Tek Mesaj Görüntüle
Eski 28-11-2006, 13:49   #1
Metin Karadağ
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Deprem Karakutusu" ne demektir?

Bu yazı 1999 Marmara depreminden sonraki yıllarda hiçbirşey yapılamayışa (ki hala aynen devam ediyor) isyan olarak; bari yıkıntı altında kalan canları kurtaralım diye yazılmış olup bir kez daha bilgilerinize aynı isyanın devamı olarak sunulmuştur.

İsyan: çünkü 17 Ağustos depremi ardından yıkıntı altından Gürcü bir kurtarma ekibinin peşine takılarak üç gün boyunca çürümüş ceset çıkarmak; kan görmeye dayanamayan benim için hayatım boyunca gözümün önünden gitmeyecek bir travma olmuştu.

Zamanında ulaşılamadığı için hayatını kaybedenleri düşünmek; tüm itirazlara rağmen kurtarma işlemi henüz tamamlanmamış yıkıntıları dozerlerle denize dökmek. Akıl alır işler değildi.

Yazı, Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi'nde yayınlandıktan sonra Milliyet Gazetesi'nde de kısa haberler arasında yer almıştır.

MK

***


"DEPREM KARAKUTUSU" ne demektir?

Konu, deprem ya da benzer afetlerin sonrasında yıkılan binalardan canlı kurtarma çalışmaları kapsamına girmektedir.

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999’da peşpeşe iki deprem felaketinin hemen sonrasını bizzat yaşayanlar çok iyi hatırlayacaklardır ki, yıkıntılar arasından canlı kurtarma çalışmaları bizleri öngörülmedik birçok sorunla karşı karşıya getirdi.

İşte bunlardan, yani en can alıcı sorulardan birisi; kurtarma çalışmalarına katılanlar tarafından, karşılarında duran çok sayıda yıkıntı arasında “hangisinin altında ne kadar kurtarılmayı bekleyen insan var?” sorusuydu...

Bu acı soruyla tekrar karşılaşmamak amacıyla geliştirilen basit bir öneri: “Deprem Karakutusu...”

Kısaca deprem sonrasında yıkılan binada sayısal olarak kaç kişinin binanın neresinde bulunduğunun, kurtarma ekiplerince öğrenilmesine yarayabilecek bir alet.

Her binanın "çatısında" (*) yer alabilecek bir Deprem Karakutusu ; o binada bulunanlar hakkında bir takım temel bilgilerin (**) yanısıra, "fotosel turnike”(***) sistemiyle çalışan digital bir izleme işlemcisidir sadece.

“Fotosel Turnike” binaya giren birini (+1) olarak işlerken binadan çıkan birini de (-1) olarak sayısal
son durum kaydı olarak hafızasında tutabilecek sistemi ifade etmektedir.

Bu sisteme göre konutlarda, örneğin apartman girişinde: apartman kapısı önüne gelen birisi fotosel turnikeye “ilk uyarıyı” vermiş olacak; kapıyı açıp içeri girdiğinde ise verilen “ikinci uyarı” üzerine sistem binaya giren kişiyi binadaki toplam sayıya (+1) olarak işleyecektir.

Binadan çıkış işlemi de aynı yöntemle binadaki toplam kişi sayısını (-1) olarak değiştirecektir...

Fotosel Turnike Sistemi bir apartmanda her bir daireye de uygulanarak kaçıncı katta, hangi dairede kaç kişi olduğunun kurtarma ekiplerince bilinmesine yardımcı olacaktır...

“Deprem Karakutu’su kilitli/mühürlü olacak ve ancak yıkım sonrasında kurtarma ekiplerince açılabilecektir...”

Karakutu’nun sağlıklı işleyip işlemediğinin belli süreler içerisinde denetlenmesi ise; apartman yöneticilerinin bir arada ve bina sakinlerinin tümünün önceden haberdar etmesiyle, sayım kontrolleri ile mümkün olabilecektir...

Binada oturanların kapalı zarfta verdikleri kendilerine ait bilgilerde (yakınlarının isim ve adres vb. bilgiler) Deprem Karakutusu’nun içinde ve kesinlikle kilitli mühürlü olacaktır.

Taşınma sırasında ise bilgi zarfları sahiplerine tutanakla iade edilecektir...

Ayrıca deprem kara kutusu uzun sure “ses ve ışıkla bulunduğu yeri belirtmesi için” elektriğin kesilmesiyle
birlikte akü / pil ile otomatik olarak çalışmaya devam edebilecektir.

kurtarma ekiplerinin bu kara kutuya bakarak en son hangi katta hangi dairede kaç insan bulunduğunu tespit edebilmesine ve hayati önemde "zaman kazanmasına" yol açacaktır.

Çünkü özellikle yaşayanların çok iyi hatırlayacağı gibi kurtarma faaliyetlerinin en aktif ve sıcak olduğu sırada en acı durum, bu gibi “bilgi...” sorunlardan kaynaklanmaktadır.

Kurtarma ekipleri saatlerce, günlerce aslında hiç kimsenin bulunmadığı boş yapı harabelerinde zaman kaybetmişlerdir...

Ve tabi kurtarılabilecek bir çok can/hayat da bu zaman kaybından yitirilmiştir.

Tabii ki böyle bir felaketi tekrar yaşamayı hiç kimse istemez.

Ancak acının rüzgarı bir kez esmeye başladığında o acının etkisiyle şuurunu yitirmiş insanların kurtarma ekiplerine daha da bir çaresizlik yaşattıklarını; güç, moral ve zaman kaybettirdiklerini bizzat yasadığımız için; dahası bir daha unutmamak için:

"Deprem Karakutusu"nu bir an önce kim üretip ortaya çıkarırsa çıkarsın ama her yapıya mutlaka uygulanmalıdır...

Metin Karadağ

(*)Özellikle konutların çatılarında ve mümkünse baz istasyonlarının biraz uzağında...
(**) Yani, yakınlarının telefon ve adresleri gibi...
(***)fotosel turnike: bugün umumi tuvaletlerde bile kullanılmakta olan, musluk ve pisuar suyunun otomatik akmasını sağlayan sistem...yani yanlış anlaşılmaması gerekir ki, burada vapur iskelelerindeki jetonla geçilen turnikeler kastedilmemektedir...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla