Günümüz bireyi alanında uzmanlaşmaya yönelmektedir...
ve tabi eğitim sistemi de dahil tüm kurumsallaşmaya eğilimli bilimler bu gereksinmeye göre şekil almaktadır.
19yy da yetişkin bir birey, bir doktor, bir ressam, edebiyatçı, müzisyen, mimar, mühendis, astronomi, doğabilim, jeolog ve hatta asker idi...
misal bugün Leonardo da vinci veya Mimar sinan dediğimizde bunları çok rahatça söyleyebiliyoruz, o dönemin mimarları mimari eğitimin yanısıra mücevher işleme sanatı üzerine de eğitim alırlardı dolayısıyla iyi bir heykeltraş iyi bir peyzaj mimarıydılarda...
günümüz mimarlığının parçalanması ve dalları ayrılması tasarım açısından ne anlama gelir bu ayrı bir tartışma konusudur.
ama bu parçalanma mesleki derinlik için gereklidir ve kaçınılmaz bir sonuçtur.
ve gelecekte bu sadece iç mimarlık, peyzaj, şehir planlama gibi alanlarla sınırlı kalmayacak parçalandıkça parçalanacaktır
bunu şuna benzetebiliriz maddenin derinliklerine indikçe çok daha fazla birleşimler keşfedilmektedir madde önce toprak ateş hava ve su idi, sonra atomlara ayrıldı, sonra elektron ve çekirdeklere, sonra lepton ve kuarklara, sonra föton ve gluonlara, sonra taulara aşağı yukarı hareketlere ve tılsımlara bölündü... işin ilginç yanı parçalayabildiğimiz en küçük yapıtaşı görebildiğimiz keşfedebildiğimiz kadarla sınırlı bulunmaktadır...
yani daha derine baktıkça daha çok parçalayacak ve daha çok şey keşfedeceğiz
artık madde toprak ateş hava ve su değildir bunu ısrarla savunmanın anlamı yoktur
artık mimarlık; iç mimarlık peyzaj şehir planlama vb değildir bu sadece eski model bilindik mikroskoplar için geçerlidir, yani görüş mesafesi dahilinde savunulacak bir düşüncedir.
ve gelecekte cephe giydirmeden, zemin kaplamaya, mobilyadan, endrüsriyel tasarıma, cam sanatından, plastiğe, alüminyuma kadar çok daha net bölünmelerle karşıkarşıya kalacaktır
ama onlarda mimar olacaklardır, mimarlık artık bir sistemler bütünüdür ve iddia ediyorum bölündükçe sadece fakülte başlığı olacak (tabi bu başlığı ilelebet mühendislik bilimiyle paylaşmak zorunda kalacaktır), bölüm olarak yitip gidecek ve bahsi geçen bilimler topluluğu olarak tek bir çatı altında mutlu ve mesut yaşayacaktır...
yada tüm bu gelişmeleri reddetme eğilimini sürdürecek ve kendini dışlayacak yada kaçınılmaz olarak dışlanacak, sınırlı bir kabuk tasarım sanatına dönüşecektir...
ve eğer hala gücü varsa global hükmetme sevdasının peşinde koşup duracaktır....
Oysa ailenin büyüğü olarak dedelik vazifesini yapıp yaşının gerektirdiği sorumlulukla biz gençlere yolgösteren bizi birarada tutan bir çatı olmak yerine hepimizi dışlayıp sokakta başıboş bırakmıştır ve işte bu yüzden tüm suçlamaları sonuna kadar haketmektedir.
ve işte buyüzden herkes herkesin işini yapmaktadır... çünkü mimarlık aynızamanda bir bencillik sanatıdır... bir ben yaptım olmuşmu sanatıdır ve benim dediğim olacak sanatıdır...
işte bu yüzden körolmuştur kopup giden parçaları karşısında acı çekmektedir....
ve parçalarınında acı çekmesine neden olmaktadır....
Saygılarımla