Tek Mesaj Görüntüle
Eski 01-09-2007, 19:24   #19
Metin Karadağ
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
En kötü öğrenme biçimi...

En kötü öğrenme biçimine en iyi örneklerden birisi; trafik kazasının kötülüğünü öğrenmek için trafik kazasına uğramaktır...

Öyle değil mi?

Yeni hükümet kuruldu.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan aynı zamanda AB sürecinin Başmüzakerecisi...

Yani AB ile karşılıklı tarama sürecinin ardından var olan yasaların revizyonu, olmayanların da çevirisinin bile tamamlanmadan aynen kabulu ile kısa sürede tüm mevzuat sürecinin kısa zamanda tamamlanmasına çalışılacak demektir.

Bunlar yapılıp yeterli güvenceler verilmezse, bünyesinde ar-ge yapısını ve kültürünü de taşıyan "yatırımcı sermaye" yerine;

"keş" parasını her aklına estiğinde ya da ürktüğünde "ağda" yaparak çekip borsaları altüst eden karapara sermayesinin kucağındaki bir ekonomi ile sürekli başbaşa kalınır.

Sürekli ensesinde "Demoklesin Kılıcı" ile dolanan yönetimler her türlü tavizi vermeye hazırdırlar.

Bir hükümet için hükmünü sürdürmekte zorlanacağı ekonomi çeşidi budur.

Yeni hükümetin program hedefleri arasında kişi başına gayr-ı safi milli hasılanın 10 Bin dolar olacağının garantisini vermesi de "yatırımcı sermaye"nin gelip yerleşmesi için her tür güvenceyi vereceğinin de işareti.

Hazırlıkları tamamlanır tamamlanmaz, kabul edilmesi zorunlu olan yasalar arasında "Tüketici Hakları Yasası" da var...

Ülke ve toplum zeminini tarla gibi sürüp tesviye edecek önemli yasalar grubunda olan "Tüketici Hakları Yasası"na dayanarak bir tüketici tarafından "açılacak bir dava" sözkonusu "Trafik Kazası" ile öğrenme yöntemine benzer bir dizi sonuca yol açacak...

Meslek sahiplerinin bu yasa karşısındaki tek güvencesi, "Mesleki Sorumluluk Sigortasını" yaptırmıs olması ya da olmaması...

Yani meslek sahibinin ocağının sönüp sönmemesi için önemli bir yapı sözkonusu...

"Sigorta primi miktarı" ve "RİSK Güvenlik Derecesi"nin belirlenerek onaylanması; aldığı mesleki eğitim ve deneyimlerin belgelerinin sigorta/broker şirketi tarafından güvenle kullanılabilir/kabul edilebilir olması gerekiyor...

Siz siz olun yine de "Trafik Kazası" yolu ile öğrenmek yerine eğitim ve deneyimle öğrendiklerinizi SMGM onaylı belgelerle garantilemeye devam edin...

Üstelik "zorunlu olanlar" dışında SMGM için gerekli tüm eğitimleri Mimarlar Odası birimlerinden almak zorunda da değilsiniz.

Biraz sağlıklı düşünmeye özen göstermek yeterli.

Ama "Tarfik Kazası" yolu ile öğrenmek gibi bir tutkunuz varsa, bu da sizin bileceğiniz bir şey...

...





Alıntı:
Orijinal metin syarligan tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Şu andaki uygulama hakkında genelin ne kadar bilgisi var bilmiyorum ama mimarlar odasının bu yaptığı hangi akla veya mantığa hizmet ediyor anlamış değilim.
"Mimarlar Odası’nın görevleri arasında bulunan mesleğin genel menfaatleri, kamu ve toplum yararı doğrultusunda yürütülecek sürekli mesleki gelişim, araştırma ve uygulamaları bu Yönetmelikte düzenlenen amaç, yöntem, ilke ve koşullar içersinde yerine getirmek üzere" diyerek kurduğu SMGM birimini uygulamada maalesef sınıfta kaldı odamız.
Yasalara uygunluğu bile tartışmaya açık olan bu uygulamadan maalesef bir çok mağdur mimar meslektaşımız olacaktır. En çok üzüldüğüm nokta ise, bu kararı sorgulamak yerine, "mecburen gideceğiz" diyen; sınırlı katılım kontenjanı olan seminerlere katılmak için neredeyse birbirini ezen mimar arkadaşlarımızın tutumudur.
Mimarlar Odası'nın bu uygulaması, ikinci dünya savaşından çok aşina olduğumuz bir amblemi aklıma getiriyor maalesef...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla