Alıntı:
Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş
Belli ki giyotin pencere. Ancak evi yaptıranın torunu ile görüşüyorum. O da 50'li yaşlarda. İsmi Sipiro. Adada oturur hala.
Onun verdiği bilgiler evin onun hatırladığından bu yana kanatlı camlara sahip olduğu. Bunu Anıtlar'a verdiğim raporda da belirttim. Üst katta giyotin pencereler var idi. Onları yaptık. Anıtlar'ın onayı ile pencere detayları belirlenmiş yeniden ahşap yapılmıştır. Sadece tek camlı pencereler ısı yalıtımı açısından çift cam olmuştur. Ahşap kaplama ile içerideki bağdadi sıva arasına ise yangına dayanıklı ısı yalıtımı konulmuştur. Bu görünmüyor zaten.
Pencere altı süsü ise zaten orijinalinin tıpatıp aynısıdır. Yani o beyaz sıva kırıldığından tam ölçülerle (üzerinden eskiz kağıdı ile çizdik) bu süsün aynısı var. Üzeri sıvanmıştı. Anıtlar'dan onayını da aldık.
Bir de saçak altında taşıyıcı olmayan payanda süsler var. Onun da rölövesini aldık.
Kelimeye gelince "Rölöve" herkesin sabırla beceremeyeceği bir iş. Örneğin bizim hanım sabahlara kadar çalışabilir. Her detayı tek tek belgeler ben beceremem. Bu pencereler birbirinin aynı değil mi yahu derim. O demez.
|
Anladım, teşekkürler.
Bir de burada okurken aklıma geldi. Giyotin pencerelerde çift cam yapılırken genellikle doğrama kesitleri büyültülüyor.
Siz yaptınız anlamında söylemiyorum, birçok yerde karşımıza çıkıyor.
Buna pek gerek yok. Bir 5-6 cm kalınlığı koruyoruz, ince göstemek için de mevcut doğrama profillerini koruyoruz. Bir doğrama düz yerine profilli yapıldığında görsel etkisi daha ince oluyor.
Kolay gelsin,

Belgeleme deyince, ben de her yeni gidiğim yapıda kendimi dedektif gibi hisseder, ilginç ne bulursam peşine düşerim
