![]() |
|
|||||||
| Ankara Başkent Ankara'nın gündeminden sıcak haberler, gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 03-08-2007
Mesaj: 153
|
"Keçiören'i Adeta Yeniden Yarattık"
Ankara’nın bir milyondan fazla nüfusa sahip ilçesi Keçiören, Belediye tarafından üretilen birbirinden ilginç düzenleme projeleriyle her geçen gün başka bir çehreye bürünüyor. Belediye tarafından tasarlanan ve uygulanan projeler arasında; Estergon Türk Kültür Merkezi (solda), Keçiören Açık Hava Müzesi, Cumhuriyet Kulesi (sağda), Dev Yeraltı Akvaryumu gibi çok sayıda proje bulunuyor.
Keçiören Belediyesi Projeleri'yle ilgili habere buradan ulaşabilirsiniz. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
|
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 891
|
Belediye başkanını televizyonda izledim. Anlattıkları bu haberi hazırlamımızda fazlasıyla ilham verdi. Haberde de sözü geçen henüz tamamlanmamış olan teleferik projesi var ki akıllara zarar. Bittigi zaman kabloları ışıklandırılacakmış, böylelikle Boğaziçi Köprüsü manzarası oluşacakmış
Neyse bekleyelim ve görelim...Sitesi de incelemeye değer Keçiören Belediyesi |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
|
----- Alıntı---
BİNALARA ESTETİK ŞARTI Keçiören’in imar problemini büyük ölçüde çözüme kavuşturan Keçiören Belediyesi, daha güzel bir Keçiören için bir dizi çalışma başlattı. Keçiören’de faaliyet gösteren mimarlarla görüşmeler yapan Keçiören Belediyesi İmar Müdürlüğü, mimarlar için örnek teşkil edecek katologlar hazırladı. Yeni yapılacak binalarda uyulacak şartlar konusunda mimarlara öneriler getiren Keçiören Belediyesi, eski binalarda meydana gelen yıpranma ve çirkin görüntülerin ortadan kaldırılması için de bina yönetecilerini uyarararak onarım ve boyaların yenilenmesini istiyor. Güzel ve estetik görünümlü binaların Keçiören’in daha da güzelleşmesine büyük katkısı olacak. Hızlı bir yapılaşma yaşayan Keçiören’de, belediyenin bu girişimiyle göze hoş görünmeyen ve tüm Keçiörenliler’in rahatsız olduğu görüntüler ortadan kalkacak. Böylece Keçiören daha da güzel bir ilçe haline gelecek. Keçiören Belediyesi’nin görsel kirliliğe son vermek amacıyla başlattığı bu çalışma Türkiye’de ilk. Şimdiye kadar Türkiye çapında hiçbir belediye şehrin güzelleşmesi için bu tür girişimler başlatmaya cesaret edemedi. Bu arada 5-6 yıl öncesine kadar büyük bir köy görünümünde olan Keçiören bugün modern yapıların bulunduğu güzel bir ilçe haline geldi. Keçiören Belediyesi her yıl ortalama 500 dolayında inşaat ruhsatı veriyor. Bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. ![]() --ALINTI--- Ben bu katalogu görmek istiyorum. Arkitera Mimarlık Merkezi sonuçta bir basın kurumu. Bunu elde edebilirse çok memnun olacağım. Bu cesaretin "cahil cesareti" olduğunu tahmin ediyorum. Bu katalog beni aydınlatacak. Teşekkürler.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
|
Bir kamuoyu araştırması yapayım dedim.
Önce foto bulayım. Keçiören'de ki Yapılaşma hakkındaki görüşleriniz,önerileriniz Bu adrese gidince ilk bir iki mesajın gerçekten doğru gözlemler içerdiğini gördüm. Sonrası ise fena. Yani burasını sevmeyenler kötü demiyorum ama çoğunluk mutlu. Yeni bir konu açmak istemiyorum ama ben de mimari açıdan Fazıl Say'ın müzikal yeteneklerine sahip olsaydım belki ben de terkederdim. En azından iyi ki Keçiören'de oturmuyorum. Şimdi diyorsunuz ki sen böyle bir görüşe sahip olmadığın için olanları yargılıyorsun. Eh peki 2005 yılında bu amblem seçildi eskisi atıldı gitti. Bu amblem nedir? Bu despotluk değil midir. Beğenmediğimiz Kadıköy Belediyesi bile (yine grafik değeri düşük olan benim pek beğenmediğim) bir amblem seçti ama yine de herkese sordu en azından. Açıkçası sizi alıntılarla baş başa bırakıyorum. "Millet layığıyla yönetilir" cümlesini yazmamak istiyorum ama... --Yazan merek--- Kimse Bana Keçiören'de yapılan o uyduruk ortaçağ kalelerini, gökden inme şelaleleri, abuk subuk anıtları ve bir sürü kitsch binayı güzel diye anlatmasın. Göz var nizam var bir ülkenin başkentine yakışmıyor bunlar. Keçiören Belediyesi bir şey yapmak istiyorsa Avrupa'nın en büyük Kütüphanesini yapsın veya Türkiye'nin en büyük Havuzunu yaptırtsın olmadı Dev bir Lunapark yapsın ama öyle ucuz bayağı işlerle uğraşmasınlar. Bir şehrin orta yerinde hiç Koskoca Şelale olur mu? Keçiören'de Estergon Kalesi bozuntusunun işi ne? Tütün deposu gibi belediye binası yapmak israf değilmidir? Plastikten yapılmış üzerinde bir at nalı eksik heykeller bir şehri ne kadar güzelleştirebilir? Moğolistandaki anıtlar nere Ankara nere? ---- ---- yazan zafer ---- Cumhuriyet kulesi yukariya yapiliyor, yokusu ciktiktan sonra.. Resimlerini aradim ama bulamadim.. Keciörenli oldugum icin biraz anlatayim o mahali: Estergon Kalesi ne gelmeden önce Türkiyenin en büyük, en cirkin, en gereksiz Belediye Binasi var.. O kadar büyük ki binanin sadece yarisi kullaniliyor, bir cok odasi bos. Belediye binasinin dibinde Türk beyliklerinin bayraklari, ve kurucularinin büstleri var. Zeynep'in de dedigi gibi tam karsida Orhun anitlari Hala da ordalar maalesef.. Karsi tarafta ise dünyanin en büyük yapay selalesi . Allahtan yeni Migros acildi oraya o biraz toparliyor ortami.. Unutmayalim Turgut Altinok MHP'den secilmisti ilk senesinde, son secimde Fazilet partisinden.. Simdi ise sahiden bilmiyorum.. Bu arada Karaca'nin buldugu resim baya eski, su an kale beyaz mermerle kaplanmis, bu yaz acildi acilacak durumdaydi, belkide simdiye acilmistir.. Girisinde dev boyutlarda bir merdiven var, cikmaya üsendim girmedim icine, vallahi bence bi 1000 basamak vardi ![]() ---- Budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2005
Mesaj: 95
|
Henüz daha 1. sınıftayken Estergon Kalesi'nde bir etkinliğe katılmıştım, Belediye Başkanı Turgut Altınok'a yapının mimarını sorma fırsatım olmuştu ve ondan "Belirli bir mimarı yok, biz yaptık" cevabını almıştım. Tabii o zamanlar bilmiyordum gerçekten bu yapının mimarının olamayacağını.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
|
Örneğin bu estetik şartını GEÇMİŞ binalar.
İşte CESARET'e bakınız.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
. "O" kafaya bir şey anlatamazsınız. Mümkün değil yani..."O" kafa dediğim bir siyasi görüş değil...Her kesimde var "O" kafa...Ne derseniz deyin boş bence...Adam Estargon Kalesi yapıyor ya...Çıldırmamak elde değil...Kalesi olmayan Kırıkkale'ye kale yapıldığı gibi . Neyse, benim artık sıtkım sıyrıldı... |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
|
Ankara'nın Disneyland'i mi? :-)))
Keçiören mutlaka tezlere konu olmuştur, olmadıysa da olmalıdır; ve önemli bir konu başlığı da kitsch olmalıdır. Çünkü yapılanlar tüm öykünmeleriyle, kendini güzel bulmalarıyla, allanıp pullanmaları "özenilmeleri" ile, abartılarıyla ve anonimlikleriyle kitsch'in tanımı içindedir. Karşı-sanat denilen Kitsch nerede biter, Sanat'a (büyük S ile) dahil Postmodernizm nerede başlar?
Acaba, mimarlık eğitiiminde bize baştacı edilen modernizmin en kötü yanlarının benimsenip uygulandığı bir örnek ruhsuz apartmanlar yerine, böyle penbeli morlu, ıncık cıncık süslemeli, az biraz da tek elden çıkma gibi görünen binaları mı yeğ tutmalıyız? Bu binaları beğenen ve savunan insanlara terapi mi uygulayacağız, yoksa sadece anlamaya çalışmakla mı yetineceğiz? Wowturkey sitesinde, 22 Nisan 2006'da Mekselina (Keçiören'de ki Yapılaşma hakkındaki görüşleriniz,önerileriniz): "...onlar* sanki ankara'nın başka yerlerini şanzelize'ye çevirdi de bizim mi haberimiz olmadı" diyor. Şanzelize de Paris'te, Disneyland de... Belli ki ikisi de aynı bütünün farklı parçaları, her ikisi de gerekli... *buradaki onlar-bizler ayrımına dikkat çekmek istiyorum ps. eklemeden rahat edemeyeceğim, bence semtin adı Kitçören olarak değiştirilmeli .En son architurk tarafından düzenlendi : 23-12-2007 17:06. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-11-2005
Mesaj: 40
|
.................Bizden Adam Olmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaz...................
![]() Çok yazacaktım ama neyse... Bayramlık ağzımı açmayım. İnşallah bir gün bütün işlerimiz düzelir. Çok üzülüyorum çok......
__________________
yok yok olsa o vardır. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
İsim değişikliği durumu kurtarır mı acaba?
Türk Dil Kurumu GTS (Güncel Türkçe Sözlük) bölümünde "Öreke"
"Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek." Ne dersiniz, "Keçininörekesi" daha uygun bir seçim olur mu?... Dip not: İsim değişikliği durumu kurtarmaz ama olsun, yine de "hiç olmazsa" bir anlık algı yanılgısı hissi verir... ...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-11-2005
Mesaj: 40
|
Metin Hocam Durumumuz Vahim
Vaziyeti çok düşünüyorum. İsim değişikliği, söylenecek sözler vs... hepsi boş. olan olmuş /ölen ölmüş kalan sağlar bizimdir diyeceğim ama sağ kalan bi tarafı da kalmamış Keçiören'in / Ankara'nın. Ölüsü başa bela binalarla dolmuş heryer....Olay sadece Keçiörenin sorunu değil tüm Türkiye'nin yapılaşma sorunu.... Neyse bu hamur çok su götürür. Zaten kıyamete de az kaldı diyorlar. Onun için fazla kafayı takıp,üzülmeyelim, kendimizi teselli edelim
Ali Yazar Veli Bozar Keskin Sirke Küpüne Zarar....diyordu Barış Manço
__________________
yok yok olsa o vardır. En son ogabson tarafından düzenlendi : 24-12-2007 01:36. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 240
|
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
|
İsim kurtarmaz ama olsun iki öneriyi de çok tuttum
1- Kitchören 2- Keçininörekesi efendim yeni önerilere açığız.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-11-2002
Mesaj: 24
|
Bir Güzelleştirme Projesi: Keçiören*
Sevgili forum üyeleri,
Keçiören’deki gibi örnekleri sadece “kitsch” olarak değerlendirip işin için sıyrılmak bir anlamda kolaycılığa kaçmak olur. Ayrıca bu tip bölgeleri “öteki Ankara” veya “öteki İstanbul”, “öteki İzmir”, ..... “öteki herhangi bir yer diye nitelendirip, kendi yaşadığımız “öteki olmayan şehrimizi” korumak adına katı sınırlar çizmek de sanırım en kolayıdır. Çünkü istendiği takdirde her zaman karşımıza bir “öteki” koyup cephe alabiliriz. Fakat daha zor olanı, biz mimarlar, şehirciler, akademisyenler olarak bir şekilde bu sürecin içine dahil olup verimli katkılar ortaya koymaktır. Bence genelde forumlardaki yorumlarda da ve hatta zaman zaman Mimarlar Odası'nın tavrında da düşülen hatanın, salt negatif eleştiri yöneltmek ve ortadaki durumu dışlamak olduğunu düşünüyorum. Hep gözardı edilen ve bence esas üzerinde durulması gereken nokta ise şudur: Biz eleştirilerimizi kendi profesyonel veya akademisyen penceremizden, kendi değer yargılarımızla yapıyoruz. Gözardı ettiğimiz ise şu; bizim mimar-plancı-akademisyen olarak yerden yere vurduğumuz projeler bölge sakinleri tarafından büyük oranda desteklenip yüceltiliyor. Çünkü 10 sene önce gecekonduda oturup, elektriksiz, susuz yaşayan insanlar bugün "estetik görünümlü" (!) apartmanlarda yaşayıp, şelaler altında