Tek Mesaj Görüntüle
Eski 19-02-2007, 09:46   #37
gün
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin msc tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Günümüzün teknolojisi ile donan ama form olarak gelenekselci tutumun izlerini taşıyan Erzincan daki terzibaba camisi
bir uzay gemisi görünümünde olup icerindeki öğelerinin yorumlayışı ile farklılığını gözler önüne koyuyor.
Bana alışıla gelmişliğin dışında duygular veren bu cami Türkiye'de en çok ilgimi çeken cami yapısı.
sizlerle paylaşmak istedim.
Böyle bir çalışmanın İstanbul, Ankara değil de Erzincan'da olması ayrı bir güzel. Ben denemeyi beğendim.


Bir iki ufak not: Klasik Osmanlı Mimarisi 18 yzl.'da değil 17.yzl.'da sona erdi. Davut Ağa'nın Yeni Camii bildiğim kadarıyla son önemli örnektir. Nur-u Osmaniye ile Barok dönem başlar. Mimari biçimde değişiklikler baş göstermesine rağmen, programda bir değişiklik olmaz. Sonuç olarak ihtiyaç aynı ihtiyaç. Zor bir konu değil. Birkaç öğe var dikkat edilmesi gereken hepsi bu. Gerisi bize kalmış....

Fikir olarak saygı duymama rağmen yok gökyüzüne ışık, yok servi ağacı vs gibi şeylerin geçici ve zorlama denemler olduğu düşünüyorum.

Sorun, cami mimarisine yön vermeye çalışanların, bunu birden pat diye yapmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Birşeyler birşeyler....E iyi de, dayanağı ne bu fikirlerin?

Sinan ya da diğerlerinin bu konuda başarılı olmalarının sebebi çevrelerini ve geçmişlerini iyi araştırmış olmaları...Bilinçli mi yaptılar, bilnçaltında mı bilemem....Aynı zincir devam etmesine rağmen mantıklı değişimler görülüyor tarihi süreçte...Yani, alın Diyarbakır Ulu Camii'nden başlatın süreci, Kemalettin Bey'in Bebek Camisi'nde bitirin. Değişimler değişimler, ancak aynı kültüre ait olduğu hissettiren değişimler...Bir anda bir atlama olmadan, insana "bu nerden çıktı ya" dedirtmeyen değişimler....

Bilmem anlatabiliyor muyum?
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla