|
Forum Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
|
“Bir tadilat ruhsatı”nın alınma öyküsü''
Mehlev’in mimarlık okulunu bitirmiş, çocuk giyimiyle iştigal eden arkadaşı, Miriz Kenti’nin Hisaraltı’ndaki boş bir binanın tadilatıyla ilgili kendisinden yardım ister. Bir “mimar” olarak Mehlev, işin yasal (dikkat, “meşru” değil, “yasal”) yollarla, gerekli izinleri alınarak yapılmasını önermiş, arkadaşı da kabul etmiştir. Yaklaşık üç mevsim süren “tadilat ruhsatı” alma öyküsü böylece başlar…
2003’ün soğuk bir Aralık günüdür. Mehlev’in mimarlık okulunu bitirmiş, çocuk giyimiyle iştigal eden arkadaşı, Miriz Kenti’nin Hisaraltı’ndaki boş bir binanın tadilatıyla ilgili kendisinden yardım istemiştir.
Yapı, bir zemin, üç normal ve bir çatı katından oluşan beş katlı, asansörlü, betonarme-karkas bir yapıdır. Çatı katı üzerinde de asansör makine dairesi yer almaktadır. Mehlev’in arkadaşı, mevcut haliyle, zemin katta dükkânlar, normal katlarda bürolar şeklinde düzenlenmiş yapıyı, tek bağımsız bölümlü mağaza yapmak istemektedir. Halen iş yaptıkları çok katlı mağazaları da, bu yapının hemen bitişiğindedir.
Mimar Mehlev “meşru” değil, “yasal” yollarla işe başlar
Mimarlık eğitimi almış olan arkadaşı, yapmak istediklerini, bir eskiz kağıdına çizerek Mehlev’e aktardığında görülen, duvarların kaldırılıp, asansörün biraz büyütülmesini kapsayan basit bir tadilattır. Ve Mehlev’in arkadaşı, işyerini sezona yetiştirmek için tadilatı hemen başlatmak ister. Ancak bir “mimar” olarak Mehlev, işin yasal (dikkat, “meşru” değil, “yasal”) yollarla, gerekli izinleri alarak yapmasını önermiş, arkadaşı da kabul etmiştir.
İstenilen değişiklik, öyle derin bir plan araştırması gerektirmemektedir; duvarlar kalkacak, mevcut merdiven kullanılacak, mevcut asansör büyüyecek, üst katlarda yer alan aydınlık boşluğu üst katlardaki satış mekânlarına dahil edilecek, ön cephedeki kapalı konsol sağırlaştırılacak, sokaktan mağazaya uygun bir giriş oluşturulacaktır, o kadar... Ama yine de işe başlamak için bir imar durumu almak gerekmektedir.
İmar durumu alındığında görülmüştür ki yapı, tescilli eski eser karşısında yer almaktadır.
“Neyse ki basit bir tadilat işi için, Miriz’in tarihi ve kültürel dokusunu korumakla uğraşan koskocaman Koruma Kurulu onayı gerekmez herhalde” diye fikrini açıklayan arkadaşına, Mehlev, cephede yapılacak değişiklik nedeniyle, Koruma Kurulu onayının isteneceğini anlatır (Bu sırada, Mehlev’in arkadaşının, yapının karşısında yer alan Dükkancıbaşı Ailesi’ne ait olduğunu tesbit ettiği tescilli yapının bir müzeye dönüştürülmesi için, mal sahipleriyle yazıştığı öğrenilmiştir). Bu nedenle cepheyi sağırlaştırmaktan vazgeçilir. Mimar Mehlev, yine de iç kullanıma uygun, mevcut pencere düzeninde reflekte cam önerir; maliyeti biraz pahalı gelse de, Koruma Kurulu onayından kurtulmak için arkadaşı bu öneriyi kabul eder.
İki deprem geçirmiş olmasına karşılık önemli bir hasar görülmeyen yapı, 1968 tarihli, inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni olan yasal bir yapıdır. Ancak yaşanılan depremler ve sonuçları, yine de güçlendirme gerekebileceğini düşündürtür. Mehlev’in arkadaşı, ne gerekiyorsa yapılmasını söylemiştir. Mehlev, mesleki birikim ve becerilerine güvendiği ve yakın dostları olan bir statik bürosundan yardım ister. Statikçi dostları da aynı fikirdedirler; ancak bunun için karot örneklerine dayanan bir rapor ve ayrıntılı betonarme rölevesi gerekmektedir. Bütün bu çalışmaların bir maliyeti olacağını öğrenen mal sahibi, yine de ikna olur.
Bu çalışmalardan sonra güçlendirme gerekliliği kesinleşir.
Boyutu giderek büyüyen tadilat, yapı denetim firmasını da gerekli kılmaktadır. Mehlev’e, Hisaraltı’nda birlikte dolaşmayı öneren mal sahibi bu geziyle, yasal olmayan tadilatların yoğunluğunu göstermeyi amaçlamış, ama yine de mimar Mehlev, her şeyin yasal olması gerekliliğinde ısrar etmiştir. Tümüyle iyi niyetli olan arkadaşı kabul etmiştir. Yine Mehlev’in dost çevresinde yer alan arkadaşlarının yönetimindeki bir yapı denetim firmasıyla prensip anlaşmasına varılmıştır.
Tadilatın maliyeti giderek artar…
Güçlendirme çalışmaları, proje etütleriyle başlar. Kolonların çoğunluğunda betonarme mantolama ve ek betonarme perdelerin gerektiği ortaya çıkar ve mal sahibi 40 cm’lik ek radyeyi de kabul eder. Ek radye, mevcut durumuyla yolla hemzemin haline gelmiş olan yapı zemin kotunun, yoldan (Yol: 0.00, kaldırım: +0.20, zemin kat: +0.40) 40 cm yükselerek, zemin döşemesi olarak da kullanılabilecektir.
Tadilat, düşünülenden çok daha maliyetli olacaktır ve bu çalışmalar için henüz daha inşaata başlamadan önemli miktarda paralar ödenmeye başlanmıştır. Güçlendirmenin nasıl yapılacağı tam sonuca bağlanıyor derken, yatay yüklerin düşey taşıyıcılara intikali gerekçesiyle yapıdaki mevcut karo mozaik döşemelerin temizlenerek, mevcut 25 cm’lik asmolen döşeme üzerine 5 cm’lik çelik hasırlı ek beton dökülmesi gerekliliği ortaya çıkar.
|