|
millagro
Kişinin işi ile tanınmasını ikiye ayırmak mümkün. Birinci grupta müşteriler, yani mimarlara iş veren kişiler ve gruplar var. Kanaatimce bunlar arasında yeterince tanınıyorum. Zaten bu sayede bugüne kadar (1974’ten beri) yılda ortalama 8-9 iş yaptım. Bu yaklaşık irili ufaklı 250 iş eder.
Bu yukarıda bahsi geçen iş/yıl kriz yılları için geçerli değildir.
İkinci grupta mimarlar, yani mesleki ortam vardır. Bu ortam için “PR Faaliyeti”nin gerekli olmadığını düşünüyorum. Her türlü yayın, konuşma, sergi, kitap kişinin söyleyeceği doğru düşünceler olmasından ve işlerinden bağımlıdır. Çevreye fikirleri yaymak için gerçekten söylenecek bir şeylerin olması gereklidir. Kişi henüz olgunlaşmadan bu tür tanıtım faaliyetlerine başlarsa neticenin olumlu olması kadar olumsuz olma ihtimali de vardır. Ben 1983 yılında büromla ilgili ilk yayınımı bir broşür halinde yaptım. Şimdi bakınca yeterince olgunlaşmamış işlerin kitap haline getirilmesinin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Herhalde içgüdüsel olarak bu yaklaşımdan dolayı çok fazla tanınmıyorum. Bu bir strateji veya taktik değildir. Yalnızca kişisel değerlendirmemdir. Diğer meslektaşlarımın yaptıkları ile sürekli gündemde kalmaları kendi kararlarıdır. Kanımca öğretici ve ilerici özelliği olmayan işlerin gündeme gelmesi şart değildir.
“Keşke yapsaydım dediğim” anlar oldu. Ancak bu anlar çok beğendiğim yapılara yönelikti, kesinlikle PR faaliyetine yönelik değildi.
|