Tek Mesaj Görüntüle
Eski 31-07-2006, 14:38   #1
orange
Forum Üyesi
 
orange'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
orange is on a distinguished road
Lightbulb mimarlık forumu 01 - 06

arkitera forum Türkiye'de genç mimarların tanışması, haberleşmesi ve okulda, bir kitapta veya konferansta öğrendiklerini paylaşması için çok güzel bir platform olmak üzereydi.

siteye köşe yazıları yazan veya doğrudan endüstrinin içerisinden gelen tecrübeli, bazen farklı oldukları için işleriyle tanınan star mimarların da tartışmalara katılmaları ile umut verici bir enerji yakalıyorduk.

İtalya'dan, Almanya'dan, Amerika'dan, İngiltere'den, Kanada'dan içeriğe katkıda bulunan öğrenciler hatta mimarlar ile Türkçe bir proje, sergi arşivi oluşmaya başlıyordu hatta bir ara birkaç öğrencinin sene boyunca işlerini içerisinde toparlayabilecekleri AMV'nin kardeşi olabilecek bir arşiv bile yaratılabilir mi diye düşündük hep birlikte.

ancak ne olduysa büyükçekmece ve kartal projelerinden sonra oldu. dünya mimarlığı Türkiye'ye resmi olarak, mimar olmayanların da gündemine girecek bir şekilde adım attığı anda eteklerimiz tutuştu.

elden kaçmış bir bahçe sulama hortumu gibi kontrolsüzce herkes birbirlerine panik halinde elinde ne varsa atmaya başladı. mimarlar odası dünya'nın ilgiyle izlediği mimarlığın dehaları 6 mimarı utanmadan kınadı, bu dehalar çoğu mimar tarafından şerefsiz şovmen, projeleri ise saçmalık olarak tanımlandı.

aslında büyükşehir belediyesi sorumsuzca ortalığı karıştıran bizzat olanlardan sorumlu olan taraftı.

140 kavşak yapmakla övünerek, bu kadar asfaltı her evin hanımının, kızının ve oğlunun ayrı ayrı arabalarının / jiplerinin altına dökmekle uğraşan belediye, şehri kartal'a ve büyükçekmece'ye merkez yapmanın tartışılacağı bir noktaya bizzat taşıyandı. aralarında 100 km olan iki yer ( büyükçekmece - kartal ), aklı başında olan her insan tarafından iki ayrı şehir olarak algılanır. ipek kumaş dendi. bu iki yerin tek bir büyükşehir belediyesi tarafından yönetildiğini düşünmek bile korkutucuyken, ve bugün, daha bu kaosta biz ne yaptığımızın farkında değilken, Zaha Hadid'i, MVRDV'yi çağırmak sadece şov amaçlı olabilirdi. burada samimiyet ve iyi niyet aramayı anlamsız buluyorum.

adeta bu olaydan sonra arkitera forum içe kapandı, ayağına gelen bir dünyayı, dünyayla mimarlık gündeminde birleşme fırsatını, gerçekten mimarlık tartışma şansını elinin tersiyle itti, biz böyle memnunduk, nereden çıkardınız şimdi bu gavurları başımıza dendi.

mesleki komplekslerimiz ve önyargılarımız kırmızı hedef yuvarlağının içine 6 mimarın fotoğraflarını yapıştırtırken, plansız programsız her sorunu aynı anda çözmeye çalışan, lale ekici, düz bir kaldırım yapmaktan aciz belediye hayali projeleriyle aradan yine sıvışıp gitti. çünkü mimarlar için herşeyden önce Türk olmak veya yabancı olmak vardı,

dünyadaki her mimarın, insanlığa bir hizmet verdiği için, bütün insanlar yaralandığında aynı renkte, aynı şekilde kan döktükleri için, nasıl ki Türk insanını tedavi eden doktor, Çinli tedavi eden doktor yoksa insanları da kafasında kategorilere koymaması ülke sınırlarını kafasında silebilmesi gerekirdi.

kartal ve büyükçekmece projeleri bize gösterdi ki, Türkiye'de sadece bir avuç mimar var ve okullarımız her sene ne yapılırsa yapılsın ufkunu açmak istemeyen, dinlemeyi bilmeyen, tartışmaya açık olmayan, bir takım olarak düşünemeyen / tartışamayan yüzlerce mimar yetiştiriyor.

bu tip mimarlar ve mimarlık öğrencileri içinse forum'a enerji harcamanın çok da anlamlı olmadığını anlamış olacaktır ki pek çok yazan, ilgiyle takip eden insan, bugün arkitera forum saçma sapan konu başlıklarıyla ve çok kalitesiz mesajlarla dolmaya başladı.

starlık kavramı artık meslekten ayrılamaz bir statü olunca, yüzeysel mimarlık tartışmaları, kolay yönden köşeyi dönme formülleri araştırılmaya başlanacak. korkarım Türkiye'de mimarlık, müzik sektörüyle benzer bir yolda ilerlemeye mahkum olmak üzere.

bir sonraki nesil mimarlar, modernizm gibi tutanacakları sağlam bir dal bulamayacak, müşterinin de verdiği cesaretle korkunç ürünlere imza atacak, çevremizi daha da yüzeysel, daha da karaktersiz, daha da plastik bir çevre yapacaktır. bunun nedeni de dünya'dan kopmuş olduğumuz için, dünya'da da aynı şekilde bir boşluğa düşülmesi olacak şu anki tabloya bakarsak. yani dünya'da benzer bir şekilde - o kusursuz sandığımız ülkelerde - var olan sorun bizde çok daha acı verici şekilde hissedilecek.

kimisi için Zaha Hadid, MVRDV, Daniel Libeskind, Fuksas, Mayne, FOA, OMA bunu çoktan yapmaya başlamış mimarlar olarak damga yedi bile. ancak bunu iddia edenler de şunu unutmamalı ki, bütün bu ismi geçen mimarlar kafalarında yobazca insanları ırklarına göre bölmeyi çoktan bırakmış, birleşik bir dünya yaratmayı hayal eden mimarlığa aşkla bağlı insanlar. işte tam da burada birşeyler kaçırıyoruz, her mimarlık ürünü özellikle de bir ilk fikirken kusursuz ve hatasız olmak zorunda hiç değildir. her bina içerisinde veya etrafında yaşanmaya başladığı anda başlar, kusursuz renderlarımızda değil.

arkitera forum da Türkiye'deki mimarlık dünyasının gayet güzel bir yansımasıdır, açıkçası bu forumu düzeltebilecek kişilerin kesinlikle forum yöneticileri olduğunu da düşünmüyorum. bugün tartışmaları açanlar ve mesaj atanların eski konu başlıklarına ve tartışmalarına göz atmaları bir yol olabilir tekrar kalınan yere dönebilmek için. 5 yıldır inişli çıkışlı bir şekilde bir noktaya getirilen bir forum, sadece mimarlığın konuşulduğu haberleşme, tanışma ve öğrenme platformu olarak kalsın.
orange offline   Alıntı Yaparak Yanıtla