Tek Mesaj Görüntüle
Eski 29-05-2006, 15:52   #2
Metin Karadağ
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Ya birde Viyana işini halletmiş olsaydık...

Yaaa, birde şu Viyana işini halletmiş olsaydık...

Kafadan Avrupa Birliği içindeydik değil mi?

Bu fatah, feth, yada bildiğimiz haliyle fetih konusunu biraz açık ve şeffaf olarak el alsak nasıl olur.

Savaş bir "hile" olduğuna göre fetih sırasında her türlü hile "mübah" oluyor.

Peki nasıl oluyor?

Dün akşam televizyonda "1492" filmi vardı.

Vangelis'in müziği eşliğinde Cristof Colomb'un San Salvador adını verdiği ve ardından Amerigo Vespuçi'nin asıl kıtayı fethettiği film.

"Vahşiler" dedikleri Amerikan Yerlilerine her türlü vahşeti götüren altın hırsızı misyonerler...

Hepsinin vahşet üzerinden yine vahşetle sonuçlanması bakımından, ne farkı var bu fetihlerin birbirinden?...

Durum şimdi hepten kör tuttuğunu öper noktasına geldi.

ABD ve işbirlikçileri, Irak'ı fethettiler, sıra İran'ın fethinde...

İsrail zaten fetih konusunu hepten yalama hale getirdi...

Kim bilirdi ve beklerdi ki, Doğu Bloku kendi içinde kendi kendine bir anda tam tersine döneceğini.

Umulmadık olasılıklar bir bakıyoruz gerçek olmuş.

Komplo teorisyenleri harıl harıl çalışıyor.

Hatta romanları çok satar hale geliyor.

Neydi o adını çıkaramadım "Metal Fırtınası Romanı" ABD - Türkiye Savaşını anlatmıyor mu?

1. Dünya Savaşı'ndan sonra paylaşılmaya çalışılan Osmanlı İmparatorluğu'nun Misaki Milli Sınırlarını koruyan Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşmasaydı, bugün neyini kutlayacaktı Lastik Tekerlekleriyle Asfalttan Giden Kalyonun Mucitleri.

Üstelik de her fırsatta sinsi sinsi Kurtuluş Savaşı'nın Baş Mimarı'na her türlü hakareti yaparak...

Durum tam: "Ava giden avlanır, kendi fetihiyle övünen fetihlenir..." noktasında değil mi?
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla