Tek Mesaj Görüntüle
Eski 28-02-2007, 00:32   #54
gln
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 22-09-2006
Mesaj: 32
Arkadaşlar,
Bu başlıktaki düşüncelerin çoğuna katılıyorum.Ama en çok da şu konunun etraflıca araştırılması düşüncesi beni cezbetti.Ben de bu konuda bir kaç araştırma yaptım.Yazarları ile birlikte bazı kitapların isimlerini de vermek isterim ama forum kurallarına uyup uymadığına karar veremediğim için yazmadım(sanırım ideolojik ve dini kısmı ihlal edebilir).Ama özet olarak şunları yazabilirim:
1.Her inançta olduğu gibi islamî inançta da bazı semboller vardır ve bunlar değiştirilmeye başlandığında herkes değil ama bazı art niyetliler bu sembolleri kötüye çekmeyi çok iyi başarmışlardır(örneğin:Başka dillere çevrilmeye başlayan incille birlikte dinde deformasyonlar olması gibi).Bu açıyla baktığımızda bunlar tabu gibi gözükebilir ve yıkmak isteyebiliriz.(insanoğlunun özgürlük içgüdüsü)Ama bazen sonuçları bizim bile istemediğimiz yere gidebilir.1970'lerdeki"İstanbul'da modern yapılar yapılmalı" fikriyle yola çıkılıp güzelim tarihi şehrin mahvedilmesi gibi(buna en iyi örnek sahil şeridindeki gökdelenler olsa gerek).Dolayısı ile bu fikre asla karşı değilim ama kontrollü,dozunda ve geniş çaplı bir araştırma doğrultusunda olduğu sürece...
2.Bu doğrultuda yaptığım araştırmalar sonucu camilerdeki bazı şeylerin de gelişim süreci içerisinde bazı dini ifadeler kazandığı sonucu çıkıyor.Mesela ebru sanatındaki gül Peygamberi sembolize ettiği gibi Lale de Allah'ı sembolize eder.(Bilgi günümüzdeki ebru ustalarından teyit edilebilir)Aynı şey camilerde de geçerli.Mesela köşegenlik ve kare insandaki kusur ve eksiklikleri(kul olarak) ifade ettiği gibi sonsuz noktalardan meydana gelmiş dairesellik ve eliptik formlar Allah'ı ve O'nun sonsuzluğunu ifade eder.Camiler de zemin kotundan en üst kota kadar dikkatlice incelendiğinde dikdörtgen ve kareden başlayan ve sekizgene geçen en sonunda da kubbeyle birlikte tam bir daireselliğe dönüşen formsal bir geçiş söz konusudur.Yani kul-Allah ilişkisi kurulmuş olmaktadır.Plan bazında böyle bir ifadesi olan kubbenin üçüncü boyutda incelendiğinde de kubbenin en üst kotundaki tek nokta(-ukalalık etmek istemem hatırlatma açısından söylüyorum-ki bu yere paralel ve kubbenin en üst kotuna teğet çizilen bir doğruyla ortaya çıkar)peygamberi sembolize eder.Bu teğete dik olarak çizilen teğetin gökyüzü yönü sonsuza gittiği içinde bu son nokta-dik teğet ilişkisi Allah-Hz.Muhammed ilişkisini ifade eder.(Karışmasam olmaz,bana bayağı mantıklı geldi aslında )
Ayrıca Minare v.b diğer cami öğelerinin hatta karanlık-aydınlık geçişinin bile ifade ettiği manalar bulunmaktadır.
Neyse Lafı fazla uzattım sanırım.Okumaktan sıkıldınızama değişim fikrini duyunca çok sevindim. bu kadar derin manaları farklı şekilde ifade edebilir miyiz ya da bunun için ne kadar çalışmamız gerekir bilmiyorum.Ama bu formları geliştirme ve Cami mimarisine yeni oluşumlar kazandırma fikrine katılıyorum.Bunu Koca Sinan'ın hayatında da görmek mümkün."Çünkü Mimar Sinan'ın önemi, yaptığı ya da ona maledilen yapıtların sayısına değil, tarihsel gelişimin oluşturduğu kalıpları zorlayacak evrensel bir mimarlığa varabilmiş olmasındadır."(Son cümle http://www.arkitera.com/v1/gundem/mimarsinan/hayati.htm'den aynen alıntıdır.)
Selamlar(Bu arada size katılıyorum sayın "mimar mahmut"Kalemleri kuşanalım.Ama sanırım arkadaşlar yanlış anladı çizim için...kargaşa ve kırıcı cümleler için değil)

En son gln tarafından düzenlendi : 28-02-2007 00:42.
gln offline   Alıntı Yaparak Yanıtla