|
düşünce balonumu kendim patlattım
Ben konuyu sadece kamu yapısı olarak görmüyorum. Burada yarışma bölümü ihtiyacın ortaya çıkışı, ihtiyacın tanımlanması, yerin belirlenmesi sürecin kanunlara uygun işleyişine başlanmasından sonra gelen bir adımdır. Öyle bir kendi içinde sorgulama-tasarlama sürecine ihtiyacımız var ki yerel yönetimlerin iktidarlarını sembolize etmeye yönelik kente yapılan ciddi müdahalelerini henüz fikir boyutundayken yakalayıp dönüştürelim. Kenti parası çok beğenisi kıt herşeye rant odaklı bakan işverenlerin oyun alanı olmaktan çıkaralım. Olaya sadece önümüze gelecek yemeğin hangi aşçı tarafından ve nasıl pişirileceği sorunsalı şeklinde bakmak yerine o yemek diyetimize uygun mu diye baştan sorgulamayı doğru buluyorum. Bunu da yapabilmenin koşulu yerel idarelerden bağımsız ama kendi içinde bir yetkisi olan denetleme kurulu oluşturmaktan geçiyor bence. Bir tür kentsel üst kuruldan bahsediyorum. Yarışmaları daha en başında açılırken denetlemeye başlayan gerekirse veto yetkisini kullanabilen bir kurul. Kamusal olan herşey üzerinde denetleme ve müdahale yetkisi olan bir kurul. Siyasetten bağımsız, üyelerinin herbirini meslek odalarının seçtiği, kişilerin aday olamadığı aday gösterilebildiği bir kurul.
Bu bir ütopya sanırım. Böyle bir kurulun varlığını meşru kılmak mevcut sistem içinde bir ütopya.
|