Tek Mesaj Görüntüle
Eski 19-06-2003, 14:36   #1
Metin Karadağ
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
7.5 "Kimlik-Siz"

Yine güzel bir tema bulmuşsunuz...

"KİMLİK-SİZ"

Kışkırtıcılığı bir yana bir çok konuyu bir arada tutan "pim" ya da "vida" gibi birşey.

Her "Buluşma" sonrasında sessizliğe gömülmek yerine bari bu kez canlı, köpür köpür köpüren, taşan, fokur fokur kaynayan, akan, bulaşan bir düşünce akımına dönüştürebilseniz bu yıl "KİMLİK-SİZ"inizi...

Kimlik nedir kimdir den başlayan bir sorgulama sonunda "simurg efsanesindeki" kurgu gibi sarmal bir bütünlük olarak soruyu ve yanıtı da içine alır; YUTAR mı yutar...

7.5 akıllarda yer etse...

Kışkırtma işine eski bir yazı ile bende katkıda bulunabilir miyim diyerek... Aşağıya ekledim.

--------

“KİMLİK, KİMLİK TRAVMASI ve AİDİYET KİMLİĞİ:...”

Ne kadar bilinçli korunma alışkanlıkları edinmiş olursak olalım, yaşamın içerisinde yer alan irili ufaklı ve değişik türde psikolojik travma şiddetlerinden payımızı alırız...

Önemli olan sürekli bir biçimde psikolojik şiddetten arındırılmış ortamda bulunabilmek için sürekli kaçmak değil; karşı karşıya kalınabilecek psikolojik şiddeti önceden algılamaya ve ortamı şiddetten arındırabilmeye çalışmaktır.

Sürekli şiddetsiz ortam talebi de bir tür şiddet olarak karşımıza çıkabilir.

Psikolojik Çevre Kirliliği Sistemi de denilebilecek ve farklı nedenlerle ortaya çıkan psikolojik şiddetlerin dinamik toplamı; sınır tanımaksızın zincirleme reaksiyonlarıyla üzerimizde etkilerini bırakmaktadır. Aldığımız bu etkileri ise bizler başka mekanlardaki başka insanlara doğru aynen bizlere ulaştığı gibi sürekli taşımaktayızdır.

Nedeni anlamında ilk kaynağı olduğumuz herhangi bir psikolojik travmanın, bilmediğimiz yerlerde tanımadığımız insanlara ulaşıyor olmasını düşünmek bile bizlerde rahatsızlığa yol açabilir.

Burada saymaya ve sıralamaya yer bulamayacağımız nedenlerle ya da bahanelerle; toplumsal yaşam içerisinde psikolojik travmaya uğramamış insan yok gibidir.

Günümüzde yaşananlar karşısında etkilenmemenin de bir tür “sabit psikolojik travma” biçimi olduğunu göz önüne aldığımızda; farkında olmadığımız ve ister istemez Sürekli Psikolojik Savunma Davranışı alışkanlığı edindiğimiz ortaya çıkar.
Takıntılarımız veya edindiğimiz benzeri tutumlar bu davranış alışkanlığının bir yansıması gibidir.

Takıntılarımıza karşı doğrudan doğruya yapacağımız bir müdahale, yaramızın kabuğuna yönelik bir müdahale anlamına gelecektir. Ve bu canımızı acıtabilir.

Takıntılarımızı zenginleştirmek yönündeki davranış alışkanlıklarımız ise doğrudan doğruya yüzleşmek istemediğimiz yaramızın (psikolojik travma) hiç olmazsa büyüme ve derinleşmesini önlemek için temiz tutulabilmesine olanak sağlayacaktır.

Aynı noktadan birden fazla ya da birbirine yakın birden fazla yara almak toparlanması ve kapanması daha güç olan daha büyük bir yaraya yol açabilir.

Bu nedenlerle takıntılarımıza karşı üvey evlat davranışında bulunmak yerine yaşamımıza olumlu bir biçimde katılmalarına olanak sağlamak; çürütülmüş birçok süt biçiminden “peynir ve yoğurtta olduğu gibi” modernize etmek gerekmektedir.

Bu yöntemle edineceğimiz “bağışıklık sistemi”; kimliğimizin gelişme ve olgunlaşmasına olumlu bir katkıda bulunacaktır.

Su altında iken vurgun yiyen dalgıçı eskiden “vurgun yediği derinliğe” indirirlerken; bugün basınç odasında vurgun yediği derinliğin basıncına eşit basınç altında tedavi ederek sağlığına kavuşturmaktadırlar. Vurgunun tahrip şiddeti derinlikle doğru orantılıdır da denilebilir. Denilmese de bunun hiçbir önemi yoktur.
Nasılsa vurgun yemiş olmak “vurgun yemiş olmaktır...”

“Katilin cinayeti işlediği yere dönmesi”nde de aynı psikolojik travma şokuyla tekrar yüzleşme isteğini barındırdığı söylenir.
Bu örneklerde olduğu gibi travma, bir “yüzleşme” ile giderilmeye çalışılmaktadır.

