|
Zaman gecmesi lazim demis bazilarimiz...
Ne kadar zaman gecmeli sizce? "If it is traditional, it is rational" demisti bir hocam okulda -evet nesillerce aktarilmis birsey bir anlam ifade ediyor ki bugunlere kadar gelmis. Ama taa 6 yy.da var olan, zamanla bir gelisim gecirmis, Osmanlinin altin caglarinda buyuk Mimar Sinan tarafindan mukemmeliyete(?) erdirilmis bir cami formunun ve anlayisinin (tek kubbeli merkeziyetci plan) gunumuzde "betonarme" olarak cirkin bir sekilde taklit edilmekte olmasina eminim siz de karsinizdir. Peki sizce daha ne kadar zaman gecmeli bazi seylerin degismesi icin? Sizce yuzyillarca kirilamamis bir tabuyu, bir muhafazekarligi kirmak icin daha ne kadar sure gecmesi lazim?
Zaman görecelidir. Ve insanlik tarihine bakarsaniz hemen hemen her alandaki gelisim grafigi ivmeli bir sekilde artmaktadir. Insanlik tarihinin son 60 yildaki gelisimiyle, herhangi baska bir yuzyildaki 60 yillik gelisimini bir tutamazsiniz. Mimarlikta da nitekim yuzyillar suren nice akim ve aliskanlik birkac yil icinde alasagi edilmistir. Ote yandan onlari alasagi eden trendler de tabii ki bi sure sonra sorgulanmis ve degisimlere ugramistir.
Iste bence önemli olan sey bu: "sorgulama" ve "sorgulatma". Bazi seylerin eger degismesi gerektigine inaniyorsak bu yönde adimlar atmamali miyiz? Bence bunun cevabi "tabii ki atmaliyiz" olmali. Ve dusundugumuzde hakliysak ve hakliligimiza diger insanlar ve kendi camiamizdan kisiler de inanirsa degisim zaten gerceklescektir. Belki bizim istedigimiz veya önayak olmaya oldugumuz sekilde degil; ama insanlara varolani sorgulatmak bence cok daha önemli birsey. Yani diyecegim o ki, biz bu adimlari atmak icin bazi seylerin kendiliginden ve kendi konjekturu icinde degismesini bekleyemeyiz, beklememeliyiz.
Bence bir mimarin, bazilarimizca tasvip edilmese de, "niye hala bu form" diyebilmesi ve insanlarin bu alanda kafa yormasini sagliyacak bir cami tasarlamasi onun en dogal hakki ve hatta bana sorarsaniz görevi. Evet bir mimar pek cok sey oldugu gibi ayni zaman da bir sanatci. Ve kendince gerektigini dusundugunde bir sanatcinin, insanlarin uyusmus beyinlerini kamcilamasi da bilhakis ondan beklenmesi gereken bir sey. Varsin insanlar begenmesin ve eski forma geri donsun ya da sizi kötulesin - ama evvela bir sorgulasinlar. Bu dunyada cogu olumlu degisim kimi kimselerce yapilan radikal cikislarla olmustur. Bu, politika,her turlu pozitif bilim ve bircok baska alanda oldugu gibi mimarlikta da böyledir.
Ayrica olay sadece "cami" meselesi degildir. Gerekiyorsa bugun modern olarak kabul edilen ve heryerde buram buram kullanilan herhangi baska bir mimari unsur da sorgulanabilir olmalidir.
Kanimca, hele hele ulkemizdeki (cogu) "cami"ler benim görmeye alisageldigim seyden farkli birsey olmalidir. Evet yine sahsi fikrim, tepki de toplayacaktir ama yine de söyleyecegim: ben bu cirkinligi hakettigimi dusunmuyorum. Hatta koca bir dinin bu cirkinlige mahkum olmasini hic ama hic kabullenemiyorum.
Pek tabii ki mimari bir egitime sahip insanlarin Osmanli camii gelenegini veya baska herhangi bir geleneksel anlayisi bir sebepten dolayi savunmasini anlayabilirim. Ve eminim belli anlasilabilir ve hak verilebilir dayanak noktalari da olacaktir.Misal, minarenin sanildiginin aksine sadece bir fonksiyona cevap veren birsey degil fakat ondan öte bir anlama sahip olan, dolayisiyla yok edilmemesi gereken birsey oldugunu da anlayabilirim.
Ama gelin herseyi oldugu gibi kabul eden insanimiza bunlari sorgulama firsatini verelim. Bu sorgulamayi o insanlara yaptircak olan mimarlara destek olalim. Cunku o insanlarin cogu mimarligin bile zaten gereksiz birsey oldugunu dusunuyor. Hatta bunu dusunenlerin pek cogu da ulkemizin "okumus" insanlari. Lutfen bunu göz önunde bulunduralim.
Öte yandan, mimari bir tartisma platformunda da, cami formundaki olasi degisimin zaten olmasi gereken birsey oldugunu ayrica savunabilirim. Ama isin bu boyutuna girmeyi su an icin arzu etmiyorum.
Eger bu yazdiklarimi okuduysaniz sabriniz icin tesekkur ediyorum. Eger kimseleri uzecek veya kizdiracak birsey dediysem de affola. Bunlar anlasilacagi uzere sahsi göruslerimdir.
Saygilarimla,
__________________
Görkem Kızıltan - More or less, less is more :)
|