21-03-2007, 11:54
|
#7
|
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba,
İzmir 1'inci İdare Mahkemesi'nin 'red' kararına çok sevindim. Çok sevindim ancak, son zamanlarda Hükümet'in bakanlar seviyesinde ve genel olarak içerisinde bulunduğu tavır ve genel olarak bir skandal olarak ortaya çıkan durum geleceğe dönük mahkeme kararları üzerinde gölgeler, baskılar olacağı endişemi hiç azaltmıyor.
Çevre ve tarihi zenginliklerimizin yanlış kararlardan zarar görmemesi için bağımsız karar alabilen ve kamuoyunu demokratik olarak temsil edebilen mahkemelere ihtiyacımız var. Ancak, bir ihtimal sizlerin de haberlerden izlemiş olabileceğiniz gibi, hükümet hakim ve savcıların ve üniversite rektörlerinin atamalarını yapmayı reddediyor ve bunu yapmak için Cumhurbaşkanlığı seçimini bekliyor. Bu da yargıyı ve üniversiteleri de kontrol edip, istedikleri yönde kararlar çıkmasını sağlamak amaçlı olarak önemli çevrelerce değerlendiriliyor ve çok büyük tedirginlikler yaratıyor..
Bu skandal gelişmeler ve son dönemde hızla gerçekleştirilen satışlar, belediyeler gibi idarelerin yaptığı açıklamalar şahsi endişelerimi de artırıyor.
Hükümet'in kendi istediği kişileri atamak için Cumhurbaşkanlığı seçimini bekliyor olmasından en büyük zararları, gayrı menkuller, tarihi ve ekolojik sit alanları ve diğer kıymetliler görecektir. Para ve kadrolaşma hevesleri, kapalı kapılar ardında, şeffalıktan ve kamu yararından uzak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel varoluş ilkelerine karşı agresif sonuçlar olarak karşımıza daha ağır bedeller olarak çıkabilir.
Bağımsız yargımızın korunabilmesini ve çevre ve diğer değerli varlıklarımızın, tek kişinin ağzından çıkacak kararların esiri olmamasını kuvvetle talep ediyorum ve İzmir mahkemelerini kutluyorum.
İzmir'e çok yakışan ve sorumluluk barındıran bir karar aldılar...Pek çok emsallerini duymak ve görmek isteriz.
İyi çalışmalar
En son asteria tarafından düzenlendi : 21-03-2007 17:57.
|
|
|