Bana cevap gönderen arkadaslara,
Öncelikle su konuya açıklık getirmek istiyorum benim mesajım Selimiye ve Sultan Ahmet camilerine Dna'sı bozuk diyen arasburak adlı kişi içindir ..sizlerin yazılarına gelince tabiiki her yapının oldugu gibi camilerinde elestirisi yapılabilir fakat siz benim yazdıklarıma tepki nasıl verdiyseniz bende sizin yazdıklarınıza aynı tepkiyi vermiştim.. Sorun elestiri yapmanız degil elestiri yaparken konunun sapması tabiki ruhsatı olmayan yapı camide olsa hakkında gerekli işlem yapılmalıdır,mimarilerinin çirkin olması kişisel görüslerinizdir ve Selimiye camisini gördügümde veya Kocatepe camisini gördügümde hayranlık duyuyorum..örnegin Beypazarı'na baglı Nallıhan ilçesine yolunuz düserse hayatınızdaki en ilginc tasarımı görürsünüz dısardan bir migferi andıran ve iç dekorasyonu standart cami dekorasyonuna sadık kalınarak yapılmıs bir camidir ve caminin rengi tamamen siyah minareside dikdörtgen prizma bu caminin tasarımı her zaman hosuma gider ..Sorun aras burakın yazısına sinirlenip cirkin bir cıkıs yapmamdır eger yanlıs bir anlasılma varsa bu yüzdendir...Birde "YOK CAMİ YAP RÜŞVET VERMİŞ SAYILIYORMUSSUN" bir arkadasımız anlamamıs ;bu yazıyı ''Camilerin sayıca çokluğu konusuna küçük bir örnek vermek istiyorum. Şu an İzmit'te, TEM otoyoluna bakan bir bölgede çalışıyorum ve etrafa bir bakınca birbirine çok yakın bir sürü cami görebiliyorum. Sebebini biraz araştırınca da şunu öğrendim ki.... bu civarlarda bir inşaat yapmak isteyen varsa ruhsat alabilmek için bir tane de bedavadan cami yapması gerekiyormuş!!! Rüşvetin böylesi.....'' yazısını yazan turist adlı kişi icin yazdım..sanırım forumdaki bütün yazıları okursanız daha iyi anlarsınız.. Yapı nekadar kutsal bir amaç için yapılsada herşeyden önce insan için yapılıyor tabiki estetik ve dogru içimde dogru sayıda yapılması gerekiyor fakat nasıl ben düşüncelerimi yanlıs cümlelerle acıkladıysam sanırım sizlerde (bazılarınız) aynı hataya düşmüş..Ortada yanlıs bir anlasılma kalmaması umuduyla...SAYGILAR......
|