|
Hasankeyf taşınmasın.
Kalelerin en uçarısı, kentlerin incisiydi. Onu Dicle’nin baş edilmez sırrını çözenler kurdu. İran ve İç Asya, Mezopotamya, Roma ve Bizans kültürleri orda buluştu. Geceleri çam sakızı kokan beş bini aşkın mağara, saraylar, yeraltı yolları, görkemli kapılar, köprüler, camiler, bahçeler, hanlar ve çarşılarla süslendi. Hasankeyf geleceğe çıkmak isteyenlerin kentiydi. (ATLAS Dergisi)
Hasankeyfi ziyaret etmiş bir mimar olarak taşınmasını doğru bulmuyorum.evet taşımakta bir koruma yöntemidir,başta mısır olmak üzere birçok yerde uygulaması bulunmaktadır.ama hasankeyf gibi helenistik döneme ait mağaraların bulunduğu bir oluşumun taşınması fazlasıyla riskli gibi geliyor..korumak adına taşımayı önermek;hasankeyf'e bakış açısıyla ilgilidir..Hasankeyfi birkaç tarihi eserden oluşan bir yerleşim olarak görenler belki taşınmasını önerebilirler ama hasankeyf bunlardan ötedir.Hasankeyf başlıbaşına bir tarihtir.ortaçağın en önemli şehirlerinden biri olmuştur. hasankeyf başlıbaşına bir kültürel zenginliktir.sayısız kültüre yataklık etmiştir.Türkiye için eşsiz bir zenginliktir,dünya için eşsiz bir zenginliktir. Böyle değerli bir yerleşimin,bir baraj uğruna riske atılması bana hiçte akıllıca gelmiyor.son dönemlerde gelişmiş ülkeler baraj yapılmasını bırakıp,değişik enerji kaynakları ararken neden ısrarla baraj yapmaya çalıştığımızıda anlamış değilim.Sadece 3. dünya ülkelerinde baraj yapımı devam etmektedir.örneğin;Hindistan gibi.
Barajları biraz incelediğimizde olumsuz yönlerinin ağır bastığı çok net görülüyor.öncelikle bir bölgenin doğal iklimini değiştiriyorsunuz,doğanın dengesini bozuyorsunuz.Barajlarda toplanan su her zaman,kendi halinde akan suya göre daha soğuk oluyor. Bu durum balık ölümlerine hatta bazen türlerin yok olmasına yol açabiliyor. Durgun baraj gölleri göç eden balıkların yollarını şaşırtıyor ve göç sürelerini uzatıyor.Akarsuların, barajlardan dolayı susuz kalan aşağı bölgelerinde de sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin; su düzeyinin düşmesinden dolayı, göçmen kuşlar kendi besin kaynakları olan böcekleri yerlerinde bulamıyor.
Baraj gölleri, verimli toprakları olduğu kadar, arkeolojik, kültürel ya da tarihi değerlere sahip yerleri, doğal güzellikleri de sular altında bırakabiliyor. İnsanların evlerini terk etmek zorunda kalmalarına ve belki de tüm yaşam biçimlerini değiştirmek zorunda kalmalarına neden olabiliyor. Örneğin; göç çok önemli bir faktör!! Köylerinden büyük şehirlere göç etmek zorunda kalan insanlar için alışmak zor oluyor. Geçmişlerinden, anılarından kopuyorlar. Üretim sistemleri değiştiği için yoksullaşmaya yol açıyor.İşsiz kalma riskleri artıyor.Bu kadar olumsuz yön varken hala baraj konusunda ısrar etmek yerine farklı enerji politikaları üretilmesi daha yerinde olur gibi geliyor.Örneğin;güneş enerjisi,rüzgar,deniz dalgası gibi bir çok çevreye zarar vermeyen alternatif enerji kaynakları mevcut.
Restoratör mimarların ve öğrencilerin bu konuda daha duyarlı olmaları gerekir.Hasankeyf üzerine yoğunlaşılıp, taşınmasına alternatif bir proje ile karşı çıkmak en doğrusu olur görüşündeyim.
En son NnR tarafından düzenlendi : 17-04-2006 19:35
|