|
Kusura bakmayın, fazla açıklayıcı bir yorum yazmamışım. Demeye çalıştığım şudur ki, bana göre HOK projesi görsellerinden anlayabildiğimiz kadarıyla tamamen saydam yüzeylerle örtülmüş çatısı, ve bu çatıyı stadın dışından asma germe sistemleriyle sabitleyen (wembley örneğinde olduğu gibi) daha farklı bir öneri getirmekteydi. Bence en azından tek başına bu fikir bile biraz daha zaman ve şans verilmesi adına değerliydi. Ancak haklısınız, elbette ASP projesi , bağlantı yolları, otopark sorunu, stad dışı ve içi kullanım alanlarının çözümleriyle daha bütün bir proje.
Yine de her ne kadar söyleşide Mete Arat altını çizerek, büyük ölçekli bir kapalı spor salonu yerine, stadyum karakterini koruyan bir proje önerdiklerini belirtse de, kanımca önerileri daha büyük ebatta açılıp - kapanabilir bir çatısı olan, kapalı spor salonu projesidir. Zaten projenin aslında temel konusu da bu. Hem açılır kapanır çatısı olan bir yapı tasarlıyacaksınız, hem de stadyum karakterini ve duygusunu koruyacaksınız. Bu açıdan bakıldığında bence HOK projesi, bu konuya daha farklı bir bakış açısı getirmeyi hedeflemekteydi.
Sonuçta tabi haklısınız, netice de HOK projesi, garip ölçekli bir rampa , kıvrımlı tek bir araç giriş yolu ve stad içi - dışı kullanım alanlarıyla ilgisiz bir çözüm sunmakta.
Fakat şunu anlamıyorum. Bir ihale yapıyorsunuz ve diyorsunuz ki, şirketler kendi projelerini hazırlasın. Ancak bunlar olurken ASP projesi zaten çok uzun zaman önce ısmarlanmış. Sonra varolan teklifleri yeterli görmüyorsunuz ve diyorsunuz ki, biz bundan vazgeçtik, artık bir tek ASP projesi üzerinden teklif verilecek...Ne garip. Zaten yarışma açılmamış, baştan ASP projesini uygulamak istiyorsunuz o zaman ne diye şirketler kendi projelerini önerebilirler diye ihale açtınız? Böyle olunca ortaya çıkmış diğer projelere haksızlık yapılmış olduğunu düşünüyorum.
|