Yazar Adı: Cengiz Bektaş
Kitap Adı: Türk Evi: Turkish House
Sayfa Sayısı: 190
Yayınevi: Bileşim Yayıncılık
Yayın Tarihi: Temmuz - 2007
ISBN: 9756410790
Cengiz Bektaş’ın 1996’da Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Türk Evi” adlı kitabı, 11 yıl sonra Bileşim Yayınevi tarafından ve bu kez Türkçe-İngilizce olarak yayımlandı.
Bileşim Yayınları, Mimarlık serisi içinde, yine Cengiz Bektaş’ın Evlerine, bu kez Türk Evi ile devam ediyor. Daha önce Anadolu Evleri serisi içinde, Antalya, Bodrum, Babadağ, Şirinköy, Kuşadası, Akşehir Evleri ile bu serinin dışında Kuş Evleri ve İçlerin Dışı kitapları da Bileşim Yayınlarından çıkmıştı.
Türk Evi’nde yazar, geçmişten günümüze Türk Ev’lerinin tüm özelliklerini çizimlerle, fotoğraflarla detaylarla anlatıyor. Cengiz Bektaş’ın mimarlık anlayışını yansıtan ilkelerin başta geleni, 'içten dışa davranış', yani 'tasarımın doğrudan kullanıcının kendisinden başlaması'. Bektaş’a göre, mimarın, yani yapı ustasının yaptığı yerde kim yaşayacaksa, orayı kim kullanacaksa, daha baştan onunla birlikte karar verip, işe başlamak esas olan. Yani 'katılım'. Zaten Bektaş’ın hayatında esas olan da aynı 'katılım'.
Kitap hem Türkçe ve hem de İngilizce olarak hazırlandı. İstanbul'dan, Safranbolu'dan, Kula'dan, Birgi'den, Ankara'dan, Antalya'dan, Mardin'den, Makedonya'dan evler..
Hepsini yaşamı boyunca araştırmış bilgi, belge toplamış. Hepsinde başka başka özelliker, aynılaşan özellikler, zaman içinde değişen özellikler. Mesela batılılaşan Türk evlerinde açık olan sofa, önce kapanmış, sonra da yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamış, Değişen sadece evler değil ki, değişen yaşamlarımız.
Kitapla ilgili bir yazı
MİLLİYET İNTERNET - KÜLTÜR VE SANAT - 'Çamur sıvayla ilk evi yapan kadındı’
Bektaş’ın, “Türk Evi” kitabında yer verdiği ilginç bir anısı şöyle:
“(...) Antalya evlerinden birinin 80’lik ustasıyla konuşuyordum.
Sordum: “İş size nasıl gelirdi? Yapılacak işi nasıl tasarlardınız?
Anlattı...
Bir kişi ev yaptırmaya karar verdi mi sora araya bulduğu ustanın evine bir çuval buğday yollarmış. Usta böylece o kişinin kendisine bir ev yaptırmak istediğini anlarmış. İşi yapmaya gönlü varsa, yapabilecek durumdaysa alıkoyarmış buğday çuvalını... Böylece yaptıracak olan ile yapacak olanın aileleri arasında gidip gelmeler başlarmış (...).”