|
Merhaba Ömer Yılmaz,
Ayrıntılı olarak getirdiğiniz açıklamalar durumu benim için biraz daha aydınlattı ancak Mimarlar Odası'nın önüne geçmeyip veya geçemeyip engel olamadığı yapılaşmalardan çok rahatsızlık duymasının anlaşılması da pek mümkün görünmüyor benim için...
Rahatlıkla bu gerçekle yüzleşip, zamanı ve ortamı gerektirdiğinde Oda'nın bu yapıların gerçekleşmesindeki düzenlemelere ve uygulamadaki zorlamalara karşı olduğunu beyan ederek kendi varlığını piyasa ve planlama bünyelerinde ağırlığıyla hissettirebilir...
Önemli olan yanlışlarla yüzleşmek ve kaçak yapıların geleceğinin önünü kesmek çünki mimari ürün doğrudan yanlış olan olmak durumunda değil ve Arkitera'da ağırlıklı olarak yapıların mimarisi tartışmaya açılıyor.
AMV'deki bilgiler daha çok bu yönde, ancak eğer kent planlaması ve arazilerin yanlış olarak imara açılması durumuna da ağırlıklı olarak değinilecekse Mimarlar Odası'nın da yardımıyla bir yapının 'kaçak' olma durumu da tartışılabilir ve istikbaldeki 'kaçaklar' için kamu farkındalığı artırılabilir... Şu andaki aşırı suskunluk ve susturulmuşluk yeni plansızlıkların ve 'kap-kaç' zihniyetinin beslendiği unsurlar...
Ne kadar şeffaf ve korkusuz olarak tartışmaya katılır veya ev sahipliği yaparlarsa o kadar değerli orman, arazi, kültürel ve tarihi miras korunabilecek... Var olan yanlışlar bilinsin ki daha doğru kararlar alınsın...Benim kanaatim o ki, Mimarlar Odası'nın suskun çekinceleri diğer çevrelerin kendilerini daha güçlü hissetmesine sebep oluyor, kanunlardan daha üstün olduklarını onlara düşündürüyor...
Mimarlar Odası üyelerinden kısa zaman içinde destekleyen bir görüş ulaştırılmasını dilerim...
En son asteria tarafından düzenlendi : 01-08-2006 15:50.
|