Tek Mesaj Görüntüle
Eski 07-10-2006, 00:59   #17
boreas
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 10-03-2004
Mesaj: 19
inanmak mümkün değilll !!!

Kim veriyor bu yapılar için son kararları inanmak mümkün değil cidden. Bu kadar ilkel bu kadar kalitesiz bir zevk anlayışı nasıl olabilir insanların? Ne zaman kaliteli bi devlet işi görebileceğiz kamu yapılarında?
Yılların Barbaros İskelesi'ni yıkıp yerine adilik paçalarından akan, içine girmek dahi istemeyeceğiniz, her yeri ahşap kaplı, görgüsüzlük abidesi bir bina oturttular. Bunu oturtmakla kalmayıp bir de üzerine iki yane alem oturtmuşlar. Osmanlı mimarisinde camiler,türbeler,şadırvanlar, minareler dışında nereye alem konulmuş göreniniz var mı? İskele binasına alem koymak nerden çıkıyor peki anlamış değilim. Barbaros İskelesi kim tarafından tasarlanmıştı bilmiyorum ama sanırım ki 70 ler'in sonu yada 80'lerde yapılmıştır, gayet dönemini yansıtan naif görünüşlü modern bir binaydı. Evet bir başyapıt değildi belki ama şu yerine oturtulan kimin tasarladığı umrumda değil o ahşap kümesten kat ve kat başarılı bir yapıydı. Eskimişti belki ama tadilatla adam edilemeyecek bir durumu da yoktu. Çok zengin bir milli hasılamız olduğu için sanırım tadilat yerine yıkıp denizin dibinde o kadar masrafa ve canım ağaçlara kıyılıp yapılmış kümes oturtuldu. Bu kalitesizlik ve eskiye düşkünlüğü hangi hocalar hangi derslerde öğretiyolar sa artık ki ben vicdanen bu kümesleri hiç bir akademisyenin onaylamayacağını düşünüyorum, umarım bu hocalar en kısa zamanda emekli olurlar. Barbaros iskelesi yetmemiş bir de ortaköye doğru motorlardan sonraki dolgu alanın sonundaki çelik deniz otobüsü iskelesi kaldırılıp onun da yerine bir 'düdük' yerleştirilmiş. Bu işlere 'iş' diyerek onay veren zihniyeti, 4 sene okuyup laik bir akademisyen hocasının elinden diplomasını almış hiç bir mimar meslektaşım sıcak bakmıyordur umarım bu ülkede. İlla ahşap yapmaksa amaç Kanada da yapılan ahşap strüktürle koskoca kapalı spor salonunun çatısını geçen mimar yada mühendslere özensinler. İstanbul gibi nemi ve rutubeti hiç bir zaman azalmayan bi kentte, boğazın rüzgarı gibi azdığında köprünün bir halatını da beraberinde sürükleyen ve marmaranın suyu gibi sakin görünüp patlayında koca gemileri demirlemek zorunda bırakan coğrafi özelliklere sahip bir kıyı şeridinde, bu kümeslerin bir an önce işlevsizleşmesini ve ortadan kalkmasını ümit etmekten başka elimden malesef ki birşey gelmiyor. Allahtan istanbul benim yanımda buna inanıyorum..
Kaliteli bir yerel yönetim ve çağdaşlığı destekleyen, aklı çook doğularda, arap yarımadalarında kalmamış yaşadığı zamanla uyumlu yerel yönetimin bir an önce ortalıktaki kümes ve çaputları toplaması dileğiyle...

En son boreas tarafından düzenlendi : 07-10-2006 01:11.
boreas offline   Alıntı Yaparak Yanıtla