Link için teşekkürler, umarım birgün gidip bu camiyi gezebilirim, gerçekten gördüğüm kadarıyla çağının ötesinde. caminin çatısının ve minarenin aynı yüzeyin sadece basit geometrik parametrelerini değiştirerek oluşturulmaları ve bu iki elemanın aynı yüzeyin parçası olması çok güçlü bir fikir bence. aynı zamanda strüktürün nerede başlayıp nerede bittiğinden emin olamamak ve bunun heykelsi bir etkisi olması da.
Günümüzde tasarlanıcak modernist bir caminin bu ipuçlarından yola çıkabileceğini düşünüyorum. Islam sanatının önde çıkan öğelerinden biri olan mukarnasta da, strüktür ve süslemeler birbirlerinden ayrı düşünülemez, ve de tüm bunlar ayrıca akustik dağılımıda etki yapar. Bence mesele kubbe, minare meselesinden çok daha ötede. Bir camiyi cami yapan bana kalırsa (elbette birçok farklı tanımda yapılmalıdır, ancak bence en önemlisi olan) malzeme ve geometrinin birbiriyle olan, ayrılmaz, direk ilişkisidir. Bu ilişki ortada yoksa, gerisi sadece bir film seti gibi arkası boş kalmakta diye düşünüyorum. (Sanırım plastik minarelere, derme çatma kubbelere de bu yüzden tepki vermekteyiz. )
Elbette bir camiyi cami yapan yığınla sosyal - kültürel faktörlerin olduğunun farkındayım ancak hem cami de hemde genel olarak islam mimarlığında geometri - materyal bütünlüğünün ortaya çıkan formdan çok daha üstünde olduğunu düşünüyorum. Bu ilişkiyi "tektonik" diye de açıklıyamayız, çünkü mukarnasın karmaşıklığını sadece tektonikle de açıklamak mümkün değildir. Geometrik ilişkilerin karmaşası ile informe edilmiş bir malzeme bütünlüğü bence islam mimarisinin özünde yatmakta. Bu ilişki birazcık bile kavranıp ortaya çıkarıldığı zaman bile, form ve onu oluşturan elementlerin ötesinde bir (soyut) birliktelik gerçekleşebiliyor. Inançlı bir insan olmasam da, bu birlikteliğin inançlı olan insanlarda yaptığı etkiyi hayal edebiliyorum.
Aşşağıda ki linki de (her ne kadar bir kilise olsada) bir referans olarak veriyorum:
Brother Claus Field Şapeli - Peter Zumthor