|
Sürdürülemez (non-sustainable)
Son SU kriziyle birlikte Allah'a emanet kentlerimizin sonunun geldiğini düşünmeye başladım. Öyleki gelişmiş ülkeler milimetre küpüne kadar su hesabını yaparken, bizim başımızdaki belediye beyi Allah böyle istedi ne yapalım diyebiliyor. Hatta ileri gidip Allah çarpar , suyu da Allah verir diyor. İşte böyle bir adam Atatürk'ün başkentinde beylik yapıyor.
Bu bir devrimin sonunun ve çöküşün habercisidir. Sürdürülebilir kalkınmayı hayata geçirmek için bütün enerjisini harcayan bir Avrupanın yanında , susuz kalmış ama elbisesinin kukulatasıyla uğraşan bir Türkiye profili çiziyoruz.
Bu planlanmamış kentlerimizin başımıza çökeceğinin ilk güçlü işaretlerinden biridir. Birşeyler iyi gittiğinde biz yaparız diyip, işler kötü gittiğinde Allah'ın takdiri diyen bir zihniyet tarafından yönetilmekten utanç ve nefret duyuyorum. Ve o zihniyete hizmet eden her türlü profesyoneli kınıyorum.
Şimdi bu zihniyet sürdürülebilir kalkınma modelinin karşısına , Allah'a emanet kalkınma modeli altında bir model önerecek sanırım. Tüm mimarlar, şehir plancıları, çevre mühendisleri, inşaat mühendisleri, peyzaj mimarları bir araya gelip toplu bir ses çıkarmalıdırlar. Bu konformist tutumlarını sürdürerek sivil toplum örgütü misyonlarını yerine getiremezler.
Acilen halkın önüne geçip halk adına birilerine hesap sorulmalı ve bilimsel iradenin yapması gerektiği gibi , yapılması gereken projeleri ortaya koymalıdırlar. Sorumsuzluk yapma zamanı değil.
__________________
R&R
|