyor zaten yetersiz olan altyapı üzerine..
Belediyemiz Çayyolu I, arkasından, Çayyolu II Toplu Konut Alanlarını devreye soktu.. Bu kesimde bir hesaba göre 300 000, bir başka hesaba göre 450 000 kişilik bir “Toplu Konut Alanı” ya da “Uydu Kent” oluşacaktı. Aslında batılı örneklere bakıldığında “Uyduruk Kent” (!) bile diyebilirsiniz bunlara.. Çünkü, doğru dürüst ne yolu, ne teknik altyapısı, ne de çevre düzenlemeleri var bazıları hariç! İnşa kaliteleri de tartışılır..En lükslerinde bile taşan depolar, kesilen elektrik, asfaltsız yollar, değil internet, kablolu tv bile ulaşamayan yerler var. Hala bir belediye olmadığından binlerce kişi çaresiz, ne yapacaklarını bilemiyorlar..
AŞTİ inşaatı sonrasında, hem OTO terminale – şehirlerarası ulaşımın da ağırlıklı karayoluna bağlı olduğunu vurgulayalım-, hem de Eskişehir yolu’na asılı bu toplu konutlar için Eskişehir aksına paralel daha hızlı, kesintisiz bir aks daha oluşturuldu…


İŞTE ÖZLENEN METRO !

Eskişehir yolu genişletme çalışmaları, ya da yol çalışmaları biter bitmez, son yerel seçimler arifesinde yeniden “Çayyolu Metrosu” adıyla başlatılan çalışmalara çook geç kalındığı söylenebilir.. Yahu madem binlerce kişiye yeni konut alanları açıyorsunuz, daha önce neden düşünmediniz bu insancıklar nasıl gidip gelecek şehre diye..Tabii herkese birer araba hatta ikinci üçüncü araba satmayı hedefleyen yerli, yabancı sanayinin hedeflerine uygun da bir gelişme bu değil mi??
Çayyolu I. Etapta yerleşimlerin hemen tamamı bitmiş, hatta ikincisi neredeyse tamamlanmak üzere.. Binlerce kişi, özel araçları ile sabah – akşam kent merkezine-gerisingeriye akıyor.. Bu oto trafiği sadece iki ana akstan işliyor..Tabii, ODTÜ’ye gelindiğinde, yada öteki aksta Çiftlik kavşağına gelindiğinde sıkışıklık, eziyet, kazalar, gürültü, harcanan benzin, gerilen sinirler…
Halbuki madem böyle toplu konut projeleri gündemde idi, aklın yolu bir: “Raylı Toplu Taşın Sistemleri” çok daha önce planlanıp, projelendirilip devreye sokulamazmıydı..
Hayır, ne yazık ki yapılar inşa edildikten sonra altyapıya el atan ülkemizde, makro plansız bir Başkent’te, ancak yumurta kapıya geldikten sonra önlem almabiliyor..
Acaba çağdaş bir ulaşım tarzı olan “METRO” ya kaç yıl sonra kavuşabilecek Çayyolu sakinleri??


METRO ve Ankaray Güzergahları

Şu an Belediyemizin çabaları takdire değer, gece gündüz çalışıldığını görüyorum bazen.. Keşke 15-20 yıl önce bu temeller atılıp önce altyapı, toplu ulaşım sistemleri bitirilebilse idi. Batıkent, Sincan, Eryaman gibi toplu konut alanları için de benzer yaklaşımları getirmek mümkün..
Makro plansızlık, güncel politikalar, küçük çıkar hesapları ile davranma, ulaşım planlarına uyulmamasının bedeli, her yıl acaba kaç milyar dolar olarak ülkemizin zarar hanesine yazılıyor?? Düşünsenize harcanan benzin (ithal), harcanan araçlar (çoğu ithal) harcanan zaman, kazalar, ölümler, gürültü, ekzos kirlilikleri, tümünün toplumsal maliyeti nedir acaba....
Şimdilerde, Temelli’de 30-35 km deki toplu konut alanlarını da öncelikle planlayarak toplu taşıma sistemleri ile kente bağlamak gerekli.. Londra, Paris, Moskova vb kentlerin metrolarını bilenler için bizim kentlerimizdeki metro sistemlerinin ne kadar az gelişmiş ve yetersiz olduğunu söylemeye gerek yok..

