Tek Mesaj Görüntüle
Eski 16-05-2007, 17:50   #12
gün
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Ömer Kanıpak tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bu konu ile taze taze daha dün Mansilla+ Tunon ikilisi ile görüştüm Barcelona'daki ödül töreni sonrasında. Luis bize ilgili yasalari ve düzenlemeleri yollayacak ve bu yasaları çevirterek işe başlayacağız. Luis'in ifadesi ile söylüyorum. "İspanya'da ortalama her gün bir yarışma açılıyor, biz ise 10 yarışmadan ancak 1'ini kazanabiliyoruz. Ama müşterilermizin çok büyük bir kısmı şahıslar veya özel şirketler değil"

Çözüm basit aslında. Türkiye'deki Kamu İhale Kanunu'nun tersten işlemesi lazım. Kamu İhale Kanunu, yapılara inşaat olarak bakar sadece. Bu nedenle de malzeme, üretim üzerinden ihale yapılır. En ucuza yapacak ve yeterliliğe sahip inşaat firması (müteahhit) işi almak için çabalar. Aldıktan sonra da istediği mimara (bu kendi içindeki bir mimar da olabilir) projeyi yaptırır. İhale eden kamu kurumu da nasıl bir bina ile karşılaşacağını bilmez ya da önce bir avan proje yaptırıp öyle katılır. Herşeyden önce bu süreç tersine çevrilmeli. Binanın sahibi (işletmeci kuruluş) brief'i hazırlamalı. Bu brief'e göre proje yarışması açılmalı. Projeyi kazanan mimar ve işveren kurum sonrasında inşaat ihalesini açmalı. Şimdiki durumda utanç verici bir süreç işleniyor ve mimarlarımızın hiç buna sesi çıkmıyor. O da şu ki, neredeyse tüm kamu projelerinde mimarların işvereni müteahhitler... Ayrıca kamu yapılarında kamu (yani halkın) hiç bir etkisi olmadığına da dikkatinizi çekerim. Örnek olarak şu anda devam eden Marmaray İstasyonlarını bir araştırın isterseniz. Her gün binlerce insanın kullanacağı bu istasyonların tasarımının nasıl olacağını merak etmiyor musunuz?
Utanç verici bir süreç yaşandığı fikrine katılmıyorum. Sadece eksiklikler var...
4734'ün 23. maddesi der ki:

Tasarım Yarışmaları
MADDE 23. - İdareler gerekli gördükleri mimarlık, peyzaj mimarlığı, mühendislik, kentsel tasarım projeleri, şehir ve bölge plânlama ve güzel sanat eserleri ile ilgili bir plân veya tasarım projesi elde edilmesine yönelik olarak, ilgili mevzuatında belirlenecek usul ve esaslara göre rekabeti sağlayacak şekilde ilân yapılmak suretiyle, jüri tarafından değerlendirme yapılmak üzere ödüllü veya ödülsüz yarışma yaptırabilir.

Sorun burada başlıyor. Yani idarelerin inisiyatifi nerede başlıyor. İstemezse pekala da yarışma açmayabiliyor.

Diğer taraftan, her kamu yapısının tasarım projesinin yarışma ile elde edilmesi de kamu yatırımlarını durma noktasına getirebilir, ya da hadi abartmayım süreci oldukça yavaşlatabilir.

Bundan dolayı ne tür kamu yapılarının yarışma ile elde edileceği, ya da hangi idarelerin binalarının yarışma ile elde edileceği gibi sınırlar ve kıstaslar konmak zorundadır.

Kanun ve Yönetmelik'de böyle bir düzenleme yapıldığı takdirde, idare söz konusu sanat-eğitim-sağlık vs yapısının projesini yarışma sonucu elde etmek zorunda kalırken, baraj, köprü, fabrika vs gibi yapıların projelerini daha hızlı bir şekilde elde eder, diye düşünürüm...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla