|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-09-2006
Mesaj: 249
|
Avrupa Birliği Ülkeleri Mimarları, Ülkemiz de, hizmet sektörün de yer alsın mı?
Bu başlıkla konuyu açalı, tam 4 ay=120 gün geçmiş sadece iki yürekli insan görüşlerini sergilemiş, kendilerine teşekkür ederim, bu sanal ortam da dahi, Mimarlar bu hassas ve önemli konu ile ilgili düşüncelerini açıklamak da, bu kadar çekingen, duyarsız, adam sendeci bir aymazlık içersinde kalabiliyorlar ise, günlerini belki kendilerine musaade ettikleri ölçüde kurtarabileceklerdir, gelecek de ise ülkesine, içlerinde söz ve karar sahibi olamadıkları başka merkezlerin kendileri hakkında alacakları kararlar karşısında, kendilerine ve uluslararası toplumlara ne kadar yararlı olabileceklerini de çok iyi düşünmelidirler...
Kendi Ulusunun, Ülkesinin çağdaş medeniyet seviyesi üzerine çıkarılması, gönenç’inin her alanda adaletli üleştirilmesini, başka ulusların kendileri hakkında alacakları kararlara bağlayanların sonu ancak bir felaket ve sefalet olur, hertürlü emperyalislerin ancak uşakları ve kapı kulları ölçeğinden ileri gidemezler...
AB ülkeleri Mimarları hizmet sektöründe, ülkemizde serbest olarak faaliyet de bulundukları andan itibaren,
1- Türk Mimarlık Fakülteleri talep azlığından dolayı birer birer kapatılacaktır,
2- Mezun olanların çoğunluğu, alanları dışında çalışmak zorunda bırakılacaktır,
3- Milli gelirden pay alma düzeyi düşecektir,
4- Kalitenin olması için ille de markanın yabancı olmasını gerektirmez,
5- Sistemler çok vardır, esas olan o sistemin nasıl işletildiği ve sonuçta üretebildiği katma değerlerin niteliğidir,
6- Ülke olarak, 1923’den bugüne yetiştirilmiş olan eğitimli kadrolardan siz kanun ve yönetmelik düzenlemeyi ülkeniz koşullarına uygun biçimde yapabilmeyi hala beceremiyorsanız ve hala ithal kanun ve yönetmeliklerle toplumunuza yön vermeyi sürdürüyorsanız varacağınız nokta sizin değildir, ancak başkalarının göneç’ine katkı koyuyorsunuz demektir,
7- Bunlara sebep olanlar da bizi bugüne kadar yönetmiş olan siyasi kadrolardır kolaycılığına kaçıp, suçlu üretir taşın altına elinizi koymazsanız ömür boyunca havanda su dövmeye mahkumsunuz demektir...
HAVANDA SU DÖVÜYOR DURUM DA OLMAMAK İÇİN;
A- Meslek Odalarının, mevcut tüm hukuksal araçları zaman geçirmeksizin ve doğru sıra ile kullanıyor olması,
B- Siyasi Parti Yönetimlerin de görev almak için çaba gösterebilmek, toplam meslektaş sayımızın %50 sine varan bir oranda katılımın sağlanabilmesi,
C- T.B.M.M. üyesi meslekten tüm Milletvekillerinin, sivil ve kamu tüzel kişiliğe sahip organlarca yakın takibe alınarak, ilişkilerin sıcak tutulması ve katkı vermelerinin daha aktif hale getirilmeleri, sorgulanıp varsa yanlışlarının doğru araçlarla, anlaşılabilir cümlelerle toplumun bilgilendirilmesi,
D- Geçmişde toplumu sosyolojik olarak rahatsız etmiş hataların, tekrar edilmemesi veya benzeri durumlar yaratılmaması,
E- Görüşlerin açıklanırken, toplumun genelince anlamasını ve yorumlamasını zorluyacak, kelimelerin kullanılmasından özenle sakınılmalı, karşı olunduğu ile yetinilmemeli, niçin karşı olduğunu ve çözümlerin neler olduğu yalın ifadelerle anlatılmalıdır,
F- Her sorunun mutlaka bir çözümünün olacağı, sorunları çözerken kendisini karşı tarafa da koyabilme erdemliğinde olabilmeyi,
G- Hangi üretim değerine sahip olursanız, öncelikle kendi yetişmiş insanızın Gönenç’den pay almasını sağlıyan siyasi ve ekonomik kararların sahibi olabilmeyi,
H- Her insan, yaşamı boyunca hakettikleri en güzel değerlere, başkasının insan haklarını yok saymadan ulaşmayı öğrenmesi gerektiğini,
I- Ülkemizin Anayasasın da yazılı olan ilk dört maddedeki değerleri ve simgeleri özümsememiz, sahip çıkmamız gerektiğini toplumca öğrenebildiğimiz süreçlerde de hiçbir diğer ulusun meslektaşlarından çekinmememiz o kadar bizlere doğal gelebilecektir...
BUGÜNKÜ VEYA BENZERİ SİYASİ YÖNETİM ANLAYIŞLARI BİZLERİ ve ÜLKEMİZİ ANCAK UÇURUMUN KENARINA YAKLAŞTIRABİLİR, GÖNENÇ’e DEĞİL...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B...
En son cbekleyen tarafından düzenlendi : 31-05-2007 19:03
|