70 lerden sonra TÜRK kenti...
Hayali ihracatların, sahtekar müteahitlerin , işini bilen memurların , papatyaların , kivilerin , muzların devri TÜRK KENTİ.
İşte bu andan itibaren pazar ekonomisine yönelik dönüştürülmeye başlamış bir toplum ve bunun paralelinde değişen kentler. Köyden kente göç, eğitimsizliğin vitrine çıkması...
Bu dönüştürülen toplum hala TÜRK olarak adlandırabiliyorsa kendini , oluşturduğu kent te TÜRK kentidir diyebiliriz bence. Biz buyuz çünkü, ahlaki açıdan çürümüş ve çürümekte olan bir toplumuz. Her geçen gün diğer insanları daha az düşünen, komşusunu ancak apartman yönetimi toplantılarında muhattap alınacak kişiler olarak gören, otomobilini kaldırıma park eden , otobüse binerken sıraya girmeyen, trafikte kurallara uymayan, bibere kiremit tozu, harca fazla kum katan... uzar bu liste.
Bu kötüleşen yönlerimiz , bu biziz , bu kentler de bizim. İyi yönlerimiz de var, aklıma gelmedi şimdi

. Ama işte onlarda kentin iyi yönlerine yansıyacaktır. Bu da Türk kenti olacaktır.
Karadenizi kentten ayıran yolu yapanlar eğer TÜRK ise ve o kent bu katliama engel olamıyorsa , o zaman siz buna layıksınız derim. Bu da sizin kentiniz, sizin Karadeniziniz... Kimlik sorunu yok yani, bu kimliğin ta kendisi.
TÜRK kentinin nasıl olması gerektiği hakkında pek yazmak istemiyordum aslında.Kentin tasarlanabilecek birşey olduğunu düşünmediğim için belki.
Kentin kendiliğinden oluştuğunu veya oluşması gerektiğini düşünüyorum. Mikro ölçekte insanın odakta olduğu bir yaşam kültürü , kentin oluşumunu kendiliğinden belirleyecektir mutlaka. Kent kendi kurallarını kendi belirleyecektir. Yaşama saygılı bir kent bence böyle oluşmalı. O kentte yaşarken mutlu olmalıyım. Kendimi oraya ait hissetmeliyim, benim kent kritelerlerim bunlar. Bunlar sağlansın, sonra arıtma tesisimi yaparlar, yol mu yaparlar , bunlar sonradan gelir.
Cumhuriyetle birlikte gerçekleşen TÜRK devrimini yansıtan 'KENT' eğer bu devrim birgün anlaşılıp toplumsal anlamda özümsenebilirse gerçekleşecektir. Olması gereken kimliğini bulacaktır.Kent oluşumuyla ilgili ham düşüncelerim bunlar...