gezinip, gül bahçeleri içinde sabah sporu yapıyor. Bu yorumumu lütfen yanlı veya abartı olarak algılamayın. Dünya görüşü ve mimarlık anlayışı olarak ortadaki duruma taban taban zıt fikirleri olan birisi olarak sadece varolan durumu ortaya koymaya çalışıyorum. Bir bölgede 10 sene gibi bir sürede insanların günlük yaşam kaliteleri kendi ölçüleri çerçevesinde bu derece artarsa o projelerin beğenilmesi ve sahiplenilmesi kaçınılmazdır. Keçiören Cumhuriyet Kulesinin mimarı Ragıp Buluç ile yaptığım bir söyleşide projesinin kabul edilme aşamasını anlatırken şunun üzerinde duruyordu: Diyordu ki, “bu tip yöneticiler her ne kadar cahil olsalar da veya mimari vizyona sahip olmasalar da, mesleğin kendisine ve profesyonelliğine saygı duyuyorlar çünkü mimarların yaratıcı insan olduklarının farkındalar. Dolayısıyla projeleri kabul ettirip uygulamak diğer birçok yerden daha kolay”. Eğer bu yorum gerçekten doğru ise, salt eleştiri yapmak yerine bu açık kapıyı daha da aralayıp sürece dahil olmamız gerektiğini düşünüyorum. Mevcut problemler arkasında sadece art niyet aramamak lazımdır, esasında temellerinde bilgi ve tecrübe yetersizliği yatmaktadır. “Yetkili” fakat “Yetkin” olmayan yöneticiler tarafından çözüm olarak öne sürülen uygulamalar birçok alanda problemleri beraberinde getirmektedir. Ayrıca yerel yönetimlere sağlanan ekstra yetkilerle problemlerin kontrolü ve çözümü imkansız hale gelmektedir. Keçiören durumunda artık mekanizma öznesinden bağımsız şekilde hareket etmektedir ve daha önce de belirttiğim gibi artık halk tarafından kabul görüp istenir hale gelen uygulamalara son vermek sadece bu uygulamaları başlatan kişilerin elinde değildir. Sonuç olarak, şu bir gerçektir ki; Keçiören özgün kimliğini yitirmiştir. 30-40 yıl öncesine kadar bağlarıyla, bağ evleriyle bilinen Keçiören yanlış imar politikaları ve rant kaygısı yüzünden önce birkaç on yıl içinde apartmanlara ve gecekondulara teslim edilip bir beton istilasına uğramıştır. Şimdi ise kentsel estetik ve modern görünüme ulaşmak adına bir güzelleştirme projesi olarak Keçiören, hayali senaryoların sergilendiği bir oyun sahnesi gibi kullanılmaktadır. Hedeflenen kentsel estetik veya modern görünüme olumlu anlamda ulaşılamadığı aşikardır. Fakat biraz önce de belirttiğim gibi bu noktada bize düşen, çözüme ilişkin somut öneriler üretmektir. Politik, sosyal veya kültürel anlaşmazlıkları bir kenara itip yaşadığımız kentin gelişimini etkileyen konularda karar vericilerle işbirliği yapmanın yollarını aramaktır. Keçiören özelinde düşünürsek de, artık kanıksanmış olan bu kentsel çarpıklığı daha çok tartışmaya açmak ve üzerinde projeler üreterek en azından bu kanıksanmışlığı kırmak görevimiz olmalıdır diye düşünüyorum. Bu uzun yorumumu okuyanlar varsa teşekkürler. Mert Ayaroğlu NOT 1: Bu yorumlar, 2003-2004 ders yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesinde Doç.Dr. Ali Cengizkan tarafından açılan ARCH 709 “Housing and Discourse II” dersi kapsamında Keçiören ile ilgili yaptığım araştırma ve paralelinde Kasım 2006'da SANART Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Estetik Kongresinde sunduğum aynı başlıklı bildiriden parçalar içermektedir. Bildirinin ve araştırmamın tam metnini ilgilenenlere kişisel olarak gönderebilirim. NOT 2: Ayasofya, bina cephelerini düzenleyen katalog için "Ben bu katalogu görmek istiyorum. Arkitera Mimarlık Merkezi sonuçta bir basın kurumu. Bunu elde edebilirse çok memnun olacağım. Bu cesaretin "cahil cesareti" olduğunu tahmin ediyorum. Bu katalog beni aydınlatacak." demiş. Şöyle bir cevap vereyim, ortada hayal ettiğiniz gibi bir katalog yok. Belediye başkanının beğendiği binaların amatörce çekilmiş fotoğraflarından oluşan bir fotoğraf albümü var sadece. Hatta 2 sene öncesine kadar bu albümün dijital kopyası bile yoktu, araştırmam sırasında ödünç aldığım bu fotoğrafları tarayıp kendilerine vermiştim.
__________________
mert ayaroglu |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| kitsch |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|