İşte Çağdaş toplu ulaşım sistemi : METRO

Bir de her an kente inilmesini, kent ana merkezinin kullanılmasını önleyecek, “Alt Merkezler” geliştirilmeli. Hala Batıkentte bir ana merkez yok?? Bu alt merkezler; yeşil alanlar, spor, sağlık, sosyo-kültürel, ticari, kamusal kullanımlar açısından çevresindeki yerleşimlerin gereksinimlerine karşılık verecek şekilde planlanmalı ve uygulanmalı..
“Sürdürülebilirlik” son yıllarda çok tartışılan bir kavram. Ana fikri doğal kaynakların, kültürel mirasın, gelecek kuşakların gereksinimlerini bu günden düşünerek KORUNMASI.. Akılcı planlamalarla, geleceği düşünmek, “sürdürülebilir kalkınma” da bunun sonucunda ulaşılacak refah ve gelişme. Yani, doğal kaynakları – su, hava-toprak-orman- akılcı kullanacağız, koruyup geliştireceğiz ki çocuklarımız, torunlarımız çölde, bozkırda yaşamasınlar..
İçebilecekleri korunmuş su kaynakları, verimli tarım toprakları, temiz kirletilmemiş soluyacakları hava bırakmak gerekli, bizden sonrakilere..
Özel otosuna atlayıp kent merkezine gelmeye dayalı yaşam tarzı bence “SÜRDÜRÜLEMEZ” !..
Yola çıkarken lastiklerinizi kontrol edin, kazasız bir kış ve mutlu yıllar dileklerimle….

Doç.Dr.Mehmet TUNÇER
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-09-2006, 09:46   #3
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Arabaya dayalı şehir içi ulaşımına ben de karşıyım. Haklısınız çok geç kaldı Eskişehir Yolu metrosu ama en nihayetinde devam ediyor işte çalışma. Eskişehir Yolu'nun genişletilmesi sadece yeni yapılan binalardan dolayı mı? Sanmıyorum. O yolda tarifiği kitleyen belli noktalar. Özellikle Yonca Köprülere giriş ve çıkışlar, ODTÜ köprüsü, Söğütözü Köprüsü. Koca Bikent'e geçiş yapan köprü tek gidiş tek geliş, iki şeritliydi, diğer taraftan da katılanlar olunca tame bir felaket.

Bence yapılmasın demekle çözemiyoruz. Açıkçası ben metro açılınca da çayyolu trafiğini azaltacağını sanmıyorum. Kurtuluş'ta oturup da metroyla 10 dakikada Beşevler'e geleceği yolu sırf ayakta duruyor diye gelmeyip, özel arabasıyla gelen insan biliyorum.

Şehri yönetenler uzaydan gelmiyor. Aramızdan çıkıyor. Eh bizler de pek şehirli olmadığımıza göre, şehircilik konusunda eğitim görmüş insanlar da ülke çapında kaale alınmadığına göre yapacak pek de bişey yok.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-10-2006, 15:09   #4
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
ANKARA YOLLARINDA ULAŞIM ve KENTTE YAYA OLMAK

Ben yapılmasın demiyorum, önce metro yapılsın, durmadan yol genişletmesi olmasın diyorum..İnsanlara eziyet çektirmeden de bazı işler yapılabilir..

