Merhaba Buğra
Daha önce de uzun uzun yazıştık hatırlarsan.
Yine daha burada yazdıklarının yanısıra ve özel yazışmalarımızda da dile getirdiklerinden hareketle neyi ne kadar görebildiğini ve bilebildiğini öğrendim, biliyorum.
Dilim döndüğünce de açıklama yapmaya çalışmıştım.
Bugüne dek neredeyse ortada varolmayan (tek tük istisnalar tabii ki hariç) yeni bir "davranış alışkanlığı" yani yeni bir kültürel aşamadan söz ediyoruz.
Üstelik de bu kültürel aşama "gelecek açısından" tüm taraflar için hiç de kolay olmayan durumları içeren zorlu bir süreç...
Tamam bütün il veya bölgeler için ölçü olmayabilir ancak varacağı nokta açısından İstanbul önemli örnekler sunabiliyor...
Uluslarası sürece uyumlu olarak (kapsamak zorunda artık) 12 alandaki 200'e yakın iş/eğitim alanında faaliyet gösteren meslektaşların tümünü kapsayan ve deneyim ve eğitiminini güncelleme ihtiyaçlarını takviye ederek karşılayabilmek için; sadece İstanbul'da yaşayan mimarlar için 13500 x 15 Kredi/Saat yani 200 bin kredi saatlik bir "şey" den söz ediyoruz...
Mimarlar Odası bir eğitim kurumu olmadığı için sadece İstanbul için sözkonusu 200 bin kredi/saatlik eğitim, alanda bulunan üniversiteler, mimarlık vakfı, sektör, sektör birlikleri firmalar vb. kurumlar tarafından "uluslararası standartlara" uyumlu olarak karşılaması gerekiyor.
Yani ihtiyacın çok çok büyük kısmı bu alandaki adı geçen "uzman kurumlar" tarafından karşılacak.
Henüz imkan olmayan yer ve bölgelerde de zamanla oluşturulması için bazı teşvikler devreye girecek ister istemez. Oluşuncaya kadar geçici transfer olanakları seferber edilecek.
Mimarlar Odası tüm bu süreç içinde sadece "zorunlu olan birkaç kalem" ile ilgili üyelere sunulacak hizmetten sorumlu...
Tek bir mimarın ömrüne tüm bu alanlardaki eğitimin sığdırılması gibi olanaksız bir beklenti tabii ki sözkonusu değil... Ama yelpazade yer alan tüm alanların da bilinmesi ve interdisipliner alanların birbirne aktaracağı bilgi sinerjisi de gözardı edilemez.
Evet, bu konu yepyeni bir davranış alışkanlığı sürecini yani yeni kültürel sürece işaret ediyor...
Cünkü geçmişte var olanların böylesi sistemli bir ilişki süreci yok.
Şu an henüz ilk örnekleriyle de olsa elleride ne varsa onları, o da daha yeni yeni ortaya koymaya çalışıyor kurumların davet ettiği insanlar.
Üyeyi zor durumda bırakmayacak ve onu bu yolda kendi alışkanlıklarını geliştirmesi için kolaylık sağlayacak; kolay ulaşılabilir ve edinilebilir "esnek" bir kredi sistemi ile işe başlandı...
SMG eitimleri düzeyi birbirinden çok farklı eğitim biçimleri ile üstelik kıran kırana bir ralli/kros yarışması biçiminde olmayan bir esneklikte sunulan bir süreçten söz ediyoruz ....
Yine de çok farklı yelpazeden çok farklı SMG programları üyelerin ulaşabileceği biçimde ardı ardına açılıp sunulmaya devam ediyor.
Tabii ki SMG eleştirilir, üstelik de bu aşamada çok büyük bir ihtiyaç...
Zaten üyelerden katıldıkları tüm eğitimlerle ilgili
tek tek yorum ve değerlendirmelerini alıp sözkonusu eğitiminin geliştirilmesi için sürekli çalışma yapılıyor...
Benim anlayamadığım ne zaman fırsat bulup da şimdiye kadar bu alanda tüm yapılan eğitimleri inceledin de "SMG sürecindeki tüm eğitimleri kapsayan böyle allame-i-cihan topyekün bir yargıda bulunabiliyorsun..."
Tabii ki bu yorumun ağır kaçmış...
Alıntı:
Orijinal metin H. BUĞRA YAZGI tarafından gönderilmiş
Sözlerim sadece SGM hakkında bir eleştiri idi. SGM'nin eleştirilemez ya da eleştiriye tahammülü olmayan bir yapısı varsa, bilemem. Bu forum insanların düşüncelerini ve eleştirilerini özgürce paylaştığı bir ortam olduğuna göre, (forum kuralları sınırları içinde) sözlerimin gayet normal bir eleştiri olduğunu düşünüyorum.
'Altından kalkamayacağım' derken neyi kastettiğinizi anlayamadım, tehditvari bir yanı var, yoksa beni SGM lere almayacak mısınız? 
|