“Kabullenme” ise yüzleşmenin ilk önemli adımı gibidir.
İnsanın yaşamı boyunca oluşumu süren kimliğinin; bu oluşum sürecinde alınan psikolojik travmalarla ve bu travmalara karşı geliştirdiği davranış alışkanlıklarıyla doğrudan ve ayrılmaz bağı ya da bağları vardır.

Kişisel kimlik tarihi sürecinde yaşanılanların oluşturduğu dinamik son toplam, süren yaşam ilişkilerinde kendini açık bir biçimde gösterir.

Toparlanamayacak ve geliştirilemeyecek derecede davranış bozukluklarına yol açan psikolojik travma toplamı; artık bir dış kimliğin çaresiz olarak iç kimlik (kişisel kimlik tarihi) olarak kabullenilmesine yol açar. Teslim olunduktan ve yakayı kaptırdıktan sonra geçmiş olsun...

Bazen dış kimlik, “deneyimli ve kimlik sahibi zatlar” tarafından zorla giydirilerek iç kimliğin olgunlaşması engellenir...

Giydirme süreci de zaten başlı başına psikolojik travmadır. Sık sık “eğitim” adını aldığı da olur.

Çaresizce sarılmak, tutunmak zorunda kaldığımız dış kimlik; kuyruğunu yutmaya başlayan yılanın kendini yuta yuta “sıfır” şeklini alacağı son duruma kadar güzel güzel yoluna devam eder.
Ve yarılmaların başlamasıyla olgunlaşma fırsatı bulamayan iç kimlik saldırganlık düzeyinde şiddet kusmalarıyla kendini ispatlama yol ve yollarını çaresizce seçer dışarı çıkar... Dışarda kalır.
Ben bu konudan sıkıldım tekrar içeri giriyorum...

Metin KARADAĞ
Haziran 1999


////////

"Buluşma 7.5"
02-05 Temmuz 2003, DEÜ Mimarlık Fakültesi - İzmir


İzmir'in tarihinin ve mimari kimliğininin yaşatılması, mimarlık öğrencileriyle birlikte çalışma ve tema doğrultusunda tartışma zemininin hazırlanması amaçlanan organizasyonun teması "KİMLİK-SİZ".

Bu yolla yapılanların bizim kimliğimiz olduğu, kimliğin "siz"e yani bize dönüşüm süreci ve kaybolan mimari kimlik v.b. gibi geniş bir bakış açısı
içerisinde sorulara yanıt aranması ve birlikte ortaya bir ürün koymak amaçlandı.



Etkinlik Programı
Buluşma Günü Öncesi (1 Temmuz 2003, Salı)
Saat: 09:00 - 20:00 (Yurtta kalacak olan katılımcıların, yurtta karşılanması ve kaydedilmesi)

Buluşma 1. Gün (2 Temmuz 2003, Çarşamba)
Saat: 09:00 - Kayıtlar (D.E.Ü Rektörlüğü)
Saat: 10:00 - Açılış Töreni (D.E.Ü Rektörlüğü)
Saat: 11:00 - Sporsor Sunumu (D.E.Ü Rektörlüğü)
Saat: 13:00 - İzmir ve Körfez Turu (Yemek Dahil)
Saat: 19:30 - Açılış Kokteyli (Meles Deltası)

Buluşma 2. Gün (3 Temmuz 2003, Perşembe)
Saat: 09:00 - Mimari Gezi "Efes Gezisi" (Yemek Dahil)
Saat: 15:00 - Atölye Toplantıları ve Atölyeler (Mimarlık Fakültesi)

Buluşma 3. Gün (4 Temmuz 2003, Cuma)
Saat: 09:00 - Genel Sunuşlar, Konferanslar (Sabancı Kültür Merkezi)
Saat: 13:00 - Yemek (Mimarlık Fakültesi)
Saat: 14:30 - Proje Fuarı ve Sunumlar (Mimarlık Fakültesi)
Saat: 19:00 - Atölyeler (Mimarlık Fakültesi)

Buluşma 4. Gün (5 Temmuz 2003, Cumartesi)
Saat: 09:00 - Atölyeler (Mimarlık Fakültesi)
Saat: 13:30 - Yemek (Mimarlık Fakültesi)
Saat: 14:30 - Atölye Sunuşları ve Sergiler (Mimarlık Fakültesi)
Saat: 17:00 - "7,5" Değerlendirme Toplantısı (D.E.Ü Rektörlüğü)
Saat: 21:00 - Kapanış Partisi

Tarih ve Yer:
02-05 Temmuz 2003, DEÜ Mimarlık Fakültesi, İzmir

Ana Sponsorlar: Çimsa ve Işıklar Holding

Yan Sponsorlar: İzocam, Toprak Seramik, Çimstone, DYO ve Türkiye Hazır Beton Birliği

İletişim:
Web: http://web.deu.edu.tr/7.5/
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla