|
Saygıdeğer generallerim, değerli savaş arkadaşlarım,
İmparatorumuz İskenderin Beklenmeyen Hazin Ölümünün üzerinden nekadar zaman geçtiki...
ama bakın; birbirimize düştük, aramızda bir lider bir yol gösterici bir İskender olmadığı için...
İskenderin yeri ancak başka bir İskenderle dolabileceği için...
Fakat, ne yazıkki yok, iskender bir ardıl bırakmadan aramızdan ayrıldı, bilgisini becerisini ve deneyimini biz onun saygıdeğer silah arkadaşlarından daha fazla aktarabildiği bir başkası olmadı, ama ne yazıkki bizlerde tek başımıza bir İskender olamıyoruz
inat ettik ve iskender olmanın onun topraklarına sahip olmakla eş olduğuna inandık en büyük toprağı alan İskender olacaktı ve birbirimizle savaştık en iyi arkadaşımızı da en kötü arkadaşımızıda kendi elimizle öldürdük
koskoca bir imparatorluğu paramparça ettik...
Arkadaşlar geçmişe bakınca, geçmiş mimarlık kültürüne;
günümüz mimarlığının çok da ileri biryerde olmadığını düşünüyorum
habire konuşup duruyoruz, ama ölçüden geometriden bahseden yok
geçmiş deneyimlerin sütunlarını, kabartmalarını taklit etmekten başka ne yaptık
bilinçli olarak yeni bir çizgi oluşturabildik ve bunu uygulayabildikmi
güzel olmuş / kötü olmuşlardan gayri eleştiri anlamında bir yapıcılık da görmüyorum ortada
ve dahası zaman kavramını gözönüne alırsak geçmiş dönem mimarları günümüz insanından, daha cahil bir insanlık/ toplum içinde bulunuyorlardı
kaldıki haberleşme araçlarınınn yoksunluğu, malzeme işlemede ve teminindeki zorluklar
eğitimsiz dediğiniz (ne demekse) insanlar işçiler.... vs vs
günümüze oranla bir ton gerilik biton zorluk ve biton eğitimseiz kesim !!!!
ama gel görki mimarlık bu adamlarla başlamış.... ve devam ediyor...
ortada bunların getirdiklerinin haricinde ciddi bir şey yok
okul var ama tarzı yok, adı yok, okulun ürettiği mimarın derdi başka..... vs vs
demem odur ki; günümüz insanı o dönemden daha eğitimliyken, sanata ve sanatçıya, emeğe ve emekçiye daha fazla değer verirken...
mimarlık böyle yerinde sayarsa... sonrada sanatını icra ettiği adama eğitimsiz diye hakaret eder
kendini kara kapalı bir kuruya koyarsa
üfürükten teyyare konuları dolayıp dolayıp işin içinden çıkamayınca (popüler felsefe diyoruz biz buna) eğitimsiz bunlar anlamıyorlar bizleri avuntularını kullanırlarsa
teoriyle gerçek yaşamın meyvesine öküzlük adını koyarlarsa ve bu tanımın karşısında lafta olduğu kadar ayakta da durmazlarsa
işte ozaman seninin bu mimarlığını toplum iplemez (kaba bir kelime olduğunu biliyorum) ama cuk diye oturdu...
saygılar
__________________
Gri kurt ₪
En son nihat tarafından düzenlendi : 14-08-2006 09:39
|