Paris ve Londra'da bu (ölü/müze şehir)söyleminin içine girmiş gibi görünüyorlar şeklinde bir yorumum var. Öyle demişsiniz şeklinde değil.... Kaldı ki, Floransa'nın İstanbul ile kıyaslanmayacağını, kategorilerinin farklılığını siz de söylüyorsunuz. Ben de Avrupa ve Amerika'da, Rusya'da yaşamış ve uzun yıllar çalışmış biri olarak Floransa ve Venedik'i bu yüzden kaile bile almadım.
İstanbul'u Paris ile kıyaslamak daha doğru gibi geldi bana....
İkincisi; bahsettiğim gökdelenlerin altında katlı/kapalı otoparklar olduğunu ben de biliyorum. Yeraltında diye hatırlatmanıza da sevindim. Yapı Kredi Plaza ve İş Bankası Kulelerinin şantiyesinde çalışmış bir mimar olarak bana, bunu birinin hatırlatması çok hoşuma gitti. Unutulabilir bir detay olabilirdi, bu benim için teşekkürler....
Arkadaşım, bu binalardaki kapalı ve açık otoparkların sayısının, belediye mevzuatına göre olması gerekenden daha az sayıda olduğunu anlatamadım sanırım. Bu da; binanın içi de, bahçesi de, belediyenin sorumluluğundadır.Sizin dediğiniz gibi sadece binanın dışı değil... Çünkü, yetersiz otopark sayısına sahip bir binaya belediyenin ruhsat vermemesi gerekirdi. Sizin de, benim iki söylemime alınıp bunu görmezlikten gelmeniz de kolaycılık değil mi? Bina sahipleri, otopark yapması gerekilen bir kata, fazladan ofis yaparak daha fazla işgücü ve para kazanacağını hesaplarken; belediye/veya çalışanları da bu kara kısmen ortak olarak bu projeyi onaylıyor ise, ortaya semt içinde aslında bina sahipleri ve belediyelerin günahı olan araba mezarlıkları çıkıyor. Bunun sıkıntısını da bu şehirde yaşayan bizler çekiyoruz.
(Aslına bakarsanız, belediye mevzuatı içinde otopark yapılması herbina için olmazsa olmaz bir kuraldır. Bu 2 katlı bir bina için de geçerlidir, 100 katlı bir gökdelen için de. Ayrıca her binanın sığınağı da olmalıdır, mevzuat böyle diyor. Ama bizim iş bilir bina sahipleri, mimara 2 uygulama projesi çizdirirler. Biri belediye için, otopark hesabı yapılmış ve sığınağı olan. Diğeri, esas uygulanacak olan, otoparksiz, sığınaksız onun yerine duruma göre dükkanlı, dubleks daireli vs. Eğer belediyeler rüşveti düzene tercih etmese ve mevzuat her binada uygulanmış olsa idi, herşey daha farklı olurdu.)
Ayrıca gökdelenler yapılmasın, gecekondular yıkılmasın da demiyoruz. Yapılan her bina, şehircilik içinde doğru yerlerini alsınlar. Gökkafes'in ve Park Otel'in aldıkları tepki, Boğaziçi Sit Alanı içinde yapılmalarından ve Boğaziçi'nin siluetini bozmasından kaynaklandı. Ve yine belediyeler burada da işlerini çok iyi gördüler.............