ANKARA YOLLARINDA ULAŞIM ve KENTTE YAYA OLMAK

Geçtiğimiz aylarda – kısmen sürüyor- Eskişehir Yolu’nda yaşadığımız yol genişletme, köprü boyu uzatma, istinat duvarlarını kaydırma, yaya köprülerini esnetme, ağaçları tayin etme vb. çalışmalar esnasında yaşadığımız kentli olmanın, Ankaralı olmanın en güzel anlarını sizinle paylaşmak istiyorum….
1-1,5 saatte kent merkezine oradan da eve ulaşmanın ızdırabını yaşadıktan sonra, dolaylı olarak bize arabalarımızı bırakmamız gerektiğini söyleyen kent yöneticilerimizin isteğine uyduk.. Böylece çevremize de bir katkımız olacaktı!
Ancak, bu defa başımıza gelmedik kalmadı, otobüse binerek bir yere ulaşmanın ve bu yollarda yaya olarak yürümenin olimpiyat atletizm şampiyonu olmak kadar zor olduğunu anlamış olduk. Hele Çayyolu’ndan tek toplu taşın olan otobüs ve dolmuşlar ile kent merkezine gelmenin ne kadar keyifli (!) olduğunu da bu vesile ile öğrenmiş olduk.. 25 yıl önce en güzel, en zevkle okuduğumuz kitaplarımızdan biri “Gecekondulu, Dolmuşlu, İşportalı: Şehir” kitabı idi ..
Ve geçen bunca yılda değişen pek fazla bir şey olmadığınız ve çağdaşlaşma yolunda ne kadar yaya kaldığımızı acı da olsa görmüş olduk..

Çayyolu son durağa kadar ulaştıktan sonra arabamızı park edip (bir yer bulabilirseniz) hem tasarruf yapmanın mutluluğunu yaşadık, hem de toplu taşıma araçlarımızın ne kadar gelişkin olduğunu gözlemlemenin sevinci ile otobüse kendimizi attık..
Sabah şerifleri henüz yeni olduğu için, elinde çayı ve 4-5 günlük sakalı ile binen ve “selamün aleyküm” diyerek bizi neşe ile karşılayan muavine ücretimizi verdik. Böylece hakikaten günlük benzin masrafımızın 1/5’ine gidebileceğimizi de öğrenmiş olduk.. Bu işin en güzel tarafı..
Tabii, zaman önemli değil ise keyifli yanı yok değil otobüslerin….Belediyede çalışırken, yıllar önce bir serbest kartımız vardı ve bunu göstererek o zaman bolca otobüs kullanırdık. Fakat şimdi mesafeler arttığı ve zaman da hiçbir şeye yetmediğinden özel otoya transfer olduk..
Neyse, muavinimiz paraları toplaya toplaya otobüste bir tur attı ve otobüs öncelikle kent yönüne değil, daha batıya dönüverdi..
Şaşırdım acaba yanlış mı bindim diye, ama adet öyle imiş.. Önce sabah sabah bir Çayyolu turu yaptırıyorlarmış ki herkes uyansın!..
Sanırım en az yirmi dakikalık aheste bir turdan sonra – sürat de yapmıyor bu otobüsler- herhalde fazla benzin harcamasın diye..
Yavaş yavaş Ümitköy’den yola çıkıp, özel arabanızla gitmiş olsa idiniz işinize varacağınız dakikalarda, Galleria’nın önünden geçip Eskişehir yoluna doğru yolumuza koyulduk…..
Kazı, sondaj ve arkeolojik araştırmaların yoğun olduğu Eskişehir aksında zaman zaman tek şeride kadar inen yol boyunca otobüsümüz sakin bir şekilde ilerledi..Adım adım ve giderek ısınan ve kalabalıklaşan otobüsümüzle hızlı bir ilerleme kaydedip, öğlen saatlerinde işime yakın bir durağa ulaşabildim..

Otobüsten kendimi aşağı attığımda, “işte yaya olmak ne kadar güzel bir şey” diye düşünüyordum ki, bir kavşak kazısının yakınında karşıya geçmenin ne kadar zor olduğunu bizzat yaşarak öğrendim..
Yolun içi dışına çıkmıştı, sanırım son günlerde bombalanan Lübnan yollarına benziyordu… Kablolar mavi, sarı yeşil, altyapı aktarımları, kolon-kiriş çelikleri, hazırlanan beton karışımları, çok amaçlı gürültü makinelerinin arasından zavallı yayaları karşıya geçirmek için de bir “sırat” köprüsü düşünülmüştü..
Ancak buradan geçip geçmemekte kendimi bir an tereddüt içinde buldum. Yaya olmanın güzelliği içinde böyle “kent safari” yapmak da vardı! Tabii o an kenli olmanın ne kadar güzel ve heyecanlı olduğunu gördüm. Ankara’mızın “yolları taştan” dı ve bizi ”baştan çıkarıyordu” !..
Güzel günlere ulaşabilmek için bu günlere katlanmamız gerekli idi..Nedense o güzel günler bir türlü gelmiyordu.. Ankara’ya ayak bastığımdan bu yana -10 yaşlarında- 40 yılda değişen tek şey kazı makinelerinin ebadı, kazılan alanların büyümesi, boru çaplarının genişlemesi –ki birim alanda daha çok nüfusu yaşatmaya çalıştığımızdan- ve kaldırım taşlarının kalınlığı idi..
Ayrıca toplu taşın araçlarımızın geliştirilmesi için, altüst kavşakların hepsinin birden yapılması, tüm yolların birden kapatılıp tek yön olması, işe eve gidişin yasaklanması –neredeyse- gerekli idi..Zaten yaz tatili olduğu için 3 ay boyunca Ankara’da evinde oturmamızın daha hayırlı olacağı günlerdi bu günler..


Madrid Yollarda 5 yıl içinde yapılacak kazılar, katlı kavşak ve yol genişletme çalışmaları, paraların çar çur edilmesine yönelik sistem (pardon uyardılar metro/toplutaşın sistemiymiş!)


Metroyu nasıl olsa yaparız, önemli olan metro için gerekli altyapının hazırlanması değil mi efendim! Bazı kavşaklar her nasılsa gelecekteki metroyu engelleyebilecekse de, önemli değil kaydırırız bir şekilde, önemli olan yaya ve taşıt kullananlara hizmet vermek… Ve bir anda tüm köprülere birer şerit, tüm kavşaklara birer köprü / alt üst geçit ekleyip hayatımızı kolaylaştırmak! Araçla 180 yapan gençlere yeni ralli alanları açmak da amaç ve hedeflerimiz arasında.. Geçenlerde çok acıdım 18-19 yaşlarında 4 genç öldü ve birinin de kolu kopmuştu aşırı sürat yüzünden Eskişehir aksında!
İşte, bu vesile ile Ankara’da kentli olmanın, yaya olmanın zevkini o günlerde yaşadım ve yerel yöneticilerimize hayır dualarını gönderen kentliler arasına katıldım..
Bakalım bu sonbahar-kış nerelerde kavşak var (hava tahmini gibi oldu!)..

Güzel bir sonbahar.. iyi yürüyüşler..
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-10-2006, 12:44   #5
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 23-01-2005
Mesaj: 101
Eskişehir yolları

Şehir planları yapılmadan ,yollar yapılmış, metro yapılmış hiç bir faydası olmuyor.Bir kaç kişi bu işlerden zengin oluyor o kadar.Esas işin zor yanı önce şehir ve yerleşim planı ve bu plan hangi nufus kalablağını kaldırabilir onları hesab etmek gerekir.Belediye başkanları bu işleri bir plan doğrultusunda yapmadan önce kendi menfaatleri doğrultusunda yaparlar.Her gelen bir öncekini kötüler ve ben daha iyisini yaparım der sonrada karşımıza
bü gün yaşamak zorunda olduğumuz şehirle ortayar çıkar.
bortluce offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 18:00.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180